İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'de panik verimliliği: son ana bırakmak

Ancak son gece çalışabilmek. Neden işe yarıyor, bedeli ne ve aciliyeti daha erken üretmenin yolları var mı.

3 dakika okumaKısa
Bu yazıda 5 bölüm var

İki hafta vardı. On üç gün boyunca hiçbir şey yapmadın. Son gece oturdun ve altı saatte bitirdin. Sonuç da fena olmadı.

Bu döngü DEHB'de o kadar tanıdık ki bir adı var: panik verimliliği.

Neden gerçekten işe yarıyor

Bunu bir kusur olarak geçiştirmek yanlış olur, çünkü çalışıyor. Sebebi de anlaşılabilir.

Ödül yakınlaşıyor. Steel'in (2007) erteleme modelinde ödülün uzaklığı, ertelemeyi belirleyen ana etkenlerden biri. Son tarih yaklaştıkça ödül de yaklaşıyor ve davranış başlıyor.

Uyarılma düzeyi yükseliyor. Dikkat, belirli bir uyarılma aralığında en iyi çalışıyor. Aciliyet, bu düzeyi tam da gereken yere çıkarıyor. Sözlükte uyarılma düzeyi.

Seçenek kalmıyor. İki hafta varken hangi işe başlanacağı bir karar. Son gece karar yok, tek bir yol var. Analiz felci ortadan kalkıyor.

Sonuga-Barke'nin (2003) modeli bu tabloyu iki yollu bir mekanizmayla açıklıyor: yürütücü işlev güçlükleri ile ödül ve gecikmeye tahammül farklılıkları birlikte çalışıyor.

Sedgwick ve arkadaşlarının (2019) çalışmasında DEHB'li yetişkinlerin bildirdiği güçlü yanlar arasında baskı altında iyi çalışabilmek açıkça yer alıyor. Yani bu deneyim yalnızca bir hikâye olarak dolaşmıyor.

Panik verimliliği bir yetenek gibi taşınıyor. Faturası, yeteneğin kullanıldığı geceden sonra geliyor.

Bedeli nerede

Sürekli stres. Son ana bırakılan her iş, o güne kadar arka planda duran bir yük olarak taşınıyor. On üç gün boyunca hiçbir şey yapmadın ama on üç gün boyunca huzurlu da olmadın.

Uyku. Panik verimliliği genelde geceyi yiyor ve uykusuzluk ertesi günün her belirtisini ağırlaştırıyor.

Kontrol kaybı. Beklenmedik bir şey çıktığında telafi alanı kalmıyor. Hastalanmak, internetin kesilmesi ya da işin sandığından uzun sürmesi doğrudan başarısızlığa dönüşüyor.

Kalite tavanı. Son gecede yapılan iş yeterli olabiliyor ama gözden geçirilemiyor. İyi olan ile çok iyi olan arasındaki fark genelde ikinci okumada oluşuyor.

Başkalarına maliyet. Ortak işlerde son ana bırakmak, başkalarının da son ana kalmasına yol açıyor. İlişkilerdeki aşınmanın kaynaklarından biri bu.

Aciliyeti daha erken üretmek

Buradaki mantık şu: aciliyeti yok etmeye çalışmak işe yaramıyor, çünkü çalışmayı sağlayan şey o. İşe yarayan şey, aciliyeti daha erken üretmek.

Ara teslim tarihleri koy. Tek bir büyük son tarih yerine üç küçük tarih. Sözlükte aşamalı teslim.

Söz ver ve tarih söyle. Birine "cuma günü sana göstereceğim" demek, gerçek bir aciliyet üretiyor. Kendine verilen söz nadiren aynı etkiyi yapıyor.

Randevu al. Birlikte çalışılacak bir saat belirlemek, işin o saatte başlamasını sağlıyor. Eşlikçi çalışma burada doğrudan devreye giriyor.

Yanlış tarih koyma. Kendini kandırmak için son tarihi öne çekmek nadiren işe yarıyor, çünkü gerçek tarihi biliyorsun. İşe yarayan aciliyet, dışarıdan gelen aciliyet.

Son tarihi görünür kıl. Duvarda geri sayan bir takvim. Sözlükte görünür sayaç.

Tamamen bırakmak gerekmiyor

Gerçekçi olmak gerekirse, bu döngü tümüyle ortadan kalkmıyor ve her işte kalkması da gerekmiyor.

Ayrım şurada: düşük riskli işlerde son ana bırakmak kabul edilebilir bir strateji. Yüksek riskli işlerde, yani başkalarını etkileyen, telafisi olmayan ya da sağlığını yiyen işlerde bu strateji pahalıya mal oluyor.

Bu ayrımı önceden yapmak, enerjini doğru yere harcamayı sağlıyor.

Özet

Panik verimliliği gerçek bir mekanizma ve gerçek bir bedeli var. Amaç onu yok etmek olmuyor; aciliyeti daha erken ve daha ucuza üretmek oluyor.

Erteleme türlerinin genel tablosunu erteleme türleri yazısında ele aldım.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar

  1. Sonuga-Barke, E. J. S. (2003). The dual pathway model of AD/HD. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 27(7), 593-604.
  2. Steel, P. (2007). The nature of procrastination: A meta-analytic and theoretical review. Psychological Bulletin, 133(1), 65-94.
  3. Sedgwick, J. A., Merwood, A., & Asherson, P. (2019). The positive aspects of attention deficit hyperactivity disorder. ADHD Attention Deficit and Hyperactivity Disorders, 11(3), 241-253.