DEHB ile sınava nasıl çalışılır: baştan sona rehber
DEHB'li biri sınava nasıl çalışır? Program kurmaktan tekrara, denemeden sınav sabahına kadar bütün adımları tek yazıda topladım.
Bu yazıda 8 bölüm var
Sınava çalışamamanın en can sıkıcı tarafı, sorunun ne olduğunu bilmemek değil. Sorunun ne olduğunu gayet iyi biliyor olman ve yine de aynı yerde takılman.
Konuyu anlıyorsun. Programı yapıyorsun. Kitabı açıyorsun. Sonra bir bakıyorsun iki saat geçmiş, sekiz sayfa okumuşsun ve hiçbirini hatırlamıyorsun. Ya da kitabı hiç açmamışsın.
Ben tanısız geçen okul yıllarının ardından tanıyı yirmi sekizimde aldım. O yüzden bu yazıyı "ben biliyordum, sen de öğren" diye yazmıyorum. Sınava çalışmanın neden bu kadar zor olduğunu, ancak zorluğun adını öğrendikten sonra anlayabildim. Bu seri, o adı erken öğrenenler için.
Sorun tembellik değil, sistem
DEHB'nin en yaygın tarifi "dikkat eksikliği" ama bu tarif sınav çalışmasını açıklamakta yetersiz kalıyor. Barkley'in etkili modeli DEHB'yi öncelikle bir ketleme sorunu olarak tanımlıyor ve buradan dört alana bağlıyor: çalışma belleği, duygu ve uyarılmanın kendi kendine düzenlenmesi, içsel konuşma ve davranışın yeniden kurulması (Barkley, 1997).
Bunu sınav masasına çevirince tablo netleşiyor. Konuyu anlamak dikkat değil zeka işi ve orada genelde sorun yok. Sorun şurada: doğru saatte başlamak, başladıktan sonra kalmak, üç gün sonra tekrar etmeyi hatırlamak, ne kadar süre geçtiğini hissetmek. Bunların hepsi yürütücü işlevler başlığı altında toplanıyor.
Sonucu da ölçülmüş. Üniversitedeki DEHB'li öğrencileri inceleyen bir derleme, bu öğrencilerin akranlarına göre daha düşük not ortalaması, daha yüksek ders bırakma ve daha fazla akademik zorluk bildirdiğini topluyor (DuPaul ve ark., 2009). Yani mesele "çok çalışmak" değil; aynı çalışmayı taşıyacak yapıyı kurmak.
Bu serinin haritası
Sınav çalışmasını tek bir yazıya sığdırmak mümkün değil, çünkü aslında yedi ayrı problem var ve her birinin çözümü başka yerde. Seriyi bu yüzden yedi parçaya böldüm.
Program kurmak. Katı saat planlarının neden üçüncü günde çöktüğünü ve yerine ne konabileceğini DEHB'li bir kafaya uyan çalışma programı yazısında anlattım.
Başlayamamak. Masaya oturma anı, ilk beş dakika, eşlikçi çalışma. Derse oturamamak yazısı bunun üstüne.
Tekrar ve unutma. Öğrendiğinin üç gün sonra silinmesi ve bunu engellemenin yolu: DEHB'de konu tekrarı.
Deneme ve süre. Zaman körlüğünün sınav salonundaki hali: deneme sınavı ve süre yönetimi.
Dikkat dağıtıcılar. Telefon, sosyal medya, ev ve kütüphane karşılaştırması: dikkat dağınıklığı ve ders çalışma.
Kaygı ve sınav sabahı. Uyku, kahvaltı, kaçınma ve son dakika paniği: DEHB ve sınav sabahı.
Düzenlemeler ve haklar. Türkiye'de sınav düzenlemelerinin genel çerçevesi: DEHB'de sınav düzenlemeleri.
Hangi çalışma yöntemleri gerçekten işe yarıyor
Bu soruya cevap veren en kapsamlı derlemelerden biri Dunlosky ve arkadaşlarının çalışması. On farklı öğrenme tekniğini, yüzlerce araştırmanın ışığında değerlendirip her birine bir yarar notu verdiler.
