İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB ve depresyon: hangisi hangisini besliyor

Yıllarca yetişememenin bıraktığı çöküntü ile depresyon aynı şey mi? İki tablonun nasıl ayrıldığı ve neden ikisini birden görmek gerektiği.

5 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 9 bölüm var

Yıllarca “daha çok çalışsan yaparsın” cümlesini duyup daha çok çalışan ve yine yapamayan biri, bir noktada başka bir sonuca varıyor: demek ki bende bir sorun var.

Bu cümle yeterince tekrarlandığında karakter haline geliyor. Ben o cümleyi kendime uzun süre söyledim ve bir yerden sonra söylediğimi bile fark etmedim. Tanıdan sonra geriye dönüp baktığımda gördüğüm şey şuydu: yıllarca bir açıklamayı denemişim, açıklama yanlışmış, ama ona ödediğim bedel gerçekmiş.

Sayılar ne diyor

DEHB'li yetişkinlerde duygudurum bozukluklarının genel nüfusa göre daha sık görüldüğü, geniş toplum örneklemlerinde tekrar tekrar gösterilmiş bir bulgu (Kessler ve ark., 2006). Katzman ve arkadaşları (2017), yetişkin DEHB kliniklerinde eşlik eden bir tablonun bulunmamasının istisna olduğunu belirtiyor.

Yani depresyon burada bir yan hikaye olarak durmuyor. Tablonun ortasında.

İki farklı yol

Doğrudan yol. DEHB ve depresyon ortak biyolojik zemini paylaşabiliyor. Aile çalışmaları ikisinin bir arada kümelendiğine işaret ediyor. Bu durumda depresyon DEHB'nin sonucu olmadan, kendi başına duruyor.

Dolaylı yol. Bu yol daha görünür. Yıllarca:

  • yetişememek
  • söz verip tutamamak
  • kapasitesinin altında sonuç almak
  • sürekli düzeltilmek

Bunların toplamı bir öz değer aşınması yaratıyor. Buna öğrenilmiş çaresizlik deniyor: yeterince denedikten ve yeterince başarısız olduktan sonra denemenin kendisi anlamsız gelmeye başlıyor.

Araya bir de zehirli utanç giriyor. Utanç yaptığın bir şeyle ilgili olmaktan çıkıp kim olduğunla ilgili hale geldiğinde, çıkışı zor bir yere dönüşüyor. Bu tarafı DEHB'de utanç ve öz şefkat yazısında ayrıca ele aldım.

Depresyon bazen bir hastalık olarak geliyor, bazen de uzun süre görülmemiş birinin vardığı makul bir yer olarak. İkisi de tedaviyi hak ediyor.

Aşınma nasıl işliyor

Dolaylı yolu somutlaştırmak istiyorum, çünkü “öz değer aşınması” kulağa soyut geliyor ve gündelik hali hiç soyut değil.

Bir işi geciktiriyorsun. Geciktirdiğin için özür diliyorsun. Özür dilerken bir açıklama yapıyorsun ama açıklaman sana bile inandırıcı gelmiyor, çünkü sebebini sen de bilmiyorsun. Karşı taraf anlayışlı davranıyor. Anlayış iyi bir şey ama üstüne bir borç bırakıyor: bir dahakine yapmam.

Bir dahaki sefer aynı şey oluyor. İkinci özürde açıklama kısalıyor. Üçüncüde açıklamayı bırakıp kendinle ilgili bir cümle kuruyorsun: ben böyleyim.

İşte o cümle depresyonun kapısı. Çünkü davranışla ilgili bir sorun çözülebilir bir şeydir, kimlikle ilgili bir sorun çözülemez gibi durur. Bende yıllarca çalışan mekanizma tam olarak buydu ve tanıdan sonra en çok değişen şey de bu cümlenin değişmesi oldu.

