DEHB ile çalışırken KPSS ve ALES'e hazırlanmak
Tam zamanlı iş varken sınava hazırlanmak: yetişkin DEHB'de enerji bütçesi, akşam çalışmasının sınırları, hafta sonu tuzağı ve yıllara yayılan denemelerde tükenmeyi önlemek.
Çalışan adayın kurgusu6 adım
- Enerji bütçenizi ölçün, saat bütçenizi değil. Bir hafta boyunca günün hangi saatinde gerçekten odaklanabildiğinizi not edin. Plan bu ölçüme göre kurulur, boş saatlere göre değil.
- En iyi dilimi sınava ayırın. Günün en verimli bir saatini işe değil sınava verin. Çoğu kişide bu sabah; mesai öncesi kırk beş dakika, akşamki iki saatten fazla iş çıkarıyor.
- Günlük payı küçük ve sabit tutun. Her gün yapılabilecek en küçük miktar, haftada iki gün yapılabilecek büyük miktardan daha çok ilerletiyor. Süreklilik toplam saatten önemli.
- Hafta sonunu telafi günü yapmayın. Hafta içi kaçanı hafta sonuna yığmak ilk hafta çalışıyor, ikinci hafta bozuluyor. Hafta sonu ayrı bir iş için ayrılsın: deneme ve analiz.
- Deneme gününü takvime yazın. Sabit bir gün ve saat. Deneme bir ölçüm aracı; analizi aynı gün yapılmazsa hiç yapılmıyor.
- Yıl sonunda devam kararını veriyle verin. Tekrar denenecekse sebebi yazılsın: neyi değiştireceksiniz? Aynı planla ikinci yıl, aynı sonucu daha yorgun veriyor.
Bu yazıda 24 bölüm var
Çalışırken sınava hazırlanan bir yetişkinin günü şöyle görünüyor: sabah yedide kalkıyor, altıda işten çıkıyor, yedide eve varıyor ve önünde dört saat var.
Kağıt üzerinde dört saat var. Gerçekte yok.
Bu yazı o farkı anlatıyor ve farkı hesaba katan bir plan kurmayı deniyor.
Zaman sorunu değil, enerji sorunu
Bu ayrımı yapmadan kurulan her plan çöküyor.
Akşam yedide boş olan şey takvim. Boş olmayan şey dikkat. DEHB'li bir yetişkinde gün boyunca süren bir arka plan işi var: odaklanmayı sürdürmek, unutmamak için sürekli kontrol etmek, belirtileri görünür kılmamak için telafi kurmak.
Maskeleme yazısında bu çabanın ne olduğunu anlattım; yorgunluk yazısında ise faturasını. Kısacası aynı iş, iki kat enerjiyle yapılıyor ve fatura akşam ödeniyor.
Bu yüzden "akşamları çalışırım" planı DEHB'li bir adayda düzenli olarak bozuluyor. Bozulmasının sebebi irade değil, bütçe.
Önce ölçün
Plan kurmadan önce bir hafta ölçüm yapmak, sonraki altı ayı kurtarıyor.
Bir hafta boyunca gün içinde hangi saatlerde gerçekten odaklanabildiğinizi not edin. Ölçüt hoşunuza gitmesi değil; o saatte bir metni okuyup anlayabiliyor musunuz, bir soruyu çözüp kontrol edebiliyor musunuz.
Ortaya çıkan tablo çoğu kişide şaşırtıcı oluyor. Çoğunluk için en verimli dilim sabah; bir kısım için öğle arası; akşam dokuzdan sonrası neredeyse hiç kimsede değil.
Plan bu ölçüme göre kuruluyor. Boş saate göre kurulan plan, var olmayan bir kaynağa yaslanıyor.
En iyi dilimi sınava ayırmak
Bu, yazının en pratik önerisi ve uygulaması en zor olanı.
Günün en iyi dilimini çoğumuz işe veriyoruz. Mantıklı görünüyor: iş para kazandırıyor ve performansın ölçüldüğü yer orası.
Ama sınav hazırlığı tam olarak o dilimi gerektiren bir iş. Yeni bilgi öğrenmek, soru çözmek ve hata analizi yapmak; üçü de en yüksek dikkat gerektiren işler. Mesai artığıyla yapılmıyor.
