İçeriğe geç

DEHB Sözlüğü

DEHB üzerine okuduğun her metinde, açıklanmadan kullanılan on beş kelime var. İnsan bunları bilmediğini söylemeye utanıyor, sonra da okuduğunun yarısını kaçırıyor. Burada 506 tanesi var: ne anlama geldikleri ve gündelik hayatta neye benzedikleri.

Bu sayfa tanı koymuyor, koyamaz. Buradaki bir tarif sana tanıdık geldiyse bu bir bilgi, teşhis değil. Tanı için bir hekime gitmek gerekiyor.

A

Abonelik sızıntısı
Unutulan ve kullanılmayan aboneliklerin ödenmeye devam etmesi. İptal etmek karar gerektirdiği için erteleniyor.
Aceleci hata
Bildiği bir işi hızlı yaptığı için yanlış yapmak. Sınavda soruyu yanlış okumak buna klasik örnek.
Aciliyet zorunluluğu
Ancak acil olan işlerin yapılabilmesi. Önemli ama acil olmayan iş, acil hale gelene kadar bekliyor.
Açıklama kararı
Tanıyı kime, ne zaman, ne kadar anlatacağını seçmek. İşte açıklamak düzenleme sağlayabiliyor ama geri alınamıyor.
Adet döngüsü etkisi
Hormon düzeylerindeki değişimin DEHB belirtilerini döngü boyunca değiştirmesi. Yeni yeni araştırılan ve klinikte giderek daha çok konuşulan bir konu.
Aerobik hareket
Nabzı yükselten sürekli hareket. Kısa süreli dikkat artışı sağladığı için çalışma öncesine yerleştirilebiliyor.
Akran desteği
Aynı durumu yaşayanların birbirine verdiği destek. Uzman desteğinin yerini tutmuyor, yalnızlığı belirgin biçimde azaltıyor.
Aleksitimi
Duyguları tanımakta ve tarif etmekte zorlanma. DEHB ve otizmde daha sık görülüyor.
Alışkanlık yığınıHabit stacking
Yeni alışkanlığı mevcut bir alışkanlığın arkasına eklemek. "Kahveyi koyduktan sonra ilacı alırım" gibi.
AlışmaHabitüasyon
Tekrarlanan uyaranın fark edilmez hale gelmesi. Görünür sistemlerin zamanla işlevini yitirmesinin sebebi bu: kağıt duvarda kalıyor ama artık görünmüyor.
Amfetamin türevleri
Uyarıcı ilaçların ikinci ana grubu. Metilfenidattan farklı bir mekanizmayla etki ediyor, o yüzden birinde sonuç alınmazsa diğeri denenebiliyor.
Analiz felciAşırı düşünme
Karar vermek için bilgi toplarken kararın kendisinin kaybolması. Her seçeneğin artısını eksisini tartarken seçenek sayısı büyüyor ve hiçbiri yeterince iyi görünmüyor. Sonuç genelde seçmemek oluyor, ki o da bir seçim. Küçük kararlarda bile olabiliyor: hangi filmi izleyeceğini iki saat araştırıp uyumak gibi.
Anında geri bildirim
Davranışın hemen ardından gelen tepki. Gecikmiş övgü ya da uyarı DEHB'de neredeyse hiç işe yaramıyor.
Ani karar
Uzun vadeli bir seçimi bir anda vermek. İstifa, taşınma, ilişkiyi bitirme. Karar bazen doğru çıkıyor, süreç yine de riskli.
Anksiyete bozukluğu
Kaygının yaygın ve işlevi bozacak düzeyde olduğu durumlar. DEHB'ye en sık eşlik eden gruplardan biri.
Aralıklı tekrar
Bilgiyi giderek açılan aralıklarla tekrar etmek. Öğrenmenin kalıcılığını en çok artıran yöntemlerden biri ve DEHB'de özellikle işe yarıyor.
ASRS
Dünya Sağlık Örgütü'nün yetişkin DEHB tarama ölçeği. Kısa ve yaygın; tarama aracı, tanı koymuyor.
Aşamalı teslim
Büyük ödevin parçalar halinde teslim edilmesi. Son gece yığılmasını yapısal olarak engelliyor.
Aşırı düzeltme
Bir hatadan sonra aşırı sistem kurmak. Yeni sistem genelde sürdürülemeyecek kadar ayrıntılı oluyor.
Aşırı hazırlık
İşe başlamak yerine sonsuza kadar hazırlanmak. Yeni defter almak, sistem kurmak, araştırma yapmak. Hepsi gerçek iş gibi hissettiriyor.
Aşırı konuşma
Durmadan ve hızla konuşmak. Genelde heyecanla ya da konuyu unutma korkusuyla birlikte geliyor.
Aşırı odaklanma çöküşü
Uzun bir hiperodak sonrası gelen tükeniş. Su içilmemiş, yemek yenmemiş, beden faturayı sonra kesiyor.
Aşırı öğrenme
Bir beceriyi öğrendikten sonra da tekrar etmek. DEHB'de rutinlerin kalıcı olması için gereken tekrar sayısı daha yüksek.
Aşırı paylaşım
Karşı tarafın beklediğinden fazla kişisel bilgi vermek. Dürtüsellik ve bağ kurma isteğinin birleşimi.
Aşırı taahhüt
Kapasitenin üstünde iş üstlenmek. O an hepsi mümkün görünüyor çünkü gelecekteki yorgunluk hesaba katılamıyor.
Aşırı tanı tartışması
DEHB tanısının gereğinden çok konduğu iddiası. Karşı tarafta da uzun süre tanısız kalanların yükü duruyor; iki durum aynı anda doğru olabiliyor.
Atomoksetin
Uyarıcı olmayan bir DEHB ilacı. Noradrenalin üzerinden çalışıyor, etkisi haftalar içinde yerleşiyor, anlık değil.
AuDHD
Otizm ve DEHB'nin bir arada bulunması için kullanılan gayriresmî kısaltma. İki durumun ihtiyaçları bazen birbirine ters düşüyor.
Ayırıcı tanı
Benzer tabloyu üretebilecek başka durumların elenmesi. Uyku bozukluğu, tiroid, kaygı, depresyon ve travma en sık bakılanlar.
Ayrı hesap yöntemi
Sabit giderler ile harcanabilir parayı ayrı hesaplarda tutmak. Dürtüsel harcamanın etkisini sınırlıyor.
Ayrı sınav salonu
Daha az uyaranın olduğu ortamda sınava girme. Seçici dikkat zorlanan kişilerde fark yaratıyor.
Ayrık dikkatBölünmüş dikkat
Dikkati aynı anda iki işe paylaştırmak. Kapasitesi herkeste sınırlı; DEHB'de paylaştırma değil, paylaştırdıktan sonra ikisine de dönebilmek zorlaşıyor.

B

B12 eksikliği
B12 vitamininin yetersizliği. Bilişsel yavaşlama ve yorgunlukla gidebildiği için değerlendirmenin parçası.
Bağ dokusu esnekliğiHipermobilite
Eklemlerin normalden fazla esnek olması. DEHB ve otizmle birlikteliği üzerine araştırmalar sürüyor.
Bağ kurma yoğunluğu
Yeni bir ilişkiye hızla ve derinden bağlanmak. Yenilik uyarımıyla birlikte gelen bir örüntü.
Bağımlılık riski
İlaca bağımlı hale gelme ihtimali. Reçeteli DEHB tedavisinin bağımlılık riskini artırmadığı, hatta madde kullanım riskini azalttığı yönünde güçlü veri var.
Bağlamsal bellek
Bir bilgiyi öğrenildiği ortamla birlikte hatırlamak. Aynı odada çalışıp aynı odada sınava girmenin işe yaramasının sebebi.
Barnum etkisi
Herkese uyabilecek genel tariflerin kişiye özel gelmesi. DEHB listelerinin bu kadar tanıdık gelmesinin bir sebebi bu.
Bazal gangliyonlar
Hareketin ve alışkanlığın düzenlenmesinde görevli yapı grubu. DEHB'de yapısal ve işlevsel farklar bildiriliyor.
Beceri dalgalanması
Aynı işi bir gün çok iyi, ertesi gün hiç yapamamak. DEHB'nin en yanlış anlaşılan yanı: tutarsızlık isteksizlik sanılıyor.
Beceri tavanı
Çabayla aşılamayan sınır hissi. Genelde yanlış yöntemin sınırı oluyor, kişinin değil.
Beden sinyali körlüğüİnteroseptif farkındalık
Açlık, susuzluk, tuvalet ve yorgunluk sinyallerini geç fark etmek. DEHB'de sık ve sağlığı doğrudan etkiliyor.
Bekleme kuralı
Alışverişte karar ile satın alma arasına süre koymak. Sepette bir gece bekletmek yaygın uygulaması.
Bekleme listesi
Değerlendirmeye sıra beklenen süre. Birçok ülkede aylarla ölçülüyor ve tanının gecikmesinin pratik sebeplerinden biri.
Bekleme moduWaiting mode
İleride bir randevu ya da görüşme olduğu için o vakte kadar hiçbir şey yapamamak. Bütün gün tek bir toplantı yüzünden gidiyor.
Beklenti kaygısı
Yaklaşan bir iş yüzünden önceden yaşanan gerginlik. İşin kendisinden uzun sürüyor ve ertelemeyi besliyor.
Belirti örtüşmesi
Farklı durumların benzer belirti üretmesi. Kaygı, travma, uyku borcu ve depresyon dikkat sorunu görünümü verebiliyor.
Beş dakika sözü
Sadece beş dakika çalışmaya söz vermek. Başlamak en pahalı adım olduğu için genelde beş dakikadan uzun sürüyor.
Beyin boşaltmaBrain dump
Aklındaki her şeyi sıralamadan yazmak. Zihinsel yükü düşürmenin en hızlı yolu ve sıralama sonra yapılıyor.
Beyin çürütmeBrain rot
Düşük değerli içeriğin saatlerce tüketilmesi. Şaka yollu kullanılıyor ama tarif ettiği zaman kaybı gerçek.
Beyin sisiBrain fog
Düşüncenin bulanıklaştığı, kelimelerin geç geldiği hal. Tıbbi bir tanı değil, çok sayıda durumun ortak tarifi.
Bırakma dönemi
İlacın kontrollü olarak azaltılıp kesilmesi. Uyarıcılarda fiziksel yoksunluk beklenmiyor ama belirtiler geri geliyor.
Bilgi işleme hızı
Gelen bilgiyi anlayıp tepki verme hızı. Zeka ile ilgisi yok. Düşük olduğunda kişi soruyu anlıyor ama cevap geç geliyor.
Bilgilendirilmiş onam
Tedavinin yararlarını ve risklerini anlayıp kabul etmek. Soru sormak sürecin parçası, itiraz değil.
Bilişsel ataler
Zihnin mevcut halinde kalma eğilimi. Hem başlayamamayı hem de bırakamamayı aynı anda açıklıyor.
Bilişsel davranışçı terapiBDT
Düşünce kalıplarıyla davranışlar arasındaki bağı çalışan, süresi belli ve ödevli bir terapi yaklaşımı. DEHB'ye uyarlanmış hali çocukluk anılarını kazmaktan çok bugünkü sistemi kurmaya bakıyor: planlama, erteleme, zaman tahmini. İlaç tedavisinin yerine geçmiyor, yanında çalışıyor ve ikisini birlikte kullananlarda sonuç daha iyi.
Bilişsel erişilebilirlik
Metnin, formun ve arayüzün anlaşılır ve az adımlı olması. Kısa cümle, net başlık, görünür ilerleme.
Bilişsel esneklik
Kural değiştiğinde davranışı da değiştirebilmek. Düşük olduğunda kişi işe yaramayan yöntemi daha uzun süre denemeye devam ediyor.
Bilişsel rezerv
Beynin zorlanma karşısında elindeki yedek kapasite. Eğitim, ilgi alanları ve sosyal bağlarla büyüyor.
Bilişsel yeniden çerçeveleme
Bir durumu farklı bir açıdan yorumlayarak duygusal etkisini değiştirmek. Terapinin temel araçlarından biri.
Bilişsel yük
Bir anda zihinde tutulan bilgi miktarı. Sınırı aşıldığında performans birden düşüyor, kademeli değil.
Bipolar bozukluk
Çökkün ve taşkın dönemlerin görüldüğü durum. DEHB ile karışabiliyor; ayrım süre ve döngüde: burada haftalar, DEHB'de saatler.
Bireyselleştirilmiş eğitim programıBEP
Öğrencinin ihtiyacına göre hazırlanan yazılı eğitim planı. Hedefler, yöntemler ve destekler burada tanımlanıyor.
Bitirme direnci
İşin son yüzde beşini yapamamak. Yenilik bitmiş, ödül alınmış, geriye yalnızca angarya kalmış oluyor.
Boyutsal yaklaşım
DEHB'yi var ya da yok değil, bir yelpaze üzerinde ele almak. Belirtiler toplumda sürekli bir dağılım gösteriyor.
Bupropion
Öncelikle antidepresan olan, DEHB'de bazı durumlarda kullanılan bir ilaç. Endikasyon dışı kullanım kararı hekime ait.
Bütçe körlüğü
Paranın nereye gittiğinin takip edilememesi. Zaman körlüğünün finansal karşılığı.

