Hastanede DEHB testi nasıl yapılır? Hangi ölçekler var?
Hastanede tek bir DEHB testi yok: görüşme, ASRS, Wender Utah, DIVA, Conners ve bilgisayarlı dikkat testleri ne ölçer, puanı ne anlama gelir, ücretsiz mi?
Kısa cevap
Hastanede kan tahlili gibi tek bir DEHB testi yapılmıyor.
Uzun cevap
Psikiyatri hekimi görüşme yapıyor, sana ve gerekiyorsa yakınlarına ölçek dolduruyor, bazı durumlarda psikologdan dikkat ya da zeka testi istiyor. Yetişkinde en sık anılan araçlar ASRS, Wender Utah ve DIVA, çocukta Conners gibi anne-baba ve öğretmen formları. Bu araçların hiçbiri tek başına tanı koymuyor, NICE kılavuzu da tanının yalnızca ölçeğe dayanmamasını söylüyor. Devlet hastanesinde süreç sigorta kapsamındaki psikiyatri muayenesiyle başlıyor, testlerin ücretini kurumdan sor.
Bu yazıda 11 bölüm var
Hastanede “DEHB testi” diye girip sonucunu aldığın tek bir işlem yok. Kan alınmıyor, cihaza bağlanmıyorsun, ekrana bakıp iki saat sonra çıktı almıyorsun. Hekimin karşısına oturuyorsun, hayatını anlatıyorsun, birkaç form dolduruyorsun, bazen de psikolog sana ayrı bir dikkat testi yapıyor.
Bunu bilmeden gidince iki hayal kırıklığı yaşanıyor. Biri “test yapmadılar ki” diye düşünmek. Öteki “test yaptılar, puanım yüksek, demek ki tanım var” sanmak. İkisi de yanlış.
Tanının adımlarını yetişkin DEHB tanısı nasıl konur, Türkiye'deki randevu yolunu DEHB tanısı nasıl alınır yazısında anlattım. Burada yalnızca araçlara bakıyorum: hangi form, kim dolduruyor, puanı ne söylüyor, ne söylemiyor.
Hastanede DEHB testi nasıl yapılır?
Sıra kabaca şöyle: psikiyatri polikliniğinde görüşme, ölçek doldurma, gerekiyorsa ek test, sonra kontrol görüşmesi. Yetişkinler erişkin psikiyatrisine, 18 yaşından küçükler çocuk ve ergen psikiyatrisine gidiyor. Hangi bölüme gidileceğini hangi doktora gidilir yazısında yazmıştım.
Görüşmede hekim şu an ne yaşadığını, çocukluğunu, okul ve iş hayatını, ilişkilerini, uykunu, kullandığın ilaçları ve başka ne olabileceğini soruyor. Asıl “test” burası. Ölçekler bu görüşmeyi destekleyen veri.
Diyelim ki hekime “dikkatim dağılıyor” dedin. İyi bir görüşmede bir sonraki soru puan değil, örnek olacak: ne zamandan beri, nerede, hangi işi aksattı, çocukken de böyle miydi, tatilde de oluyor mu, uykun nasıl. Ölçek bu soruların yerine geçmiyor, yalnızca hiçbirini atlamamaya yardım ediyor. Odadan “hiç test yapmadı” diye çıkıyorsan, belki de yapılan şey tam olarak buydu.
Ölçekler genelde kağıt ya da ekran üzerinde dolduruluyor, bazıları hekimin sorup işaretlediği formlar. Bazısını bekleme salonunda, bazısını evde, bir kısmını yakınına doldurtabilirsin. Çocukta öğretmen formu okula gönderiliyor. Bu yüzden iş çoğu zaman bir ziyarette bitmiyor.
Hangi aracın kullanılacağı hastaneye ve hekime göre değişiyor. Türkiye'de zorunlu ortak bir ölçek listesi bulamadım. Bu yüzden aşağıdaki liste “hepsi yapılır” anlamına gelmiyor, “adını duyarsan ne olduğunu bil” anlamına geliyor.