Pratik karşılığı şu: mesai öncesi kırk beş dakika, mesai sonrası iki saatten daha çok iş çıkarıyor. Bu cümle insanlara önce inandırıcı gelmiyor; bir hafta denendiğinde inandırıcı oluyor.
İşin kendisini de buna göre düzenlemek mümkün olabilir. En zor iş günün en iyi saatine değil, ikinci iyi saatine konabiliyor. İş hayatında düzenlemeler yazısında esnek başlangıç saatinin nasıl isteneceğini yazdım.
Günlük payı küçük tutmak
Burada DEHB'ye özgü bir hesap var.
Haftada iki gün üç saat çalışmak ile her gün kırk dakika çalışmak, toplamda birbirine yakın. Ama sonuçları yakın değil.
İkinci seçenek daha çok ilerletiyor çünkü üç şey sağlıyor.
Aralıklı tekrar. Aynı süreyi zamana yaymak, tek oturuma yığmaktan daha kalıcı öğrenme üretiyor. Bu, kanıtı en güçlü çalışma bulgularından biri.
Başlama maliyetinin düşmesi. Her gün yapılan bir iş, haftada iki kez yapılan işten daha kolay başlıyor. Üç gün ara verildiğinde masaya oturmak yeniden bir eşik haline geliyor.
Serinin korunması. DEHB'de bırakılan sistem geri kurulmuyor, baştan kuruluyor.
Günlük payın büyüklüğü önemli değil. Kırk dakika da olur, yirmi dakika da. Önemli olan her gün olması.
Hafta sonu tuzağı
Çalışan adayların en yaygın planı şu: hafta içi idare et, hafta sonu telafi et.
Bu plan ilk hafta sonunda çalışıyor. İkinci hafta sonunda bozuluyor. Üçüncüde bırakılıyor.
Sebebi birkaç tane. Hafta sonu, hafta içi biriken her şeyin de taşındığı gün: ev işleri, alışveriş, sağlık randevuları, sosyal hayat. Buna sekiz saatlik çalışma eklenmiyor.
İkincisi, telafi planı doğası gereği büyük. Büyük plan DEHB'de başlamıyor; görev felci yazısında bunu anlattım.
Üçüncüsü ve en önemlisi: her bozulan hafta sonu bir suçluluk bırakıyor ve o suçluluk bir sonraki hafta içi çalışmasını da zorlaştırıyor. Utanç ve öz şefkat yazısında bu döngüyü yazdım.
Daha iyi kurgu: hafta sonuna telafi değil, ayrı bir iş koymak. Deneme çözmek ve analiz etmek. Bu, hafta içi yapılamayan ve hafta sonuna gerçekten uyan tek iş.
Mesai sonrası kopamamak
Akşam çalışmasının ikinci düşmanı yorgunluk değil, kafanın hala işte olması.
İş psikolojisinde buna psikolojik kopuş deniyor ve toparlanmanın temel bileşenlerinden sayılıyor. Kopamayan çalışanlarda duygusal tükenme daha yüksek bulunuyor; bitmemiş işler ise işle ilgili düşünceler üzerinden akşamı meşgul ediyor.
DEHB'de bu daha zor. Mesai sonrası kapanamamak yazısında bunu ele aldım.
Pratik sonuç: akşam çalışmasından önce kısa bir kapanış aralığı gerekiyor. Günün işlerini yazmak, yarının ilk işini belirlemek, masayı toplamak. On beş dakika sürüyor ve o on beş dakika olmadan sonraki bir saat verimsiz geçiyor.
Nasıl çalışmalı
Yöntem tarafında kanıtı güçlü olan iki şey var ve ikisi de çalışan bir adaya uyuyor.
Kendini test etmek. Konu anlatımını yeniden okumak tanıdıklık üretiyor, hatırlamayı güçlendirmiyor. Bilgiyi hafızadan çağırmak güçlendiriyor. Konu tekrarı yazısında bu farkı yazdım.
Çalışan bir adayın avantajı burada: kısa süre varsa soru çözmek, konu okumaktan hem daha verimli hem daha kolay başlıyor.
Aralıklı tekrar. Konuyu bitirdiğinizde tekrar günlerini aynı anda takvime yazmak. Karar o an veriliyor, tekrar gününde değil. Aralıklı tekrar yazısında yöntemi anlattım.