C

Conners ölçeği
Çocuk ve yetişkinlerde kullanılan davranış değerlendirme ölçekleri ailesi. Ebeveyn, öğretmen ve kişinin kendi formu var.

Ç

Çalışma belleğiİşleyen bellek
Bir şeyi yaparken aklında tutman gereken geçici bilgi. Odaya neden girdiğin, cümlenin başında ne diyecek olduğun, aklındaki üç maddeden ikincisi. DEHB'de kapasitesi düşük değil, tutunması zayıf: bilgi oradayken araya bir şey girince siliniyor. Dışarı yazmak bu yüzden çalışıyor, kağıt unutmuyor.
Çalışma belleği aralığı
Bir seferde kaç birim bilgi tutulabildiği. Ölçek testlerinde sayı ya da harf dizileriyle ölçülüyor.
Çamaşır sandalyesi
Ne kirli ne temiz sayılan kıyafetlerin toplandığı yer. Şaka gibi görünüyor ama ikili sınıflandırmanın yetmediği yerde ortaya çıkan pratik bir üçüncü kategori.
Çevrimiçi çalışma odası
İnsanların kamerayı açıp birlikte sessizce çalıştığı ortam. Eşlikçi çalışmanın uzaktan hali.
Çift kopya kuralı
Sık kaybedilen eşyadan bilerek iki tane bulundurmak. Şarj aleti, makas, gözlük. Aramaya harcanan süreyi satın alıyor.
Çift kör çalışma
Ne katılımcının ne uygulayıcının kimin gerçek ilacı aldığını bildiği araştırma tasarımı. Kanıt düzeyi en yüksek yöntemlerden biri.
Çoklu görev
Aynı anda birden fazla iş yapmak. Beyin aslında hızlı geçiş yapıyor, paralel çalışmıyor. Her geçiş maliyetli, yani çoklu görev bir yetenek değil bir vergi.
Çürük hafta
Hiçbir sistemin çalışmadığı, her şeyin dağıldığı dönem. Genelde uyku borcu, hastalık ya da stresle birlikte geliyor.

D

Dağınıklık
Eşyaların yerinin belirsizleşmesi. Tembellikten değil, karar yorgunluğundan: her eşya için "nereye" sorusu ayrı bir karar.
Damgalanma
Tanı yüzünden dışlanma ya da küçümsenme. Tanıyı açıklamayı zorlaştırıyor ve destek almayı geciktiriyor.
Davranım bozukluğu
Başkalarının haklarını ihlal eden süregen davranış örüntüsü. Erken müdahale gerektiriyor.
Davranış aktivasyonu
Ruh hali düzelmeden önce davranışı başlatma yaklaşımı. "Canım isteyince yaparım" beklentisini tersine çeviriyor.
Davranış sözleşmesi
Beklentilerin ve karşılıklarının yazılı hale getirilmesi. Tartışmayı hafızadan çıkarıp kağıda taşıyor.
Davranışsal bağımlılık
Oyun, kumar ya da ekran gibi davranışların bağımlılık örüntüsüne dönüşmesi. Anlık ödül sağladıkları için DEHB'de risk artıyor.
Davranışsal ebeveyn eğitimi
Ebeveyne tutarlı sınır ve ödül sistemi kurmayı öğreten program. Çocukluk DEHB'sinde en güçlü kanıtı olan müdahalelerden biri.
Değerlendirme raporu
Sürecin ve bulguların yazılı özeti. Okulda ve işte düzenleme istemek için genelde bu belge gerekiyor.
DEHBDikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, ADHD
Dikkatin, dürtülerin ve hareketliliğin düzenlenmesiyle ilgili nörogelişimsel bir durum. Adı yanıltıyor: dikkat eksik değil, yönlendirilemiyor. İlgi çeken şeye saatlerce, gereken şeye üç dakika. Çocuklukta başlıyor ve büyük çoğunlukta yetişkinlikte de sürüyor, sadece görünümü değişiyor.
DEHB anı
Belirtinin komik ya da absürt bir biçimde ortaya çıktığı gündelik olay. Buzdolabında bulunan telefon gibi.
DEHB koçluğu
Gündelik sistem kurmaya odaklanan yapılandırılmış destek. Terapi değil: geçmişi kazmıyor, bu haftanın planını kuruyor.
DEHB vergisiADHD tax
Unutmanın, ertelemenin ve dağınıklığın parayla ödenen faturası. Geciken fatura cezası, kaçırılan randevunun ücreti, ikinci kez alınan şarj aleti, bozulan sebzeler. Tek tek küçük, toplamı yıllık ciddi bir rakam. Adını koymak işe yarıyor: bu beceriksizlik değil, durumun öngörülebilir bir maliyeti.
Demir eksikliği
Vücutta demir düzeyinin düşmesi. Yorgunluk ve dikkat sorunu üretebildiği için ayırıcı tanıda yer alıyor.
Demir ve ferritin
Düşük demir düzeyinin dikkat ve huzursuzlukla ilişkilendirilmesi. Değerlendirmede bakılabiliyor ama kendi başına takviye alınmıyor.
Deneyim aktarımı
Kendi yaşadığını başkasının kullanabileceği biçimde anlatmak. Tavsiyeden farkı: kural koymuyor, örnek veriyor.
Depresyon
Süregelen çökkünlük, ilgi kaybı ve enerji düşüşü. DEHB ile birlikte sık görülüyor ve ayırt edilmesi gerekiyor.
Destek ağı
Kişinin çevresindeki yardım kaynakları. DEHB'de bireysel çabadan daha belirleyici olabiliyor.
Destek eğitim odası
Okulda bireysel ya da küçük grup desteği verilen ortam. Türkiye'de yaygın uygulama.
Devamsızlık esnekliği
Kötü günlerde derse katılamamanın cezalandırılmaması. Tutarsız performansın en somut karşılığı.
Dış hatırlatıcı
Hatırlamayı belleğe değil ortama yüklemek. Alarm, kağıt, kapıya asılan çanta. Hile değil, doğru tasarım.
Dış iskeleYapılandırma
Eksik olan iç düzeni dışarıdan kurmak. Görünür listeler, sabit saatler, yerleri belli eşyalar, başkasıyla verilen sözler. Mantığı basit: zayıf olan şeyi zorla güçlendirmek yerine, o işi yapan bir dış yapı kuruluyor. Gözlük takmaya benziyor, hile değil.
DIVA
Yetişkin DEHB için kullanılan yapılandırılmış tanı görüşmesi. Her ölçütü çocukluk ve yetişkinlik için ayrı ayrı sorguluyor.
Dijital detoks
Ekrandan planlı olarak uzaklaşma. Kalıcı çözüm olmuyor; sürtünme tasarımı genelde daha sürdürülebilir.
Dijital tedavi
Reçeteli uygulama ya da oyun biçimindeki müdahaleler. Bazıları onay aldı; etkileri sınırlı ve bütüncül tedavinin parçası olarak konumlanıyor.
Dikkat çapası
Dikkati bir yere bağlamak için kullanılan sabit bir uyaran. Sakız, tespih, arka planda tek düze ses. Herkeste işe yaramıyor ama yarayanda çok yarıyor.
Dikkat dağınıklığı
Dış uyaranların dikkati kolayca çekmesi. Dikkatsizlikten farkı şu: burada dikkat yok değil, sürekli başka yere gidiyor.
Dikkat eğitimi
Dikkati alıştırmalarla güçlendirme çalışmaları. Alıştırmanın kendisinde gelişme oluyor, gündelik hayata aktarımı ise sınırlı kalıyor.
Dikkat kalıntısıAttention residue
Bir işten diğerine geçtikten sonra zihnin bir kısmının önceki işte kalması. Bildirime bakıp geri döndüğünde metnin başına dönmen bu yüzden. Kalıntı özellikle yarım bırakılan işlerde uzun sürüyor, o yüzden ara vermek yerine küçük bir parçayı bitirip kalkmak daha ucuz.
Dikkat kayması
Odağın istem dışı başka bir yere atlaması. Kaymanın kendisi normal, sorun geri dönüşün gecikmesi.
Dikkatsizlik
Ayrıntıların kaçması, yönergelerin yarım kalması, eşyaların kaybolması. Tanı ölçütlerinin ilk kümesi ve yetişkinlikte en kalıcı olanı.
Dinlerken kaçırma
Karşıdaki konuşurken bir noktada zihnin gitmesi ve gerisini duymamak. İlgisizlik değil, dikkatin istem dışı kayması.
Disforik reddedilme duyarlılığıRSD
Reddedilme, eleştiri ya da hayal kırıklığı ihtimaline karşı orantısız ve ani bir acı tepkisi. Cevapsız bir mesaj, tonu değişmiş bir cümle yeterli oluyor. Şiddeti fiziksel bir sarsıntı gibi hissedilebiliyor ve genelde çabuk geçiyor, ama geçene kadar verilen kararlar kalıcı olabiliyor. Resmî bir tanı başlığı değil, yaygın bir tarif.
Disgrafi
Yazma sürecinde yaşanan güçlük. El yazısı, düzen ve düşünceyi kağıda dökme hızını etkiliyor.
Diskalkuli
Sayılarla ve sayısal ilişkilerle çalışmada güçlük. Zaman ve para yönetimini ayrıca zorlaştırıyor.
Disleksi
Okuma ve yazmayı çözümlemede güçlük. DEHB'yle karışabiliyor çünkü ikisinde de okuma yavaş ve yorucu.
DispraksiGelişimsel koordinasyon bozukluğu
Hareketleri planlama ve yürütmede güçlük. Sakarlık olarak geçiştiriliyor ama gündelik işleri gerçekten yavaşlatıyor.
DistimiSüregen depresif bozukluk
Uzun süreli, daha hafif ama kalıcı çökkünlük. Kişi genelde bunu kendi karakteri sanıyor.
Diyalektik davranış terapisiDBT
Duygu düzenleme ve sıkıntıya dayanma becerileri öğreten yapılandırılmış program. DEHB'nin duygusal tarafında kullanılıyor.
Doğada zaman
Yeşil alanda geçirilen sürenin dikkat üzerindeki toparlayıcı etkisi. Küçük ama tekrarlanabilir bulgular var.
Doğum öncesi risk etkenleri
Gebelikte sigara, alkol ve bazı zorlanmaların DEHB riskiyle ilişkilendirilmesi. İlişki var, doğrudan neden olduğu gösterilmiş değil.
Dopamin
Beynin ödül ve motivasyon sisteminde çalışan bir haberci molekül. "Mutluluk hormonu" değil, "bunu yapmaya değer" sinyali. DEHB'de bu sinyalin işlenmesi farklı çalıştığı için sıkıcı ama önemli işler yeterince çekici görünmüyor, yeni ve hızlı olan ise fazlasıyla çekici oluyor.
Dopamin açlığı
Ödül sinyalinin yetmediği hissi. Sıkıntı, huzursuzluk ve anlamsız kaydırma bu halin belirtileri.
Dopamin menüsü
Önceden hazırlanmış, işe yarayan uyaran listesi. Sıkıştığında ne yapacağını o an düşünmek zorunda kalmamak için.
Dopamin oruç
Uyaranlardan bilerek uzak durma denemesi. Popüler bir kavram; bilimsel dayanağı iddia edildiği kadar güçlü değil.
Dopamin taşıyıcısı
Dopamini sinaptik aralıktan geri çeken protein. DEHB genetiği araştırmalarında sık incelenen hedeflerden biri.
Doz aşımı riski
Reçetelenenden fazla alınmasının tehlikesi. Uyarıcılar kalp ve kan basıncını etkilediği için doz kendi başına artırılmıyor.
DSM-5
Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı el kitabı. DEHB ölçütleri burada tanımlanıyor ve belirtilerin on iki yaşından önce başlamış olması aranıyor.
Duş direnci
Duş almanın ya da diş fırçalamanın orantısız zor gelmesi. Çok adımlı, duyusal olarak yüklü ve ödülü gecikmeli olduğu için.
Duvar
Bir işin önünde aniden çarpılan görünmez engel. Mantıklı bir sebebi yok, yine de geçilemiyor.
Duygu adlandırma
Hissedileni kelimeye dökmek. Basit görünüyor ama duygunun şiddetini ölçülebilir biçimde düşürüyor.
Duygu ataleti
Bir duyguya girdikten sonra çıkamamak. Öfke ya da üzüntü kendi kendine sönmüyor, dışarıdan bir müdahale gerekiyor.
Duygu durum düzensizliği bozukluğu
Çocuklarda sık ve şiddetli öfke patlamalarıyla giden tablo. Bipolar bozukluğun aşırı tanısını azaltmak için tanımlandı.
Duygu düzenleme
Bir duyguyu hissetmekle o duyguya göre davranmak arasındaki mesafe. DEHB'de duygular daha az değil, daha hızlı ve daha yüksek geliyor, inmesi de uzun sürüyor. Sık sık gözden kaçıyor çünkü tanı ölçütlerinin başlığında yok, ama yaşayanların çoğu en zorlayıcı kısım olarak bunu söylüyor.
Duygu yoğunluğu
Duyguların herkeste olduğundan daha yüksek şiddette yaşanması. Sevinç de öfke de aynı ölçüde büyük geliyor.
Duygusal dalgalanma
Ruh halinin gün içinde hızla değişmesi. Bipolar bozukluktan ayrımı süre: burada saatler, orada günler ve haftalar.
Duygusal geçirgenlik
Çevredeki duygudan hızla etkilenmek. Ortamdaki gerginlik doğrudan bedene geçiyor.
Duygusal taşkınlıkEmosyonel disregülasyon
Duygunun hızla yükselip davranışı ele geçirmesi. Tanı ölçütlerinde yok ama yaşayanların çoğu en zorlayıcı kısım olarak bunu söylüyor.
Duygusal yeme
Açlık dışındaki sebeplerle yemeye yönelmek. Sıkıntı ve huzursuzluk anlarında hızlı bir dopamin kaynağı işlevi görüyor.
Duyusal aşırı yüklenme
Ses, ışık, kalabalık ve dokunma gibi girdilerin aynı anda tolere edilemez hale gelmesi. Market, açık ofis ve toplu taşıma sık tetikleyici. Sonuç dışarıdan huysuzluk gibi görünen bir kaçma isteği. Kulaklık ve ara vermek çare değil ama gerçekten işe yarıyor.
Dürtüsel harcama
Planlanmamış ve genelde sonradan pişman olunan alışveriş. İnternet alışverişinin tek tuşa inmesi bu davranışı ciddi biçimde artırıyor.
Dürtüsellik
Düşünmeden önce yapmak ya da söylemek. Sözü kesmek, sepeti doldurmak, işten istifa etmeyi bir anda ciddi ciddi düşünmek. Fren yok değil, geç geliyor: eylem başladıktan sonra devreye giriyor. Bu yüzden en iyi çözüm iradeyi artırmak değil, araya fiziksel bir gecikme koymak.
Düşük öz saygı
Kendine dair değer duygusunun düşük olması. DEHB'nin doğrudan belirtisi değil, tedavi edilmemiş yılların sonucu.
Düşünce yarışı
Düşüncelerin birbirini yetiştirmesi ve durmaması. Özellikle yatağa girince artıyor ve uykuyu geciktiriyor.

