İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB ile LGS'ye hazırlanmak: veli ve öğrenci için

DEHB'li bir sekizinci sınıf öğrencisi LGS sürecini nasıl yürütür: ergenlikle çakışan bir yıl, çalışma düzeni, deneme, okul ile denge ve velinin rolü.

12 dakika okumaUzun
Veli için yıllık kurgu6 adım
  1. Okul tarafını ayrı bir iş olarak ele alın. Sınav hazırlığı ile okuldaki düzenlemeler farklı süreçler. RAM değerlendirmesi ve BEP, hazırlık takviminden bağımsız yürüyor ve kendi süresi var.
  2. Haftalık döngüyü birlikte kurun, siz yazmayın. Çocuğun yazmadığı plan çocuğun planı olmuyor. Çerçeveyi siz koyun, dersleri günlere o yerleştirsin.
  3. Hatırlatmayı duvara taşıyın. Sözlü hatırlatma tartışma üretiyor ve rolü kalıcılaştırıyor. Görünür bir haftalık çizelge aynı işi gerginlik olmadan yapıyor.
  4. Deneme gününü sabitleyin. Haftanın aynı günü, aynı saati. Analizi aynı gün yapın ve puanı değil, boş ile yanlışın türünü konuşun.
  5. Ekran ve uyku için kural değil anlaşma yapın. Tek taraflı konan kural ergenlikte direnç üretiyor. Birlikte yazılan ve ikisini de bağlayan bir anlaşma daha uzun dayanıyor.
  6. Kötü hafta sürümünü önceden yazın. Hastalık, kötü bir deneme ya da tükenme haftası gelecek. O haftanın küçük sürümü önceden yazılmazsa süreç tamamen bırakılıyor.
Bu yazıda 24 bölüm var

LGS yılının DEHB'li bir öğrencide zor olmasının sebebi sınav değil, takvim.

Bu sınav ergenliğin başladığı yıla denk geliyor. Aynı dönemde üç şey birden oluyor: akademik yük artıyor, aileden bağımsızlık talebi yükseliyor ve DEHB'nin görünümü değişiyor.

Üçü aynı anda olduğunda ortaya çıkan tablo, ne velinin ne öğrencinin beklediği bir şey.

Ergenlikte DEHB neye dönüşüyor

Çocuklukta tanıdık olan tablo bu dönemde kılık değiştiriyor.

Görünür hareketlilik azalıyor. Sınıfta koşan çocuk gitmiş, yerine sırada oturan ama kafası başka yerde olan bir ergen gelmiş oluyor. Bu değişim çoğu ailede "geçti" olarak okunuyor.

Geçmiyor. Öne çıkan şey başka başlıklara kayıyor: dikkat, düzen ve zaman yönetimi. Ergenlikte DEHB yazısında bu dönüşümü ayrıntılı ele aldım.

Sorun şu ki LGS hazırlığı tam olarak bu üç beceriyi istiyor. Yani belirtiler görünmez hale gelirken, o belirtilerin bedeli ilk kez bu kadar yüksek oluyor.

İdare eden öğrenci neden bu yıl zorlanıyor

Çok sık karşılaşılan bir tablo var: beşinci, altıncı, yedinci sınıfta notları iyi giden bir öğrenci sekizinci sınıfta aniden düşüyor.

Sebebi genellikle çocuğun değişmesi değil, yükün değişmesi.

Önceki yıllarda müfredat dar, sınavlar yakın aralıklı ve konu başlıkları kısa. Bu koşullarda kısa süreli, son dakikada yapılan çalışma yeterli oluyor. DEHB'li bir öğrenci bu dönemi panik verimliliğiyle geçirebiliyor; panik verimliliği yazısında bunun nasıl çalıştığını yazdım.

Sekizinci sınıfta kapsam genişliyor ve sınav aylar sonraya geçiyor. Son dakika stratejisi çalışmıyor, çünkü artık son dakikaya sığmayacak kadar çok şey var.

Bu, bir gerileme değil. Bir stratejinin kullanım sınırına gelmesi.

Kontrolü ne kadar devretmeli

Bu, bu yılın en zor velilik sorusu ve iki uçta da yanlış cevap var.

Birinci uç: tamamen bırakmak. "Artık büyüdü, kendi sorumluluğunu alsın." Bu, yapıyı bir anda çekmek demek ve DEHB'de bir anda çekilen yapı geri gelmiyor.