Çalışmayan şey de söyleyeyim: konu anlatımı videosu izleyerek geçirilen saatler. Pasif izleme DEHB'de zihnin kendiliğinden gezinmesine en açık biçim; online ders yazısında bunu ele aldım.
Taşınabilir çalışma
Çalışan bir adayın en değerli kaynağı ölü zamanlar: yolculuk, kuyruk, öğle arası.
Bu dilimlerde yapılabilecek iş sınırlı ama sıfır değil. Soru çözmek olmuyor; tekrar olabiliyor.
Kart sistemi burada işe yarıyor. Telefonda ya da kağıtta, tek soruluk tekrar kartları. Beş dakikada beş kart. Günde üç kez beş dakika, haftada bir buçuk saat ediyor ve bu saat hiçbir yerden çalınmıyor.
Sesli materyal de bir seçenek ama sınırlı. Araştırmalar aynı metni hem dinleyip hem okumanın yalnızca dinlemekten daha iyi öğrenme sağladığını gösteriyor; tek başına dinlemenin belirgin bir üstünlüğü bulunmuyor. Sesli kitap yazısında bunu açtım.
Yani yolda dinlenen konu anlatımı, o konuyu öğretmiyor. Zaten çalışılmış bir konuyu tazeliyor. Bu da değerli ama farklı bir iş.
İki sınava aynı anda hazırlanmak
ALES ve KPSS'yi aynı dönemde çalışmak sık karşılaşılan bir durum ve DEHB'de pahalıya geliyor.
Sebep geçiş maliyeti. Bir kapsamdan diğerine geçmek ayrı bir yürütücü işlev işi ve o iş zaten zorlanıyor. Geçiş güçlüğü yazısında bunu ele aldım.
Mümkünse dönemleri ayırmak daha verimli. Ayrılamıyorsa, aynı gün içinde iki kapsama birden dokunmamak gerekiyor: gün sabit, kapsam tek.
Deneme ve analiz
Deneme, çalışan adayda ayrıca önemli çünkü tek gerçekçi geri bildirim kaynağı.
Haftada bir ya da iki haftada bir, sabit bir gün ve saat. Gerçek sınav saatinde çözmek ek bir fayda sağlıyor: beden o saate alışıyor.
Analizde bakılacak üç şey: boşların sebebi, yanlışların türü ve sürenin nasıl dağıldığı. Deneme ve süre yönetimi yazısında bunu ayrıntılı yazdım.
DEHB'li adaylarda bir başlık özellikle kalabalık çıkıyor: bildiği soruyu dikkatsizlik hatasıyla kaybetmek. Bu konu çalışarak düzelmiyor, kontrol alışkanlığıyla düzeliyor ve o alışkanlık denemede kuruluyor.
İlaç kullanıyorsan
Birkaç nokta var ve hepsi hekimle konuşulacak başlıklar.
İlacın etki aralığı, çalışmanın hangi saate konabileceğini doğrudan belirliyor. Sabah alınan uzun etkili bir form akşamüstü sönümleniyorsa, akşam çalışması zaten zor olan bir işi daha da zorlaştırıyor.
İkinci nokta sınav günü. Rutini sınav günü değiştirmek genellikle önerilmiyor; karar hekimin.
Üçüncüsü tedarik. Sınav dönemine denk gelen bir tedarik sorunu ciddi risk; tedarik yazısında ne yapılacağını yazdım.
İlaç ve çalışma ilişkisini ayrı bir yazıda daha ayrıntılı ele alacağım.
Birden çok yıl denemek
Bu başlığı yazmak gerekiyor çünkü çoğu aday ikinci, üçüncü yılda oluyor.
Asıl risk burada bilgi eksiği değil. Birikmiş tükenmişlik.
Tükenmişlik DEHB'de daha erken geliyor, çünkü sıradan bir gün bile telafi çabasıyla geçiyor. Tükenmişlik yazısında bunu ele aldım. Buna iki yıldır süren bir sınav hazırlığı eklendiğinde, üçüncü yıl ilk yıldan çok daha pahalı oluyor.
İkinci risk, aynı planı tekrarlamak. Bir yıl boyunca çalışmayan bir plan, ikinci yıl da çalışmıyor; tek farkı başlangıç enerjisinin daha düşük olması.