Yetişkinlerde hangi DEHB ölçekleri kullanılıyor?
| Araç | Kim dolduruyor | Ne soruyor | İşi |
|---|---|---|---|
| ASRS | Sen | Son dönemdeki belirtiler | Tarama |
| Wender Utah | Sen | Çocukluktaki belirtiler | Geriye dönük destek |
| DIVA | Hekim sorar | Çocukluk ve yetişkinlikte her tanı ölçütü | Yapılandırılmış görüşme |
ASRS. Dünya Sağlık Örgütü için geliştirilen kısa bir tarama aracı. DSM-5'e göre güncellenmiş altı soruluk sürümünün Türkçe çalışmasını Genç ve arkadaşları (2021) yaptı. 68 DEHB'li ve 68 kontrol kişisiyle yürütülen çalışmada iç tutarlılık 0,869 çıktı, kesme puanı 9/10 alındığında duyarlılık yüzde 85,2, özgüllük yüzde 89,7 bulundu. Ölçek iyi ama hatasız değil: kesme puanını geçen biri DEHB'siz, geçemeyen biri DEHB'li olabiliyor. Ayrıntıyı internetteki testler yazısında sayılarla anlattım.
Wender Utah Derecelendirme Ölçeği. Yetişkine çocukluğunu soruyor. Türkçe 25 maddelik formu Öncü ve arkadaşları (2005) çalıştı. 36 ve üstü puan, DEHB'li yetişkinlerin yüzde 82,5'ini yakaladı ve sağlıklı kontrollerin yüzde 90,8'ini doğru ayırdı. Ama depresyonlu hastalarda doğru ayırma yüzde 66'ya, remisyondaki bipolar hastalarda yüzde 64,3'e düştü. Yazarlar duygudurum maddelerinin ölçeğin özgüllüğünü düşürdüğünü belirtiyor. Depresyonun varsa yüksek puanın anlamı değişiyor.
DIVA. Bir form değil, görüşme. Her tanı ölçütünü hem çocukluk hem yetişkinlik için ayrı ayrı soruyor. Avrupa uzlaşı metni bu tür yapılandırılmış görüşmeleri değerlendirmenin omurgası olarak tarif ediyor (Kooij ve ark., 2019). Kısa bir poliklinik görüşmesine sığmayabiliyor, bu yüzden her yerde beklememek gerekiyor.
Çocuklarda hangi DEHB testleri yapılıyor?
Çocukta temel kaynak çocuğun kendisi değil, onu farklı ortamlarda gören yetişkinler. Tanı süreci için çocuklarda DEHB tanısı yazısına bakabilirsin.
Conners ölçekleri. Anne-baba ve öğretmen formları var. Öğretmen formunun yenilenmiş kısa sürümü Kaner ve arkadaşları (2013) tarafından 3-17 yaş öğrencilerin öğretmenleri için uyarlandı, veri 881 öğretmenden toplandı. NICE kılavuzu da Conners ölçeklerini ve Güçler ve Güçlükler Anketi'ni yardımcı araç olarak anıyor.
K-SADS. Çocuk ve ergen için yapılandırılmış tanı görüşmesi. Yalnızca DEHB'yi değil başka tabloları da taradığı için uzun sürebiliyor.
Zeka testi. DEHB'yi göstermez. Öğrenme güçlüğünü, zihinsel düzeyi ve dikkat sorununun başka nedenlerini ayırmak için isteniyor. Bir çocukta yüksek zeka puanı DEHB'yi dışlamıyor. Düşük bir alt test puanı da DEHB'yi kanıtlamıyor.
Veliysen öğretmen formunu teslim etmek için öğretmenle konuşman gerekebilir. Bu görüşme için öğretmenle görüşmek yazısındaki hazırlığa bakabilirsin.
Bilgisayarlı dikkat testi tanı koyar mı?
