DEHB'li öğrenci için ders çalışma programı nasıl kurulur
Saat saat yazılan programlar neden üçüncü gün çöküyor? DEHB'li bir kafaya gerçekten uyan çalışma planının nasıl kurulduğunu yazdım.
Bu yazıda 8 bölüm var
Sınav dönemi başlarken yaptığın ilk şeyi tahmin edebiliyorum: bir program yazmak.
Muhtemelen güzel bir program oldu. Renkli, saatli, dengeli. Pazartesi 09.00 matematik, 11.00 mola, 11.15 fizik. Belki bir uygulamaya da girdin, belki deftere çizdin.
Sonra pazartesi geldi, 09.00'da masaya oturamadın, 10.30'da başladın, öğlen yemeği uzadı, akşam fizik hiç olmadı. Salı günü programa bakmak istemedin. Çarşamba program yok sayıldı. Cumartesi yeni bir program yazdın.
Bu döngüyü bir disiplin sorunu olarak okumaktan vazgeçtiğim gün, program kurmayı gerçekten öğrendim. Çünkü asıl sorun programı uygulamamak değil, uygulanamayacak bir program yazmaktı. Bu yazı, DEHB ile sınava nasıl çalışılır rehberinin program bölümü.
Katı saat planı neden çöküyor
Saatli plan iki sessiz varsayıma dayanıyor.
Birinci varsayım: bir işin ne kadar süreceğini biliyorsun. Bu, kimse için tam doğru değil. Buehler ve arkadaşları öğrencilerin tez ve ödev bitirme sürelerine dair tahminlerini inceledi. Öğrenciler en iyi tahminlerini verdiklerinde bile işleri tahmin ettiklerinden geç bitirdi; hatta "her şey ters giderse" diye verdikleri kötümser tahmini bile aşanlar oldu (Buehler ve ark., 1994). Sözlükte planlama yanılgısı.
İkinci varsayım: her gün aynı sen olacaksın. Salı sabahki sen ile cuma akşamki sen aynı kişiymiş gibi plan yapıyorsun. DEHB'de performans günden güne, hatta saatten saate dalgalanıyor ve bu dalgalanma seni şaşırtmaya devam ediyor.
Bir de zaman tahmininin kendisi var. Çocuk ve ergenlerde yapılan bir meta analiz, DEHB grubunun süre üretme, süre tahmini ve özellikle süre yeniden üretme görevlerinde belirgin biçimde daha fazla saptığını gösterdi (Zheng ve ark., 2022). Yetişkinlere doğrudan taşımak temkinli davranmayı gerektiriyor, ama yönü tanıdık: yarım saat sandığın iş bir buçuk saat sürüyor. Zaman körlüğü yazısında bunu ayrıntılandırdım.
Saat yerine blok
İşe yarayan değişiklik şu: günü saate göre değil, sıraya göre kur.
Üç blok belirle. Sabah bloğu, öğleden sonra bloğu, akşam bloğu. Her bloğun içinde bir tane asıl iş var. Blokların başlangıç saati yazmıyor; sırası yazıyor.
Bu küçük fark, sabahı kaçırdığında planı ölü ilan etmeni engelliyor. Sabah bloğunu 11.00'de yaptıysan, plan hala işliyor. Saatli planda 11.00 bir başarısızlık; bloklu planda sadece geç bir başlangıç.
Bir günlük örnek:
Sabah bloğu. Asıl iş: yeni konu (paragraf soru çözümü, 45 dakika). Ek iş: dünkü konunun on soruluk tekrarı.
Öğleden sonra bloğu. Asıl iş: zor konu (limit, 45 dakika). Ek iş: yanlışları deftere yazmak.
Akşam bloğu. Asıl iş: hafif konu ya da kart tekrarı (25 dakika). Ek iş: yok.