İkinci uç: her şeyi takip etmek. Ödev kontrolü, saat takibi, sürekli hatırlatma. Bu kısa vadede çalışıyor ama iki sorun üretiyor. Birincisi, ergenlikte direnç doğuruyor ve enerji sınava değil tartışmaya gidiyor. İkincisi, çocuk kendi sistemini hiç kurmuyor; lisede aynı duvara daha sert çarpıyor.

Ortadaki yol kademeli devir. Yapı dışarıdan verilmeye devam ediyor ama her dönem bir parçası çocuğa geçiyor.

Somut hali: ilk dönem haftalık planı birlikte yapıyorsunuz, ikinci dönem çocuk yapıyor siz bakıyorsunuz, üçüncü dönem çocuk yapıyor ve haftada bir birlikte gözden geçiriyorsunuz.

Hatırlatmayı duvara taşımak

Bu tek değişiklik, evdeki gerginliğin büyük kısmını alıyor.

Sözlü hatırlatma iki iş birden yapıyor: bilgiyi veriyor ve bir rol kuruyor. Rolün adı hatırlatan ve hatırlatılan. Bu rol yerleştikten sonra aynı cümle bilgi olmaktan çıkıp baskı olarak duyuluyor.

Çözüm bilgiyi aynı tutup kaynağını değiştirmek. Duvarda asılı bir haftalık çizelge, aynı bilgiyi tartışma üretmeden veriyor. Çünkü çizelge kimseyi suçlamıyor.

Bu, DEHB'li bir çocukta ayrıca işe yarıyor: hatırlama işi ortama yükleniyor, belleğe değil. Görünür yer sistemi yazısında aynı mantığın ev düzenindeki karşılığını yazdım.

Haftalık döngü, günlük program değil

Saat saat doldurulmuş program LGS hazırlığında da çöküyor ve aynı sebeple: süre tahmini güvenilir değil, her gün aynı enerjiyle geçmiyor.

Yerine haftalık bir döngü kuruluyor. Gün sabit, süre esnek. Pazartesi matematik, salı Türkçe, çarşamba fen. O gün ne kadar çalışılacağı günün durumuna göre değişiyor.

Bu kurgunun bir yan faydası var: hangi derse ne zaman bakılacağı kararı haftada bir veriliyor. Karar sayısı düşünce, karar başına harcanan enerji de düşüyor.

Ders çalışma programı yazısında bu döngünün nasıl kurulacağını adım adım yazdım.

Günün tek bir ana işi olsun

Sekizinci sınıf planlarının çoğu bir günde beş altı iş barındırıyor. DEHB'de bu plan ilk aksamada çöküyor.

Günün tamamlanmış sayılması için tek bir maddenin bitmesi yeterli olmalı. Diğerleri bonus.

Bunun psikolojik etkisi küçük görünüyor ama belirleyici. Her gün "yapamadım" diye biten bir yıl, çocuğun kendisi hakkındaki inancını değiştiriyor ve o inanç çalışmayı daha da zorlaştırıyor. Utanç ve öz şefkat yazısında bu döngüyü anlattım.

Deneme sınavları

LGS sürecinde deneme çok erken başlıyor ve çoğu zaman yanlış kullanılıyor.

Deneme bir ölçüm aracı. Puanı konuşmak ölçümün en az bilgi veren kısmı.

Her denemeden sonra üç şey ayrı ayrı bakılmalı.

Boşlar. Süre yetmediği için mi boş, bilinmediği için mi? Bu ikisi tamamen farklı çözümler gerektiriyor.

Yanlışların türü. Bilgi eksiği mi, işlem hatası mı, soruyu yanlış okumak mı? DEHB'li öğrencilerde ikinci ve üçüncü kategori beklenenden kalabalık çıkıyor ve bunlar konu çalışarak düzelmiyor.

Süre dağılımı. Tek bir soruda uzun süre kalındı mı? Deneme ve süre yönetimi yazısında bunu ele aldım.

Analizin aynı gün yapılması gerekiyor. Ertesi güne bırakılan analiz yapılmıyor.

Dikkatsizlik hataları ayrı bir başlık

DEHB'li bir öğrencinin deneme kağıdında en çok göze çarpan şey, bildiği soruyu kaçırmış olması.

İşaretlemeyi kaydırmak, eksi işaretini görmemek, "hangisi değildir" sorusunda değildir kelimesini atlamak, dört işlemde son basamakta hata yapmak.

