İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'de online ders: uzun videoda dikkat nasıl tutulur

Video oynuyor, ben başka sekmedeyim. Online derste zihnin neden kaydığını ve kısa testlerle, hız ayarıyla dikkati geri getirmeyi araştırmalarla yazdım.

6 dakika okumaOrta
Bu yazıda 8 bölüm var

Ekranın bir köşesinde ders videosu oynuyor. Ben başka bir sekmede, ders için açtığım bir kaynağın içinde, oradan başka bir bağlantıda, oradan da nasıl geldiğimi bilmediğim bir sayfadayım.

Video bitiyor. Platform onu "izlendi" diye işaretliyor.

Ben izlemedim.

Online ders dışarıdan DEHB'li biri için kolaylık gibi görünüyor: istediğin saatte, istediğin yerde, geri sarabildiğin bir ders. Kolaylıkların hepsi gerçek. Ama aynı esneklik, dikkatimi tutan birkaç görünmez şeyi de elimden alıyor.

Sınıftaki görünmez iskelet

Yüz yüze bir derste dikkatimi tutan şeylerin çoğunu fark etmiyordum bile. Önde konuşan birinin gözü, yandakinin not alan eli, dersin belirli saatte başlayıp bitmesi, telefonu çıkarmanın biraz ayıp olması. Bunların hiçbiri dersi ilginç kılmıyordu ama hepsi beni odada tutuyordu.

Evde bu iskeletin neredeyse tamamı kalkıyor. Pandemi döneminde uzaktan eğitime geçen 238 ergeni inceleyen bir çalışma bunu DEHB açısından görünür kıldı: DEHB'li ergenlerin daha az rutini vardı ve uzaktan öğrenmede daha çok güçlük yaşadılar. DEHB grubunda rutinlerin azalması, olumsuz duygulanımın artması ve konsantrasyon güçlüğü, uzaktan öğrenmedeki zorlukla birlikte gidiyordu (Becker ve ark., 2020). Çalışma ergenlerle ve olağanüstü bir dönemde yapıldı; yetişkinlere doğrudan taşımak doğru olmaz. Yine de rutin bulgusu bana çok tanıdık geldi.

Zihnin kendiliğinden gitmesi

Video izlemek pasif bir iş. Bir soruya cevap vermen, bir şey yazman, bir yere yürümen gerekmiyor. Böyle anlarda zihin kendi işine dönüyor: dünkü konuşma, yarının listesi, az önce aklına gelen bir fikir.

Buna zihin gezinmesi deniyor ve iki türü var. Birini bilerek yapıyorsun: sıkıcı bir anda kendine izin verip başka bir şey düşünüyorsun. Diğeri sen fark etmeden oluyor. Toplam 1.354 kişilik iki örneklemde yapılan bir çalışma, DEHB belirtilerinin ikinci türle, yani kendiliğinden gelen zihin gezinmesiyle ilişkili olduğunu; bilerek yapılanla ise ilişkili olmadığını buldu (Seli ve ark., 2015).

Bu ayrım bana iyi geldi. Kırk dakikalık videonun yirminci dakikasında nerede olduğumu bilmemek, dersi umursamadığım anlamına gelmiyordu. Zihin, ben karar vermeden gidiyordu.

Videonun izlendi işareti, benim orada olduğumu değil, sürenin geçtiğini gösteriyor.

Araya küçük testler koymak

Bu alanda en çok işime yarayan bulgu Szpunar ve arkadaşlarından geldi. Katılımcılar 21 dakikalık bir istatistik dersini dört parça hâlinde izledi. Bir grup her parçanın sonunda kısa bir test çözdü; diğerleri ya test çözmedi ya da aynı içeriği yeniden çalıştı. Ders sırasında "şu an aklından ne geçiyor" diye sorulduğunda, test çözen grup zihninin dağıldığını soruların yüzde 19'unda bildirdi; diğer iki grupta bu oran yüzde 39 ve 41'di. Test çözenler daha fazla not aldı, sonda daha çok şey öğrenmişti ve final testine karşı daha az kaygı bildirdi (Szpunar ve ark., 2013).

