İçeriğe geç
Yöntemler

Sözünü kesmek DEHB mi, otizm mi?

Söz kesmek DEHB'de mi otizmde mi görülür? Dürtüsellik ve çalışma belleği ile sohbetin sıra alma kuralları arasındaki fark, çift yönlü empati ve çözümler.

5 dakika okumaOrta
Bu yazıda 7 bölüm var

Biri konuşuyor, cümlesinin ortasındasın ve araya giriyorsun. Ya da tersi: karşındaki kişi sözünü kesiyor ve on dakika boyunca trenlerin sinyal sistemlerini anlatıyor.

Dışarıdan ikisi de aynı şekilde okunuyor: kabalık, dinlememek, kendini merkeze koymak. Söz kesen kişi DEHB'li de olabilir, otistik de, ikisi birden de, hiçbiri de. Ama DEHB'de ve otizmde söz kesmenin altındaki mekanizma çoğu zaman farklı ve bu fark, neyin işe yarayacağını değiştiriyor.

Bende otizm tanısı yok. DEHB tarafını kendi tanımı olan biri olarak yazıyorum, otizm tarafını araştırmalardan ve otistik insanların kendi anlatımlarından aktarıyorum.

DEHB tarafı: fren ve çalışma belleği

DEHB'de söz kesmek tanı ölçütlerinin içinde. DSM-5'te hiperaktivite ve dürtüsellik başlığı altında üç madde doğrudan konuşmayla ilgili: soru tamamlanmadan cevabı yapıştırmak, sırasını beklemekte zorlanmak ve başkalarının sözünü kesmek ya da konuşmalarına dalmak (American Psychiatric Association, 2013).

Bunun arkasında iki şey var.

Birincisi fren. Aklına bir şey geliyor ve onu söylemek ile söylememek arasındaki o kısa bekleme anı DEHB'de daha kısa. Söz, düşünce tamamlanmadan ağızdan çıkıyor. Bu, karşındakinin söylediğini önemsememekten değil, durma mekanizmasının geç devreye girmesinden kaynaklanıyor. Bu tarafı DEHB'de dürtüsellik nedir yazısında anlattım.

İkincisi çalışma belleği. Aklına gelen düşünceyi, karşındakinin cümlesi bitene kadar tutman gerekiyor. DEHB'de bu tutunma zayıf: araya bir şey girince düşünce siliniyor. Bunu yaşayan biri zamanla şunu öğreniyor: şimdi söylemezsem kaybolacak. “Unutmadan söyleyeyim” diye başlayan cümlelerin çoğu buradan geliyor. Ayrıntısını DEHB'de çalışma belleği ve unutkanlık yazısında yazdım.

Bu tabloya pragmatik zorluklar da ekleniyor. Staikova ve arkadaşlarının (2013) çalışmasında DEHB'li çocuklar, genel dil becerileri hesaba katıldıktan sonra bile dilin sosyal kullanımında akranlarının gerisinde kaldı ve bu zorluk sosyal sorunların bir kısmını açıkladı.

Otizm tarafı: sohbetin ritmi ve bilgi paylaşımı

Otizmde söz kesmek tanı ölçütlerinde ayrı bir madde değil. Ölçütlerde geçen şey daha geniş: sosyal ve duygusal karşılıklılıkta farklılıklar, örneğin karşılıklı sohbetin alışılmış akışında zorluk (American Psychiatric Association, 2013).

Gündelik sohbetin pek çok kuralı yazılı değil. Ne zaman söz alınacağı, bir konunun ne kadar süre konuşulabileceği, karşındakinin sıkıldığını gösteren işaretler. Bunlar çoğunlukla yüz ifadesi, ses tonu ve kısa duraklamalar üzerinden işliyor. Otistik biri için bu işaretler farklı okunabiliyor ve sonuç dışarıdan söz kesmek ya da konuyu uzun süre tek başına sürdürmek gibi görünebiliyor.

