İçeriğe geç
Yöntemler

Mesai sonrası kapanamamak: DEHB'de işi eve taşımak

Bilgisayar kapanıyor, iş kapanmıyor. Akşam yemeğinde bir fikir, gece yarısı bir mesaj, yatakta bir strateji. DEHB'de işten zihinsel olarak kopamamak üzerine.

6 dakika okumaOrta
Bu yazıda 7 bölüm var

Benim bir mesai saatim yok. Kendi şirketimi yürüttüğüm için kimse bana "artık bitti, eve git" demiyor. Bu bir özgürlük gibi başladı, sonra işin hiç bitmemesine dönüştü.

Bilgisayarı kapatıyorum. Yemek yaparken aklıma bir markanın içerik stratejisindeki eksik bağlantı geliyor. Telefonu alıp not ediyorum. Not ederken bir mesaj görüyorum. Mesaja cevap verirken bir veri raporunu açıyorum. Bir bakıyorum saat gece yarısı ve ben mutfakta, ayakta, bir tabloya bakıyorum.

Ertesi sabah o gece yaptığım işi hatırlıyorum ama akşamı hatırlamıyorum.

Son aylarda her şeye yetişmeye çalışıp tükendiğimi, yavaşlamak istediğimi yazmıştım. O yavaşlamanın en zor kısmı bu oldu: işi bırakmak değil, işin beni bırakmasını sağlamak.

Kopmanın bir adı var

İş psikolojisinde bu konu uzun zamandır çalışılıyor. Sonnentag ve Fritz, çalışanların mesai sonrası nasıl toparlandığını ölçmek için bir ölçek geliştirdi ve toparlanmanın dört ayrı deneyimden oluştuğunu gösterdi: işten psikolojik olarak kopmak, rahatlamak, yeni bir şeyde ustalaşmak ve boş zaman üzerinde kontrol sahibi olmak (Sonnentag ve Fritz, 2007).

Bu dördünden ilki, psikolojik kopuş, işten fiziksel olarak uzakta olmakla aynı şey değil. Evde oturup işi düşünüyorsan kopmamışsın. Tatildeyken e-postalara bakıyorsan da.

Kopamamanın bir bedeli var. Sonnentag ve arkadaşlarının hem çalışanlardan hem de eşlerinden veri topladığı bir çalışmada, işten zihinsel olarak kopamamak, iş yükünün duygusal tükenme ve toparlanma ihtiyacıyla ilişkisinde aracı bir rol oynuyordu (Sonnentag ve ark., 2010).

Mesai sonrası iş yapmasan bile işi düşünüyorsan, aslında hâlâ çalışıyorsun. Sadece maaş almıyorsun.

Bitmemiş işin gecesi

Bir de uyku tarafı var ve bu bende en görünür olanı.

Syrek ve arkadaşları, çalışanları haftalarca izleyerek hafta sonuna bitmemiş işle giren kişilerin uykusuna baktı. Bitmemiş işler, işle ilgili olumsuz ve duygusal düşüncelere, yani sürekli dönüp duran bir iç konuşmaya yol açıyordu; bu da hafta sonu uykusunu bozuyordu (Syrek ve ark., 2017).

DEHB'de yarım kalan işlerin sayısı genelde fazla. Sözlükte bu durumun adı kapanmamış döngü. Yarım kalan her iş, gece yatağa girdiğimde bir tane daha dönen düşünce demek.

Günü nasıl kapatacağımı, yani kapanış listesini ve yarının ilk işini yazmayı gün sonu kapanışı yazısında anlattım. Burada daha çok o kapanışın neden bende tutmadığına bakmak istiyorum.

