İçeriğe geç
Yöntemler

AuDHD olduğumu nasıl anlarım?

Hem DEHB hem otizm aynı kişide olabilir mi, bunu neyden anlarsın? Tek tanının açıklamadığı izler, online testlerin sınırı ve randevuya hazırlık.

6 dakika okumaOrta
Bu yazıda 8 bölüm var

Bu soruyu genelde gece yarısı, birkaç video ve iki online testten sonra soruyorsun. Testlerden biri DEHB'ye, diğeri otizme yüksek çıkmış. Şimdi ikisi birden mi diye düşünüyorsun.

Ben bu soruya senin yerine cevap veremem; bir yazı da veremez. Bende DEHB tanısı var, 22 yaşında aldım. Otizm tanım yok. Bu yazıyı o yüzden bir harita olarak yazıyorum: neye bakmaya değer, testler nerede yetersiz kalıyor, kime gidiyorsun ve oraya ne götürüyorsun.

İki tablonun birlikteliğinin genel resmini AuDHD yazısında anlattım. Burada daha dar bir soruya bakıyorum: kendinde bunu fark etmenin işaretleri neler olabilir ve sonra ne yapmalısın.

Önce ortak alanı ayır

İşi zorlaştıran şey, iki tablonun bazı yüzeylerde birbirine çok benzemesi.

Dikkatin dağılması, sosyal ortamdan sonra tükenmek, seslere ya da kumaşlara aşırı duyarlılık, bir işe başlayamamak. Bunların her biri DEHB'de de otizmde de görülebiliyor. Bijlenga ve arkadaşlarının (2017) çalışması örneğin atipik duyusal profillerin DEHB'li yetişkinlerde de belirgin olduğunu gösteriyor. Yani “seslere çok duyarlıyım” cümlesi tek başına seni bir yöne götürmüyor.

Bu yüzden belirti saymak pek işe yaramıyor. Aynı davranışın altında farklı mekanizmalar olabiliyor. DEHB ile otizm aynı şey mi yazısında bu ayrımı daha ayrıntılı yazdım.

Tek tanının açıklamadığı artık

Bakmaya değer bir iz var, ama belirti listesinden farklı. O iz, bir açıklamanın her şeyi kapsamadığı yer.

Diyelim ki DEHB tanın var ve ilaç ya da düzenlemeler gerçekten işe yaradı. Başlamak kolaylaştı, unutkanlık azaldı. Ama sosyal bir günün ardından iki gün kendine gelememen hiç değişmedi. Planın son dakika değişince yaşadığın çöküş aynı kaldı. Belli bir konuya ilgin, hiperodak denebilecek dalgalanmalardan çok, yıllardır süren derin ve dar bir bağlılık gibi.

Ya da tersi: otizm açıklaması sana rutin ihtiyacını ve duyusal yükünü anlattı. Ama kurduğun rutini neden üçüncü gün terk ettiğini, neden sıkılınca yerinde duramadığını, neden en sevdiğin işi bile başlatamadığını açıklamadı.

İki tablonun birlikte olduğu durumlarda en sık anlatılan şey bu tür çekişmeler:

  • Öngörülebilirliğe ihtiyaç duyuyorsun, ama düzen tanıdıklaşınca motivasyonun sönüyor. Rutin farkı yazısında bu ikiliği ayrı ayrı anlattım.
  • Uyaran arıyorsun, sonra o uyarandan bunalıyorsun.
  • Bağ kurmak istiyorsun, ama sosyal ortamın bedeli günlerce sürüyor. Sosyal iletişim yazısı bu tarafla ilgili.
  • Ayrıntıya takılıyorsun ve aynı işi bitirmeden bırakıyorsun.

Bunlar tanı ölçütü değil. Hepsini yaşayıp ikisinden birini bile taşımayan biri olabilir. Ama değerlendirmeye giderken anlatacaklarını toparlamak için iyi bir başlangıç.

Online testler neden tanı koymuyor

İnternette en sık karşına çıkan iki ölçek ASRS ve AQ.

ASRS, Dünya Sağlık Örgütü'nün yetişkin DEHB için geliştirdiği öz bildirim ölçeği. Kessler ve arkadaşları (2005) onu genel nüfusta tarama yapmak için kısa bir araç olarak tanıttı. Adı üzerinde: tarama. Kimin daha ayrıntılı bakılması gerektiğini ayıklamak için var.

AQ, yani Otizm Spektrum Katsayısı, Baron-Cohen ve arkadaşlarının (2001) geliştirdiği 50 maddelik bir ölçek. Otistik özelliklerin bir süreklilik üzerinde nereye düştüğünü ölçmeye çalışıyor. Yazarlar daha o zaman tarama işlevinin tam araştırılmadığını belirtmişti.