Burada sık konuşulan bir kavram var: info-dumping. Otistik topluluğun kullandığı bu terim, ilgi duyulan bir konu hakkında uzun ve ayrıntılı bilgi paylaşmayı anlatıyor. Araştırmada yerleşik bir kavram değil, ama pek çok otistik kişi bunu bir bağ kurma biçimi olarak tarif ediyor: sevdiğin bir şeyi sevdiğin biriyle paylaşmak.

Bir de ters yönden bakan bir bulgu var. Wehrle ve arkadaşları (2026), otistik ve otistik olmayan yetişkin çiftlerin konuşmalarında 10 binden fazla sıra değişimini inceledi. Otistik çiftlerde sıra değişimlerindeki sessiz aralar daha uzundu. Yazarlar bunu bir eksiklik olarak değil, konuşmacıların ritmi birbirine göre ayarlaması olarak yorumluyor. Bu bulgu şunu düşündürüyor: bazı otistik kişiler söz kesmekten çok, hızlı akan bir sohbette söz alacak boşluğu bulamıyor olabilir.

Anlaşılamama tek taraflı değil

Milton (2012), çift yönlü empati sorunu adını verdiği bir yaklaşım ortaya koydu. Buna göre otistik ve otistik olmayan insanlar arasındaki yanlış anlaşılma, yalnızca otistik tarafın eksikliğinden kaynaklanmıyor. İki taraf da birbirini okumakta zorlanıyor.

Crompton ve arkadaşlarının (2020) deneyi bunu somut hale getiriyor. Bir hikaye kişiden kişiye aktarıldığında, yalnızca otistiklerden oluşan gruplar bilgiyi yalnızca otistik olmayanlardan oluşan gruplar kadar iyi aktardı. Bilgi kaybı karma gruplarda arttı ve bu gruplarda katılımcılar birbirleriyle daha az uyum hissetti.

Söz kesmek açısından bunun anlamı şu: birinin konuşma tarzı sana kaba geliyorsa, bu onun kabalığından değil, iki farklı sohbet ritminin çarpışmasından kaynaklanıyor olabilir. Bu tarafı otizmde ve DEHB'de sosyal iletişim yazısında daha ayrıntılı anlattım.

Yan yana koyunca

Aşağıdaki tablo genel eğilimleri gösteriyor. Aynı kişide iki sütundan da özellikler olabilir.

DEHB'de Otizmde
Ana sebep Dürtüsellik ve çalışma belleği Sohbetin örtük kurallarının farklı işlemesi
Tipik an Karşıdakinin cümlesi bitmeden araya girmek Konuyu uzun ve ayrıntılı sürdürmek ya da söz almak için doğru anı kaçırmak
Kişinin iç sesi “Şimdi söylemezsem unuturum” “Bu konuyu paylaşmak istiyorum” ya da “ne zaman konuşacağımı bilemiyorum”
Kuralı bilmek Çoğu zaman biliyor, uygulamada zorlanıyor Kural örtük kaldığında ulaşılamıyor olabilir
Fark edince Çoğu zaman hemen pişmanlık Biri doğrudan söylemezse fark edilmeyebilir
İşe yarayan Düşünceyi dışarı yazmak, onarma cümlesi Açık anlaşmalar, doğrudan geri bildirim

DEHB'de işe yarayanlar

En etkili şey düşünceyi aklında tutmak zorunda kalmamak. Toplantıda ya da uzun bir sohbette yanında bir kağıt ya da telefonunda bir not açık olsun. Aklına gelen şeyi tek kelimeyle yaz. Böylece “şimdi söylemezsem kaybolacak” baskısı azalıyor ve karşındakinin cümlesini bitirmesini bekleyebiliyorsun. Toplantılar için diğer yolları DEHB'de toplantılar yazısında anlattım.

İkincisi onarma. Söz kesmeyi tamamen önlemek zor, ama fark ettiğin anda “pardon, sözünü kestim, devam et” demek, kesintinin bıraktığı izi büyük ölçüde siliyor. Tartışmalarda bunun nasıl yapılacağını DEHB'de tartışırken söz kesmek yazısında yazdım.