E

E-posta felci
Gelen kutusunun bakılamayacak kadar dolması. Her açış yeni bir karar yığını olduğu için kutu tamamen terk ediliyor.
Ebeveynleşme
Partnerin bakım veren rolüne sıkışması. İki taraf için de yıpratıcı ve ilişki terapisinde en sık çalışılan konu.
EEG
Beynin elektriksel etkinliğinin kaydı. DEHB'de araştırma aracı olarak kullanılıyor; tanı testi olarak kabul görmüyor.
Egzersiz etkisi
Düzenli hareketin dikkat ve ruh hali üzerindeki olumlu etkisi. Etkisi gerçek ama ilaç tedavisinin yerini tutmuyor.
Ek süre
Sınavda verilen fazladan zaman. İşlem hızı ve dikkat dalgalanmasının etkisini dengelemek için.
Ekran süresi
Ekran karşısında geçirilen zaman. DEHB'ye yol açtığı gösterilmiş değil ama belirtileri belirginleştirebiliyor.
Eliminasyon diyeti
Belirli gıdaları çıkararak belirtileri izleme yaklaşımı. Küçük bir alt grupta etkisi bildiriliyor, genel bir öneri değil.
En uygun uyarım
Kişinin en iyi çalıştığı uyaran düzeyi. DEHB'de bu düzey yüksek, o yüzden sessiz ve boş bir ortam bazen odaklanmayı kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyor.
Endikasyon dışı kullanımOff-label
Bir ilacın onaylı kullanım alanı dışında reçetelenmesi. Yasal ve yaygın, ama gerekçesi hekim tarafından kurulmalı.
Endofenotip
Belirti ile gen arasında duran, ölçülebilir ara özellik. Örneğin tepki süresi değişkenliği.
Enerji bütçesi
Günlük enerjiyi sınırlı bir kaynak gibi planlamak. Kronik hastalık alanından geliyor, DEHB'de de karşılık buluyor.
Enerji vampiri iş
Kısa sürdüğü halde orantısız enerji tüketen görev. Telefon açmak, form doldurmak, itiraz yazmak.
Epigenetik
Gen dizisi değişmeden gen etkinliğinin düzenlenmesi. Çevrenin biyolojiye nasıl geçtiğini açıklayan alanlardan biri.
Erişilebilirlik
Bir hizmetin ya da ortamın herkes tarafından kullanılabilir olması. Bilişsel erişilebilirlik, DEHB açısından en çok ihmal edilen boyut.
Erken doğum
Zamanından önce doğmanın DEHB riskini artırdığına dair bulgular. Risk yükseliyor ama çoğu erken doğan çocukta DEHB gelişmiyor.
ErtelemeProkrastinasyon
Yapılması gereken şeyi, sonucunun kötü olacağını bile bile sonraya bırakmak. Tembellikle karışıyor ama tersi: genelde işin önemi çok iyi biliniyor, o yüzden de yaklaşmak zor. Altında sıkıcılık, belirsizlik ya da başarısızlık korkusu yatıyor.
Ertelemeli uyku
Uykuya gitmeyi bilinçli olarak geciktirmek. Gün içinde kendine ait vakit kalmadığında geceyi bırakmak istememe hali.
Esnek çalışma saati
İşe başlama ve bitirme saatinin kişiye bırakılması. Odak penceresi sabah dışına düşen kişilerde belirleyici.
Eşik altı DEHB
Tanı ölçütlerini tam karşılamadığı halde belirgin zorluk yaşamak. Destek ihtiyacı gerçek, tanı kutusu dar kalıyor.
Eşlikçi çalışmaBody doubling
Yanında biri varken çalışmak. Kişi sana yardım etmiyor, hatta başka bir iş yapıyor, sadece orada. Nedeni tam bilinmiyor ama etkisi güçlü: başlamak kolaylaşıyor, dağılınca geri dönmek hızlanıyor. Görüntülü aramayla ya da sessiz bir çalışma odasında da işe yarıyor.
Eşya kaybetme
Anahtar, telefon, cüzdan gibi şeyleri sürekli yerinden edip bulamamak. Nesne kalıcılığı ve otomatikleşme eksikliğinin birlikte ürettiği sonuç.
Etki başlangıcı
İlacın etkisinin hissedilmeye başladığı süre. Uyarıcılarda dakikalarla, uyarıcı olmayanlarda haftalarla ölçülüyor.
Etki büyüklüğü
Bir tedavinin ne kadar fark yarattığının sayısal ölçüsü. "İstatistiksel olarak anlamlı" ile "hayatta fark ediliyor" arasındaki farkı gösteriyor.
Etki süresi
İlacın işe yaradığı toplam zaman. Günün hangi saatlerinin kapsanacağını belirlediği için doz planında merkezî.
Etkin doz
Belirtileri kabul edilebilir yan etkiyle azaltan doz. Kiloya göre değil, yanıta göre bulunuyor.
Etkinlik planlaması
Günü önceden somut etkinliklere bölmek. Boş zamanın kendiliğinden dolmasını engelliyor.
Ev için hazır konum
Her eşyanın sabit ve görünür bir yeri olması. Nesne kalıcılığı zayıfken en çok işe yarayan düzenleme ilkesi.
Ev yönetimi
Evin işleyişini sürdüren görünmeyen işler bütünü. Tek tek küçük, toplamı tam zamanlı bir işe denk.
Evrensel tasarım
Baştan herkesin kullanabileceği biçimde tasarlamak. Sonradan düzenleme yapma ihtiyacını azaltıyor.

F

Farkındalık temelli yaklaşımMindfulness
Dikkati şimdiye getirme alıştırmaları. DEHB'de küçük ama gerçek bir etki gösteriyor; klasik uzun oturma biçimi herkese uymuyor.
Filtresiz konuşma
Aklına geleni söylemek. Samimi bulunabiliyor ama iş ortamında ya da hassas konularda pahalıya patlıyor.
Fiziksel huzursuzluk
Bedende biriken ve boşalması gereken enerji hissi. Hareket etmek geçici olarak rahatlatıyor.
Fonolojik döngü
Çalışma belleğinin sesli bilgiyi tekrar ederek tutan bölümü. Telefon numarasını mırıldanarak akılda tutmak bu.

