Eşlikçi çalışma: yanında biri varken neden başlayabiliyorsun
Aylardır açmadığım zarfı, yanımda biri otururken beş dakikada açtım. Body doubling neden işe yarıyor, nasıl kurulur ve kimde tutmuyor.
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Bu yazıda 7 bölüm var
Aylardır açmadığım bir zarf vardı. Her gün önünden geçtim, her gün görmedim. Bir gün masada yanımda biri otururken, kendi işine bakarken, o zarfı uzanıp açtım. Beş dakika sürdü.
O kişi bana hiçbir şey demedi. Bana yardım etmedi, beni denetlemedi, zarfın ne olduğunu bile bilmiyordu. Sadece oradaydı.
Bunu ilk yaşadığımda kendime kızdım: demek ki yapabiliyormuşum. Şimdi başka türlü bakıyorum. Yapamadığım şey zarfı açmak değildi; yalnızken zarfa yaklaşmaktı.
Buna eşlikçi çalışma deniyor; İngilizcede “body doubling”.
Ne olduğu ve ne olmadığı
Yanındaki kişi:
- Yardım etmiyor
- Denetlemiyor
- İşi bilmek zorunda değil
- Genelde tamamen başka bir şey yapıyor
Tek yaptığı orada olmak. Bu yüzden bir arkadaş, bir ev arkadaşı ya da ekranın öbür ucundaki bir yabancı aynı işi görebiliyor.
Bu yöntemi bir “sorumluluk ortağı” düzeniyle karıştırmamak gerekiyor. Sorumluluk ortağında biri sana hesap soruyor. Eşlikçi çalışmada kimse hesap sormuyor; soru sorulmaması yöntemin kendisi.
Kanıt tarafı ne durumda
Dürüst cevap: bu yöntem klinik araştırmadan çıkmadı, topluluk deneyiminden geldi. Uzun süre hiçbir hakemli çalışması yoktu.
2024'te bu boşluğu dolduran ilk çalışmalardan biri yayımlandı: çoğunluğu nörodivergan 220 kişiyle yapılan bir anket, eşlikçi çalışmanın insanlar tarafından nasıl tanımlandığını ve niçin kullanıldığını inceledi. Katılımcıların ortak tanımı şuydu: bir işte kalabilmek için başka birinin varlığından yararlanmak; bu kişi aynı odada olabilir, uzakta olabilir, tanıdık ya da yabancı olabilir. Katılımcıların büyük çoğunluğu, yanlarında biri olduğunda işi bitirme olasılıklarının arttığını bildirdi ve işe başlamak, yöntemi kullanma sebepleri arasında en sık ikinci sırada geldi (Eagle ve ark., 2024).
Bunun ne olduğunu ve ne olmadığını ayırmak gerekiyor. Bu bir anket çalışması: insanların kendi deneyimlerini topluyor, yöntemin etkisini ölçmüyor. Kontrollü, körleştirilmiş, sonuç ölçen bir çalışmaya rastlamadım. Yani elimizde güçlü bir deneyim birikimi ve zayıf bir kanıt tabanı var. Ben yöntemi kullanıyorum, ama “araştırmalar kanıtladı” demiyorum.
Neden işe yaradığı üzerine
Kesin bir açıklama yok. Öne sürülenler şunlar ve bana en tanıdık gelenleri sırayla yazıyorum.
Duygusal yükün paylaşılması. Kaçınılan işlerde asıl engel duygu. Yalnızken taşınamayan şey, birinin yanında taşınabilir hale geliyor. Bu, yöntemin bende en güçlü olduğu alan ve o zarfın açıklaması da bu.
Dışarıdan yapı. Yürütücü işlevlerin eksik bıraktığı çerçeveyi başka bir kişi dolduruyor (Brown, 2005). Dış iskele mantığının insan hali.
Hafif sosyal sorumluluk. Kimse denetlemiyor ama biri görüyor. Bu, telefona uzanmayı zorlaştırmaya yetiyor.
Uyarılma düzeyi. Boş ve sessiz bir oda, DEHB'de bazen odaklanmayı kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyor. Ortamda başka bir insanın varlığı uyarılma düzeyini çalışılabilir aralığa çekiyor olabilir. Uyarım ile performans arasındaki ilişkinin DEHB'de farklı işlediği, uzlaşı metinlerinde de tartışılan bir konu (Faraone ve ark., 2021).
Eşlikçi çalışmanın işe yaradığı yer, tek başına uygulanan yöntemlerin bittiği yer.
Nasıl kurulur
Yüz yüze. Aynı masada ya da aynı odada. En etkilisi bu.
Görüntülü arama. Kamera açık, mikrofon kapalı, kimse konuşmuyor. Bir arkadaşla haftada iki sabit seans kurmak yeterli.
Çevrimiçi çalışma odaları. İnsanların kamerayı açıp birlikte sessizce çalıştığı ortamlar. Yabancılarla da işe yarıyor, ki bu yöntemin sosyal bağla değil varlıkla ilgili olduğunu gösteriyor.
