İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'de maskeleme: iyi görünmenin bedeli

Maskeleme, DEHB belirtilerini gizlemek için harcanan sürekli çaba. Nasıl göründüğü, neden özellikle kadınlarda tanıyı geciktirdiği ve bıraktığı yorgunluk.

5 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 8 bölüm var

“Ama sen gayet iyi idare ediyorsun.”

Bu cümleyi ben de çok duydum ve her duyduğumda bir kapı kapandı. Genelde iyi niyetle söyleniyor. Söyleyen kişi teselli ettiğini sanıyor; karşıdaki kişi ise o cümleden sonra zorlandığını bir daha söyleyemiyor.

Arkasında duran şeyin bir adı var: maskeleme.

Maskeleme neye benziyor

Kitaplarda “belirtileri gizlemek” diye geçiyor. Gündelik hali daha sıkıcı ve daha yorucu. Sık görülen biçimleri şunlar:

  • Aşırı erken varmak. Geç kalma ihtimalini ortadan kaldırmanın tek yolu, randevudan çok önce orada olmak. Yarım saat beklemek, özür dilemekten ucuza geliyor.
  • Aşırı not tutmak. Defter kusursuz, çünkü bellek değil. Dışarıdan bakan “ne düzenli insan” diyor.
  • Tekrar tekrar kontrol etmek. Titizlikten değil, kendine güvenmemekten. Aynı metni beş kez okuyup yine bir tarihi kaçırmak sık anlatılan bir deneyim.
  • Evi kimseye göstermemek. Misafir gelmeden önceki üç saatlik toplanma, ardından sürdürülemeyen iki hafta.
  • Yorgunluğu saklamak. Aynı işi herkesle aynı sürede bitirmek ama bunun iki katı enerjiyle.

Bunların çoğu bilinçli bir strateji olarak kurulmuyor. Yıllar içinde kendiliğinden oluşan telafi alışkanlıkları oluyorlar ve işe yarıyorlar.

Maskeleme başarısız olduğunda fark edilmez. Başarılı olduğunda da fark edilmez. Fark edilmemesi zaten işin tanımıdır.

Bir örnek

Maskelemenin nasıl göründüğünü bir örnek anlatıyor.

Çocukken sınıfı dağıtmayan, notları düşük olmayan, hiçbir öğretmenin şikayet etmediği bir öğrenci düşünün. Ödevlerini her seferinde son gece yapıyor. O gece yetiyor, çünkü panik yetiyor. Dışarıdan görünen şey zamanında teslim edilmiş bir ödev; görünmeyen şey, o ödevi mümkün kılan gece yarısı.

Yıllarca bu bir yöntem sanılıyor. Aslında bir maske ve iyi çalıştığı için hiç sorgulanmıyor. Tanı geç geldiğinde sorulan soru genelde aynı: bu kadar iyi idare edebiliyorsam, neden bu kadar yoruluyorum? Cevabın adı maskeleme.

Neden özellikle kadınlarda

DEHB araştırmalarının büyük bölümü onlarca yıl boyunca erkek çocuklar üzerinde yapıldı. Klinik örneklemlerde erkek/kız oranı bir dönem çok yüksekti; toplum örneklemlerinde ise fark belirgin biçimde daralıyor (Quinn ve Madhoo, 2014).

Aradaki boşluğu açıklayan şey kızların daha az DEHB'li olması değil. Daha az fark edilmeleri.

Sınıfın arkasında zıplayan çocuk göze batıyor. Camdan dışarı bakan, hayal kuran, sessizce geride kalan çocuk kimseyi rahatsız etmiyor. Öğretmen rahatsız olmayınca kimse yönlendirme yapmıyor. Bu sessiz tablonun adı dikkatsiz tip DEHB.

Buna bir de sosyal beklenti ekleniyor: kız çocuklarından düzenli, uyumlu ve sessiz olmaları isteniyor. Maskeleme öğrenilen bir beceri haline geliyor ve iyi öğreniliyor.

Sonuç, yetişkinlikte tanı almış bir yığın kadın (Young ve ark., 2020; Ginsberg ve ark., 2014). Kadınlarda tablonun yaşam boyu nasıl değiştiğini kadınlarda DEHB yazısında ayrıca ele aldım.

Bedeli nerede ortaya çıkıyor

Maskeleme çalışıyor. Sorun tam olarak bu.

Destek gelmiyor. Dışarıdan sorun görünmediği için kimse yardım teklif etmiyor. Zorlandığını söylediğinde “ama sen çok başarılısın” cevabını alıyorsun.

Yorgunluk birikiyor. Aynı işi herkesle aynı sürede bitiriyorsun ama sen bunun için iki kat enerji harcıyorsun. Fark akşam ortaya çıkıyor ve akşamlarını kimse görmüyor. Uzun sürdüğünde tablo tükenmişliğe dönüşebiliyor.

Kendine inanmayı bırakıyorsun. Yaptığın her şeyin arkasında bir telafi olduğunu bildiğinde başarı sana ait gelmiyor. Bunun da bir adı var, sahtekarlık hissi.

Sonunda çöküyor. Maske sonsuza kadar taşınmıyor. Genelde yapı değiştiğinde düşüyor: üniversite bitiyor, iş değişiyor, sorumluluk artıyor. Dışarıdan gelen iskelet kalkıyor ve altında ne olduğu görünüyor. Geç tanı hikayelerinin çoğu tam bu geçişlerde başlıyor.