G

Gebelikte tedavi
Gebelik ve emzirme döneminde ilaç kullanımının yarar ve risk dengesi. Karar tamamen hekimle birlikte veriliyor.
Geç tanı
Tanının yetişkinlikte konması. Özellikle kadınlarda ve dikkatsiz tür baskın olanlarda yaygın; öncesinde uzun bir kendini suçlama dönemi oluyor.
Geçiş güçlüğü
Bir işten diğerine geçememek. Bitmiş bir işten kalkmak da, başlamamış bir işe oturmak da aynı direnci veriyor. Arada geçen ölü zaman genellikle telefonda kayboluyor. Küçük bir ara ritüel, mesela ayağa kalkıp su almak, geçişi işaretlediği için yardımcı oluyor.
Geçiş maliyetiSwitch cost
İki iş arasında gidip gelirken kaybedilen süre ve doğruluk. Ölçülebilir bir kayıp, hissedilenden büyük.
Geçiş ritüeli
İki iş arasına konan küçük ve sabit davranış. Geçişi işaretlediği için beklemede kaybolan zamanı azaltıyor.
Gelecekteki ben
Bugünkü işleri devrettiğin hayalî kişi. Ona her zaman fazla güveniliyor ve o hep aynı kişi çıkıyor.
Gelişimsel öykü
Çocukluktan bugüne belirtilerin izini sürmek. Karne yorumları, aile anlatısı ve eski anılar bu yüzden isteniyor.
Gelişimsel travma
Çocuklukta uzun süreli olumsuz yaşantıların gelişim üzerindeki etkisi. Belirtileri DEHB ile örtüşebiliyor ve ayrım uzmanlık istiyor.
Gen çevre etkileşimi
Genetik yatkınlığın çevre koşullarıyla birlikte sonuç üretmesi. Yatkınlık kader değil, ortam da yazıyor.
Genom çapında ilişkilendirmeGWAS
Binlerce kişide genom taranarak yapılan ilişki araştırması. DEHB için birden çok bölge belirlendi, hiçbiri tek başına belirleyici değil.
Geri alım
Salınan habercinin hücreye geri çekilmesi. Uyarıcı ilaçlar bu geri çekilmeyi yavaşlatarak sinyali uzatıyor.
Geri tepmeRebound
İlacın etkisi bitince belirtilerin kısa süre için belirginleşmesi. Genelde akşamüstü görülüyor ve doz planıyla yönetiliyor.
Geriye dönük bellek
Geçmişte olan bir şeyi hatırlamak. DEHB'de genellikle sağlam; sorun bilgiyi kaydetmekte değil, doğru anda çağırmakta.
Gıda boyası tartışması
Bazı katkı maddelerinin hareketliliği artırabileceği yönündeki bulgular. Etki küçük ve herkeste görülmüyor.
Giriş noktası
Eve girer girmez eşyaların bırakıldığı sabit yer. Anahtar ve cüzdan kaybının önündeki tek etkili engel.
Gizli DEHB
Dışarıdan tamamen düzenli görünen kişide durumun fark edilmemesi. Maskeleme ve yüksek zekanın birlikte ürettiği görünüm.
Görev başlatma
İşin ilk hareketini yapabilmek. Yürütücü işlevlerin en çok tökezlediği yeri: her şey hazır, hiçbir şey başlamıyor.
Görev bozan görev
Yapılacak işin önüne çıkan ve onu imkansız kılan başka bir küçük iş. Bulaşık yıkamak için lavaboyu boşaltmak gerekmesi gibi.
Görev bölme
Büyük işi başlanabilir parçalara ayırmak. Parçanın "saçma derecede küçük" olması gerekiyor, yoksa aynı direnç geri geliyor.
Görev felciKilitlenme, Task paralysis
Ne yapacağını tam olarak bildiğin halde başlayamamak. Dışarıdan isteksizlik gibi görünüyor, içeriden ise donma gibi hissediliyor: beden hareket etmiyor. İşi saçma derecede küçük bir ilk adıma bölmek, mesela sadece dosyayı açmak, kilidi çoğu zaman açıyor.
Görev seti
Bir işi yaparken zihnin aldığı ayar. Görev değiştirince bu ayarın da değişmesi gerekiyor ve asıl maliyet orada.
Görev sürdürme
Başlanan işte kalabilmek. Başlatma engeli aşıldıktan sonra ikinci engel bu ve genelde daha az konuşuluyor.
Görev yığılması
Ertelenen işlerin üst üste binmesi. Belli bir sayıdan sonra yığının kendisi başlamanın önündeki en büyük engel oluyor.
Görsel mekansal kopya
Çalışma belleğinin görüntü ve konum tutan bölümü. Bir eşyanın nereye konduğunu hatırlamak buraya bağlı.
Görünmeyen emek
Ev ve ilişki yönetiminin akılda tutulan kısmı. Kim ne zaman ne yapacak sorusunu taşımak, işi yapmaktan yorucu olabiliyor.
Görünmez iş
Yapıldığında fark edilmeyen, yapılmadığında hemen görülen işler. Ev ve bakım işlerinin çoğu böyle.
Görünür depolama
Eşyaları kapalı yerine açık ya da şeffaf saklamak. Nesne kalıcılığı zayıfken düzenin kalıcılığını belirleyen tercih.
Görünür sayaç
Geçen zamanı gözle görünür kılan araç. Kum saati ya da renkli süre göstergesi, dijital rakamdan daha etkili olabiliyor.
Guanfasin
Uyarıcı olmayan bir seçenek. Özellikle dürtüsellik ve duygu düzenleme tarafında kullanılıyor, tek başına ya da uyarıcıya ek olarak.
Güçlü yanlar bakışı
Durumu yalnızca eksiklikle değil, getirdikleriyle de tanımlamak. Yaratıcılık, kriz anında soğukkanlılık, alışılmadık bağlantılar kurma.
Gün sonu sıfırlama
Günü kısa bir toparlama ile bitirmek. Ertesi güne temiz bir başlangıç yüzeyi bırakıyor.

H

Hafıza dışsallaştırma
Hatırlamayı tamamen kağıda ve cihaza devretmek. DEHB'de tavsiye değil, temel strateji.
Haftalık gözden geçirme
Haftada bir tüm açık işleri tek yerde toplama alışkanlığı. Kapanmamış döngüleri zihinden kağıda aktarıyor.
Hareket molası
Ders arasında planlı kısa hareket. Dikkati toplamak için ceza değil, ihtiyaç olarak kuruluyor.
Hata izleme
Yaptığın hatayı anında fark etme mekanizması. DEHB'de sinyal daha zayıf, o yüzden düzeltme gecikiyor.
Hayır diyememe
İstenen her şeyi kabul etmek. Reddedilme duyarlılığı ve anlık ödül arayışı birlikte çalışınca ortaya çıkıyor.
Hazırlık kutusu
Sık yapılan bir iş için gereken her şeyin tek yerde durması. Başlamadan önceki toplama aşamasını ortadan kaldırıyor.
Hedef belirti
Tedaviyle iyileşmesi beklenen belirli davranış. "Daha iyi olmak" değil, "toplantıda söz kesmemek" gibi somut bir hedef.
Her şey ya da hiç
Tam yapamıyorsam hiç yapmam düşüncesi. Yarım yapılan işin değerini görünmez kılıyor.
Hiperaktivite
Aşırı hareketlilik. Çocuklukta gövdede görülüyor, yetişkinlikte çoğu kişide içeri taşınıyor: ayak sallamak, sürekli konum değiştirmek, zihni durduramamak. Dışarıdan sakin görünen biri de hiperaktif olabiliyor, bu yüzden tanı gecikiyor.
HiperodakHiperfokus
Bir şeye o kadar dalmak ki zamanın, açlığın ve çevrenin kaybolması. DEHB'nin en sık yanlış anlaşılan tarafı: "demek ki odaklanabiliyorsun" deniyor. Mesele odaklanamamak değil, odağın nereye gideceğini seçememek. Verimli de olabiliyor, on saat sonra su içmemiş olmak da.
Hobi mezarlığı
Başlanıp bırakılan uğraşların ve alınıp kullanılmayan malzemelerin birikmesi. Merak gerçek, sürdürme mekanizması eksik.
Huzursuz bacak sendromu
Bacaklarda hareket ettirme dürtüsü yaratan rahatsızlık. Uykuyu bozuyor ve DEHB ile birlikteliği biliniyor.
Hüsran toleransı
İstediğin olmadığında dayanabilme kapasitesi. Düşük olduğunda küçük engeller orantısız tepki üretiyor.

I

ICD-11
Dünya Sağlık Örgütü'nün hastalık sınıflandırması. DEHB'yi benzer biçimde tanımlıyor, bazı ayrıntılarda DSM'den ayrılıyor.

İ

İçsel huzursuzluk
Yerinde duramama hissinin gövdeden çok içeride yaşanan hali. Motor çalışıyor ama araç park halinde. Dinlenmeyi zorlaştırıyor: oturmak rahatlatmıyor, hatta artırıyor. Yürümek, elde bir şey çevirmek ya da çalışırken hareket etmek bu enerjiyi düşürüyor.
İçsel konuşma
Kendi kendine sessizce konuşarak davranışı yönlendirmek. Barkley kuramında yürütücü işlevlerin merkezinde; DEHB'de gelişimi gecikiyor.
İçselleştirilmiş damgalanma
Dışarıdan gelen olumsuz yargıyı benimsemek. "Ben zaten böyleyim" cümlesinin arkasındaki mekanizma.
İki dakika kuralı
İki dakikadan kısa süren işi hemen yapmak. Liste şişmesini önlemek için önerilmiş; DEHB'de asıl işlevi başlama eşiğini düşürmek.
İki ortam kuralı
Belirtilerin en az iki farklı ortamda görülmesi gerekliliği. Sorunun tek bir ortamın koşullarından kaynaklanmadığını göstermek için.
İkinci beyin
Notların ve sistemlerin bellek yerine geçtiği düzen. Kavram genel üretkenlik alanından geliyor, DEHB'de daha zorunlu.
İkinci görüş
Başka bir hekime danışmak. Tanıdan ya da tedaviden emin olunmadığında meşru ve yaygın bir adım.
İlaç almayı unutma
Tam da hatırlamayı sağlayacak ilacı hatırlayamamak. DEHB tedavisinin en bilinen ironisi ve dış hatırlatıcı gerektiren tipik örnek.
İlaç etkileşimi
İki ilacın birbirinin etkisini değiştirmesi. Kullanılan her şeyin, bitkisel ürünler dahil, hekime söylenmesi gerekiyor.
İlaç tatili
Tedaviye planlı ara vermek. Bazı durumlarda hafta sonu ya da tatilde uygulanıyor; herkese uygun değil ve kendi başına yapılmıyor.
İlgi patlaması
Bir konuya aniden ve yoğun bağlanmak. Haftalarca her şeyi öğrenip sonra bir daha dönmemek.
İlgi sönümü
İlişkideki yenilik bitince ilginin düşmesi. Duygunun yok olması değil, uyarımın azalması; bunu ayırt etmek ilişkiyi kurtarabiliyor.
İlişki asimetrisi
Bir tarafın sürekli hatırlatan ve düzenleyen konuma geçmesi. Zamanla eşitlik yerine ebeveyn-çocuk dinamiği kuruluyor.
İntikam uykusuzluğuRevenge bedtime procrastination
Güne hükmedememenin karşılığını geceden alma davranışı. Ertesi günü bilerek feda etmek pahasına.
İş tanımı uyumu
İşin gerektirdiklerinin kişinin güçlü yanlarıyla örtüşmesi. DEHB'de doğru işi seçmek, yanlış işte iyileşmeye çalışmaktan etkili.
İşlevsel görüntülemefMRI
Beyin bölgelerinin çalışırken izlenmesi. Grup ortalamalarında fark gösteriyor, tek kişide tanı koymuyor.
İşlevsellik kaybı
Belirtilerin okulda, işte ya da ilişkilerde gerçek bir zarara yol açması. Tanının olmazsa olmazı: belirti tek başına yetmiyor.
İştah baskılanması
Uyarıcıların en sık yan etkisi. Öğün saatlerini ilaç saatine göre kurmak yaygın bir çözüm ama karar hekimle veriliyor.
İşyeri düzenlemesi
Çalışma koşullarının kişiye göre uyarlanması. Sessiz alan, esnek saat, yazılı talimat, kulaklık izni.
İyi gün kötü gün
Performansın günden güne büyük fark göstermesi. Planlamayı zorlaştırıyor çünkü hangi günün hangisi olacağı önceden bilinmiyor.
İyi niyetli yanlış bilgi
Yardım etmek isteyen kişilerin yaydığı hatalı bilgi. DEHB alanında en yaygın bilgi kirliliği kaynağı.
İyileşme ölçütü
Tedavinin başarılı sayılması için hangi değişimin aranacağı. Ölçekteki puan değil, gündelik hayattaki fark esas alınıyor.
İzlem görüşmesi
Tedavi başladıktan sonra düzenli aralıklarla yapılan kontrol. Doz ve yan etki ayarı burada yapılıyor.

J

Jeton sistemiToken ekonomi
Küçük davranışların puanla ödüllendirildiği sistem. Okulda ve evde uygulanıyor, ödülün sık ve görünür olması şart.