Nasıl ayrılıyor

Kesin ayrımı bir uzman yapıyor. Ama tabloyu anlamaya yarayan birkaç işaret var:

  • Süre. DEHB'de kötü hissetme genelde bir olaya bağlanabiliyor ve saatler içinde değişebiliyor. Depresyonda düşüş günlerce, haftalarca sürüyor ve olaydan bağımsız.
  • Keyif alma. DEHB'de ilgi duyduğun bir şey ortaya çıktığında canlanma oluyor. Depresyonda eskiden keyif veren şey de keyif vermiyor.
  • İçerik. DEHB'ye bağlı çöküntünün içeriği genelde somut: bugün şunu yine yapamadım. Depresyonda içerik daha yaygın ve geleceğe yayılmış oluyor.
  • Başlangıç. DEHB belirtileri çocuklukta da var. Depresyon çoğu zaman belli bir dönemde başlıyor.
  • Sabah mı akşam mı. Depresyonda çoğu kişide gün içinde belirli bir örüntü oluyor. DEHB'ye bağlı düşüş ise daha çok günün nasıl geçtiğine bağlı çıkıyor.

Bu işaretler yön veriyor, karar vermiyor. Ayırıcı tanı için gelişimsel öykünün baştan alınması gerekiyor.

Bir de yakın bir başlık var: tanıdan sonra gelen çöküntü. Depresyona benzediği halde ondan farklı işliyor ve kendi seyri var. Onu tanı sonrası yas yazısında yazdım.

Ne zaman uzmana gitmek gerekiyor

Kendi kendine takip edilecek bir eşik yok, ama şu durumlar beklemeyi gerektirmiyor:

  • Çöküntü iki haftadan uzun sürüyorsa ve iyi geçen günlerin arası açıldıysa.
  • Uyku belirgin biçimde değiştiyse: hiç uyuyamamak ya da sürekli uyumak.
  • İştah, kilo ya da bedensel enerji gözle görülür biçimde değiştiyse.
  • Eskiden ilgini çeken şeyler artık hiç çekmiyorsa. Bu, DEHB'li biri için özellikle dikkat çekici bir işaret, çünkü ilgi genelde son teslim olan şey oluyor.
  • Kendine zarar verme düşüncesi varsa.

Tanı ve ilaç kararı hekimin işi. Ama randevu almak için tablonun ağırlaşmasını beklemek gerekmiyor.

Tedavi sırası

Avrupa uzlaşı metni (Kooij ve ark., 2019), eşlik eden tablolarda o an en çok işlev kaybına yol açan sorunun önce ele alınmasını öneriyor.

Pratikte bu şu anlama geliyor: ağır bir depresyon varken DEHB'nin ayrıntılı değerlendirmesi güvenilir sonuç vermiyor, çünkü depresyon zaten dikkati ve motivasyonu bozuyor. Önce depresyon bir miktar geriliyor, sonra altta ne kaldığına bakılıyor.

Tersi de oluyor: DEHB ele alındığında günlük işleyiş düzeldiği için depresyon belirtilerinin hafiflediğini bildiren insanlar var. Hangi sıranın izleneceği, hekimin senin öykünle birlikte vereceği bir karar.

Kaygı da bu tabloya sık eşlik ediyor; üçünün nasıl iç içe geçtiğini DEHB ve anksiyete yazısında anlattım.

Gündelik tarafta ne yardımcı oluyor

Ölçüyü küçült. Kötü bir dönemde normal hedefler ceza üretmeye başlıyor. O dönemde “yeterince iyi” gerçek bir strateji, tembellik değil. Sözlükte yeterince iyi başlığında.

Hareketi tamamen bırakma. Kısa ve düzenli hareketin hem duygudurum hem DEHB belirtileri üzerinde olumlu etkisi bildiriliyor. Ayrıntısı DEHB ve hareket yazısında.

Yalnız kalma. İzolasyon depresyonu besliyor, DEHB ise iletişimi zorlaştırdığı için izolasyonu kolaylaştırıyor. Tek bir kişiyle düzenli temas, bu döngüyü bozan en küçük müdahale.