DEHB bu tabloyu nasıl ağırlaştırıyor

Hiperodak akşam açılıyor. Gündüz dağılan dikkatim akşam, sessizlikte, bildirimler azaldığında bir işe kilitlenebiliyor. Yetişkinlerle yapılan bir çalışmada DEHB belirtileri daha yüksek olanlar hem genel olarak hem de okul, hobiler ve ekran başında daha fazla hiperodak yaşadığını bildirdi (Hupfeld ve ark., 2019). Akşam başlayan bir hiperodak, zamanın hissedilmediği ve bedenin unutulduğu bir gece demek. Hiperodakla ilgili daha geniş bir yazı burada.

Fikirler plan dışı geliyor. DEHB'de zihin gezinmesi daha sık ve iş fikirleri de mesai saatine uymuyor. Duşta, yürürken, yatarken geliyor. Kaybetme korkusuyla hemen yazmak istiyorum ve yazdığım anda işe geri dönmüş oluyorum.

Geçiş zor. İşten eve geçmek de bir geçiş ve DEHB'de geçişler pahalı. Bir işten çıkıp başka bir moda girmek için zihnin eski işi bırakması gerekiyor. İş bittiği hâlde zihin bitmiyor.

Zaman hissedilmiyor. "Beş dakika bakacağım" dediğim şey, iki saate dönüşüyor. Akşamın ne zaman bittiğini ancak yorgunluk geldiğinde fark ediyorum.

İş ile ev arasındaki çizgi

Ashforth, Kreiner ve Fugate, insanların iş ve ev rollerini bir yelpaze üzerinde düzenlediğini öne sürdü. Bir uçta işi ve evi kesin biçimde ayıran bir düzen, diğer uçta ikisini iç içe geçiren bir düzen var. Ayırmak roller arasındaki bulanıklığı azaltıyor ama roller arasında geçişi zorlaştırıyor. İç içe geçirmek geçişi kolaylaştırıyor ama sınırı korumayı zorlaştırıyor (Ashforth ve ark., 2000).

Bu çerçeveyi okuyunca kendi durumumu daha net gördüm. Evden, kendi saatimde, telefondan her an erişilebilir biçimde çalışmak beni neredeyse tamamen iç içe geçmiş uca taşımıştı. İşe geçmek çok kolaydı. İşten çıkmak hiç olmuyordu.

DEHB'li biri için iç içe geçmiş düzenin cazibesi büyük, çünkü geçiş maliyetini düşürüyor. Ama aynı düzen, kopmayı neredeyse imkânsız hâle getiriyor. Ben ayırmaya doğru birkaç adım atmaya karar verdim.

Denemeye değer bulduğum sınırlar

Fiziksel bir kapanış hareketi. Bilgisayarı kapatmak yetmiyor, çünkü telefon hâlâ elimde. Bilgisayarı kapatıp çantaya koyuyorum, masadaki iş kâğıtlarını bir kutuya kaldırıyorum. Göz önünde iş kalmayınca akla da daha az geliyor.

Telefonda iş alanını kapatmak. Akşam belirli bir saatte iş uygulamalarının bildirimlerini kapatan bir odak ayarı kullanıyorum. İstisnalar listesi çok kısa. Bu, kararı her akşam yeniden vermemi engelliyor.

Fikir kutusu, işe dönmeden. Akşam gelen fikirleri kaybetmemek için tek bir not dosyası var. Kural şu: oraya yalnızca bir cümle yazıyorum, başka hiçbir şey açmıyorum. Fikir güvende, akşam da güvende.

Günü hiperodak işiyle bitirmemek. Günün son işi olarak veri analizi ya da strateji taslağı gibi içine dalabileceğim bir iş seçersem akşamın gideceğini artık biliyorum. Son iş olarak kısa, kapanışı belli, sıkıcı bir iş koyuyorum: bir fatura, bir dosyalama, bir yanıt. Bitince zihin kendiliğinden bırakıyor.

Geçiş için bir köprü. İşten sonra doğrudan eve dair bir şeye geçmek yerine arada küçük bir şey yapıyorum: kısa bir yürüyüş, aynı şarkı, kıyafet değiştirmek. Beden bir odadan başka bir odaya geçtiğini anlıyor.