Bunlar bilgi eksiği değil ve "dikkatli ol" uyarısıyla düzelmiyor. Düzelten şey kontrol alışkanlığı: olumsuz ifadenin altını çizmek, işlemi bitirince son adımı tekrarlamak, optik forma geçerken numarayı kontrol etmek.

Bu alışkanlıkların denemede kurulması gerekiyor; sınav günü kurulan alışkanlık tutmuyor.

Okul tarafı ayrı bir süreç

Veliler sık sık bu ikisini karıştırıyor: sınav hazırlığı ile okuldaki düzenlemeler ayrı işler.

Okul tarafında eğitsel değerlendirme Rehberlik ve Araştırma Merkezi üzerinden yapılıyor. Süreci RAM yazısında anlattım.

Değerlendirme sonrası okulda hazırlanan plan BEP oluyor. DEHB'de BEP genellikle müfredatı değil; sunum, süre, ortam ve değerlendirme biçimini düzenliyor. BEP yazısında bunu ayrıntılı ele aldım.

Bir de destek eğitim odası var; destek eğitim odası yazısında kimin yararlanabileceğini yazdım.

Bu üç sürecin hepsi kendi takvimiyle yürüyor ve hepsi sınav hazırlığından bağımsız. Sekizinci sınıfın başında başlatılması gerekiyor; ortasında başlatılan süreç yıl içinde yetişmiyor.

Merkezi sınavda düzenleme

LGS gibi merkezi sınavlarda düzenleme talepleri sağlık raporuna dayanarak iletiliyor ve hangi uygulamanın yapılacağı mevzuatla belirleniyor.

Bu konuda tek bir uyarı yapacağım: kuralların ve başvuru takviminin güncel kılavuzdan teyit edilmesi gerekiyor. Format ve koşullar yıldan yıla değişebiliyor ve geçen yılın bilgisiyle hareket etmek risk taşıyor.

Sınav düzenlemeleri yazısında Türkiye'deki genel çerçeveyi ele aldım.

Ekran ve uyku

Bu iki başlık LGS yılında en çok tartışma çıkaran konular ve ikisinde de tek taraflı kural çalışmıyor.

Ergenlikte dışarıdan konan katı kural direnç üretiyor. Daha uzun dayanan şey, birlikte yazılan ve iki tarafı da bağlayan bir anlaşma. Örneğin telefonun gece belirli bir saatten sonra ortak bir yerde şarj olması; ebeveyn için de geçerli olmak kaydıyla.

Uyku tarafında bir şeyi bilmek gerekiyor: uyku kaybı öğrenme ve akademik performansla olumsuz ilişkili ve DEHB'de ek bir yük bindiriyor. Uykusuzluk dikkati, dürtü kontrolünü ve duygu düzenlemeyi doğrudan bozuyor.

Yani geç saate kalan çalışma, çalışılan saati değil ertesi günün tamamını etkiliyor. Uyku yazısında bu ilişkiyi iki yönlü ele aldım.

Kardeş karşılaştırması

Bu başlığı ayrıca yazıyorum, çünkü evde en çok zarar veren cümleler buradan çıkıyor.

"Ablan senin yaşındayken böyle değildi" cümlesi bilgi vermiyor, yalnızca bir karşılaştırma kuruyor. DEHB'li bir çocuk zaten kendini akranlarıyla kıyaslıyor ve zaten geride olduğunu düşünüyor.

Aynı şey öğretmen görüşmelerinde de geçerli. Somut davranıştan konuşmak, karşılaştırmadan konuşmaktan her zaman daha verimli. Öğretmenle görüşmek yazısında bu konuşmanın nasıl kurulacağını yazdım.

Çocuk çalışmak istemiyorsa

Bu cümlenin arkasında çoğu zaman istememek yok.

Üç ihtimal var ve üçü farklı.

Başlayamama. Çocuk çalışmak istiyor ve masaya oturamıyor. Görev felci yazısında bunu anlattım; dışarıdan isteksizlik gibi görünüyor, içeriden donma gibi hissediliyor.

Kaçınma. Konuya yaklaşmak duygusal bir yük taşıyor; genelde geçmişte o derste yaşanmış bir başarısızlık var. Erteleme mi kaçınma mı yazısında farkı yazdım.