Günün başarı ölçütünü de baştan belirle: üç bloktan ikisi tamamsa gün başarılı. Bu ölçüt kulağa gevşek geliyor olabilir ama sürdürülebilir olan tek şey. Haftada beş "başarılı" gün, haftada bir mükemmel ve altı boş günden çok daha fazla iş çıkarıyor.
Süreyi nasıl yazmalı
Blokların içindeki süreler için üç kural denemeye değer.
Tahminin üstüne pay ekle. Bir konunun bir saatte biteceğini düşünüyorsan programa bir buçuk saat yaz. Bu, kendine karşı dürüstlük değil; ölçülmüş bir eğilimi hesaba katmak.
Süreyi işten önce belirle. "Bu konu bitene kadar çalışacağım" cümlesi DEHB'de tehlikeli, çünkü bitiş belirsiz olduğunda başlamak zorlaşıyor. "Kırk beş dakika çalışacağım" belirli bir vaat.
Kendi katsayını çıkar. Bir hafta boyunca her işten önce tahminini yaz, sonra gerçek süreyi yaz. İkinci haftanın sonunda kendi çarpanını görüyorsun. Bende bu çarpan çoğu işte 1,5 civarında; senin sayın başka çıkabilir. Elindeki gerçek sayı, hislerinden çok daha iyi bir planlama aracı.
Molayı plana yazmak
Molasız plan, plansız moladan daha kötü sonuç veriyor. Çünkü molayı yazmazsan mola yine oluyor, sadece kontrolsüz oluyor: telefonu açıyorsun, yirmi dakika sonra kalkıyorsun ve arada ne olduğunu hatırlamıyorsun.
Ariga ve Lleras'ın çalışması, uzun ve tek düze bir görev sırasında performansın zamanla düştüğünü, ancak arada kısa süreli olarak başka bir işe geçen katılımcılarda bu düşüşün görülmediğini buldu (Ariga ve Lleras, 2011). Yazarların yorumu, kısa kesintilerin görev hedefini yeniden etkinleştirmesi.
Bunun pratik hali basit. Kırk beş dakikalık bir bloğun sonuna beş on dakikalık bir mola yaz ve o molanın ne olacağını da yaz. Su içmek, pencereden bakmak, kısa bir yürüyüş. Molayı "telefon" diye yazarsan mola değil, bloğun sonu oluyor. Pomodoro ve zaman bloklama yazısında sayaçla çalışmanın ayrıntılarını yazdım.
Program yazmayı ertelemeye çevirmemek
DEHB'de programın kendisi bir kaçış nesnesine dönüşebiliyor. Yeni bir uygulama indirmek, renk kodları kurmak, defteri baştan yazmak. Bunların hepsi çalışıyormuş hissi veriyor ve hiçbiri sınav sorusu çözmüyor.
Kendime koyduğum sınır şu: program yazmak on beş dakikadan uzun sürüyorsa, o artık program değil erteleme. Sözlükte üretkenlik erteleme diye geçiyor.
Aynı şey araç seçimi için de geçerli. Kağıt, takvim uygulaması, beyaz tahta, hepsi işe yarıyor. Yaramayan tek şey her iki haftada bir araç değiştirmek, çünkü her değişim sistemi sıfırlıyor ve eski kayıtları siliyor.
Yapı dışarıdan da gelebilir
Kendi kendine plan kurmanın zorlandığı yerde, dışarıdan bir yapı düşünmeye değer.
Solanto ve arkadaşlarının yaptığı rastgele kontrollü çalışma, yetişkin DEHB'sinde organizasyon, zaman planlama ve öncelik belirleme üzerine kurulu bir grup terapisini destekleyici psikoterapiyle karşılaştırdı. Üstbilişsel terapi grubunda DEHB belirtilerinde anlamlı biçimde daha fazla düzelme görüldü (Solanto ve ark., 2010). Bu bir öğrenci çalışma programı araştırması değil, ama plan kurma becerisinin öğretilebilir olduğunu gösteriyor.