Koymaz. Bunlara sürekli performans testi deniyor: ekranda bir uyaran çıktığında tuşa basıyorsun ya da basmıyorsun, program hatalarını, tepki hızını ve değişkenliği ölçüyor. Piyasada MOXO, TOVA, Conners CPT ve QbTest gibi adlarla geçiyor.
Kanıt burada sandığından zayıf. Varela ve arkadaşlarının (2024) 69 makaleyi içeren sistematik derlemesi, yetişkinlerde bu testlerin tanısal yararının ve sınıflandırma doğruluğunun sınırlı olduğunu, tutarlı bir performans profili çıkmadığını söylüyor. Sonuç net: tek başına tanı testi olarak kullanılmamalı, kapsamlı değerlendirmenin bir parçası olabilir.
Çocuklarda tablo biraz farklı ama karışık. Hall ve arkadaşlarının (2016) derlemesi, bu testlerin klinik karara desteği konusunda çelişkili bulgular olduğunu, nesnel hareket ölçümüyle birleştirmenin umut verici göründüğünü yazıyor. NICE kılavuzu 2024'te 6-17 yaş için QbTest'i tanıya yardımcı bir seçenek olarak ekledi. Ama aynı öneri, tanının uzman tarafından tam klinik ve psikososyal değerlendirmeyle konmasını söyleyen maddenin altında duruyor. Yani yardımcı, hakem değil. Bu öneri İngiltere'nin sağlık sistemi için yazılmış, Türkiye'deki hastanelerde bu testin bulunup bulunmadığını ise bilmiyorum.
Bir testin “normal” çıkması DEHB'yi dışlamıyor. Sessiz bir odada, yeni ve kısa bir görev, DEHB'li biri için gündelik hayattan çok daha kolay olabiliyor. Testin “bozuk” çıkması da kaygıdan, uykusuzluktan ya da sınav havasından olabiliyor.
Bir de EEG meselesi var. “Beyin dalgasıyla DEHB tanısı” diye satılan hizmetleri Türkiye yazısında ayrıntılı anlattım. EEG ya da MR, hekim başka bir şeyden şüphelenirse istenir, DEHB'yi göstermek için değil.
Hastanede DEHB testi ücretsiz mi?
“Ücretsiz DEHB testi” diye ayrı bir kamu hizmeti bilmiyorum. Durum şöyle: devlet ya da üniversite hastanesinde süreç, sigorta kapsamındaki psikiyatri muayenesiyle başlıyor. Muayene için ayrıca katılım payı kuralları var. Ölçek doldurmak için ayrı bir ücret çıkıp çıkmadığını resmi bir listede doğrulayamadım, kuruma göre sorman gerekiyor.
Psikometrik testler kuruma göre daha da değişiyor. Bazı hastanelerde test psikoloğu olabiliyor, bazılarında bekleme uzun olabiliyor. Özel hastane ve muayenehanede test ücretleri çoğu zaman ayrı yazılıyor. Rakam vermiyorum, çünkü kuruma, şehre ve yıla göre değişiyor. Randevudan önce sorulacak soru şu: “Hangi test yapılacak, ne kadar ve tanı için gerçekten gerekli mi?”
İnternetteki ücretsiz tarama testleri bir başlangıç olabilir, ama tanı değil. Ödediğin paranın ya da yaptığın testin sayısı tanının kalitesini belirlemiyor. Pahalı bir bilgisayar testi, iyi alınmış bir öyküden daha değerli değil.
Nöropsikolojik test ne zaman isteniyor?
Her DEHB değerlendirmesinde şart değil. Nöropsikolojik test, dikkat, bellek ve yürütücü işlevleri ölçen, genelde psikoloğun uyguladığı daha uzun bir değerlendirme. Hekim bunu çoğu zaman tablo karışıksa istiyor: öğrenme güçlüğü düşünülüyorsa, zihinsel düzey sorusu varsa ya da görüşme ile ölçekler birbirini tutmuyorsa.
