DEHB'de pomodoro ve zaman bloklama
İki popüler yöntem, DEHB'de neden sık sık tutmuyor ve nasıl uyarlanınca çalışıyor? Süreyi görünür kılmanın asıl işlevi ve kime hangisinin uyduğu.
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Bu yazıda 9 bölüm var
İki yöntem her DEHB listesinde yer alıyor: pomodoro ve zaman bloklama. İkisini de denedim, ikisini de üçüncü günde bıraktım ve ikisini de kendi beceriksizliğime yordum.
Sonradan gördüm ki sorun yöntemlerde değildi. Olduğu gibi uygulanmalarındaydı.
Süreyi görünür kılmak neden önemli
Her iki yöntemin de asıl işlevi aynı: zamanı dışarıdan görünür hale getirmek.
Zaman körlüğü dediğimiz şey, sürenin içeriden hissedilememesi. Kafadan saymak DEHB'de güvenilir olmuyor; yirmi dakika bir saat gibi, iki saat yirmi dakika gibi geçebiliyor. Ayrıntılı hali zaman körlüğü nedir yazısında.
Görünür bir sayaç bu boşluğu dolduruyor. Sözlükteki adı görünür sayaç ve bu, DEHB'de en çok işe yarayan tekil müdahalelerden biri.
Solanto ve arkadaşlarının (2010) yetişkin DEHB'de yürüttüğü üstbilişsel terapi çalışması, tam olarak bu tür zaman yönetimi becerilerinin dikkatsizlik belirtileri üzerinde ölçülebilir etkisi olduğunu gösteriyor. Barkley'nin (1997) modelinde de zamanı içeriden hissedebilme, yürütücü işlevlerin bir parçası olarak ele alınıyor; yani dışarıdan bir sayaç, eksik olan bir işlevin yerine geçen bir destek.
Yöntemin işi seni çalıştırmak olmuyor. Zamanın nereye gittiğini görünür kılmak oluyor.
Pomodoro neden tutmuyor
Klasik pomodoro: yirmi beş dakika çalış, beş dakika mola, dört tekrardan sonra uzun mola.
DEHB'de üç yerde takılıyor.
Mola hiperodağı bölüyor. Nadiren gelen bir odaklanma dönemine girmişken zil çalıyor. Mola verdiğinde geri dönmek çok pahalıya mal oluyor. Sözlükte dikkat kalıntısı. Bende yöntemi ilk bıraktıran şey buydu: ayda birkaç kez gelen o akış halini, bir zamanlayıcı yüzünden kaybetmek çok can sıkıcı.
Yirmi beş dakika kimi zaman çok uzun. Kötü bir günde yirmi beş dakikaya başlamak imkansız geliyor ve yöntem hiç başlamıyor.
Mola bitmiyor. Beş dakikalık mola kırk dakika sürüyor. Molaya geçmek kolay, moladan dönmek zor. Buna geçiş güçlüğü deniyor.
Uyarlanmış hali
- Süreyi kendine göre ayarla. On dakika da bir pomodoro. Kötü günlerde beş dakika. Süre kutsal bir sayı değil.
- Akıştaysan molayı atla. Kural şu: zil çaldığında iyi gidiyorsan devam et. Molayı sıkıştığında kullan.
- Molaya da zamanlayıcı kur. Molanın sonu için ayrı bir alarm, moladan dönmeyi mümkün kılan tek şey.
- Molada ekrana bakma. Telefona uzanan bir mola, moladan çıkmayı imkansızlaştırıyor. Ayağa kalk, su iç, pencereye bak.
- Molada işe dokunma. Molada e-postaya bakmak, molayı mola olmaktan çıkarıyor ve dönüşte dikkat zaten dağılmış oluyor.
Zaman bloklama neden tutmuyor
Zaman bloklama, günü önceden bloklara ayırıp her bloka bir iş atamak.
DEHB'de tek bir yerde çöküyor ve o yer belirleyici: zaman tahmini.
Buehler ve arkadaşlarının (1994) tanımladığı planlama yanılgısı herkeste var: insanlar işlerin ne kadar süreceğini sistematik olarak az tahmin ediyor. DEHB'de bu sapma daha büyük.
Sonuç şu: sabah kurulan plan öğlene kadar bozuluyor. Bozulduğunda plan tamamen bırakılıyor, çünkü devreye ya hep ya hiç düşüncesi giriyor.
Bende tabloyu bozan ikinci bir şey daha vardı: takvimi dolduran işlerin yanında görünmeyen işler. Bir toplantı bir saat sürüyor ama öncesindeki hazırlık ve sonrasındaki toparlanma takvimde hiç yer almıyordu. Günün sonunda plan tutmuyordu ve sebebini bir türlü bulamıyordum.