Katılımcılar DEHB'li değildi. Ama yöntemin mantığı, DEHB'nin zorlandığı yere doğrudan dokunuyor: pasif izlemeyi her birkaç dakikada bir aktif bir işe çeviriyor. "Birazdan bana soru sorulacak" bilgisi, dikkat için küçük bir çapa oluyor.

Video uzunluğu ve hız

Uzun video çoğu insan için sorun. edX platformundaki 6,9 milyon video izleme oturumunu inceleyen bir çalışma, kısa videoların izleyicinin ilgisini çok daha iyi tuttuğunu gösterdi; yazarların önerisi videoları altı dakikanın altında tutmaktı (Guo ve ark., 2014). Kırk dakikalık bir kaydı ben kısaltamıyorum ama bölebiliyorum.

Hız konusunda da dürüst bir bulgu var. Ders videosunu farklı hızlarda izleyen katılımcılarda 1,5 ve 2 kat hızın anlamaya maliyeti küçüktü; 2 katın üzerinde performans düşmeye başladı (Murphy ve ark., 2022). DEHB'li örneklemde test edilmedi. Benim deneyimim şu yönde: hız biraz artınca zihnimin gidecek boşluk bulması zorlaşıyor, sanki uyarılma düzeyi çalışılabilir aralığa biraz yaklaşıyor. Bunu bir kural olarak değil, denemeye değer bir ayar olarak görüyorum.

Canlı online derste görünmez olmak

Kayıtlı videolardan farklı olarak canlı online derslerin kendine özgü bir zorluğu var: kameranın kapalı olabilmesi.

Kamera kapalıyken kimse beni görmüyor. İlk başta bu bir rahatlık gibi geliyor; yüzümün sıkıldığını, gözümün başka yere kaydığını kimse fark etmiyor. Ama aynı görünmezlik başka bir şeyi de alıp götürüyor. Sınıfta beni toparlayan şeylerden biri görünür olduğumu bilmekti. Görünmez olunca toparlanmak için dışarıdan bir sebep kalmıyor.

Kamera açıkken ise başka bir yük geliyor: kendi yüzümü ekranda görmek. Nasıl göründüğümü kontrol etmek, dinlemekten pay alan küçük bir iş. Bu yüzden benim için denemeye değer ara yol, kamerayı açık tutup kendi görüntümü gizlemek oldu. Görünür olduğumu biliyorum ama kendimi izlemiyorum.

Sohbet kutusu da iki yönlü. Soru yazmak dikkati derste tutabiliyor; başka katılımcıların mesajlarını takip etmeye başladığımda ise ders arka plana düşüyor. Sohbeti yazmak için açıp okumak için kapatmak, küçük ama işe yarayan bir ayrım.

Her ders video olarak mı izlenmeli

Bazen en iyi çözüm videoyla başlamamak. Aynı içeriğin yazılı hâli, sunum dosyası ya da ders notu varsa, önce onu hızlıca taramak işimi kolaylaştırıyor. Neyin anlatılacağını bildiğimde video bir keşif olmaktan çıkıp bir doğrulamaya dönüşüyor ve zihnimin kaydığı anları daha kolay fark ediyorum. Bu her derste mümkün olmuyor. Ama mümkün olduğunda, videonun hangi kısımlarına dikkatle bakmam gerektiğini önceden biliyorum.

Kendime kurduğum online ders düzeni

Burada anlattıklarım, araştırmaların mantığını kendi alışkanlıklarıma uyarlama denemem.

Başlamadan tek soru yazıyorum. "Bu videodan sonra neyi açıklayabilmem gerekiyor?" Tek cümle. İzlerken aradığım şey belli oluyor.