Tanı maskeyi kaldırıyor mu

Kısa cevap: kendiliğinden kaldırmıyor.

Benim için tanının yaptığı şey maskeyi indirmek olmadı. Maskenin var olduğunu görünür kılmak oldu. Yirmi küsur yıl boyunca kendim sandığım şeylerin bir kısmının aslında telafi olduğunu fark etmek tuhaf bir deneyim: hem rahatlatıcı hem sarsıcı.

O ayrımı yapabilmek işe yarıyor, çünkü telafi bırakılabilir bir şey. Kişilik değil.

Dünya Federasyonu uzlaşı metninin (Faraone ve ark., 2021) ortaya koyduğu gibi, DEHB uzun süreli ve işlevselliği etkileyen bir tablo. Yani maskeleme bir tercih olarak değil, desteksiz kalmış bir sistemin ürettiği çözüm olarak okunmalı.

Maskeleme yalnızca kadınlara özgü değil

Bu yazıda kadınlar üzerinde durmamın sebebi verinin oradaki boşluğa işaret etmesi. Ama maskeleme cinsiyete özgü bir davranış değil.

Erkeklerde daha çok başka biçimlerde görünüyor: hiperaktiviteyi mizahla kapatmak, zorlandığı işi hiç denememiş gibi göstermek, dağınıklığı umursamazlık kılığına sokmak. “Zaten umurumda değildi” cümlesi de bir maske biçimi ve belki en pahalısı, çünkü yardım isteme ihtimalini baştan siliyor.

Maskelemenin biçimini belirleyen şey belirtilerin kendisi olmuyor; çevrenin neyi cezalandırdığı oluyor.

Maskeyi bırakmak ne demek

Burada dikkatli olmam gerekiyor, çünkü “maskeni çıkar” tavsiyesi kolay ve çoğu zaman gerçekçi değil. Herkesin her ortamda kendi olma lüksü yok. İş yerinde tanını açıklamanın bedeli olabiliyor; o kararın nasıl verildiğini tanını açmak yazısında ele aldım.

Uygulanabilir olan şey maskeyi tamamen çıkarmak olmuyor; nerede taşıyıp nerede bırakacağını seçmek oluyor. İşe yarayan dört adım:

  • Bir kişiye anlatmak. Tek kişi bile yükü belirgin biçimde azaltıyor: açıklama yapmak zorunda olmadığın bir alan açılıyor.
  • Telafi sistemlerini gizlememek. Alarmlar, listeler, tekrar kontroller. Hile gibi hissettiriyor ama bunlar dış iskele; gözlük takmaktan farkı yok.
  • Yorgunluğu takvime yazmak. Maskelemenin pahalı olduğu günlerin (yeni insanlar, uzun toplantılar) ertesine yoğun iş koymamak. Bu bende en çok işe yarayan tek şey oldu.
  • Refleks “iyiyim”i azaltmak. Otomatik verilen bu cevap, yardım gelebilecek kapıyı her seferinde kapatıyor.

Kendime sorduğum soru

Artık bir şeyi yaparken ara sıra duruyorum ve şunu soruyorum: bunu gerçekten istediğim için mi yapıyorum, yoksa birinin bir şey fark etmesini engellemek için mi?

Cevap her zaman net gelmiyor. Ama soruyu sormak bile, maskeyi otomatik olmaktan çıkarıyor. Aynı mantığın gündelik hali görünür yer sistemi yazısında var: orada da eksik olan iç yapı dışarıdan kuruluyor, sadece saklanmadan.

Sık sorulanlar

DEHB'de maskeleme nedir?
Belirtileri başkalarına göstermemek için harcanan sürekli çaba. Herkesten yarım saat erken çıkmak, not tutuyormuş gibi yapmak, evi kimseye göstermemek.
Maskeleme neden zararlı?
Kısa vadede işe yarıyor ve tam bu yüzden tehlikeli. Dışarıdan sorun görünmediği için destek gelmiyor, yorgunluk ise birikiyor.
Maskeleme tanıyı geciktirir mi?
Geciktiriyor. Geç tanının en yaygın sebeplerinden biri bu; iyi idare eden kişi değerlendirmeye hiç yönlendirilmiyor.
Maskelemeyi bırakmak ne demek?
Her şeyi herkese anlatmak değil. Hangi ortamda ne kadar enerji harcandığını fark edip, maskenin gerekmediği yerlerde onu taşımayı bırakmak.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar5
  1. Hinshaw, S. P., Owens, E. B., Zalecki, C. ve ark. (2012). Prospective follow-up of girls with ADHD into early adulthood. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 80(6), 1041-1051.↩
  2. Quinn, P. O., & Madhoo, M. (2014). A review of attention-deficit/hyperactivity disorder in women and girls: Uncovering this hidden diagnosis. Primary Care Companion for CNS Disorders, 16(3).↩
  3. Young, S., Adamo, N., Asgeirsdottir, B. B. ve ark. (2020). Females with ADHD: An expert consensus statement taking a lifespan approach. BMC Psychiatry, 20, 404.↩
  4. Ginsberg, Y., Quintero, J., Anand, E., Casillas, M., & Upadhyaya, H. P. (2014). Underdiagnosis of attention-deficit/hyperactivity disorder in adult patients. Primary Care Companion for CNS Disorders, 16(3).↩
  5. Faraone, S. V., Banaschewski, T., Coghill, D. ve ark. (2021). The World Federation of ADHD International Consensus Statement. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 128, 789-818.↩

Bu yazı 10 Ekim 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.