Gerçek isteksizlik. Bu da olabiliyor ve meşru. On dört yaşında biri hayatının bir yılını bir sınava vermek istemeyebilir.

Üçünün çözümü farklı ve hangisi olduğunu anlamadan müdahale etmek işe yaramıyor.

Okulda ne oluyor

Sekizinci sınıfta okulun kendisi de değişiyor ve bu değişim evdeki tabloyu doğrudan etkiliyor.

Ders yükü artıyor, deneme sınavları okul saatine giriyor, öğretmenlerin beklentisi yükseliyor. Daha önce idare eden bir öğrenci bu koşullarda ilk kez görünür biçimde zorlanmaya başlıyor.

Burada dikkat edilecek bir şey var: okuldaki düşüş evdeki çalışmayla ilgili olmayabiliyor. Sınıfta dikkati tutmak ayrı bir iş ve o iş yorduğunda eve gelen çocukta kapasite kalmıyor.

Bu yüzden okuldaki durumu öğretmenle konuşmak, evdeki planı kurmak kadar önemli. Öğretmenle görüşmek yazısında bu görüşmenin nasıl kurulacağını yazdım: tanıyı anlatmak yerine sınıfta ne olduğunu ve ne istendiğini somut söylemek.

İstenebilecek düzenlemeler küçük ve maliyetsiz olanlar: öne oturtmak, yazılı yönerge vermek, uzun ödevi parçalara bölmek, sınavda ek süre. Hiçbiri müfredatı değiştirmiyor.

Hareket ihtiyacını hesaba katmak

Bu yaşta en çok gözden kaçan başlık ve en kolay çözülen.

Sekizinci sınıfta çoğu ailede ilk kesilen şey spor oluyor. Mantık açık: sınav var, zaman yok.

Oysa hareket bu denklemde çıkarılacak değil eklenecek bir madde. Egzersizin dikkat, yürütücü işlevler ve duygudurum üzerinde olumlu etkileri bildiriliyor ve ilginç bir bulgu var: zihinsel olarak da uğraştıran hareket biçimleri düz koşuya göre daha büyük etki gösteriyor.

Egzersiz yazısında bunu ayrıntılı ele aldım.

En pratik kullanımı bir zamanlama aracı olarak: zor bir dersten hemen önce yapılan kısa hareket, o ders için kısa süreli bir pencere açıyor.

Evde de oturuşa hareket eklenebiliyor. Ayakta çalışılan aralıklar, elde tutulacak bir nesne, her kırk dakikada bir ayağa kalkmak. Hareketli oturmak yazısında bunun kanıt tarafını yazdım.

Evde çalışma ortamını kurmak

Bu yaşta ortam, yetişkinde olduğundan daha belirleyici çünkü çocuğun kendi ortamını düzenleme imkanı sınırlı.

Üç şey önemli.

Telefonun yeri. Sessize almak yetmiyor; bildirim gelen bir telefon, dokunulmasa bile dikkati bozuyor. Çözüm fiziksel: telefon başka odada. Bu bir ceza olarak değil, ortak bir düzen olarak kurulmalı. Dikkat dağıtıcılar yazısında bunu ele aldım.

Masanın üstü. Üzerinde yalnızca o anki ders olsun. Görünen her şey bir dikkat adayı ve DEHB'de ayıklama filtresi zaten zorlanıyor.

Ses. Tam sessizlik herkese iyi gelmiyor; uyarım düştüğünde zihin kendi uyaranını üretmeye başlıyor. Bazı çocuklarda sabit bir arka plan sesi daha iyi çalışıyor. Çalışma ortamı yazısında bu dengeyi yazdım.

Kardeş varsa ayrı bir mesele çıkıyor: aynı odada çalışan iki çocuk birbirinin dikkatini bölüyor. Mümkünse ayrı saat, mümkün değilse ayrı yön.

Sonuç günü ve sonrası

Bu kısmı yazmak gerekiyor çünkü hazırlıksız yaşanıyor.

Sonuç beklenenin altında gelebilir. O gün söylenen cümleler uzun süre kalıyor ve DEHB'li bir çocukta özellikle kalıcı oluyor; duygu daha yüksek geliyor ve geç iniyor.

İşe yarayan yaklaşım, sonucu çalışma miktarına bağlamamak. "Daha çok çalışsaydın" cümlesi hem doğru olmayabilir hem de hiçbir işe yaramıyor. Bir yılın sonucu çalışma süresinden fazlasına bağlı.