Burada beklentiyi doğru kurmak önemli. Bu testin amacı “DEHB var” kağıdı üretmek değil, tablonun nasıl göründüğünü ayrıntılandırmak. Yetişkin tanı yazısında yazdığım gibi normal bir test sonucu DEHB'yi dışlamıyor. Üstelik zorlanmanın çoğu gündelik hayatta, uzun vadeli planda ve sıkıcı işte ortaya çıkıyor, yapılandırılmış bir test odasında değil.
DEHB testi ne kadar sürer, sonuç ne zaman çıkar?
Kısa tarama formları dakikalar alıyor, ASRS'nin kısa sürümünde altı soru var. Süren kısım form değil, süreç. Öykünün derinleşmesi, okul bilgisinin gelmesi, tahlillerin çıkması ve benzer tabloların elenmesi için iki üç görüşme olağan.
Yani “test sonucum ne zaman çıkar” sorusunun tek cevabı yok, çünkü çıkan şey bir laboratuvar kağıdı değil, hekimin değerlendirmesi. Devlet hastanesinde randevu aralığı bu süreyi uzatabiliyor. Bu yüzden ilk görüşmenin sonunda şunları sor: “Benden ne bekliyorsunuz, bir sonraki adım ne, ne getirmeliyim?” Hekimin söylediğini telefona not al, çünkü odadan çıkınca aklında kalmayabiliyor.
Doldurduğun ölçeğin adını ve puanını da sor. Hekim uygun görürse paylaşır. İleride ikinci bir görüş alırsan bu bilgi yeni hekimin işine yarıyor.
Psikolog testi tanı yerine geçer mi?
Geçmiyor. Türkiye'de psikologlar ölçek ve test uygulayabiliyor, değerlendirmeye katkı veren raporlar yazabiliyor, terapi yürütebiliyor. Tanı ve ilaç kararı ise hekimin. Psikoloğun raporu hekimin dosyasını güçlendiriyor, ama tek başına tanı belgesi değil.
Özel bir merkezde “kapsamlı DEHB testi” yaptırıp eline bir rapor aldıysan bunu çöpe atma, psikiyatri görüşmesine götür. Ama rapor ya da ilaç gerekiyorsa yol yine hekimden geçiyor. Bir hizmeti satın almadan önce sorulacak soru basit: “Bu sürecin sonunda bir psikiyatri hekimi değerlendirecek mi?” Cevap hayırsa, aldığın şey tanı değil.
Ölçek doldururken neye dikkat etmeli?
Küçük bir hazırlık sonucun değerini çok değiştiriyor. Birkaç öneri:
- Son dönemi düşün, en kötü gününü değil. Soru genelde son dönemi soruyor. Tek bir kötü haftaya göre işaretleme.
- “Bazen” ile “sık sık” arasında kalınca örnek ara. Aklına somut bir olay geliyor mu? Gelmiyorsa bir alt seçenek dürüst olabilir.
- İyi görünmeye çalışma. Yıllardır kurduğun telafi sistemlerini görmezden gelme. “Takvim olmazsa olmaz” diyorsan bunu hekime söyle.
- Kötü görünmeye de çalışma. Ölçekler kolay etkileniyor ve bu sana zarar veriyor.
- İlacı, uyku düzenini, o gün aldığın kafeini söyle. Sonuç onlardan etkilenebiliyor.
Karne, öğretmen notu ve seni çocukken tanıyan birinin gözlemi, tek başına bir ölçek kadar değerli olabiliyor. Sitede doktora hazırlık sayfası bu notları toplamak için işe yarıyor. Ben 22 yaşında tanı aldım ve hazırlığın görüşmenin niteliğini değiştirdiğine inanıyorum.
Ölçek puanı yüksek çıktı, tanı aldım mı demek?
Hayır. NICE kılavuzu bunu tek cümleyle söylüyor: tanı yalnızca derecelendirme ölçeği ya da gözlem verisine dayanarak konmamalı. Ölçekler yararlı ek araçlar, ama karar hekimin.
