DEHB tanısında ikinci görüş nasıl alınır?
DEHB tanısında ikinci görüş ne zaman mantıklı, doktor değiştirirken kayıtlar ve ilaç süreci nasıl yönetilir? Türkiye için adım adım bir yol.
Bu yazıda 7 bölüm var
Randevudan çıkıyorsun, elinde bir reçete ya da bir "sende yok" cümlesi var, ve içinde bir yer hala oturmuyor. On beş dakika sürdü. Sorduğun şeylerin yarısı sorulmadı. Ya da tam tersi: bir ölçek dolduruldu, tanı kondu, ilaç yazıldı, sen "bu kadar mı?" diye düşünerek kapıdan çıktın.
Bu his tek başına doktor değiştirmek için yeterli bir sebep değil. Ama görmezden gelinecek bir şey de değil. Aşağıda ikinci görüşün ne zaman anlamlı olduğunu, nasıl yapıldığını ve ilacın bu süreçte neye dönüştüğünü yazdım.
İkinci görüş ne zaman mantıklı
Bence dört durumda mantıklı.
Birincisi, görüşme çok kısa sürdüyse ve çocukluğun hiç sorulmadıysa. Yetişkin DEHB değerlendirmesinde belirtilerin küçük yaşta başlamış olması aranıyor ve bu öykü olmadan konan bir tanıya temkinli bakmak gerekiyor. Değerlendirmenin nasıl yürümesi gerektiğini yetişkin DEHB tanısı nasıl konur yazısında ayrıntılı anlattım. Orada tarif edilen şeylerin hiçbiri senin görüşmende yoksa, bu bir işaret.
İkincisi, tanı yalnızca bir ölçekle ya da bir testle konduysa. Ölçekler değerlendirmenin bir parçası, tanının kendisi değil.
Üçüncüsü, tanı konmadı ama hikayen hala ortada olduğu zaman. "Çocukken iyiydin, şimdi stres var" cümlesi bazen doğru çıkıyor, bazen de gerçek öykü hiç dinlenmeden söyleniyor. Hekim görüşmeyi nasıl yürüttüğünü ve neden o sonuca vardığını açıklamadıysa, açıklama isteyebilirsin. Hala yetersiz kalıyorsa ikinci bir görüş makul.
Dördüncüsü, ilaç denendi ve aylardır bir şey değişmedi. Bu durumda önce aynı hekimle dozu ve ilacı konuşmak gerekir, çünkü ilk denenen ilaç ya da doz herkese uymayabiliyor. DEHB ilacı işe yaramıyorsa yazısında bunun nedenlerini yazdım. Orada bir çözüm çıkmıyorsa, başka bir hekimin bakması anlamlı.
Ne zaman gerekmeyebilir
Bunu da dürüstçe söylemek lazım. İkinci görüş, istediğin cevabı bulana kadar hekim gezmek anlamına gelmemeli. Aynı soruyla üç farklı kapıya gidip "evet" sesini aramak, ne tanıyı güçlendiriyor ne de seni rahatlatıyor.
Tanının fazla ya da yanlış konabildiğine dair gerçek bir tartışma var ve ben bunu DEHB tanısı abartılıyor mu yazısında iki yönüyle yazdım: gereksiz konan tanı da, hiç konmayan tanı da var. Bu yüzden ikinci görüşü "ilk doktor haksızdı" diye değil, "bu kararı sağlam bir zemine oturtmak istiyorum" diye düşünmek bence daha dengeli. Hekime de bu cümleyle gidebilirsin. Çoğu hekim bunu dile getirdiğinde rahatsız olmuyor.
Bir de internet testlerinden gelen kuşku var. Bir ekran testinde yüksek puan çıkması ya da çıkmaması, hekimin görüşmesini geçersiz kılmıyor. İnternetteki DEHB testleri güvenilir mi yazısında bunu anlattım; testleri tanı kanıtı olarak değil, konuşmak için bir başlangıç olarak kullanmak gerekiyor.
Önceki kayıtları toplamak
Yeni hekimin işini kolaylaştıran şey, önceki sürecin izidir. Ne topladığına göre ilk görüşme ya sıfırdan başlıyor ya da kaldığı yerden devam ediyor.