Her yıl sonunda yazılması gereken tek bir cümle var: bu yıl ne işe yaramadı ve gelecek yıl neyi farklı yapacağım? Cevap yoksa, devam kararı veriyle değil alışkanlıkla veriliyor demektir.
Mülakat ve sözlü aşama
Yazılıyı geçmek sürecin yarısı. İkinci yarı, DEHB'nin bambaşka bir tarafını zorluyor.
Mülakat kısa, geri alınamaz ve gerçek zamanlı bir iletişim biçimi. Hem dinlemek hem cevap kurmak aynı anda çalışma belleği istiyor; heyecan da üstüne biniyor. Sunum yapmak yazısında benzer mekanizmayı yazdım.
Üç şey işe yarıyor.
İskelet hazırlamak, ezber değil. Kelimesi kelimesine ezberlenen cevap, tek bir kayma olduğunda tamamen duruyor. Üç maddelik bir iskelet ise kaymayı tolere ediyor.
Sık sorulan soruları önceden yazmak. Kendinizi tanıtın, neden bu kurum, güçlü ve zayıf yönleriniz. Bu üçünün cevabı o an kurulmaz; önceden yazılır.
Soruyu tekrar ederek başlamak. Hem düşünmek için zaman kazandırıyor hem sorunun doğru anlaşıldığını garantiliyor.
Tanıyı mülakatta açmak konusunda ise kısa cevap şu: açmak zorunda değilsiniz ve o aşamada açmanın belirgin bir faydası genellikle olmuyor. İş görüşmesi yazısında bu kararı ayrıntılı ele aldım.
Aynı anda iş aramak
Çoğu aday sınava hazırlanırken iş de arıyor ve bu iki işin birbirini yediği bir dönem oluyor.
Sorun zaman değil, yine geçiş. İş başvurusu yazmak, mülakata gitmek ve sınav çalışmak üç ayrı zihinsel moda giriyor. DEHB'de her mod değişimi maliyet üretiyor.
İşe yarayan kurgu, iki işi aynı güne koymamak. Haftanın belirli günleri başvuru günü, diğerleri çalışma günü. Gün içinde geçiş yapmak, iki işi de yarım bırakıyor.
İkinci nokta: başvuru takibi ayrı bir sistem gerektiriyor. Nereye ne zaman başvurulduğu, hangi aşamada olduğu. Bu bilgi akılda tutulamıyor; tek liste kuralı burada da geçerli.
Aile ve çevre baskısı
Bu başlığı yazmak gerekiyor çünkü hazırlığın en yıpratıcı tarafı çoğu zaman ders değil.
Çalışan bir yetişkinin sınava hazırlanması, çevresinde sürekli bir soru konusu oluyor. Ne zaman gireceksin, bu sene olacak mı, hala mı çalışıyorsun.
Bu soruların çoğu kötü niyetli değil ama DEHB'de ayrı bir yük bindiriyor. Reddedilme ve eleştiri algısına karşı tepki zaten yoğun olabiliyor; RSD yazısında bunu ele aldım.
İşe yarayan şey, konuşmayı sınırlamak. Kaç kişinin süreci bilmesi gerektiğine karar vermek ve geri kalanına ayrıntı vermemek. Bu bir gizleme değil, bir sınır.
Damgalanma yazısında yazdığım kural burada da geçerli: her cümleye cevap vermek zorunda değilsiniz.
Kurs, maliyet ve karar
Çalışan bir aday için kurs kararı hem para hem zaman meselesi ve DEHB'de ayrı bir boyut taşıyor.
Kursun sağladığı asıl şey içerik değil, yapı: sabit saat, başkalarının varlığı, dışarıdan gelen takvim. Bu üçü DEHB'de gerçekten değerli ve tek başına çalışmanın en zayıf tarafı.
Ancak bir risk var: kursa kaydolmak kendi başına bir ödül üretiyor ve bu ödül, derse gitmeden önce alınıyor. Yarım kalan kurslar yazısında bu mekanizmayı yazdım; kayıt anı, katılım anından çok daha iyi hissettiriyor.
Karar vermeden önce sorulacak tek soru şu: ilk dersi hangi gün, hangi saat izleyeceğim? Cevap yoksa kayıt erteleniyor.
Yalnız çalışmanın bedeli
Kurs alınmıyorsa, evde tek başına geçen aylar ayrı bir yük üretiyor.