Sonuç öğrencilerin çoğunu şaşırtıyor. En çok kullanılan iki yöntem, yani metni tekrar tekrar okumak ve altını çizip renklendirmek, düşük yarar kategorisinde kaldı. Yüksek yarar verilen iki yöntem ise kendini test etmek (geri getirme alıştırması) ve çalışmayı zamana yaymak oldu (Dunlosky ve ark., 2013).
Bu bulgu DEHB'li biri için ayrıca önemli, çünkü düşük yararlı iki yöntem tam olarak pasif olanlar. Kitabı yeniden okumak sırasında zihnin başka yere gitmesi çok kolay ve gitse bile gözlerin sayfada ilerlemeye devam ediyor. Kendini test etmekte böyle bir kaçış yok: soruyu ya cevaplıyorsun ya cevaplayamıyorsun. İşin kendisi, ders çalışma ortamı yazısında anlattığım gibi, dolu olduğunda dikkat daha az kayıyor.
Bir haftalık gerçek bir çerçeve
Kalıplar soyut kalmasın diye somut bir örnek vereyim. Diyelim üç hafta sonra bir sınavın var ve günde ortalama üç saat ayırabiliyorsun.
Klasik plan şöyle olurdu: her gün 09.00-12.00 arası ders. Bu plan büyük ihtimalle ikinci gün bozulur, üçüncü gün suçluluk üretir, dördüncü gün tamamen bırakılır.
Denemeye değer olan şey şu: günü saatlere değil bloklara böl. Günde üç blok var: sabah bloğu, öğleden sonra bloğu, akşam bloğu. Her blokta bir tane 45 dakikalık "asıl iş" ve bir tane 15 dakikalık "tekrar" var. Üç bloktan ikisini yaparsan gün başarılı sayılıyor. Üçünü de yaparsan bonus.
Bu çerçevenin farkı, iyi geçmeyen bir sabahın bütün günü çöpe atmaması. Saatli planda 09.00'da başlayamadıysan plan zaten bozulmuş oluyor ve ya hep ya hiç düşüncesi devreye giriyor. Blok planında sabahı kaçırmak iki bloğun kalması demek.
Haftada bir de sabit bir gözden geçirme koymak gerekiyor. Pazar akşamı yirmi dakika: bu hafta hangi konuları bitirdim, hangileri yarım kaldı, gelecek hafta neye bakacağım. Bu yirmi dakika olmadan plan iki hafta içinde gerçeklikle bağını kaybediyor.
Konuları nasıl sıralamalı
Sınava çalışırken en sık yapılan hata, en sevilen konudan başlamak. Zevkli konu zaten çalışılıyor; zor konu sınav haftasına kalıyor.
Kaba bir kural olarak konuları üçe ayır: bilmediklerin, yarım bildiklerin, bildiklerin. En çok kazancın yarım bildiklerinde. Hiç bilmediğin konu sıfırdan öğrenme gerektiriyor ve pahalı; çok iyi bildiğin konuyu tekrar etmek ise rahatlatıcı ama getirisi düşük.
Bir de karıştırma meselesi var. Aynı tür sorudan arka arkaya kırk tane çözmek, o an kendini çok iyi hissettiriyor ama sınavda karşına sorular karışık geliyor. Farklı konuları dönüşümlü çalışmanın kalıcılığı artırdığına dair bulgular var; bunu konu tekrarı yazısında ayrıntısıyla yazdım.
İlaç, uyku ve bedenin
Bunu es geçen bir sınav rehberi eksik kalır. Yetişkin DEHB'si için hazırlanan güncellenmiş Avrupa uzlaşı metni, DEHB'nin yetişkinlikte de sürdüğünü, tedavide ilaç ve psikolojik yaklaşımların birlikte ele alınması gerektiğini ve eşlik eden durumların sık olduğunu ortaya koyuyor (Kooij ve ark., 2019).