Sırayla şunlara bakıyorum. Önce e-Nabız: muayene tarihleri, tanı kodları, yazılan ilaçlar ve tahliller genellikle burada görünüyor. Sonra önceki kurumdan dosyanın bir kopyasını istemek. Hastanın kendi tıbbi kayıtlarına erişim hakkı var, bu başvuru çoğu kurumda hasta iletişim birimine yazılı dilekçeyle yapılıyor. Hangi belgenin hangi sürede verildiğini kurumun kendisinden öğrenmek gerekiyor, süreler yerden yere değişebilir.
Ardından ölçek sonuçları ve psikolojik test raporları varsa onların kendisi. "Test yapıldı" demek yetmiyor, hangi testin hangi tarihte uygulandığı ve puanlar önemli. Son olarak kendi yazdığın bir sayfa: kaç yaşında başlayan, hangi ortamlarda görülen, bugün hayatını nasıl etkileyen zorlanmalar. Bunu doktora hazırlık sayfasındaki akışla çıkarabilirsin, tek sayfayı geçmesin.
Yeni hekime ilk dakikada ne söylenir
Önceki doktoru kötülüyormuş gibi görünmekten çekinip her şeyi yumuşatmak kolay. Bence gerek yok. Net ve tarafsız bir cümle yeterli. Mesela şöyle:
"Şu tarihte şu kurumda değerlendirildim, tanı konuldu. Görüşme yaklaşık on beş dakika sürdü ve çocukluk dönemim konuşulmadı. Tanıdan emin olamadığım için ikinci bir değerlendirme istiyorum. Kayıtlarım ve kendi yazdığım özet yanımda."
Tanı konmayan biri için de benzer: "Şu tarihte değerlendirildim, DEHB düşünülmedi. Ama şu ve şu zorlanmalar çocukluğumdan beri var. Bunu yeniden ele almanızı istiyorum."
Bu cümlelerde suçlama yok, bilgi var. Hekim neyi yeniden sorması gerektiğini hemen anlıyor. Ve ona bir şey daha veriyor: önceki kararla aynı sonuca varmak zorunda olmadığını hissettiriyor.
Önceki hekime duyduğun öfke varsa, randevuya gitmeden önce onu bir kenara yaz. Görüşmede yer kaplıyor ve asıl sorunun yerini almaya başlıyor.
İlaç kullanıyorsan geçişte ne olur
Doktor değiştirirken en çok korkulan şey ilacın kesilmesi.
Kesilmez, ama reçeteyi yazan hekim değişiyor. Türkiye'de metilfenidat içeren ilaçlar kontrole tabi ve kırmızı reçeteyle yazılıyor; kimin yazabildiğini DEHB ilaçları hangi reçeteyle yazılır yazısında bulabilirsin. Yeni hekim senin ilacını ilk randevuda devam ettirebilir, dozu değiştirebilir ya da önce başka bir değerlendirme isteyebilir. Hangisini yapacağı onun kararı.
Bu yüzden yanında şu bilgiler olsun: hangi ilaç, hangi dozda, ne kadar süredir, hangi saatlerde alınıyor; ne fark etti; hangi yan etki oldu; hiç ara verdin mi. Ayrıca raporun durumu. İlaç raporunun süresi, bitiş tarihi ve hangi hekimden çıktığı yeni hekimle konuşulacak bir konu. Raporun nasıl işlediğini DEHB ilaç raporu nasıl çıkar yazısında anlattım. Mevcut raporun yeni hekimle devam edip etmeyeceğini ise hekimin ve eczanenin güncel uygulamasından teyit etmek gerekiyor.
İlacı randevu günü gelmeden, "nasıl olsa hekim değiştiriyorum" diye kendi başına bırakmak bence iyi bir fikir değil. Bırakmak ya da sürdürmek hekimle konuşulacak bir karar.
İki değerlendirme farklı çıkarsa
Bu en sık yaşanan ve en çok yıpratan durum. Birinci hekim "DEHB var" diyor, ikinci "yok" diyor. Ya da tam tersi.