İkinci nokta: bu sınav bir dönüm noktası gibi anlatılıyor ama değil. Lise değiştirmek mümkün, nakil mümkün, üniversiteye giden yol tek değil. Çocuğun bunu duyması gerekiyor ve sonuç gününden önce duyması daha iyi.

Kötü hafta sürümü

Yıl içinde en az bir kez her şey duracak. Hastalık, kötü bir deneme, tükenme ya da ailede bir şey.

Bu haftaların plana yazılmış bir küçük sürümü olmalı: günde yirmi dakika, tek ders, tek konu. Amacı ilerlemek değil, seriyi korumak.

Çünkü DEHB'de tamamen bırakılan bir sistem geri kurulmuyor, baştan kuruluyor. Baştan kurmanın maliyeti ise bir haftalık yavaşlamadan çok daha yüksek.

Okul günü ve teneffüsler

Sekizinci sınıfta gün uzun ve çocuk eve zaten tükenmiş geliyor. Bu tükenme akşamki çalışmanın kalitesini doğrudan belirliyor.

Okul gününü hafifleten birkaç şey var ve hepsi öğretmenle konuşulabilecek türden.

Teneffüste hareket. Teneffüsü sınıfta geçiren bir çocuk, sonraki derse daha dolu giriyor. Hareket, bir sonraki ders için pencere açıyor.

Öne oturmak. Çevredeki hareket görüş alanından çıkınca dikkat daha az bölünüyor.

Sözlü yönergenin yazılı tekrarı. Tahtaya yazılan bir yönerge, sözlü verilenden çok daha az kaçıyor.

Üçü de maliyetsiz ve üçü de öğretmenle görüşmek yazısında anlattığım türden somut isteklerdir.

Ödev ile sınav hazırlığının çakışması

Bu, sekizinci sınıfın en yıpratıcı çatışması. Okul ödevi var, deneme var, konu tekrarı var ve akşam dört saat yok.

Burada bir öncelik kararı gerekiyor ve bu kararı çocuk tek başına veremiyor.

İşe yarayan kurgu şu: ödev ile hazırlık aynı akşamda yarışmıyor, haftaya dağıtılıyor. Belirli günler ödev ağırlıklı, belirli günler hazırlık ağırlıklı.

Ayrıca ödev miktarı bir düzenleme konusu olabiliyor. DEHB'li bir öğrencide aynı kazanımı ölçen daha az soru vermek, BEP kapsamında planlanabilen bir uyarlama. Ödevin ne kadar sürdüğünü ölçüp öğretmene götürmek, bu talebin dayanağı oluyor.

Ödev takibi yazısında bu başlığı ayrıntılı ele aldım.

Kardeşler ve ev düzeni

Evde başka çocuk varsa ortaya iki ayrı sorun çıkıyor.

Birincisi ortam. Aynı odada çalışan iki çocuk birbirinin dikkatini bölüyor ve DEHB'li olan daha çok etkileniyor. Ayrı saat ya da ayrı yön, çoğu evde uygulanabilir bir çözüm.

İkincisi adalet algısı. Sınav yılındaki çocuğa tanınan esneklikler diğer kardeşte haksızlık hissi üretiyor; tersine, sınav yılındaki çocuk da kardeşinin serbestliğini kendi kaybı olarak görüyor.

İşe yarayan şey, düzenlemeyi kişiye değil duruma bağlamak. "Ablan sınav yılında" cümlesi yerine "sınav yılında olan kişiye bu yıl şu esneklik tanınıyor" çerçevesi, sıranın geleceğini de söylüyor.

Motivasyon ve ödül

Bu yaşta uzak hedef hiç çalışmıyor. "İyi bir lise kazanırsın" cümlesi ekim ayındaki bir akşam için sinyal üretmiyor.

Sebebi dopamin ve motivasyon yazısında yazdığım şey: DEHB'de gecikmiş ödülün değeri daha hızlı düşüyor.

Pratik karşılığı, ödülü yakınlaştırmak. Haftalık küçük bir şey, aylık biraz daha büyük bir şey. Ödülün büyüklüğü önemli değil; yakınlığı önemli.

Dikkat edilecek bir nokta var: ödül performansa değil davranışa bağlanmalı. Deneme puanına bağlanan ödül, kontrol edilemeyen bir şeye bağlanmış oluyor ve kötü denemeyi çifte cezaya çeviriyor. Oturma gününe bağlanan ödül ise çocuğun elindeki bir şeye bağlanıyor.