Buradan çıkardığım pratik sonuç şu: eğer bir tedavi sürecindeysen, sınav dönemi bunu kendi kafana göre değiştireceğin bir dönem değil. Doz, saat ve uyku düzeni hakkındaki kararlar hekiminle konuşulacak şeyler. Ben burada hiçbir ilaç önerisi vermiyorum, veremem.
Uyku ise sınav çalışmasının görünmez yarısı. DEHB'de uyku fazının geç kayması çok yaygın ve sınav dönemi bunu daha da bozuyor. DEHB ve uyku yazısında neden gece yatmanın bu kadar zorlaştığını anlattım; sınav sabahı tarafını ise ayrı bir yazıya bıraktım.
Sınava kaç ay kala ne yapmalı
Kaba bir takvim çerçevesi, nereden tutacağını bilmediğinde yol gösteriyor. Aşağıdaki dağılım kutsal değil; oranları kendi sınavına göre değiştirebilirsin.
Üç ay ve öncesi. Ağırlık konu öğrenmede. Günlük iş yükünün kabaca dörtte üçü yeni konu, dörtte biri tekrar. Bu dönemde deneme çözmenin amacı puan ölçmek değil, sınavın biçimini tanımak. Haftada bir deneme yeter.
İki ay kala. Denge kayıyor. Yarı yarıya: yarısı konu, yarısı soru ve tekrar. Burada bir de eksik listesi çıkarman gerekiyor. Bütün konuları tek bir kağıda başlık olarak yaz ve her birinin yanına üç işaretten birini koy: biliyorum, yarım biliyorum, hiç bilmiyorum. Bu kağıt bütün planın omurgası oluyor.
Bir ay kala. Ağırlık soru çözmeye ve tekrara geçiyor. Yeni konu öğrenmeyi tamamen bırakmak gerekmiyor ama artık ana iş bu değil. Haftada iki deneme, her denemenin ardından yanlış analizi.
Son iki hafta. Yeni kaynak yok, yeni yöntem yok, yeni uygulama yok. Bu dönemde sistem değiştirmek DEHB'de çok cazip ve çok maliyetli. Elindekini bitirmek, eksik listesindeki "yarım biliyorum" başlıklarını kapatmak ve deneme ritmini korumak.
Son üç gün. Sadece daha önce gördüğün şeyleri geçmek, uykuyu düzeltmek ve sınav günü lojistiğini hazırlamak.
Bu takvimin en çok işe yarayan tarafı, her dönemde neyin olmaması gerektiğini söylemesi. DEHB'de plan genelde yapılacakların fazlalığından çöküyor; neyi yapmayacağını bilmek, neyi yapacağını bilmek kadar değerli.
Bu rehberi nasıl kullanabilirsin
Sekiz yazıyı birden okuyup hepsini aynı hafta uygulamaya çalışmak, bu serinin yol açabileceği en kötü sonuç. Yeni sistem kurmak da bir tür erteleme olabiliyor.
Onun yerine şunu öner: şu an en çok hangi noktada takılıyorsun? Masaya hiç oturamıyorsan başlayamamak yazısıyla başla. Oturuyorsun ama unutuyorsan tekrar yazısına git. Biliyorsun ama sınavda gösteremiyorsan sınav kaygısı yazısı senin için.
Bir tanesini seç, iki hafta dene, sonra ikincisine geç. Aynı anda dört sistem kurmaya çalışan biri genelde hiçbirini kuramıyor.
Son olarak şunu söylemek istiyorum. Okul yıllarında düşük not almak ya da beklenenin altında kalmak, DEHB'li birçok insanın kendisi hakkında verdiği bir hükme dönüşüyor: "ben çalışmayı bilmiyorum." Oysa çalışmayı bilmemek bir karakter özelliği değil, öğrenilmemiş bir beceri. Öğrenilmemiş beceriler öğrenilebiliyor. Sadece herkese anlatılan yöntemle değil.