Üçüncüsü yakınlarınla bir işaret üzerinde anlaşmak. Elini hafifçe kaldırmak, “bir şey ekleyeceğim, sonra” demek gibi. Bu, sözü kesmeden sıra istemenin bir yolu.

Otizmde işe yarayanlar

Burada strateji çoğunlukla örtük olanı açık hale getirmek.

İlgi duyduğun bir konuyu anlatmadan önce karşındakine sormak işe yarayabiliyor: “Bu konuyu biraz anlatabilir miyim, ne kadar vaktin var?” Yakın biriyle, anlatırken ilginin azaldığını nasıl söyleyeceği üzerine sakin bir zamanda anlaşmak da öyle. Böylece kimse kırılmadan konu değişebiliyor.

Karşı taraf için de bir şey var: ima etmek yerine doğrudan söylemek. “Şimdi başka bir şey konuşalım mı?” cümlesi, sıkılmış bir yüz ifadesinden çok daha net bir mesaj taşıyor. Grup sohbetlerinde söz almak zorsa, yazılı kanallar ya da önceden belirlenmiş konuşma sırası da rahatlatabiliyor.

İki tablo aynı kişideyse, yani AuDHD'de, iki tarafın stratejileri birlikte gerekebiliyor. Bu birlikteliği AuDHD: DEHB ve otizm bir arada yazısında anlattım.

Bana kalan

Söz kesmek bence nörogelişimsel farklılıkların en kolay ahlaki bir meseleye dönüştürüldüğü davranışlardan biri. “Saygısız”, “bencil”, “kendini dinlemeyi seviyor” gibi etiketler çok hızlı geliyor. Oysa aynı davranışın arkasında unutma korkusu da olabilir, bir sevgiyi paylaşma isteği de, sohbetin hızına yetişememek de.

Bu ayrımı bilmek söz kesmeyi mazur göstermek anlamına gelmiyor. Söz kesilen kişinin hissettiği şey de gerçek ve onu onarmak söz kesenin sorumluluğu. Ama neden olduğunu bilmek, iki tarafa da daha az suçlama ve daha çok işe yarar çözümle konuşma imkanı veriyor.

Sık sorulanlar

Söz kesmek DEHB tanı ölçütlerinde geçiyor mu?
Geçiyor. DSM-5'te hiperaktivite ve dürtüsellik başlığı altında, soru tamamlanmadan cevabı yapıştırmak, sırasını beklemekte zorlanmak ve başkalarının sözünü kesmek ya da konuşmalarına dalmak ayrı maddeler olarak sayılıyor.
Info-dumping nedir?
Otistik topluluğun kullandığı, ilgi duyulan bir konu hakkında uzun ve ayrıntılı bilgi paylaşmayı anlatan bir terim. Araştırma literatüründe yerleşik bir kavram değil. Pek çok otistik kişi bunu bağ kurmanın bir yolu olarak anlatıyor.
Otistik insanlar sohbette daha mı çok söz keser?
Bunu genelleyen bir bulgu yok. Otistik yetişkin çiftlerinin konuşmalarına bakan bir 2026 çalışması, sıra değişimlerinde daha uzun sessiz aralar buldu. Yani bazı otistik kişiler söz kesmekten çok, sohbetin hızına yetişmekte zorlanıyor olabilir.
Çift yönlü empati sorunu ne anlatıyor?
Otistik ve otistik olmayan insanlar arasındaki anlaşılamamanın tek taraflı bir eksiklik olmadığını, iki tarafın birbirini okumakta zorlanmasından kaynaklandığını savunan bir yaklaşım. Damian Milton 2012'de ortaya attı.
Sözü sık kesilen biri ne yapabilir?
Doğrudan söylemek ima etmekten daha çok işe yarıyor. Sakin bir anda, iki tarafın da kullanabileceği bir işaret ya da cümle üzerinde anlaşmak, o anda kırılmadan araya girmeyi kolaylaştırıyor.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.