Sonuç sonrası lise seçimi

Yılın en az konuşulan ama karar yükü en ağır haftası bu.

Çok seçenekli, süreli ve geri alınamaz bir karar. Üçü birden DEHB'de analiz felci üretiyor.

İşe yarayan hazırlık, puan açıklanmadan yapılıyor: ilgi duyulan okulların listesi önceden çıkarılıyor ve karar ölçütleri önceden yazılıyor. Mesafe mi önemli, okulun türü mü, arkadaş çevresi mi?

Puan geldiğinde liste kısaltılıyor; sıfırdan kurulmuyor. Bu tek değişiklik, o haftayı bir krizden bir eleme işine çeviriyor.

Bana kalan

Bu yaşta en çok zarar veren şey, sınavın bir karakter testi gibi sunulması.

"Ne kadar istiyorsan o kadar alırsın" cümlesi doğru değil ve DEHB'li bir çocukta özellikle yıkıcı. Çünkü isteği yüksek, taşıma kapasitesi farklı olan bir çocuk, bu cümleyi duyduğunda tek bir sonuç çıkarıyor: demek ki yeterince istemiyorum.

Bu yılın sonunda alınan puan, çocuğun ne kadar istediğini ölçmüyor. Yapının ne kadar iyi kurulduğunu ölçüyor ve yapıyı kurmak tek başına çocuğun işi değil.

Buradaki bilgi genel bir çerçevedir. Tanı ve tedavi kararları hekiminizle, eğitim kararları RAM ve okulunuzla, sınav ayrıntıları ise güncel kılavuzla teyit edilir.

Sık sorulanlar

DEHB'li çocuk LGS'ye hazırlanabilir mi?
Hazırlanabilir. Zorlanılan yer konuları öğrenmek değil, bir yıl boyunca düzeni sürdürmek. Bu da dışarıdan yapı ekleyerek desteklenebilen bir şey.
Ergenlik süreci neden zorlaştırıyor?
Ergenlikte DEHB'de görünür hareketlilik azalırken dikkat, düzen ve zaman yönetimi sorunları öne çıkıyor. Aynı dönemde bağımsızlık beklentisi de arttığı için daha önce idare eden öğrenciler bu yıl zorlanmaya başlayabiliyor.
Veli ne kadar takip etmeli?
Kontrolü birden devretmemek ve birden çekmemek en çok işe yarayan yaklaşım. Yapı dışarıdan verilmeye devam ediyor ama kademeli olarak çocuğa geçiyor.
Sürekli hatırlatmak işe yarıyor mu?
Kısa vadede yarıyor, uzun vadede rolü kalıcılaştırıyor. Hatırlatma kesildiğinde sistem duruyor. Daha iyi çözüm, hatırlatmayı görünür bir ortak sisteme devretmek.
LGS'de sınav düzenlemesi alınabilir mi?
Merkezi sınavlarda düzenleme talepleri rapora dayanarak iletiliyor ve uygulama mevzuata göre belirleniyor. Güncel kılavuzdan teyit etmek gerekiyor.
Okuldaki destek nasıl alınır?
Eğitsel değerlendirme Rehberlik ve Araştırma Merkezi üzerinden yapılıyor; okuldaki düzenlemeler ise BEP kapsamında planlanıyor. İkisi sınav hazırlığından ayrı süreçler.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar5
  1. Faraone, S. V., Banaschewski, T., Coghill, D. ve ark. (2021). The World Federation of ADHD International Consensus Statement. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 128, 789-818.↩
  2. DuPaul, G. J., Eckert, T. L. ve Vilardo, B. (2012). The effects of school-based interventions for ADHD: a meta-analysis 1996-2010. School Psychology Review, 41(4), 387-412.↩
  3. Dunlosky, J., Rawson, K. A., Marsh, E. J., Nathan, M. J. ve Willingham, D. T. (2013). Improving students' learning with effective learning techniques. Psychological Science in the Public Interest, 14(1), 4-58.↩
  4. Milli Eğitim Bakanlığı. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği.↩
  5. Curcio, G., Ferrara, M. ve De Gennaro, L. (2006). Sleep loss, learning capacity and academic performance. Sleep Medicine Reviews, 10(5), 323-337.↩

Bu yazı 9 Ekim 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.