Kafe. Klasik ve bedava. Ortam gürültüsünün eklenmesi bazı kişilerde ayrıca yardımcı oluyor.
Kütüphane ve okuma salonu. Aynı ilke, adı konmamış hali.
İşe yaraması için
- Süreyi baştan söyle. “Bir saat çalışacağız” demek, seansı bitirilebilir bir şeye çeviriyor.
- Ne yapacağını baştan söyle. Tek cümlelik niyet beyanı, hem başlamayı hem sonunda kendine hesap vermeyi kolaylaştırıyor.
- Sohbete kayma. En sık başarısızlık sebebi bu. Sessiz kalmak kural olmalı, mola varsa ayrı zamanda.
- Düzenli olsun. Tek seferlik denemeler yerine sabit saat, alışkanlık kuruyor.
- Zor işi seansın içine koy. Kolay işi zaten yalnız da yapabiliyorsun. Seansı, yalnızken yapamadığın işe ayır.
Kimse yoksa ne yapıyorum
Her zaman yanımda biri olmuyor. Bu durumda tam karşılığını bulamadım ama yaklaşan birkaç şey var.
Canlı yayın açık bırakmak. Birinin gerçekten o anda çalışıyor olması, kayıttan izlemekten farklı geliyor. Kaydedilmiş bir video bende aynı etkiyi yapmıyor.
Sese değil, varlığa bakmak. Müzik ya da podcast boşluğu dolduruyor ama kimse orada değil. Bende fark yaratan şey sesin kendisi olmuyor; başka bir insanın aynı anda bir şey yapıyor olması oluyor.
Birine mesaj atmak. “Şimdi şu işe başlıyorum, bir saat sonra yazarım.” Kişi yanımda değil ama bir yerlerde beni bekliyor. Zayıf bir sürüm, yine de sıfırdan iyi.
Çevrimiçi bir çalışma odası. Bunun için ayrı bir site kurdum: DEHB Çalışma Odam. Ücretsiz; herkes aynı ortak sayaçta, 25 dakika odak ve 5 dakika molayla kendi işine çalışıyor. Konuşma yok, kamera isteğe bağlı.
Bunların hiçbiri odada oturan bir insanın yerini tutmuyor. Yöntemin asıl gücünün tam da o fiziksel varlıkta olduğunu düşünmemin sebebi bu.
Bende nerede tutmadı
Bu yöntemi bir süre her işe uygulamaya çalıştım ve iki yerde elimde kaldı.
Birincisi, yaratıcı ve dağınık işlerde. Bir metnin ilk taslağını yazarken kendi kendime söylenmem, ayağa kalkmam, odada dolaşmam gerekiyor. Yanımda biri varken bunu yapmıyorum, uslu duruyorum ve iş çıkmıyor. Sessiz oturmak her işin gereği değil.
İkincisi, seansı sohbet olarak kurduğumda. Arkadaşımla “hadi birlikte çalışalım” diye başlayan iki saatin sonunda çok iyi vakit geçirmiş ve hiçbir şey yapmamış oluyorduk. Kuralı yazılı hale getirdiğimizden beri bu olmuyor: ilk beş dakika konuşuyoruz, sonra mikrofonlar kapanıyor.
Bir de herkeste çalışmıyor. Sosyal kaygısı yüksek olan kişilerde birinin varlığı ek bir yük oluyor ve odak düşüyor. Bu durumda görüntüsüz ve sessiz biçimler denenebiliyor: yalnızca aynı odada olmak, kamerayı kapatmak, sesi kapatıp yalnızca varlığı bilmek.
Bunu bir muhtaçlık işareti olarak görmeyi bıraktım. Aynı ilke açık ofislerde, atölyelerde, okuma salonlarında yüzyıllardır kullanılıyor; yalnızca kimse adını koymamış. Ben kendi payıma şunu öğrendim: bazı işleri yalnız yapamıyorum ve bunu kabul ettiğim gün o işler yapılmaya başladı. Benzer mantığın işlere uygulanmış hali iki dakika kuralı yazısında, kaçınmayla ayrımı ise erteleme mi kaçınma mı yazısında var. Öğrenciysen aynı etkinin bedava hali için okulda ve üniversitede DEHB yazısına bakabilirsin.
Sık sorulanlar
- Eşlikçi çalışma nedir?
- Yanınızda biri varken çalışmak. Kişi yardım etmiyor, hatta başka bir iş yapıyor; sadece orada.
- Neden işe yarıyor?
- Tam olarak bilinmiyor ama etkisi güçlü: başlamak kolaylaşıyor ve dağılınca geri dönmek hızlanıyor.
- Hangi işlerde en çok işe yarıyor?
- Duygusal yükü olan ve kaçınılan işlerde. Tek başına uygulanan yöntemlerin çözemediği yeri burası çözüyor.
- Kimse yoksa ne yapılabilir?
- Çevrimiçi ortak çalışma oturumları ya da video kaydı aynı işi kısmen görüyor. Etkisi daha zayıf ama hiç yoktan iyi.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.