İç sesi fark et. Kendine söylediğin cümleleri bir başkasına söyler miydin sorusu, öz eleştiri döngüsünü görünür kılıyor.

Kötü günü kayda geçir. Bende işe yarayan şey, kötü bir günün sonunda o günü nasıl geçirdiğimi iki satır yazmak oldu. Depresif dönemin hafızası taraflı çalışıyor: iyi geçen saatleri silip kötü olanı bırakıyor. Yazı o silmeyi zorlaştırıyor.

Sık yapılan hata

En sık rastladığım hata şu: çöküntüyü tamamen DEHB'ye yazıp geçmek. “Zaten yetişemiyorum, bu yüzden moralim bozuk” cümlesi doğru olabilir ama işin sonunu getirmiyor.

Tersi de var: yıllardır süren dikkat sorunlarını “depresyondandır” diye kapatmak. Depresyon gerilediği halde dikkat sorunları aynı yerde duruyorsa, bu bilgi değerlendirmeye götürülmesi gereken bir bilgi.

Geriye ne kalıyor

DEHB ve depresyon iç içe geçtiğinde ikisini de görmek gerekiyor. Yalnızca birini ele almak, diğerini besleyen kaynağı yerinde bırakıyor.

Benim için değişen şey tabloyu güzelleştirmek olmadı. Cümlenin yönü değişti: “ben böyleyim” yerine “bu böyle işliyor, buna şunu yapabilirim” demeye başladım. Küçük bir fark gibi duruyor ama üstüne bir sürü şey kuruluyor.

Tükenmişlikle karışan tarafını DEHB'de tükenmişlik yazısında ele aldım.

Sık sorulanlar

DEHB'de depresyon neden daha sık görülüyor?
Bir kısmı doğrudan geliyor, bir kısmı birikim olarak gelişiyor: yıllarca yetişememek, eleştirilmek ve kendini yetersiz bulmak zemin hazırlıyor.
DEHB'deki kötü hissetme ile depresyon nasıl ayrılır?
En pratik işaret süre. DEHB'de kötü hissetme genelde bir olaya bağlı ve saatler içinde değişebiliyor. Depresyonda ise günlerce süren, olaydan bağımsız yaygın bir düşüş var.
Hangisi önce tedavi ediliyor?
Tablonun ağırlığına göre değişiyor. Depresyon belirgin olduğunda genellikle önce o ele alınıyor; karar hekimin.
Depresyon DEHB belirtilerini artırır mı?
Artırıyor. Enerji ve motivasyon düştüğünde dikkat ve başlatma zaten zor olan yerde daha da zorlaşıyor; iki tablo birbirini besliyor.

Bu yazı nasıl hazırlandı

Cansu DEHB ile yaşayan bir yetişkin; hekim ya da sağlık uzmanı değil. Bu bir deneyim yazısı olmaktan çok bir derleme: bilgiler yayımlanmış çalışmalara ve resmî kaynaklara dayanıyor, kaynaklar yazının altında listeleniyor.

Yazı bir uzman tarafından gözden geçirilmedi. Tanı, ilaç ve tedavi kararları hekiminle verilecek şeyler; hak, rapor ve başvuru süreçlerinin ayrıntıları ise zamanla değişebildiği için ilgili kurumdan teyit edilmeli. Daha fazlası.

Kaynaklar3
  1. Kessler, R. C., Adler, L., Barkley, R. ve ark. (2006). The prevalence and correlates of adult ADHD in the United States. American Journal of Psychiatry, 163(4), 716-723.↩
  2. Katzman, M. A., Bilkey, T. S., Chokka, P. R., Fallu, A., & Klassen, L. J. (2017). Adult ADHD and comorbid disorders. BMC Psychiatry, 17, 302.↩
  3. Kooij, J. J. S., Bijlenga, D., Salerno, L. ve ark. (2019). Updated European Consensus Statement on diagnosis and treatment of adult ADHD. European Psychiatry, 56, 14-34.↩

Bu yazı 16 Eylül 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.