K

Kabul ve kararlılık terapisiACT
Rahatsız edici düşünceyi ortadan kaldırmak yerine onunla birlikte değere göre davranmayı çalışan yaklaşım.
Kaçınma
Zorlayan işi düşünmemek için başka bir şeye sığınmak. Ertelemeden farkı şu: erteleme zamanı geciktiriyor, kaçınma konuyu zihinden siliyor. Faturayı açmamak, sonucu okumamak, o klasörü hiç görmemek. Rahatlatıyor ve tam olarak bu yüzden büyüyor.
Kadınlarda gözden kaçma
Kız çocuklarında belirtilerin daha az dışa vurulduğu için fark edilmemesi. Hareketlilik yerine dalgınlık ve iç huzursuzluk öne çıkıyor.
Kafein
Hafif uyarıcı etkili yaygın madde. DEHB'de bazı kişiler kendiliğinden kullanıyor; reçeteli tedavinin yerini tutmuyor ve uykuyu bozabiliyor.
Kağıt işleri
Resmî evrak, başvuru ve form süreçleri. Çok adımlı, gecikmeli ödüllü ve belirsiz oldukları için DEHB'de en çok ertelenen iş türü.
Kağıt yığını
Ne atılabilen ne dosyalanabilen evrak birikintisi. Karar gerektiren her kağıt yığında bekliyor.
Kalıntı belirti
Tedaviyle azalan ama tamamen geçmeyen belirtiler. Beklenen bir durum; hedef sıfırlamak değil, işlevi geri kazanmak.
KalıtımHerediter geçiş
Bir özelliğin aileden aktarılması. DEHB en yüksek kalıtımlı ruhsal durumlardan biri, tahminler yüzde yetmiş beş civarında.
Kalp izlemi
Uyarıcı başlanmadan önce ve sırasında nabız ve tansiyonun takibi. Rutin bir güvenlik adımı.
Kanıta dayalı tedavi
Araştırmalarla etkisi gösterilmiş yöntemleri tercih etme yaklaşımı. DEHB'de ilaç ve davranışsal müdahaleler bu kapsamda.
Kapanış körlüğü
Bir işin bittiğini fark edememek ve gereksiz yere devam etmek. Hiperodakla birlikte sık görülüyor.
Kapanış listesi
İş gününü bitirmek için yapılan sabit kontrol. Açık döngüleri kapattığı için akşamın zihinsel yükünü düşürüyor.
Kapanmamış döngü
Bitmemiş işin zihinde yer kaplamaya devam etmesi. Zeigarnik etkisi olarak da geçiyor; DEHB'de açık döngü sayısı yüksek olduğu için yük ağırlaşıyor.
Kapı eşiği etkisi
Odadan çıkınca ne için gittiğini unutmak. Ortam değişimi çalışma belleğini sıfırlıyor; herkeste olan bir şey, DEHB'de daha sık.
Kariyer zigzagı
Sık iş ve alan değiştirme. Kararsızlık olarak okunuyor ama genelde uyarım arayışının ve uyumsuz işlerin sonucu.
Karşılaştırma tuzağı
Kendi zorluğunu başkasının görünen haliyle ölçmek. Herkesin telafi stratejileri gizli olduğu için ölçüm baştan yanlış.
Karşıt olma karşı gelme bozukluğu
Otoriteye sürekli direnç ve öfke örüntüsü. Çocukluk DEHB'sine en sık eşlik eden davranış tablolarından biri.
Kaygı
Gelecekteki bir tehlikeye karşı tetikte olma hali. DEHB'ye en sık eşlik eden durum ve bazen DEHB'nin üstünü örtüyor.
Kendi kendine ilaçlama
Belirtileri hafifletmek için maddeye yönelmek. Kafein, nikotin, alkol ya da başka maddeler. Tanı almamış kişilerde yaygın bir örüntü.
Kendi kendine tanı
Kişinin okuduklarına dayanarak kendini tanımlaması. Değerlendirmeye gitmek için iyi bir başlangıç, tedavi için yeterli değil.
Kendine yönerge verme
Adımları sesli ya da içten söyleyerek işi yürütmek. Terapide öğretilen ve çalıştığı gösterilmiş bir teknik.
Kendini savunmaÖz savunuculuk
İhtiyacını açıkça isteyebilmek. Okulda ve işte düzenleme almanın ön koşulu.
Ketlemeİnhibisyon
Otomatik gelen tepkiyi durdurabilme. Yürütücü işlevlerin temel taşı ve DEHB kuramlarının çoğu asıl eksikliği burada arıyor.
Kıpırdanma
Ayak sallamak, kalem çevirmek, oturduğu yerde sürekli konum değiştirmek. Hareket dikkati bozmuyor, çoğu zaman topluyor.
Kıpırdatma aracıFidget
Elde çevrilen küçük nesne. Bazı kişilerde dikkati topluyor, bazılarında yeni bir dikkat dağıtıcı oluyor.
Kısa etkili
Etkisi birkaç saat süren ilaç biçimi. Gün içinde tekrar alınması gerekiyor ve hangi saatte etki istendiği ayarlanabiliyor.
Kısa fitil
Öfkenin çabuk parlaması. Genelde hızla da geçiyor ama o arada söylenenler kalıcı olabiliyor.
Kimlik dağınıklığı
Farklı ortamlarda çok farklı biri gibi hissetmek. Maskeleme uzun sürdüğünde hangi halin kendine ait olduğu bulanıklaşıyor.
Kimlik olarak DEHB
Durumu bir hastalıktan çok kimliğin parçası olarak görmek. Topluluk içinde yaygın; herkesin benimsediği bir yaklaşım değil.
Kişi öncelikli dil
"DEHB'li kişi" yerine "DEHB ile yaşayan kişi" demek. Kimliği tanıya indirgememek için. Kimin hangi ifadeyi tercih ettiği değişiyor.
Kişilik bozukluğu
Uzun süreli ve yaygın davranış örüntülerinin işlevi bozduğu durumlar. Bazıları DEHB ile karışabiliyor.
Klonidin
Guanfasine benzer mekanizmalı bir başka uyarıcı olmayan ilaç. Uyku ve tik tablolarında da gündeme gelebiliyor.
Kombine tedavi
İlacın terapi ya da beceri eğitimiyle birlikte yürütülmesi. Uzun vadede tek başına ilaçtan daha iyi sonuç veriyor.
KomorbiditeEşlik eden durumlar
Aynı kişide birden fazla durumun birlikte bulunması. DEHB tek başına seyrek geliyor: kaygı, depresyon, öğrenme güçlükleri ve uyku sorunları sık eşlik ediyor. Önemi şurada: yalnızca birine bakıp diğerini atlamak tedaviyi de yanlış yere yönlendiriyor.
Konu atlama
Konuşurken bir konudan başkasına köprüsüz geçmek. Konuşan için bağlantı açık, dinleyen için kopuk.
Konuşma tekeli
Sohbeti farkında olmadan doldurmak. Heyecan ve unutma korkusu birlikte çalışıyor.
Kör nokta eşyası
Görüş alanında olduğu halde fark edilmeyen nesne. Aranan şeyin masanın üstünde çıkması bu.
Kötüye kullanım
İlacın tedavi dışı amaçla kullanılması. Reçeteli ve izlenen kullanımda risk düşük; asıl risk ilacın başkasına verilmesinde.
Kriz performansı
Acil durumlarda beklenmedik biçimde iyi çalışabilme. Bazı meslek seçimlerini açıklıyor ve sürdürülebilir bir çalışma biçimi değil.
Kronik gecikme
Niyeti olduğu halde sürekli geç kalmak. Zaman körlüğü ve son dakikaya sığdırma alışkanlığının birleşimi.
Kutu yöntemi
Toplanamayan eşyaları geçici bir kutuya alıp sonra ayıklamak. Mükemmel düzen yerine yaşanabilir düzen hedefliyor.
Küçük iş yanılgısı
Beş dakikalık bir işin haftalarca ertelenmesi. Süre kısa, başlama eşiği yüksek; ikisi ayrı şeyler.
Küçük zafer
Dışarıdan önemsiz görünen ama aşılması gerçekten zor olan adım. Telefonu açmak, formu göndermek, duş almak.

L

Lisdeksamfetamin
Vücutta işlendikten sonra etkin hale gelen bir amfetamin türevi. Etkisi yavaş başlıyor ve uzun sürüyor.

M

Madde kullanım bozukluğu
Alkol ya da madde kullanımının kontrolden çıkması. DEHB'de risk yüksek; tedavi edilmiş DEHB bu riski azaltıyor.
Makul düzenleme
Kişinin eşit koşullarda çalışabilmesi için yapılan uyarlamalar. Ayrıcalık değil, eşitleme aracı.
Maruz bırakma
Kaçınılan durumla kademeli olarak yüzleşme. Kaygı tedavisinden geliyor, DEHB'de kaçınma davranışında kullanılıyor.
MaskelemeMasking
Belirtileri gizlemek için sürekli çaba harcamak. Not tutuyormuş gibi yapmak, herkesten yarım saat erken çıkmak, dağınıklığı kimseye göstermemek. Kısa vadede işe yarıyor, uzun vadede pahalı: dışarıdan sorun görünmediği için destek gelmiyor, yorgunluk ise birikiyor.
Melatonin
Karanlıkla salgılanan ve uykuya geçişi haber veren hormon. DEHB'de salınımı geç başlayabiliyor.
Menopoz dönemi
Östrojen düşüşünün dikkat ve bellek üzerindeki etkisi. Bazı kadınlarda DEHB belirtileri bu dönemde belirginleşiyor.
Merkezi yönetici
Çalışma belleğinin dikkati paylaştıran yönetim katmanı. Baddeley modelinin merkezinde ve DEHB tartışmalarının çoğu buraya bakıyor.
Meta analiz
Aynı konudaki çok sayıda çalışmayı birleştirip ortak sonuç çıkarma yöntemi. Tek bir çalışmanın yanıltıcılığını azaltıyor.
Metilfenidat
DEHB'de en yaygın kullanılan uyarıcı etken madde. Dopamin ve noradrenalinin geri alımını yavaşlatarak çalışıyor. Kısa ve uzun etkili biçimleri var.
Migren
Tekrarlayan ve şiddetli baş ağrısı atakları. DEHB ile birlikteliği çalışmalarda bildiriliyor.
Mikro yönetim
Her adımın yakından denetlenmesi. Yapı sağlıyormuş gibi görünüyor ama özerkliği düşürdüğü için genelde ters tepiyor.
Motivasyonel görüşme
Kişinin değişim isteğini kendi içinden çıkarmayı hedefleyen konuşma yöntemi. İkna etmeye çalışmıyor.
Mükemmeliyetçilik
Kusursuz olmayanı yapmamayı tercih etmek. DEHB'de ertelemenin en sık gizlenen sebeplerinden biri.

N

Nesne kalıcılığı
Görünmeyen şeyin var olmaya devam ettiğini akılda tutmak. DEHB'de nesnelere ve işlere karşı zayıflıyor: dolaba giren yiyecek yok oluyor, çekmeceye giren fatura ödenmemiş sayılmıyor bile. Şeffaf kutular, açık raflar ve görünür listeler bu yüzden süs değil, sistem.
Nikotin
Dikkat üzerinde kısa süreli etkisi olan bağımlılık yapıcı madde. DEHB'de sigara kullanımının yüksek olmasının sebeplerinden biri sayılıyor.
Niyet kartı
Ne yapılacağının göz hizasında yazılı durması. Hatırlamayı belleğe değil görüş alanına bırakıyor.
Niyet-davranış boşluğu
İstemekle yapmak arasındaki mesafe. DEHB'nin merkezindeki sorun bu ve motivasyonla kapanmıyor, yapıyla kapanıyor.
Noradrenalin
Uyanıklık, dikkat ve tepki hazırlığında rol alan haberci. DEHB ilaçlarının önemli bir kısmı bu sistem üzerinden çalışıyor.
Not tutma desteği
Ders notlarının önceden verilmesi ya da kaydedilmesine izin verilmesi. Dinlemekle yazmak aynı anda zorlandığında.
Nöroçeşitlilik
İnsan beyninin tek bir doğru modeli olmadığı, farklılıkların da çeşitliliğin parçası olduğu görüşü. DEHB ve otizm gibi durumları yalnızca eksiklik üzerinden tanımlamıyor. Zorlukları yok saymıyor, onları kişinin ve ortamın uyumsuzluğu olarak da okuyor.
Nörodivergent
Yaygın örüntünün dışında işleyen zihin. DEHB, otizm, disleksi gibi durumları kapsayan şemsiye ifade.
Nörofeedback
Beyin dalgalarını geri bildirimle düzenleme yöntemi. Araştırmalar sürüyor; sonuçlar tutarsız ve ilaç yerine geçen bir tedavi olarak kabul görmüyor.
Nöroplastisite
Beynin deneyimle değişebilme kapasitesi. Terapi ve alışkanlık çalışmalarının işe yaramasının biyolojik zemini.
Nöropsikolojik test
Dikkat, bellek ve yürütücü işlevleri ölçen test bataryası. Tanıyı tek başına koymuyor, tabloyu ayrıntılandırıyor.
Nöroteknik uyum
Çevreyi kişiye uydurma yaklaşımı. Kişiyi çevreye uydurmaya çalışmanın alternatifi ve genelde daha az yıpratıcı.
Nörotipik
Yaygın sayılan nörolojik gelişim örüntüsüne sahip kişi. Karşıtı olarak nörodivergent kullanılıyor.
Nörotransmitter
Sinir hücreleri arasında sinyal taşıyan kimyasal haberciler. DEHB tartışmalarında en çok dopamin ve noradrenalin geçiyor.