Burada iki şey kayboluyor. Birincisi eşlikçi etkisi: yanında biri olduğunda başlamak kolaylaşıyor ve dağılınca geri dönmek hızlanıyor. İkincisi karşılaştırma: nerede olduğunu bilmek, tek başına çalışırken mümkün olmuyor.
Birincisi için çevrimiçi ortak çalışma oturumları kısmen çözüm. Etkisi daha zayıf ama hiç yoktan iyi.
İkincisi için deneme tek ölçüm aracı ve bu yüzden düzenli olması gerekiyor.
Ne zaman durmalı
Bunu da yazmak istiyorum, çünkü kimse yazmıyor.
Devam etmek her zaman doğru karar değil. Üç yıl boyunca aynı sonucu alan, bu süre boyunca iş hayatını, ilişkilerini ve sağlığını askıya almış bir kişi için durmak bir başarısızlık değil; bir hesap.
Kendi hayatının sorumluluğunu almak yazısında yazdığım şey burada da geçerli: sorumluluk, devam etmek değil, devam edip etmeyeceğine bilerek karar vermek.
İzin günlerini doğru kullanmak
Çalışan bir adayın elindeki en değerli kaynak yıllık izin ve çoğu zaman yanlış harcanıyor.
Yaygın kullanım: sınavdan önceki haftayı izin almak. Mantıklı görünüyor ama DEHB'de genellikle işe yaramıyor.
Sebebi şu. Bir anda açılan uzun boş zaman, dışarıdan gelen bütün yapının kalkması demek. Mesainin verdiği saat düzeni gidiyor, yerine hiçbir şey gelmiyor. O hafta çoğu zaman planlandığı gibi geçmiyor ve geçmediği için ayrıca suçluluk üretiyor.
Daha iyi kullanım, izni parçalayıp sürece dağıtmak. Ayda bir gün, tam gün çalışma günü olarak. Her biri önceden planlanmış, tek bir büyük işe ayrılmış.
Son hafta için ise izin almak yerine mesaiyi hafifletmek daha gerçekçi: yoğun işleri o haftaya koymamak, toplantı almamak.
Soru bankası ve kaynak yönetimi
Çalışan adayda zaman kıt olduğu için kaynak seçimi normalden daha belirleyici.
En sık yapılan hata, aynı anda birden fazla kaynak kullanmak. Üç farklı yayından soru çözmek ilerleme hissi veriyor ama hiçbiri bitmiyor ve hangi konunun çalışıldığı takip edilemiyor.
Kural: derse bir konu kaynağı, bir soru bankası. Bitmeden değiştirilmiyor.
İkinci hata, çözülen soruyu işaretlememek. Hangi soruların çözüldüğü hatırlanmıyor ve aynı sorular tekrar çözülüyor. Bu, DEHB'de doğrudan unutkanlık yazısında yazdığım mekanizmadan geliyor.
Çözüm, çözülen her soruya anında bir işaret koymak. Doğru, yanlış ve boş için üç farklı işaret. Bu işaretler aynı zamanda ikinci turun haritası oluyor: ikinci turda yalnızca yanlış ve boşlar çözülüyor.
Beden ve sağlık
Uzun süren bir hazırlık döneminde en erken feda edilen şeyler uyku, yemek ve hareket oluyor. Üçü de doğrudan çalışma kapasitesini belirliyor.
Uyku. Uyku kaybının öğrenme ve akademik performansla olumsuz ilişkili olduğu iyi belgelenmiş. DEHB'de ayrıca belirtileri taklit ediyor ve ağırlaştırıyor.
Öğün. Gün içinde yeterince yememek, öğleden sonra belirgin bir düşüş üretiyor. İlaç kullanıyorsanız iştah azalması bu tabloyu derinleştiriyor; iştah yazısında ne yapılacağını yazdım.
Hareket. Mesai artı çalışma, günün tamamını oturarak geçirmek demek. Kısa yürüyüşler hem bedensel hem dikkat açısından karşılığı olan bir yatırım.
Bu üçü lüks değil; planın parçası. Plana yazılmadıklarında ilk kesilen kalem oluyorlar.
Tükenmişlik işaretleri
Çalışırken hazırlanan bir kişide tükenmişlik, tam zamanlı hazırlanan birinden daha erken geliyor ve DEHB'de daha da erken.