Sonraki araştırmalar bu sınırı netleştirdi. Ashwood ve arkadaşları (2016), otizm şüphesiyle uzman kliniğine başvuran 476 yetişkine baktı. AQ puanı, kimin tanı alacağını anlamlı biçimde öngörmedi. Yüksek puan alıp tanı almayanlar da düşük puan alıp tanı alanlar da vardı. Yazarlar yaygın anksiyete bozukluğunun AQ puanlarını yükseltebildiğine dikkat çekiyor.

AuDHD sorusu açısından asıl sorun şu: bu ölçeklerin hiçbiri iki tabloyu birlikte ayırmak için tasarlanmadı. İki tablo yüzeyde benzediği için birine ait bir zorluk diğerinin ölçeğinde de puan toplayabiliyor. İkisinden de yüksek almak, ikisini birden taşıdığını göstermiyor.

Testlerin işe yaradığı yer başka: hekime ne anlatacağını düşünmeye başlatıyor. Sonucu randevuya götürebilirsin, ama bir cevap olarak değil, bir soru olarak.

2013'ten beri ikisi birlikte konabiliyor

DSM-IV döneminde tanı kitabı, otizm tanısı olan birine DEHB tanısı konulmasına izin vermiyordu. Bu bir bilimsel bulgu değil, sınıflandırma kuralıydı.

2013'te yayımlanan DSM-5 bu kısıtı kaldırdı (American Psychiatric Association, 2013). Artık iki tanı aynı dosyada ayrı ayrı yer alabiliyor.

Birlikteliğin ne kadar yaygın olduğuna dair en kapsamlı verilerden biri Lai ve arkadaşlarının (2019) meta-analizi. Otizm tanısı olan kişilerde DEHB'nin birleştirilmiş yaygınlık tahmini yüzde 28 çıktı. Klinik örneklemlerde bu oran toplum örneklemlerinden yüksekti. Yani bu birliktelik istisnai değil.

Bunu bilmenin pratik bir karşılığı var. Özellikle 2013'ten önce değerlendirilmiş biriysen, aldığın tek tanı yanlış olmayabilir ama eksik olabilir.

Türkiye'de kim değerlendiriyor

18 yaş altındaysan değerlendirme çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının işi. Yetişkinsen erişkin psikiyatri. Psikolog test ve görüşme sürecinde yer alabiliyor, ama tıbbi tanıyı hekim koyuyor.

Asıl güçlük şurada: DEHB'yi değerlendiren her psikiyatrist yetişkinde otizm değerlendirmesi yapmıyor. Randevu almadan önce hastaneyi ya da hekimi arayıp “yetişkinde otizm değerlendirmesi yapıyor musunuz?” diye sormak haftalar kazandırabiliyor. Üniversite hastanelerinde bu konuda ayrı birimler olabiliyor.

Süreçlerin ayrıntısını iki yazıda anlattım: Türkiye'de DEHB tanısı nasıl alınır ve yetişkinlikte otizm tanısı nasıl konur.

Bir tanın zaten varsa, ikincisini açıkça sor. Klinisyenler mevcut tanıyla açıklanabilecek her şeyi ona bağlama eğiliminde olabiliyor. “Bu tablonun bir kısmının başka bir şeyden gelip gelmediğine bakabilir miyiz?” demek tamamen meşru bir soru.

Randevuya ne hazırlamalısın

Değerlendirme genellikle tek seansta bitmiyor. O yüzden hazırlık, ilk görüşmeden çok sürecin tamamı için.

Çocukluk bilgisi. İki tablo da gelişimsel, yani çocuklukta başlamış olmalı. Eski karneler, öğretmen yorumları, fotoğraflar ve videolar sanılandan çok işe yarıyor. Seni çocukken tanıyan biri anlatabiliyorsa onun gözlemleri de değerli.

Çelişki listesi. Bir kağıdı ikiye böl. Bir tarafa düzen, tekrar ve öngörülebilirlik ihtiyacını gösteren örnekleri yaz. Diğer tarafa sıkılma, yenilik arayışı ve başlatamama örneklerini. Hekime soyut bir “tutarsızım” demek yerine bu iki sütunu göstermek çok daha fazla bilgi veriyor.

Tedavi geçmişi. Daha önce DEHB tedavisi aldıysan neyin değiştiğini, neyin hiç değişmediğini yaz. Bu, gölgede kalan tarafı görmenin en somut yolu.

Toparlanma süreleri. Kalabalık bir günden, sosyal bir etkinlikten ya da planlanmamış bir değişiklikten sonra kendine gelmenin ne kadar sürdüğü.

Maskeleme. Yıllar içinde öğrendiğin uyum stratejilerini anlat: ezberlediğin göz teması, önceden hazırladığın cümleler, saklamaya çalıştığın huzursuzluk. Görüşme odasında en iyi halini göstermek sana zarar verir. Maskeleme yazısında bu kısmı ayrıntılı yazdım.

Sonuç beklediğin gibi çıkmazsa

Değerlendirmenin sonunda tek tanı ya da hiç tanı çıkabilir. Bu da bir bilgi.