O

Obsesif kompulsif bozukluk
İstem dışı düşünceler ve bunları yatıştırmak için yapılan tekrarlı davranışlar. DEHB ile birlikte görülebiliyor ve tedavi planını değiştiriyor.
Odak penceresi
Kişinin gerçekten verimli çalışabildiği zaman aralığı. DEHB'de dar ve günün beklenmedik saatlerine düşebiliyor.
Olgunlaşma gecikmesi
Beyin gelişiminin belirli alanlarda birkaç yıl geriden gelmesi. Yetişmiyor değil, geç yetişiyor.
Olumsuz çocukluk yaşantılarıACE
Erken dönemdeki zorlayıcı deneyimlerin ölçüldüğü çerçeve. Hem DEHB'ye eşlik edebiliyor hem benzer tablo üretebiliyor.
Omega 3
Bazı çalışmalarda küçük düzeyde olumlu etki bildirilen bir takviye. Etkisi ilaç tedavisiyle kıyaslanabilir düzeyde değil.
Onay arayışı
Dış geri bildirime yüksek ihtiyaç. Uzun süre eleştirilen kişide beklenen bir sonuç.
Otizm spektrumu
Sosyal iletişim ve tekrarlayıcı ilgi örüntüleriyle tanımlanan gelişimsel durum. DEHB ile birlikte görülmesi yaygın ve artık aynı anda tanı konabiliyor.
Otoimmün hastalıklar
Bağışıklık sisteminin kendi dokusuna tepki verdiği durumlar. Bazı çalışmalarda DEHB ile ilişkileri inceleniyor, kesin bir nedensellik kurulmuş değil.
Otomatik ödeme
Faturaların hatırlamaya gerek kalmadan ödenmesi. DEHB vergisini en çok düşüren tek adım.
Otomatikleşme
Tekrarla bir işin dikkat gerektirmez hale gelmesi. DEHB'de daha yavaş oluşuyor, o yüzden basit rutinler bile uzun süre çaba istiyor.
Oyunlaştırma
Görevlere puan, seviye ve seri gibi oyun ögeleri eklemek. Etkisi gerçek ama yenilik bitince genelde sönüyor.

Ö

Ödev takip sistemi
Ödevlerin okul ve ev arasında görünür biçimde izlenmesi. Prospektif bellek açığını dışarıdan kapatıyor.
Ödül devresi
Bir şeyi yapmaya değer kılan beyin ağı. DEHB'de gecikmiş ödüle verdiği yanıt daha düşük.
Ödül eşleştirmeTemptation bundling
Sevilmeyen işi sevilen bir şeyle birlikte yapmak. Bulaşıkla podcast, yürüyüşle sesli kitap.
Ödül gecikmesiDelay discounting
Uzaktaki bir ödülün değerinin hızla düşmesi. Bugünkü küçük rahatlık, üç ay sonraki büyük kazançtan ağır basıyor. Herkeste var ama DEHB'de eğri çok daha dik. Uzun vadeli hedefleri bugüne taşıyan ara ödüller bu yüzden çocukça değil, işlevsel.
Ödül kırıntısı
Uzun bir işin içine serpiştirilen küçük ödüller. Gecikmiş ödül sorununu pratik biçimde çözüyor.
Ödül sonrası boşluk
Büyük bir iş bittikten sonra gelen anlamsızlık hissi. Hedefe bağlı motivasyonun bilinen yan etkisi.
Öğleden sonra çöküşü
Gün ortasında dikkatin ve enerjinin belirgin düşmesi. İlacın etkisinin azaldığı saate de denk gelebiliyor.
Öğrenilmiş çaresizlik
Tekrarlanan başarısızlıktan sonra denemeyi bırakmak. "Nasılsa olmayacak" inancı, gerçek denemeleri de engelliyor.
Öğrenme güçlüğü
Zekadan bağımsız olarak belirli bir öğrenme alanında yaşanan zorluk. DEHB ile birlikte sık görülüyor.
Öğretmen geri bildirimi
Sınıf içindeki gözlemlerin değerlendirmeye katılması. Çocuk değerlendirmesinde ebeveyn anlatısı kadar belirleyici.
Öğün düzeni
Yemeklerin belirli saatlere oturtulması. İştah baskılanmasıyla birlikte önem kazanıyor.
Ön sıra kuralı
Öğrenciyi öğretmene yakın oturtmak. Basit ama etkisi ölçülmüş bir sınıf düzenlemesi.
Ön singulat korteks
Çatışma izleme ve hata fark etmede görevli alan. Hata izlemenin zayıflığı bu bölgeyle ilişkilendiriliyor.
Ördek yöntemi
Sorunu cansız bir dinleyiciye anlatarak çözmek. Yazılımcılıktan geliyor; anlatmak düşünceyi sıraya sokuyor.
Öz bakım açığı
Temel bakım işlerinin aksaması. Ahlaki bir mesele değil, yürütücü işlev meselesi. Depresyondan ayırt edilmesi gerekiyor.
Öz eleştiri
Kendine karşı sürekli sert iç ses. DEHB'de yıllarca duyulan dış eleştirinin içselleşmiş kaydı.
Öz izleme
Kendi davranışını yaparken fark etmek. Zayıf olduğunda kişi sesinin yükseldiğini ya da sözü kestiğini sonradan öğreniyor.
Öz şefkat
Kendine bir arkadaşa davranır gibi davranmak. Boş bir teselli değil; ertelemeyi azalttığı ölçülmüş bir yaklaşım.

P

Panik atak
Ani ve yoğun korku nöbeti. Çarpıntı, nefes darlığı ve kontrolü kaybetme hissiyle geliyor.
Panik verimliliği
Son teslim tarihi yaklaşınca birden çalışabilir hale gelmek. Kaygının sağladığı geçici odak, eksik olan iç motivasyonun yerini dolduruyor. İşe yarıyor, o yüzden de tekrar tekrar kullanılıyor. Bedeli sağlıkla ödeniyor ve zamanla aynı panik daha az iş çıkarıyor.
ParçalamaChunking
Bilgiyi anlamlı kümelere bölerek akılda tutmak. On bir haneli numarayı üçerli gruplamak gibi.
Pazartesi yanılgısı
Her şeyin belirli bir tarihte baştan düzeleceği inancı. Erteleme için meşru görünen bir gerekçe üretiyor.
Pekiştirme
Bir davranışın ardından gelen ve tekrarını artıran sonuç. DEHB'de pekiştirmenin anında olması gerekiyor, gecikince bağ kurulmuyor.
Planlama
Bir sonucu adımlara bölüp sıraya koymak. DEHB'de hedef nettir, aradaki basamaklar görünmez.
Planlama yanılgısı
Kendi işini hep olduğundan kısa tahmin etme eğilimi. Herkeste var; DEHB'de zaman körlüğüyle birleşince katlanıyor.
Plasebo
Etken madde içermeyen, karşılaştırma için kullanılan uygulama. İlaç çalışmalarının işe yarayıp yaramadığını ayırt etme yöntemi.
Poligenik
Tek bir gene değil, çok sayıda genin küçük katkısına bağlı olmak. DEHB için "DEHB geni" diye bir şey yok.
Pomodoro
Belirli süre çalışıp kısa ara vermeye dayanan yöntem. Süre görünür olduğu için zaman körlüğüne karşı çalışıyor.
Prefrontal korteks
Alın bölgesindeki, planlama ve ketlemeden sorumlu beyin alanı. Yürütücü işlevlerin merkezi ve DEHB araştırmalarının odağı.
Prevalans
Bir durumun toplumda görülme sıklığı. DEHB için çocuklarda yüzde beş civarı, yetişkinlerde yüzde iki buçuk civarı bildiriliyor.
Prospektif bellekİleriye dönük bellek
Gelecekte bir şey yapmayı hatırlamak. "Çıkarken çöpü al" tam olarak bu ve DEHB'de en sık düşen bellek türü.
Protein önceliği
Güne protein ağırlıklı başlamanın önerilmesi. Kanıt sınırlı ama kan şekeri dalgalanmasını azalttığı için gündeme geliyor.
Psikoeğitim
Kişiye ve yakınlarına durumun nasıl işlediğini öğretmek. Tedavinin ilk adımı ve etkisi hafife alınıyor: anlamak suçluluğu doğrudan azaltıyor.

R

Randevu kaçırma
Not edilmiş bir randevunun yine de kaçması. Takvim uyarısı gelse bile araya bir şey girip hatırlatma kayboluyor.
Randevu zinciri
Bir işin birbirine bağlı birden çok randevu gerektirmesi. Zincirin bir halkası düşünce tümü yeniden kuruluyor.
Randomize kontrollü çalışma
Katılımcıların gruplara rastgele ayrıldığı araştırma. Bir tedavinin gerçekten işe yarayıp yaramadığını gösteren altın standart.
Reçete izlemi
Uyarıcı ilaçların özel reçeteyle ve kayıtla verilmesi. Türkiye dahil çoğu ülkede kırmızı ya da yeşil reçeteye bağlı.
Rehberlik araştırma merkeziRAM
Eğitsel değerlendirme ve yönlendirmenin yapıldığı resmî birim. Okul desteklerinin çoğu buradan geçiyor.
Reseptör
Habercinin bağlandığı alıcı yapı. Sayısı ve duyarlılığı kişiden kişiye değişiyor.
Riskli davranış
Sonucu tartmadan tehlikeli seçim yapmak. Hızlı araç kullanmak, plansız harcamak, ani karar vermek.