Daha hafif bir hali de var: haftalık planı tek başına yapmak yerine biriyle birlikte yapmak. Kardeşin, arkadaşın, bir çalışma arkadaşın. On beş dakika konuşarak yapılan plan, kırk beş dakika tek başına yazılandan daha çok uygulanıyor. Bunun yakın akrabası olan eşlikçi çalışma yöntemini ayrıca anlattım.
Üç farklı durum, üç örnek plan
Aynı çerçeve herkese uymuyor. Üç yaygın durum için üç ayrı kurulum.
Okula devam ederken sınava hazırlanan biri. Gün zaten dolu, elinde akşam üç dört saat var. Burada üç blok fazla; iki blok yeterli. Akşam bloğu asıl iş (45 dakika yeni konu), gece bloğu kısa tekrar (20 dakika). Hafta sonu ise üç bloklu tam gün. Bu kurulumda hafta içi hedefi düşük tutmak şart, yoksa hafta ortasında bırakılıyor.
Tam zamanlı hazırlanan biri. Gün boş ve bu, sanılanın aksine daha zor bir durum. Boş gün DEHB'de yapı üretmiyor, erteleme üretiyor. Burada dışarıdan sabitleyici koymak gerekiyor: sabah aynı saatte evden çıkmak, aynı kütüphaneye gitmek, aynı kişiyle buluşmak. Üç blok ve aralarında gerçek molalar.
Çalışırken sınava hazırlanan biri. En az esnek durum. Burada günlük plan yerine haftalık kota daha iyi çalışıyor: bu hafta toplam sekiz saat ve dört deneme. Hangi gün yaptığın serbest. Günlük hedef koymak, bir iş gününün uzaması durumunda bütün planı bozuyor; haftalık kota bunu emiyor.
Üçünde de ortak olan iki şey var. Birincisi, planın yazılı olması ve her gün aynı yerden bakılması. İkincisi, haftada bir gözden geçirilmesi. Kafada tutulan plan DEHB'de üç gün yaşıyor.
Bir de "telafi günü" fikri var: haftada bir gün hiçbir şey planlanmıyor. O gün kaçırdığın işler için. Hiçbir şey kaçırmadıysan tatil oluyor. Bu tek boşluk, planın gerçeklikle arasındaki mesafeyi her hafta kapatıyor ve bir sonraki haftaya borç taşımayı engelliyor.
Plan bozulunca ne yapmalı
Plan bozulacak. Bu bir ihtimal değil, planın doğal ömrü.
Önemli olan bozulunca ne yaptığın. En sık görülen tepki, planı tamamen bırakıp iki hafta sonra sıfırdan yeni bir plan yazmak. Bu iki haftada iş yapılmıyor.
Bunun yerine haftalık bir onarım saati koy. Pazar akşamı yirmi dakika: bu hafta ne oldu, hangi bloklar sürekli boş kaldı, hangi konu sürekli erteleniyor. Üç hafta üst üste aynı bloğu kaçırıyorsan, sorun sende değil o bloğun yerinde. Sabah bloğu hiç olmuyorsa sabah bloğunu kaldır ve akşama iki blok koy.
Bir de teslim tarihlerinin görünürlüğü var. Sınav tarihi uzaktayken beyin onu "şimdi değil" kutusuna koyuyor ve o kutudaki şeyler için harekete geçmek çok zor. Teslim tarihleri yazısında bunun üstüne yazdım; sınav için en basit karşılığı, kalan gün sayısını her gün gördüğün bir yere yazmak.
İyi bir program, seni değiştirmeye çalışan program değil. Kötü bir günü hesaba katan, kaçırılan bir bloğu felakete çevirmeyen ve haftada bir kendini onaran program. Böyle bir plan kağıtta daha az etkileyici görünüyor. Ama üçüncü haftada hala duruyor, ki asıl mesele de bu.