Videoyu kendim bölüyorum. Her 8-10 dakikada bir durduruyorum, ekranı küçültüp üç cümle yazıyorum: ne anlatıldı, neyi anlamadım, neyi merak ettim. Araya konan testin kendi yapımı hâli. Not almanın ayrı bir zorluğu var; onu DEHB'de not almak yazısında ayrıca yazdım.

Tam ekran, tek sekme. Video tam ekranken başka sekmeye geçmek bir tık daha uzakta kalıyor. Küçük bir sürtünme ama işe yarıyor. Dijital tarafın geri kalanı dijital dağınıklık yazısında.

Hızı 1,25 ile 1,5 arasında tutuyorum. Konu yeni ve yoğunsa daha yavaş, tekrar niteliğindeyse daha hızlı.

Aynı saat, aynı yer. Kaydı olan dersi bile haftanın aynı saatinde, aynı masada izlemek, kaybolan ders programının yerini kısmen tutuyor. Başlama saati belli olunca "ne zaman izlesem" kararı ortadan kalkıyor ve o karar, benim için bazen izlemenin kendisinden daha yorucu oluyor.

Kamerası açık biri. Aynı dersi alan biriyle ya da tamamen başka bir iş yapan bir arkadaşla görüntülü aramada sessizce çalışmak, sınıfın kaybolan iskeletinin bir kısmını geri getiriyor. Ayrıntısı eşlikçi çalışma yazısında.

Bitince beş dakika

Video bittiğinde hemen bir sonrakine geçmek cazip; platform zaten sıradakini kendiliğinden başlatıyor. Ben o geçişi durdurmaya çalışıyorum. Beş dakika ayırıp başta yazdığım tek soruya dönüyorum: bu videodan sonra neyi açıklayabiliyorum? Cevabı birkaç cümleyle yazabiliyorsam video işini yapmış oluyor. Yazamıyorsam bir sonraki videoya geçmek yerine kaçırdığım kısmı buluyorum.

Sıradaki videonun otomatik oynatılmasını kapatmak bu beş dakikayı korumanın en kolay yolu. Aksi hâlde bir video bitmeden diğeri başlıyor ve akşamın sonunda üç video izlemiş ama hiçbirini tam anlamamış oluyorum. Bu beş dakika sıkıcı görünüyor; yine de bir sonraki derse başlarken elimde tutunacak bir şey bırakıyor.

Online ders bana başka bir şey de öğretti. Uzun süre dikkatimi tutan şeyin konunun kendisi olduğunu sanıyordum. Oysa işin önemli bir kısmını ortam yapıyormuş. Ortam gidince onu küçük parçalar hâlinde yeniden kurmak gerekiyor.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar

  1. Becker, S. P., Breaux, R., Cusick, C. N. ve ark. (2020). Remote learning during COVID-19: Examining school practices, service continuation, and difficulties for adolescents with and without attention-deficit/hyperactivity disorder. Journal of Adolescent Health, 67(6), 769-777.
  2. Seli, P., Smallwood, J., Cheyne, J. A., & Smilek, D. (2015). On the relation of mind wandering and ADHD symptomatology. Psychonomic Bulletin & Review, 22(3), 629-636.
  3. Szpunar, K. K., Khan, N. Y., & Schacter, D. L. (2013). Interpolated memory tests reduce mind wandering and improve learning of online lectures. Proceedings of the National Academy of Sciences, 110(16), 6313-6317.
  4. Guo, P. J., Kim, J., & Rubin, R. (2014). How video production affects student engagement: An empirical study of MOOC videos. Proceedings of the First ACM Conference on Learning @ Scale, 41-50.
  5. Murphy, D. H., Hoover, K. M., Agadzhanyan, K., Kuehn, J. C., & Castel, A. D. (2022). Learning in double time: The effect of lecture video speed on immediate and delayed comprehension. Applied Cognitive Psychology, 36(1), 69-82.