S

Sabah ataleti
Uyandıktan sonra uzun süre işlevsiz kalmak. Alarm çalıyor, beden kalkıyor, zihin bir saat sonra geliyor.
Sabah ışığı
Uyandıktan sonra doğal ışığa çıkmak. İç saati öne çekmenin ilaçsız ve etkisi gösterilmiş yolu.
Sağlık takibi
Kontrol ve tarama randevularının düzenli yapılması. DEHB'de aksadığı için genel sağlık sonuçları etkileniyor.
Sahtekarlık hissiImpostor sendromu
Başarıyı hak etmediğini, bir gün anlaşılacağını düşünmek. Maskeleme yapan kişilerde çok yaygın.
Sayaç yarışı
Süre tutup kendine karşı yarışmak. Sıkıcı işi oyuna çevirerek başlama eşiğini düşürüyor.
Seçici dikkat
Kalabalığın içinden gerekli olanı ayırmak. Kafede tek bir sesi takip edebilmek gibi. Zayıfladığında her uyaran aynı yükseklikte geliyor.
Seçici ilgi
İlgi duyulan konuda kusursuz, duyulmayanda işlevsiz olmak. Dışarıdan tutarsızlık gibi görünüyor, aslında sistemin çalışma biçimi.
Sekme yığını
Onlarca açık sekme. Her biri kapatılamıyor çünkü kapatmak unutmak demek; nesne kalıcılığının tarayıcıdaki hali.
Sen de mi
Bir belirtinin başkasında da olduğunu öğrenince gelen rahatlama. Toplulukların en çok işe yaradığı an.
SerebellumBeyincik
Hareket koordinasyonunun yanı sıra zamanlama ve dikkatte de rolü olduğu anlaşılan bölge.
Seri koruma
Kesintisiz gün sayısını sürdürme motivasyonu. Güçlü bir itici güç; seri kırılınca bırakma riski de aynı ölçüde yüksek.
Serotonin
Ruh hali, uyku ve dürtü kontrolüyle ilişkili haberci. DEHB'nin merkezinde değil ama eşlik eden tablolarda gündeme geliyor.
Sesli düşünme
Bir işi yaparken adımları sesli söylemek. Çalışma belleğini destekliyor ve hata izlemeyi güçlendiriyor.
Sessiz başarı
Kimsenin fark etmediği ama kişi için büyük olan iş. Motivasyon tahtalarının var olma sebebi.
Sessiz uzaklaşma
Bir ilişkiden açıklama yapmadan çekilmek. Zor konuşmadan kaçınmanın sonucu, kötü niyet değil.
Sıfır gelen kutusu
Gelen kutusunu tamamen boşaltmayı hedefleyen yöntem. Bazıları için kurtarıcı, bazıları için yeni bir mükemmeliyetçilik kaynağı.
Sıfırdan başlatma
Yarım kalan işe devam etmek yerine baştan kurmak. Kaldığı yeri hatırlamanın maliyeti, yeniden başlamanınkinden ağır geldiği için.
Sıkıntı tahammülsüzlüğü
Can sıkıntısına dayanamama. DEHB'de sıradan bir hoşnutsuzluk değil, kaçınılması gereken bir his gibi yaşanıyor.
Sıkıntıya dayanma
Rahatsız edici hissi ortadan kaldırmadan taşıyabilmek. Kaçınma döngüsünü kırdığı için merkezî bir beceri.
Sınav düzenlemesi
Ek süre, ayrı salon ya da ara verme hakkı. Değerlendirme raporuyla talep ediliyor.
Sınırda kişilik örgütlenmesi
Duygusal dalgalanma ve ilişkilerde istikrarsızlıkla giden tablo. DEHB'nin duygusal tarafıyla karışabiliyor; ayrım klinik değerlendirme gerektiriyor.
Sıralama
Adımların hangi düzende yapılacağını bilmek. Yemek pişirirken suyu kaynamadan makarnayı atmak, sıralamanın kaçtığı ana örnek.
Sırasını bekleyememe
Sıra beklemenin fiziksel olarak zor gelmesi. Çocuklukta oyunda, yetişkinlikte kuyrukta ve trafikte görülüyor.
Sinaptik budama
Gelişim sırasında az kullanılan bağlantıların temizlenmesi. DEHB'de olgunlaşmanın gecikmesiyle ilgili kuramların dayanağı.
Sirkadiyen ritim
Bedenin yaklaşık yirmi dört saatlik iç saati. DEHB'de bu saat sık sık geriye kayıyor.
Sistem çöpü
Kurulup bırakılmış uygulama ve defterlerin birikmesi. Her biri iki hafta çalışmış, sonra unutulmuş.
Somatik belirti
Ruhsal zorlanmanın bedende ağrı ya da rahatsızlık olarak ortaya çıkması. Baş ağrısı ve mide şikayetleri sık.
Son dakika sendromu
İşin ancak süre daralınca başlaması. Kaygının sağladığı odak, eksik olan motivasyonun yerine geçiyor.
Sonsuz kaydırma
Bitmeyen içerik akışı. Doğal bir durma noktası olmadığı için dur sinyali zaten zayıf olan mekanizmaya bırakılıyor.
Sorumluluk ortağı
Yaptıklarını düzenli olarak bildirdiğin kişi. Dış yapı kurmanın en ucuz ve en etkili biçimlerinden biri.
Sosyal beceri
Karşılıklı etkileşimi yürütme becerisi. DEHB'de bilgi genelde var, anlık uygulama tökezliyor.
Sosyal ipucu
Konuşmadaki ses tonu, duraklama, mimik gibi sözsüz işaretler. Dikkat başka yerdeyken kaçıyor ve yanlış anlaşılmaya yol açıyor.
Sosyal kaygı
Başkaları tarafından değerlendirilme korkusu. DEHB'de sık; geçmişteki sosyal hatalar tekrar etme ihtimaliyle birleşiyor.
Sosyal medya etkisi
Kısa videolarla yayılan DEHB içeriklerinin farkındalığı da yanlış bilgiyi de artırması. Birçok kişi buradan yola çıkıp doğru tanı alıyor, birçoğu da yanlış yönleniyor.
Söz kesme
Karşıdaki bitirmeden araya girmek. Kabalık niyeti nadiren var; cümle söylenmezse gideceği için acele ediliyor.
Sözünde duramama
İyi niyetle verilen sözün yerine getirilememesi. Niyet ile uygulama arasındaki boşluğun ilişkilerdeki karşılığı.
Striatum
Ödül ve alışkanlık devrelerinde yer alan derin beyin yapısı. Dopamin sinyalinin işlendiği ana duraklardan biri.
Su içmeyi unutma
Susuzluk sinyalinin fark edilmemesi. Beden sinyali körlüğünün en sık ve en kolay çözülen hali.
Suçluluk döngüsü
Yapamadığı için suçluluk duymak, suçluluk yüzünden daha da yapamamak. Ertelemenin kendini besleyen hali.
Sunum türleri
DEHB'nin üç görünümü: dikkatsizliğin baskın olduğu, hareketlilik ve dürtüselliğin baskın olduğu, ve ikisinin birlikte görüldüğü birleşik tür. Kişi ömrü boyunca aynı türde kalmıyor, tablo yaşla değişebiliyor. Dikkatsiz tür özellikle kadınlarda uzun süre gözden kaçıyor.
Sürekli dikkat
Tek bir işe uzun süre bağlı kalma becerisi. Ölçümlerde DEHB'de en belirgin düşen alanlardan biri, özellikle iş sıkıcı ve tekrarlıysa.
Sürekli performans testiCPT
Uzun ve sıkıcı bir görevde dikkati ölçen bilgisayarlı test. Sonucu destekleyici veri sayılıyor, belirleyici değil.
Sürtünme tasarımı
İstenen davranışı kolay, istenmeyeni zor hale getirmek. Telefonu şarjda başka odada bırakmak bir sürtünme kararı.

Ş

Şeker efsanesi
Şekerin DEHB'ye yol açtığı ya da belirtileri belirgin biçimde artırdığı inancı. Kontrollü çalışmalar bunu desteklemiyor.
Şimdi ve şimdi değil
Zamanı yalnızca iki kategoriye ayırmak. DEHB'de zaman algısını anlatan en yaygın kısa tarif.

T

Tanı ölçütü
Tanının konulabilmesi için aranan belirti listesi ve koşullar. Belirti sayısı, süresi, başlangıç yaşı ve işlevselliğe etkisi birlikte değerlendiriliyor.
Tanı rahatlaması
Tanının getirdiği hafifleme. Yıllardır kişilik kusuru sanılan şeyin adı olduğunu öğrenmek.
Tanı sonrası yas
Tanıdan sonra gelen üzüntü dalgası. "Bu daha önce bilinseydi" düşüncesi. Doğal bir aşama ve genelde kabullenmeye dönüşüyor.
Tarama aracı
Riskli olabilecek kişileri ayıklayan kısa ölçek. Yüksek çıkması tanı değil, ayrıntılı değerlendirme gerekçesi.
Tavsiye yorgunluğu
Sürekli çözüm önerisine maruz kalmanın yorucu hali. Çoğu öneri zaten denenmiş oluyor.
Tedaviye uyum
İlacın planlandığı gibi kullanılması. DEHB'de düşük olabiliyor, çünkü hatırlamayı sağlayacak ilacın kendisi unutuluyor.
Tek dokunuş kuralı
Eline aldığın şeyi yerine koymadan bırakmamak. Yığın oluşumunu kaynağında engelliyor.
Tek kanal kuralı
İşin tek bir yerden gelmesi. Mesaj, e-posta ve sözlü talep karışınca hiçbiri güvenilir biçimde takip edilemiyor.
Tek liste kuralı
Bütün işleri tek bir yerde tutmak. Birden fazla liste, hangisine bakılacağı kararını da eklediği için işe yaramıyor.
Telafi stratejisi
Zorluğu başka bir beceriyle kapatmak. Aşırı çalışmak, listeler, erken çıkmak. İşe yarıyor ve pahalıya mal oluyor.
Telefon kaçınması
Arama yapmayı ya da açmayı erteleme. Planlanamayan, kaçınılamayan ve anlık cevap gerektiren bir etkileşim olduğu için zorlayıcı.
Temiz dağınıklık
Ortalık dolu ama kirli değil. DEHB'de sık görülen hal ve dışarıdan anlaşılmadığı için yargı çekiyor.
Tepki ketlemesi
Başlamış bir hareketi son anda iptal edebilmek. Ağzından çıkacak cümleyi yutmak ya da uzanan eli geri çekmek bu.
Tepki süresi değişkenliği
Aynı kişinin tepki hızının denemeden denemeye çok oynaması. DEHB'nin en tutarlı ölçüm bulgularından biri.
Ters U eğrisiYerkes-Dodson
Performansın uyarılmayla önce artıp sonra düşmesi. Az kaygı işe yaramıyor, çok kaygı bozuyor; verimli aralık ortada.
Tıbbi model
Durumu kişideki bir bozukluk olarak tanımlayan bakış. Tedaviye erişimi sağlıyor, tek başına kaldığında ortamı sorgulamıyor.
Tıkınırcasına yeme
Kontrolsüz ve kısa sürede çok miktarda yeme atakları. Dürtüsellik ve duygu düzenleme ile bağlantılı.
Tik bozukluğu
İstem dışı, ani ve tekrarlayan hareket ya da sesler. DEHB ile birlikteliği bilinen bir durum.
Tiroit işlev bozukluğu
Tiroit hormonlarının az ya da çok salgılanması. Dikkat, enerji ve huzursuzluğu etkilediği için değerlendirmede bakılıyor.
Titrasyon
İlaç tedavisinde etkili ve tolere edilebilir dozu, düşükten başlayıp kademeli artırarak bulma süreci. Haftalar sürebiliyor ve ilk denenen ilacın tutmaması olağan. Bu süreci yürüten hekim, bu yüzden burada doz ya da ilaç adı üzerinden bir öneri yok.
Tolerans
Aynı dozun zamanla daha az etki etmesi. DEHB ilaçlarında beklenen bir durum değil; olduğunda sebebi araştırılıyor.
Toparlanma süresi
Yoğun bir işten sonra gereken dinlenme. Planlanmazsa kendini tükenme olarak dayatıyor.
Toplanma paradoksu
Toplanmak için önce daha çok dağıtmak gerekmesi. Ara aşamadaki kaos çoğu denemeyi yarıda bıraktırıyor.
Toplantı özeti
Kararların toplantı sonunda yazılı olarak paylaşılması. Herkese yarıyor, DEHB'de zorunlu hale geliyor.
Toplumsal model
Engelliliği kişinin eksikliğinde değil, ortamın uyumsuzluğunda arayan bakış. Düzenleme talebinin dayandığı çerçeve.
Tourette sendromu
Hem hareket hem ses tiklerinin uzun süre birlikte görüldüğü tablo. DEHB eşlik oranı yüksek.
Transkraniyal uyarım
Beyni dışarıdan zayıf akım ya da manyetik alanla uyarma yöntemleri. Deneysel aşamada, rutin tedavi değil.
Travma sonrası stres bozukluğu
Travmatik olayın ardından süregelen tetikte olma, kaçınma ve yeniden yaşantılama. Dikkat sorunu görünümü verebiliyor.
TükenmeBurnout
Uzun süre kapasitesinin üstünde çalışmanın ardından gelen çöküş. DEHB'de daha erken geliyor çünkü sıradan görünen bir gün bile maskeleme ve telafi çabasıyla geçiyor. Belirtisi tembellik gibi görünüyor: en basit işler bile yapılamaz hale geliyor.