Bazı akşamlara izin vermek. Her akşamı yasaklamak benim için sürdürülemez. Bazen gerçekten çalışmak istiyorum. Bu yüzden haftada bir iki akşamı bilerek, önceden "çalışma akşamı" diye işaretliyorum. Önceden karar verilmiş bir akşam, dürtüyle kaybolan bir akşamdan çok farklı hissettiriyor.

Kimse "yeter" demiyorsa

Kendi işini yürütenler ya da serbest çalışanlar için bu mesele daha da keskin. Bir iş yerinde en azından ofisin kapanması, ekibin gitmesi, mesai saatinin bitmesi gibi dışarıdan gelen işaretler var. Kendi hesabına çalışırken bu işaretlerin hepsini kendin üretmek zorundasın.

Bir de karşı tarafın beklentisi var. Gece on birde gelen bir mesaja bir kez hemen cevap verdiğimde, bir sonraki mesaj da aynı saatte geliyor. Beklenti benim davranışımla kuruluyor.

Bu yüzden çalışma saatlerimi birlikte çalıştığım insanlara açıkça yazmaya başladım: hangi saatlerde ulaşılabilir olduğumu, acil bir durumda hangi kanalı kullanmaları gerektiğini, geri kalan mesajlara ne zaman döneceğimi. Bunu söylemek başta bana bir kusur itirafı gibi geldi. Oysa işin profesyonel bir tarafı; sınırı olan biriyle çalışmak, her saatte cevap veren ama sonra tükenen biriyle çalışmaktan daha öngörülebilir. Bu sınırlara çoğu zaman kimse itiraz etmedi.

Uyku ve tükenme tarafı

İşi eve taşımanın en ağır faturası uykuya kesiliyor. DEHB'de uykunun zaten geç geldiğini ve bunun nedenlerini DEHB ve uyku yazısında anlattım. Gece yarısına kadar süren bir iş, ertesi günün dikkatini baştan eksik başlatıyor.

Kopamamak uzun süre devam ettiğinde tükenmişliğe dönüşebiliyor. Sonnentag ve arkadaşlarının bulgusu da bu yönde. Belirtileri ve toparlanma tarafını tükenmişlik yazısında topladım. Akşamları hiç kapanamıyorsan, uyku düzenin uzun süredir bozuksa ve bu hâl işine ve hayatına ciddi biçimde yansıyorsa bunu bir uzmanla konuşmak iyi bir adım.

Hâlâ bazı akşamlar mutfakta bir tabloya bakarken buluyorum kendimi. Artık bunun bir tutku değil, bir sınır eksikliği olduğunu biliyorum. Sınırı her akşam yeniden çiziyorum.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar

  1. Sonnentag, S., & Fritz, C. (2007). The Recovery Experience Questionnaire: Development and validation of a measure for assessing recuperation and unwinding from work. Journal of Occupational Health Psychology, 12(3), 204-221.
  2. Sonnentag, S., Kuttler, I., & Fritz, C. (2010). Job stressors, emotional exhaustion, and need for recovery: A multi-source study on the benefits of psychological detachment. Journal of Vocational Behavior, 76(3), 355-365.
  3. Syrek, C. J., Weigelt, O., Peifer, C., & Antoni, C. H. (2017). Zeigarnik's sleepless nights: How unfinished tasks at the end of the week impair employee sleep on the weekend through rumination. Journal of Occupational Health Psychology, 22(2), 225-238.
  4. Hupfeld, K. E., Abagis, T. R., & Shah, P. (2019). Living "in the zone": Hyperfocus in adult ADHD. ADHD Attention Deficit and Hyperactivity Disorders, 11(2), 191-208.
  5. Ashforth, B. E., Kreiner, G. E., & Fugate, M. (2000). All in a day's work: Boundaries and micro role transitions. Academy of Management Review, 25(3), 472-491.