İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB ilacı iştahı kapatıyor: ne yapmalı?

DEHB ilaçlarında iştah kaybı neden oluyor, hangi saatlerde yoğunlaşıyor, öğün planı nasıl kurulur, kilo kaybı ne zaman ciddi bir işaret.

3 dakika okumaKısa
Bu yazıda 7 bölüm var

DEHB ilacı kullanan birinin en sık söylediği şeylerden biri: "Yemek yemeyi unutuyorum." Bazen de "unutmuyorum, istemiyorum."

İkisi farklı şeyler ve ikisi de olabiliyor. Bu yazı iştah tarafını, öğün planını ve sınırın nerede olduğunu anlatıyor. Doz ve ilaç kararları hekiminle verilecek şeyler.

Neden oluyor

Uyarıcılar iştahı baskılıyor. Bu, kılavuzlarda en sık bildirilen yan etkilerden biri (NICE NG87; Kooij ve ark., 2019).

Etkinin şiddeti gün içinde sabit değil. En belirgin olduğu yer, ilacın en yoğun çalıştığı saatler; yani çoğu kişide öğle civarı. Akşama doğru etki inerken iştah geri geliyor. Bazı kişilerde akşam belirgin bir açlıkla karşılaşılıyor.

Bir de ikinci mekanizma var ve o ilaçla ilgili değil: DEHB'de beden sinyallerini fark etme zaten zor. Açlık, susuzluk ve yorgunluk sinyalleri geç fark ediliyor. İlaç bunun üstüne biniyor.

Yani tablo iki katmanlı: iştah azalıyor, azalan iştahı fark etme kapasitesi de düşük.

Öğünü etkinin dışına taşımak

En pratik strateji, yemekle ilacı yarıştırmamak.

Kahvaltıyı dozdan önce yapmak. Etki başlamadan yenen bir kahvaltı, günün en rahat öğünü oluyor. Bu, doz saatini kahvaltıya bağlamak anlamına da geliyor: önce yemek, sonra ilaç.

Akşamı planlı yapmak. İştahın geri döndüğü saat, günün en besleyici öğününün yeri. Buradaki tuzak şu: o saatte enerji de düşük olduğu için hazır bir şeye gidiliyor. Akşam ne yeneceğinin sabahtan belli olması, bu tabloda gerçekten fark yaratıyor.

Gün ortasını küçük ve yoğun tutmak. İştah kapalıyken büyük bir tabak caydırıcı. Küçük hacimli, kalorisi yüksek şeyler daha gerçekçi: kuruyemiş, peynir, yoğurt, hurma, fıstık ezmesi, süt.

İçilebilir seçenekler. Katı yemek gitmiyorsa sıvı gidiyor: süt, ayran, smoothie, çorba. "Öğün yerine içecek" fikri ideal değil ama aç kalmaktan iyi.

Hatırlatıcıyı yemeğe bağlamak

"Acıktığımda yerim" yaklaşımı bu tabloda çalışmıyor, çünkü sinyal gelmiyor.

İşe yarayan şey, yemeği saate ya da olaya bağlamak. Saat 13.00'te alarm; ya da toplantı bittiğinde, dersten çıkınca, belirli bir işi tamamlayınca. Eğer-o-zaman planları tam olarak bu iş için işliyor: "Saat 13 olduğunda masadan kalkıp yoğurt alacağım."

Bir de görünürlük meselesi var: görünmeyen şey yok sayılıyor. Dolabın içindeki kuruyemiş yenmiyor, masanın üstündeki yeniyor.

Kilo kaybı ne zaman ciddi

İştah azalmasıyla kilo kaybı aynı şey değil. Birkaç gün az yemekle, aylarca süren bir açık farklı tablolar.

Hekime bildirilecek durumlar:

  • Belirgin ve hızlı kilo kaybı.
  • Sürekli halsizlik, baş dönmesi, konsantrasyonun daha da bozulması.
  • Adet düzeninde değişiklik.
  • Çocuk ve ergenlerde büyüme eğrisinde sapma.

Çocuklarda boy ve kilo takibi bu yüzden rutin. O tartışmanın kanıt tarafını çocuklarda boy yazısında yazdım.

Yetişkinlerde de tartı, kontrol randevusunun sıkıcı ama işe yarar kısmı. "Zayıfladım galiba" yerine iki sayı söylemek, konuşmayı bambaşka bir yere taşıyor.

Doz ve saat ayarı

İştah kaybı tek başına ilacı bırakma gerekçesi değil; ilk olarak ayar gerekçesi.

Konuşulabilecek başlıklar: dozun düşürülmesi, doz saatinin öne ya da arkaya alınması, kısa etkili bir forma geçilerek öğle saatinde etkisiz bir pencere açılması, ya da uyarıcı olmayan bir seçenek.

Bunların hiçbiri kendi başına yapılacak şey değil. Ama neyin ayarlanabileceğini bilerek gitmek, randevuyu kısaltıyor.

Sık yapılan üç hata

Kahvaltıyı atlayıp ilacı almak. Aç karnına alınan doz hem mide rahatsızlığını artırıyor hem günün tamamını yemeksiz bırakıyor.

Akşam telafi etmeye çalışmak. Gün boyu aç kalıp gece bir defada yemek, hem uykuyu hem sindirimi bozuyor. Tıkınırcasına yeme eğilimi olan biri için ayrıca riskli.

Kahveyle idare etmek. İştah zaten kapalıyken kafein eklemek tabloyu derinleştiriyor. Kafein ve kendi kendine ilaçlama yazısında bu kısmı yazdım.

Bana kalan

İştah meselesinde en çok işe yarayan fikir, "yemeyi hatırlamak" yerine "yemeği zaten orada bulmak" oldu.

Hatırlamak bir yürütücü işlev işi ve o kapasite gün içinde zaten harcanıyor. Buzdolabında hazır duran bir şey ise hatırlamayı gerektirmiyor. Bu yüzden tek bir kural, on tane niyetten daha çok iş görüyor: masanın üstünde her zaman yenebilir bir şey bulunacak.

Kilo, doz ve ilaç kararları hekiminle verilecek şeyler. Buradaki yazı yalnızca aradaki günleri taşımak için.