Aceleyle birini seçmek yerine ikisinin gerekçesini yan yana yazmak işe yarıyor. Hangi hekim çocukluğunu sordu? Hangisi başka açıklamaları, yani kaygıyı, depresyonu, uykusuzluğu, madde kullanımını ya da tiroid gibi bedensel bir nedeni ayrı ayrı değerlendirdi? Hangisi kararını gerekçelendirdi? Kararı en iyi anlatabilen, değerlendirmesi en eksiksiz olan hekimin görüşü genelde daha güvenilir. Ama bu bir kural değil, bir ipucu.
Yine de ikisinin ayrıldığı noktayı net görmek gerekiyor. Bazen fark DEHB var mı yok mu sorusunda değil, eşlik eden bir durumun ağırlığında çıkıyor. Yetişkin DEHB'de başka bir tablonun birlikte bulunması olağan, bu da iki hekimin aynı kişiyi farklı açılardan görmesine yol açabiliyor. İkisini yan yana koyduğunda hala karar veremiyorsan, ben olsam üçüncü bir görüşe giderdim ve ilk ikisinin kayıtlarını da götürürdüm.
Bana kalan
İkinci görüş almayı kimsenin utanması gereken bir şey olarak görmüyorum. Tanı, hayatını yeniden okumana yol açan bir cümle. Onun üzerine ilaç, iş hayatı, ilişkilerinle ilgili kararlar kuruluyor. Bunca şeyin dayandığı kararın sağlam olmasını istemek çok normal.
Ama ikinci görüşün bir amacı olmalı. Benim önerim şu: önce neyin oturmadığını tek cümleyle yaz. "Görüşme kısaydı", "ilaç işe yaramadı", "tanı konmadı ama hikayem ortada". Sonra o cümleyi çözecek belgeleri topla, tek bir hekime git, kayıtlarınla birlikte. Çok sayıda randevudan çok, hazırlıklı tek bir randevu bence daha çok işe yarıyor.
Gerekçesini anlatan ve seni dinleyen bir hekim bulursan, tanı çıksa da çıkmasa da elinde sana yarayacak bir yol olur. İlaçla ilgili her adımı da onunla birlikte at.
Sık sorulanlar
- DEHB tanısı için ikinci görüş almak ayıp ya da yanlış bir şey mi?
- Değil. Tıpta ikinci görüş olağan bir uygulama ve hekimlerin çoğu bunu doğal karşılıyor. Önemli olan, ikinci görüşü aynı soruyla ve aynı belgelerle götürmek ki iki değerlendirme birbiriyle gerçekten karşılaştırılabilsin.
- Önceki doktorun yazdığı kayıtları nasıl alırım?
- Muayene, tanı ve reçete bilgilerin çoğu zaman e-Nabız'dan görülebiliyor. Görüşme notları gibi ayrıntılar için önceki kuruma yazılı olarak başvurup dosyanın bir kopyasını isteyebilirsin. Hangi belgenin hangi yoldan çıktığını kurumun hasta iletişim biriminden sormak en güvenlisi.
- Doktor değiştirirsem ilacım kesilir mi?
- Kendiliğinden kesilmez ama reçeteyi yazacak hekim değişiyor. Yeni hekim senden önceki ilacı, dozu, ne kadar kullandığını ve nasıl bir yanıt aldığını duymak ister. İlacı randevudan önce kendi başına bırakmak yerine, ilk görüşmede durumu açıkça anlatman daha sağlıklı.
- İki hekim farklı şey söylerse hangisine inanmalıyım?
- Hangisinin daha uzun görüştüğüne, çocukluk öyküsünü sorup sormadığına ve gerekçesini açıklayıp açıklamadığına bak. İki hekimin görüşleri ayrılıyorsa üçüncü bir görüş makul olabilir ama bunun öncesinde iki hekimin de kayıtlarını yan yana okumak çoğu zaman farkı gösteriyor.
- İkinci görüşte tanı değişirse ne olur?
- Tanı kaldırılabilir, korunabilir ya da yanına bir başka tanı eklenebilir. DEHB'nin kaygı, depresyon ya da uyku sorunuyla birlikte görülmesi sık olduğu için ikinci görüşte eşlik eden bir tablonun fark edilmesi de olağan bir sonuç.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.