U

Unutkanlık
Gündelik işlerin akıldan çıkması. DEHB'de bellek hastalığı değil, prospektif belleğin ve dikkatin ortak sonucu.
Utanç
Yaptığın şeyin değil, kendinin yanlış olduğu hissi. DEHB'de tekrar eden başarısızlıklar üzerinden birikiyor ve tedavinin en sessiz hedeflerinden biri.
Uyaran açlığı
Ortam sessizleştiğinde artan huzursuzluk. Telefonun boşluk anlarını bu kadar hızlı doldurmasının sebebi.
Uyaran arayışı
Beynin yeterince uyarılmadığı durumda uyaranı kendi üretmesi. Aynı anda üç sekme, arka planda dizi, gereksiz tartışma, son anda plan değiştirme. Sıkıntı burada basit bir can sıkıntısı değil, tahammül edilmesi güç bir his.
Uyaran eşiği
Bir uyaranın fark edilmeye başladığı sınır. Kişiye göre değişiyor ve gün içinde de sabit değil.
Uyaran kontrolü
Ortamı davranışı kolaylaştıracak biçimde değiştirmek. Telefonu başka odaya koymak, iradeyi zorlamaktan daha güvenilir.
Uyarıcı ilaçlarStimülan
DEHB tedavisinde en sık kullanılan ilaç grubu. Beynin dikkat ve ödül devrelerindeki sinyali güçlendirerek çalışıyorlar, uyarıcı adı buradan geliyor. Kişilik değiştirmiyorlar, beceri de öğretmiyorlar: sistemi kurmayı kolaylaştırıyorlar. Yazılması, izlenmesi ve dozu hekim işi.
Uyarıcı olmayan tedavi
Uyarıcılar dışındaki ilaç seçenekleri. Uyarıcı tolere edilemediğinde, kaygı belirginken ya da kötüye kullanım riski varsa öne çıkıyor.
Uyarılma düzeyiArousal
Sinir sisteminin o anki uyanıklık seviyesi. Çok düşükse odaklanma olmuyor, çok yüksekse dağılıyor. DEHB'de bu seviye gün içinde çok oynuyor.
Uygulama avcılığı
Yeni bir üretkenlik uygulaması aramanın kendisinin erteleme aracına dönüşmesi. Arama uyarıcı, kullanmak değil.
Uygulama niyetiEğer-ise planı
"Eğer şu olursa şunu yaparım" biçiminde önceden karar vermek. Anlık karar yükünü kaldırdığı için DEHB'de belirgin işe yarıyor.
Uyku apnesi
Uyku sırasında solunumun tekrar tekrar durması. Gündüz dikkat sorununun ayırıcı tanısında mutlaka değerlendiriliyor.
Uyku ataleti
Uyandıktan sonraki bulanıklık dönemi. DEHB'de daha uzun sürebiliyor.
Uyku borcu
Biriken uyku eksikliği. Dikkat, duygu düzenleme ve dürtü kontrolünü doğrudan bozuyor; DEHB belirtilerini taklit edebiliyor.
Uyku bozukluğu
Uykuya dalma, sürdürme ya da dinlenmiş uyanmada süregen sorun. DEHB'de çok yaygın ve belirtileri doğrudan ağırlaştırıyor.
Uyku fazı gecikmesi
Uyku saatinin sürekli geriye kayması. Gece yarısından sonra zihin açılıyor, sabah kalkmak ağırlaşıyor. Tembellikle ilgisi yok, iç saatin kayması söz konusu. Bir de gönüllü kısmı var: gün içinde kendine ait vakit bulamayan kişinin geceyi bırakmak istememesi.
Uyku hijyeni
Uykuyu kolaylaştıran alışkanlıklar bütünü. Sabit saat, karanlık oda, ekransız süre. Tek başına yetmiyor ama zemin kuruyor.
Uzaktan çalışma
Ofis dışından çalışma. Uyaran kontrolünü kolaylaştırıyor ama yapıyı da azaltıyor; iki yönlü bir etki.
Uzun etkili
Etken maddeyi gün boyunca yavaş salan biçim. Tek doz kolaylığı var; hatırlaması zor olan biri için önemli bir avantaj.

Ü

Üç dakika sonraki ben
Uzak geleceğe değil, çok yakın bir ana bakarak karar verme yöntemi. Zaman körlüğünü aşmak için tarif edilmiş pratik bir kısayol.
Üç öncelik
Güne en fazla üç ana iş yazmak. Uzun liste DEHB'de motivasyon değil felç üretiyor.
Üretkenlik ertelemeProductive procrastination
Asıl işten kaçarken başka bir işi yapmak. Ev en çok, teslim tarihi yaklaşınca temizleniyor.
Üstbiliş
Kendi düşünme biçimini fark etmek ve yönetmek. "Şu an dağıldım", "bu işi hep olduğundan kısa tahmin ediyorum" diyebilmek. Öğrenilebiliyor ve DEHB'de en çok işe yarayan becerilerden biri, çünkü tek tek çözümler yerine kişinin kendi kalıbını görmesini sağlıyor.

V

Varsayılan mod ağı
Hiçbir şey yapmazken çalışan beyin ağı. Normalde göreve geçince susuyor; DEHB'de susması gecikiyor ve zihin gezinmesi araya karışıyor.

W

Wender Utah ölçeği
Yetişkinlerin çocukluk belirtilerini geriye dönük değerlendirdiği ölçek. Geriye dönük hatırlamanın sınırları bilinerek kullanılıyor.

Y

Ya hep ya hiç günü
Günün ilk saatinde bozulan planın bütün günü iptal etmesi. Sabah alarmı kaçınca gün yazılıyor.
Yakalama alışkanlığı
Aklına geleni anında bir yere yazma refleksi. Fikirlerin kaybolma hızı yüksek olduğu için belirleyici.
Yalancı tedavi
Kanıtı olmadığı halde çözüm olarak pazarlanan yöntemler. DEHB, çaresizlik yüzünden bu tür vaatlerin yoğun olduğu alanlardan biri.
Yan etki
İstenen etkinin yanında ortaya çıkan diğer etkiler. Uyarıcılarda en sık iştah azalması, uyku gecikmesi, ağız kuruluğu, baş ağrısı bildiriliyor.
Yanıt izlemi
Tedavinin işe yarayıp yaramadığını ölçekle ve gündelik gözlemle takip etmek. "İyi hissediyorum" tek başına yeterli bir ölçüt değil.
Yanıtsızlık
İlacın beklenen etkiyi göstermemesi. İlk denenen ilacın tutmaması olağan; genelde ikinci grup deneniyor.
Yanlış negatif
Durumu olan birinin testte kaçırılması. Maskeleme yapan ve dikkatsiz tür baskın olan kişilerde sık.
Yanlış pozitif
Aslında durumu olmayan birinin testte olumlu çıkması. Kısa taramaların en yaygın sorunu.
Yapılandırılmış görüşme
Belirli bir sırayla ve sabit sorularla yürütülen değerlendirme. Değerlendiriciler arası farkı azaltıyor.
Yarıda kalan mesaj
Yazılıp gönderilmeyen ya da okunup cevaplanmayan mesajlar. Cevap zihinde verilmiş oluyor, elde verilmemiş.
Yarım bırakma
Başlanan işlerin bitmeden bırakılması. Ev genelde yarım kalmış işlerin arkeolojik katmanlarına dönüşüyor.
Yarım cümle
Konuşurken cümlenin ortasında kelimenin kaybolması. Çalışma belleğinden düşüyor ve genelde geri gelmiyor.
Yatay yüzey sorunu
Boş kalan her düz yüzeyin kısa sürede dolması. Masa, sandalye, bank. Depolamanın görünürlükle çakışmasından doğuyor.
Yavaş sabah
Güne uzun ve az uyaranlı başlama tercihi. Sabah ataleti olan kişilerde zorlamaktan daha verimli çıkıyor.
Yavaş salım
İlacın kandaki düzeyini uzun süre dengede tutan formülasyon. İniş çıkışları azaltıyor.
Yaygın anksiyete
Belirli bir konuya bağlı olmayan, sürekli endişe hali. DEHB'de sık; kaçırılan işlerin biriktirdiği tetikte olma hissiyle beslenebiliyor.
Yazılı talimat
Sözlü verilen işin ayrıca yazıya dökülmesi. Çalışma belleği açığını en ucuz kapatan düzenleme.
Yeme bozukluğu
Yeme davranışının ve beden algısının bozulduğu durumlar. DEHB'de özellikle tıkınırcasına yeme tablosu daha sık.
Yeni defter etkisi
Temiz bir başlangıcın verdiği geçici motivasyon. Gerçek ama kısa; yapı kurulmazsa üçüncü sayfada bitiyor.
Yeniden anlatım
Geçmiş bir sosyal anı defalarca kafada oynatmak. Genelde utanç veren bir an seçiliyor ve uykuyu bozuyor.
Yeniden okuma
Aynı paragrafı defalarca okuyup hiçbirini alamamak. Gözler satırda, dikkat başka yerde.
Yeniliğin sönmesi
Yeni bir sistemin ilk hevesle çalışıp kısa sürede bırakılması. Sorun sistemde değil, yeniliğin sağladığı uyarımın bitmesinde.
Yenilik arayışı
Yeni olana yönelme eğilimi. Öğrenmeyi hızlandırıyor, bitirmeyi zorlaştırıyor. DEHB'de belirgin şekilde yüksek.
Yerinde duramama
Oturması beklenen yerde kalkmak. Toplantıda, derste, yemekte görülüyor ve yetişkinlikte kılıf bulunuyor: su almak, telefon bakmak.
Yeterince iyi
Kusursuz olmayan ama işleyen çözümü kabul etmek. Mükemmeliyetçiliğin panzehiri ve pratikte en çok işe yarayan ilke.
Yeterlilik yanılgısı
Bir işi bir kere yapabilmenin her zaman yapılabileceği anlamına geldiği varsayımı. Beceri dalgalanmasını görmezden geliyor.
Yığın körlüğü
Aynı yerde uzun süre duran dağınıklığı artık görmemek. Alışmanın gündelik hayattaki sonucu.
YılmazlıkDayanıklılık
Zorluktan sonra toparlanabilme. Doğuştan bir özellik değil, ilişki ve deneyimle gelişen bir kapasite.
Yönerge takibi
Çok adımlı bir talimatın ortasında kaybolmak. İlk iki adım yapılıyor, üçüncüsü çalışma belleğinden düşüyor.
Yönetici dikkat ağı
Dikkati yönlendiren ve çatışmayı çözen beyin ağı. Varsayılan mod ağıyla sırayla çalışması gerekiyor.
Yüksek işlevli tanımı
Dışarıdan başarılı görünen kişiler için kullanılan gayriresmî ifade. Zorluğun büyüklüğünü değil, gizlenme derecesini anlatıyor.
Yürütücü işlev koçluğu
Öğrenciye planlama ve takip becerisi kazandıran birebir destek. Üniversitede giderek yaygınlaşıyor.
Yürütücü işlevlerExecutive function
Bir işi baştan sona götüren zihinsel yönetim takımı: başlatmak, sıraya koymak, aklında tutmak, dürtüyü frenlemek, süreyi kestirmek, bitirmek. DEHB büyük ölçüde bu takımın düzensiz çalışması. Bilgi ya da istek eksikliği değil, uygulama eksikliği: ne yapılacağını bilmekle yapmak arasındaki boşluk.
Yüzde doksan sendromu
Neredeyse biten ama hiç teslim edilmeyen işler. DEHB'de en pahalıya mal olan örüntülerden biri.

Z

Zaman bloklama
Takvimde işlere isimli aralıklar ayırmak. Yapılacaklar listesinin süre içermeyen halinden daha gerçekçi.
Zaman kaybı deliği
Nereye gittiği anlaşılmayan saatler. Kaydırma, sekme açma, video zinciri. Sonrasında gerçek bir şaşkınlık oluyor.
Zaman kör noktası
Yarın ile gelecek hafta arasında hiçbir şey hissetmemek. Yakın olmayan her tarih aynı uzaklıkta duruyor.
Zaman körlüğü
Zamanın geçtiğini hissedememek. Beş dakika ile kırk beş dakika aynı geliyor, gelecekteki bir tarih gerçek değilmiş gibi duruyor. Geç kalmanın ve tahminlerin sürekli şaşmasının altında bu var. Görünür sayaçlar ve alarmlar işe yarıyor çünkü hissedilmeyen şeyi gözle okunur hale getiriyorlar.
Zaman tahmini
Bir işin ne kadar süreceğini kestirmek. DEHB'de sistematik olarak kısa tahmin ediliyor, üstelik defalarca yanılınca bile düzelmiyor.
Zehirli utanç
Kimliğe yerleşmiş, olaya bağlı olmayan utanç. "Bunu beceremedim" değil, "ben beceriksizim" hali.
Zihin gezinmesiMind wandering
Dikkatin işten kopup iç düşüncelere gitmesi. DEHB'de daha sık ve daha uzun sürüyor; yaratıcılıkla da ilişkilendiriliyor.
Zihinsel simülasyon
Bir işi yapmadan önce kafada canlandırmak. Motivasyonu ve planlamayı besliyor; zayıf olduğunda gelecek soyut kalıyor.
Zihinsel yük
Yapılan işin değil, akılda tutulan işin ağırlığı. Kimin nesi ne zaman gerekiyor, hangi fatura yaklaşıyor, kime dönülmedi. Görünmüyor, o yüzden de kimse hesabını tutmuyor. Çalışma belleği zaten zorlanırken bu yükün büyük kısmını dışarı yazmak seçenek değil, gereklilik.
Zincirleme
Karmaşık bir işi küçük adımlara bölüp sırayla öğretmek. Görev felcini aşmanın öğretimdeki karşılığı.