Yüksek puan “burada bir şey var” diyor, adını söylemiyor. Kaygı, depresyon, uykusuzluk, tiroit sorunu ve travma benzer maddeleri yükseltebiliyor. Wender Utah verisi de bunu sayıyla gösteriyor. Hekimin görevi puanı okumak değil, başka ne olabileceğini sormak. Ayırıcı tanı dediğimiz şey bu.
Düşük puan da “sende yok” demiyor. Maskeleyen, dikkatsiz tipte kalan, yıllardır sistem kurmuş kişiler düşük puan alabiliyor. Hikaye güçlüyse ve hekim yalnızca puana bakıp kapattıysa ikinci görüş almak hakkın.
Sonuç kağıdını kendi başına yorumlamak da riskli. Kesme puanları çalışmaya, örnekleme ve sürüme göre değişiyor. Bu yazıda verdiğim Türkçe kesme puanları da araştırma verisi, hastanedeki hekimin seni değerlendirirken uyacağı bir sınır değil. Aynı puan iki kişide farklı anlama gelebilir. Hekime “puanım bu, sizce benim tablomda ne anlama geliyor?” diye sormak, internetten bakmaktan daha iyi.
Bana kalan
DEHB tanısının bir testle konmaması ilk başta insana güvensiz geliyor. Oysa bence bu sürecin en dürüst tarafı. Dikkat, bir laboratuvar değeri gibi tek gün ölçülebilen bir şey değil. Yirmi yıllık bir örüntü bir ekranda görünmüyor.
Benim önerim, test peşinde koşmak yerine iyi bir öykü peşinde koşman. “Hangi cihazla test ediyorsunuz?” diye sormak yerine “çocukluğumu, iki ortamı ve başka olasılıkları nasıl değerlendireceksiniz?” diye sor. Bu soruya iyi cevap veren hekim, ölçeği de doğru yerde kullanır.
Ölçekleri küçümsemiyorum. Görüşmede unuttuğun şeyi hatırlatıyorlar, tedavi sonrası değişimi göstermek için de işe yarıyorlar. Yıllardır normal sandığın bir şeyin aslında bir belirti olduğunu da bazen bir form sorusu sayesinde fark ediyorsun. Ama sana “sonucun DEHB” diyen bir kağıt verilirse, o kağıdın altında bir hekimin düşüncesini ara. Tanı ve tedavi kararı hekimle verilir.
Sık sorulanlar
- DEHB ölçeğini ilaç kullanırken doldurursam sonuç değişir mi?
- Değişebilir, çünkü ölçek son dönemdeki halini soruyor. Bu yüzden ilaç kullanıyorsan bunu söyle ve hekime hangi dönemi anlattığını belirt. Ölçeği ilaçsız dönemi düşünerek doldurmanı isteyebilir.
- Hekim ölçek vermedi, görüşmeyle tanı koydu. Bu eksik mi?
- Tek başına eksik sayılmaz, tanının dayanağı görüşme ve öykü. Eksik olan şey bir ölçek değil, çocukluk öyküsünün ve iki ortamın sorulmaması olurdu. İçin rahat etmiyorsa ikinci görüş alabilirsin.
- Ergenlerde hangi test kullanılır?
- Ergende de karar görüşmeyle veriliyor, anne-baba ve öğretmen bilgisi yine önemli. K-SADS gibi yapılandırılmış görüşmeler ve Conners ailesinin formları kullanılabiliyor. Hangisinin seçileceği hekime bağlı.
- Test sonucunu okul ya da iş yeri görür mü?
- Ölçek sonucu sağlık verindir, hekim dosyanda durur. Okula ya da işe ne gideceği, hangi belgeyi kendin vereceğine bağlı. Rapor süreçleri için ayrı belgeler var, kayıt ve gizlilik konusunu Türkiye yazısında ayrıntılı anlattım.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.