Sebebi tükenmişlik yazısında yazdığım şey: sıradan bir gün bile telafi ve maskeleme çabasıyla geçiyor. Üstüne ikinci bir tam zamanlı iş bindiğinde hesap tutmuyor.
Erken işaretler şunlar: hafta sonu tamamen boş geçmeye başlıyor, en basit işler bile yapılamaz hale geliyor, sinirlilik artıyor, daha önce keyif veren hiçbir şey keyif vermiyor.
Bu işaretler göründüğünde yapılacak şey daha çok çalışmak değil, yükü azaltmak. Hazırlığı bırakmak gerekmiyor; günlük payı küçültmek yetiyor.
Tükenmişlik ile depresyonun ayrımı da burada önem kazanıyor ve ayrımı uzman yapıyor. Depresyon yazısında bu ayrımı ele aldım.
Çevreye ne kadar anlatmalı
Hazırlık sürecini kimin bileceği bir karar ve bu kararın iki yönü var.
Bilmesinin faydası: hesap verilen bir kişi olması süreci taşıyor. DEHB'de dışarıdan gelen hesap verebilirlik, içeriden kurulan disiplinden daha güvenilir.
Bilmesinin maliyeti: sürekli soru, sürekli yorum ve sonuç açıklandığında herkesin haberi olması.
İşe yarayan orta yol, bir kişi seçmek. Haftada bir, yalnızca o kişiye ne yapıldığının söylenmesi. Geri kalan çevreye ayrıntı verilmiyor.
İş yerinde ise genel kural anlatmamaktan yana. İş görüşmesi yazısında benzer bir hesabı yazdım; sınav hazırlığı da iş yerinde bir ayrılma sinyali olarak okunabiliyor.
Bana kalan
Çalışırken bir şeye hazırlanmanın en yorucu tarafı, iki hayatın da tam performans beklemesi.
İş yerinde kimse sınava hazırlandığınızı bilmiyor ve bilmediği için beklentisi düşmüyor. Sınav tarafında ise tam zamanlı hazırlananlarla aynı kapsam ölçülüyor.
İki taraf da size tam kapasite davranıyor ve sizde tek bir kapasite var.
Bu durumda yapılacak en gerçekçi şey, planı kapasitenin yarısına kurmak. Yarıya kurulan plan taşınıyor; tamamına kurulan plan ilk ayda bırakılıyor ve bırakıldığında geriye yalnızca suçluluk kalıyor.
Buradaki bilgi genel bir çerçevedir. Tanı ve tedavi kararları hekiminizle, sınav ayrıntıları ise güncel kılavuzla teyit edilir.
Sık sorulanlar
- Tam zamanlı çalışırken KPSS'ye hazırlanmak mümkün mü?
- Mümkün ama plan saate göre değil enerjiye göre kurulmalı. Mesai bitiminde kalan şey boş saat olabilir; odaklanabilir dikkat çoğu zaman kalmıyor.
- Akşam çalışmak neden işe yaramıyor?
- Gün boyu süren telafi ve maskeleme çabası dikkat bütçesini tüketiyor. DEHB'li yetişkinlerde yorgunluk zaten daha sık bildiriliyor; akşam saati en pahalı dilim oluyor.
- Günde kaç saat çalışmalı?
- Sabit bir sayı yanıltıcı. Belirleyici olan toplam saat değil, her gün tekrarlanabilen küçük bir payın korunması. Süreklilik yoğunluktan daha çok ilerletiyor.
- Hafta sonuna yığmak işe yarar mı?
- Genellikle yaramıyor. Hafta içi kaçanı hafta sonuna taşımak ilk hafta çalışıyor, sonra bozuluyor ve her bozulma suçluluk ekliyor.
- ALES ve KPSS için aynı plan kurulur mu?
- Çerçeve aynı, kapsam farklı. İkisini aynı dönemde çalışmak DEHB'de geçiş maliyeti nedeniyle pahalıya geliyor; mümkünse dönemleri ayırmak daha verimli.
- Kaçıncı denemede bırakmalı?
- Sayıyla verilecek bir cevap yok. Önemli olan her denemeden sonra neyin değişeceğinin yazılması; aynı planla tekrarlanan yıllar aynı sonucu daha yorgun veriyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.