Tanı almadığın bir tabloyu kimlik olarak kurmak, kendine yanlış bir harita çizmek gibi. Öte yandan değerlendirme yüzeysel kaldıysa, örneğin tek görüşmede ve çocukluk bilgisine hiç bakılmadan sonuçlandıysa, ikinci görüş almak makul. Kadınlarda iki tablonun da geç fark edildiğini ayrı bir yazıda anlattım.

Bana kalan

İnternetteki listeler insanı ya ikna ediyor ya da kafasını karıştırıyor, ama hiçbiri tanı koymuyor. Muayene odasında işe yarayan şey, yazıp götürdüğün somut örnekler.

Bu soruyu soruyorsan, sorunun asıl kısmı belki “ben neyim” değil, “neden bazı şeyler hiç oturmuyor”. O ikinci soruyu kağıda dökmek, hangi cevap çıkarsa çıksın, değerlendirmeyi daha doğru yapıyor.

Buradaki bilgi genel çerçeve. Tanı ve ayırıcı tanı hekimin işi.

Sık sorulanlar

AuDHD olduğumu online testle anlayabilir miyim?
Anlayamazsın. ASRS ya da AQ gibi ölçekler tarama aracı olarak geliştirildi, tanı koymuyor. Yüksek puan bir değerlendirmeye gitmek için gerekçe olabilir, ama iki ölçekten birden yüksek puan almak AuDHD olduğun anlamına gelmiyor.
DEHB ve otizm aynı kişiye birlikte tanı olarak konabilir mi?
Konabilir. DSM-IV döneminde otizm tanısı varken DEHB tanısı konulamıyordu; 2013'te yayımlanan DSM-5 bu kısıtı kaldırdı. Artık iki tanı aynı dosyada ayrı ayrı yer alabiliyor.
Türkiye'de AuDHD değerlendirmesini kim yapıyor?
18 yaş altında çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanları, yetişkinlerde psikiyatri uzmanları. Yetişkinlikte otizm değerlendirmesi yapan hekim sayısı sınırlı olduğu için randevu almadan önce bu değerlendirmeyi yapıp yapmadıklarını sormak zaman kazandırıyor.
Zaten DEHB tanım var, otizm değerlendirmesi istemek mantıklı mı?
DEHB tedavisi bazı şeyleri düzeltirken sosyal toparlanma, duyusal yük ya da değişime verdiğin tepki gibi alanlar hiç değişmiyorsa bunu hekimine açıkça söylemek mantıklı. Mevcut tanı, diğer tabloyu gölgede bırakabiliyor.
Değerlendirmeye ne götürmeliyim?
Çocukluk bilgisi en çok işe yarayan kısım: karneler, öğretmen yorumları, seni çocukken tanıyan birinin anlattıkları. Bunun yanına bugünkü hayatından somut örnekler ve mevcut tedaviye nasıl yanıt verdiğini ekle.

Bu yazı nasıl hazırlandı

Cansu DEHB ile yaşayan bir yetişkin; hekim ya da sağlık uzmanı değil. Bu bir deneyim yazısı olmaktan çok bir derleme: bilgiler yayımlanmış çalışmalara ve resmî kaynaklara dayanıyor, kaynaklar yazının altında listeleniyor.

Yazı bir uzman tarafından gözden geçirilmedi. Tanı, ilaç ve tedavi kararları hekiminle verilecek şeyler; hak, rapor ve başvuru süreçlerinin ayrıntıları ise zamanla değişebildiği için ilgili kurumdan teyit edilmeli. Daha fazlası.

Kaynaklar6
  1. American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.). APA Publishing.↩
  2. Lai, M.-C., Kassee, C., Besney, R. ve ark. (2019). Prevalence of co-occurring mental health diagnoses in the autism population: a systematic review and meta-analysis. The Lancet Psychiatry, 6(10), 819-829.↩
  3. Kessler, R. C., Adler, L., Ames, M. ve ark. (2005). The World Health Organization Adult ADHD Self-Report Scale (ASRS): a short screening scale for use in the general population. Psychological Medicine, 35(2), 245-256.↩
  4. Baron-Cohen, S., Wheelwright, S., Skinner, R., Martin, J. ve Clubley, E. (2001). The Autism-Spectrum Quotient (AQ). Journal of Autism and Developmental Disorders, 31(1), 5-17.↩
  5. Ashwood, K. L., Gillan, N., Horder, J. ve ark. (2016). Predicting the diagnosis of autism in adults using the Autism-Spectrum Quotient (AQ) questionnaire. Psychological Medicine, 46(12), 2595-2604.↩
  6. Bijlenga, D., Tjon-Ka-Jie, J. Y. M., Schuijers, F. ve Kooij, J. J. S. (2017). Atypical sensory profiles as core features of adult ADHD. European Psychiatry, 43, 51-57.↩

Bu yazı 25 Ekim 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.