Uyarlanmış hali
- Tahmini iki ile çarp. Bir işin ne kadar süreceğine dair ilk tahminini ikiyle çarp. Fazla geliyorsa bir hafta ölç ve kendi katsayını bul.
- Günün yarısını boş bırak. Bloklar günün yüzde ellisini geçmesin. Kalan yarı gecikmeler, geçişler ve beklenmedik işler için.
- Blok sayısını üçe indir. Bütün günü değil, günün üç önemli işini blokla.
- Bloklar arasına on beş dakika koy. Geçişin kendisi bir iş ve takvimde yeri olması gerekiyor.
- Blokları esnek adlandır. “Rapor yaz” yerine “rapor üzerinde çalış”. Bitirme sözü vermeyen blok, bozulduğunda suçluluk üretmiyor.
Zamanlayıcı seçimi de bir mesele
Küçük bir ayrıntı gibi duruyor ama bende belirleyici oldu.
Telefondaki zamanlayıcı. En kolay ulaşılan, en riskli seçenek. Zamanlayıcıyı kurmak için açtığın telefon, on dakika sonra seni bambaşka bir yerde bulabiliyor.
Görsel sayaç. Kalan süreyi renkli bir alan olarak gösteren saatler var. Sayı okumak yerine alanın küçüldüğünü görmek, zamanı hissettiren en doğrudan yöntem. Zaman körlüğüne en çok bu tür bir araç dokunuyor.
Mutfak saati. Ucuz, tek işi olan ve başka hiçbir şeye açılmayan bir alet. Bende en uzun süre dayanan çözüm bu oldu; tek özelliği başka hiçbir özelliği olmaması.
Hangisini seçersen seç, kuralı aynı: sayaç görünür olmalı. Çekmecede kurulan sayaç, zamanı görünür kılma işini yapmıyor.
Hangisi kime uygun
Kaba bir ayrım yapılabiliyor.
Pomodoro, başlamakta zorlananlar için. Kısa bir süre sözü vermek, başlama eşiğini düşürüyor. Bir işe girmek sana en zor gelen şeyse buradan başla.
Zaman bloklama, gün içinde savrulanlar için. Neyin ne zaman yapılacağının önceden belli olması, gün içinde karar vermeyi ortadan kaldırıyor. Başlıyor ama sürekli iş değiştiriyorsan buradan başla.
İkisini birlikte kullanmak da mümkün: blokları belirle, blok içinde kısa aralıklarla çalış. Bende yerleşen düzen bu oldu ve yerleşmesinin tek sebebi, ikisini de olduğu gibi uygulamayı bırakmam.
Sık yapılan üç hata
Uygulama aramakla vakit geçirmek. Bu yöntemler için gereken tek araç bir zamanlayıcı. Yeni bir uygulama denemek, çalışmayı ertelemenin en meşru görünen biçimi.
İlk gün bütün günü planlamak. Sekiz saatlik bir plan hiçbir zaman tutmuyor. Tek bir blokla başlamak, on blokla başlamaktan daha uzun ömürlü oluyor.
Bozulunca sistemi suçlamak. Plan bozulduğunda yapılacak şey yöntemi değiştirmek olmuyor; tahmini düzeltmek oluyor. Yöntem değiştirmek bu alanda en tatlı erteleme biçimi.
Nereden başlanır
Eğer ikisinden birini seçeceksen, başlamakta zorlanıyorsan kısa süreli sayaçla, savruluyorsan üç bloklu bir günle başla.
Ve ilk hafta hiçbir şeyi planlamadan yalnızca ölç. Ben bu adımı atlayarak yıllar kaybettim; ölçmeden yapılan her plan, tahmin üzerine kurulmuş bir plan oluyor ve o tahmin yanlış.
Başlama tarafını iki dakika kuralı yazısında ele aldım.
Sık sorulanlar
- Pomodoro DEHB'de neden tutmuyor?
- Mola hiperodağı bölüyor ve yirmi beş dakika kimi zaman çok uzun kimi zaman çok kısa kalıyor. Sabit süre kişiye uymuyor.
- Zaman bloklama neden tutmuyor?
- Zaman tahmini gerçekçi olmadığı için. Bloklar gerçekte sürenin yarısına göre çizildiğinde gün daha ilk blokta kayıyor.
- Bu yöntemler nasıl uyarlanır?
- Süreyi kişiye göre ayarlayarak ve molayı zorunlu değil isteğe bağlı yaparak. Akış varken bölmemek, bloklarda ise boşluk bırakmak işe yarıyor.
- Hangisi kime uygun?
- Başlamakta zorlanan için süre temelli yöntemler, gün içinde dağılan için blok temelli yöntemler daha iyi sonuç veriyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.