İnternetteki DEHB testleri güvenilir mi?
Ben de o testleri doldurdum ve sonuçla ne yapacağımı bilemedim. Tarama ile tanı arasındaki fark, testlerin neden yanılabildiği ve sonucu ne yapmalı.
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Bu yazıda 9 bölüm var
Randevu almadan önce ben de o testleri doldurdum. Birkaç tanesini. Hepsi yüksek çıktı ve ben o akşam tuhaf bir yerde kaldım: hem “işte kanıtı” diye rahatladım, hem de “bu bir şey ifade etmiyor ki” diye kendime kızdım.
İkisi de doğruymuş. Tanı koymuyorlar, ama işe yaramaz da değiller. Bu iki cümleyi birden söylemeden konu anlaşılmıyor.
Ne için tasarlandılar
Bu araçların çoğu tarama için yapılmış. Tarama ile tanı farklı işler. Karıştırılmalarının sebebi, ikisinin de aynı sorulardan oluşması.
En bilineni ASRS. Kessler ve arkadaşlarının (2005) geliştirdiği bu ölçek, Dünya Sağlık Örgütü için toplum çapında tarama amacıyla tasarlandı. Amacı, geniş bir topluluk içinde daha ayrıntılı değerlendirmeye değecek kişileri işaret etmek.
Yani ölçeğin işi bir kapıyı göstermek. Kapıdan içeri girmek ayrı bir iş. Sözlükte bunun adı tarama aracı.
Tarama aracı “burada bakılmaya değer bir şey var” diyor. “Bu şey DEHB” demiyor.
İyi bir tarama aracı bile ne kadar yanılıyor
Bu kısmı ilk okuduğumda kafamdaki tablo değişti, o yüzden sayılarla yazmak istiyorum.
DSM-5 için güncellenen altı soruluk ASRS sürümü, toplum örnekleminde şöyle bir performans gösterdi: DEHB'si olanların yaklaşık yüzde 91'ini yakalıyor, olmayanların yaklaşık yüzde 96'sını doğru biçimde eliyor. Bunlar bir tarama aracı için çok iyi sayılar. Ama aynı çalışmadaki üçüncü sayı daha çok şey anlatıyor: testi olumlu çıkanların yaklaşık yüzde 67'sinde gerçekten DEHB bulunuyor (Ustun ve ark., 2017).
Yani iyi tasarlanmış, bilimsel olarak doğrulanmış bir ölçekte bile, olumlu çıkan her üç kişiden birinde tanı doğrulanmıyor. Sözlükte buna yanlış pozitif deniyor ve sebebi testin kötülüğü değil, matematik: aranan durum toplumda ne kadar seyrekse, olumlu sonuçların o kadar büyük bölümü yanlış çıkıyor.
İnternette dolaşan testlerin çoğunun ise böyle bir doğrulama çalışması bile yok.
Neden herkese olumlu çıkıyor gibi
Bu izlenimin birkaç gerçek sebebi var.
Belirtiler örtüşüyor. Dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve huzursuzluk yalnızca DEHB'de görülmüyor. Kaygı bozuklukları, depresyon, uyku bozuklukları, tiroit sorunları ve demir eksikliği benzer tablolar üretebiliyor. Katzman ve arkadaşlarının (2017) derlemesi bu örtüşmenin klinikte ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Kaygıyla ayrımını DEHB mi anksiyete mi yazısında anlattım.
Soru cümleleri geniş. “Sık sık eşyalarını kaybeder misin?” sorusuna yorucu bir dönemden geçen hemen herkes evet diyebiliyor.
Yorumlayan kişi taraflı. Testi arayan kişi zaten bir şüpheyle arıyor. Kendi cevabını okurken de o şüphenin yönünde okuyor. Ben kendimde bunu net gördüm: “bazen” ile “sık sık” arasında kaldığım sorularda hep aynı tarafa yuvarladım.
Bazı testler ticari. Sonucun ardından bir hizmet satılıyorsa, test olumlu sonuç vermeye eğilimli olabiliyor. Kim yayımlamış, arkasında ne var; bakmaya değer.
Düşük çıkarsa ne oluyor
Bu taraf daha az konuşuluyor ve bence daha önemli.
Tarama araçları, dışa vuran belirtileri olan kişilerde daha iyi çalışıyor. Belirtilerini yıllardır bastırmayı öğrenmiş, dışarıdan sorun çıkarmayan, dikkatsiz sunumu baskın kişilerde ise kaçırabiliyor. Bu tabloyu dikkatsiz tip DEHB yazısında ayrıntılı yazdım.
Pratik karşılığı şu: testin düşük çıkması DEHB'yi dışlamıyor. Hayatında gerçek bir zorlanma varsa, düşük bir test sonucu yüzünden başvurmaktan vazgeçme.
Tanı nasıl konuyor
Avrupa uzlaşı metninin (Kooij ve ark., 2019) tarif ettiği süreçte bir ölçek tek başına yeterli olmuyor. Değerlendirme şunları içeriyor:
- Gelişimsel öykü. Belirtilerin çocuklukta da bulunması aranıyor.
- İki ortam kuralı. Belirtilerin tek bir alanda değil, en az iki alanda görülmesi.
- İşlevsellik kaybı. Belirtilerin hayatı ölçülebilir biçimde etkiliyor olması.
- Ayırıcı tanı. Tabloyu daha iyi açıklayan başka bir durum var mı.
- Mümkünse başka bir kaynak. Aile ya da yakın birinin gözlemi.
Bu adımların hiçbirini bir çevrimiçi test yapamıyor. Tanı ve ilaç kararı bir psikiyatri hekiminin işi; sürecin ayrıntısı yetişkin DEHB tanısı nasıl konur yazısında, nereye başvurulacağı ise yetişkinlikte DEHB tanısı nereden alınır yazısında.
Hangi test daha iyi
Bu soruya kesin bir sıralama veremem, ama bakılacak ölçütler var ve bunlar bir testin sayfasında birkaç dakikada görülebiliyor.
Kim yayımlamış? Bir üniversite, bir meslek kuruluşu, bir hastane mi; yoksa adı bilinmeyen bir site mi.
Hangi ölçeğe dayanıyor? ASRS gibi adı ve kaynağı olan bir ölçek mi, yoksa nereden geldiği yazmayan bir soru listesi mi.
Sonucu nasıl anlatıyor? “Yüzde 87 DEHB'lisin” gibi bir sayı veriyorsa uzak dur; hiçbir tarama aracı böyle bir şey söyleyemez. İyi bir test sonucu “bu puan bir değerlendirme için gerekçe olabilir” der.
Sonunda ne oluyor? Bir ürüne, bir kursa ya da bir “çevrimiçi tanı” hizmetine yönlendiriyorsa, o testin işi seni ikna etmek olabilir.
Verini ne yapıyor? Cevaplarını girmeden önce sitenin ne topladığına bakmak makul bir alışkanlık, çünkü verdiğin yanıtlar DEHB'yle ilgisi olmayan bir yere de gidebilir.
Sonucu ne yapmalı
İşe yarar kullanım şu: sonucu bir cevap değil, bir not olarak almak.
Randevuya giderken yanına şunları da al:
- Testte hangi maddelere yüksek puan verdiğin
- Çocukluğuna dair hatırladıkların, varsa karne ve öğretmen yorumları
- Hangi somut işin aksadığı: kaçırılan teslimler, biten işler, ödenmeyen faturalar
- Ailenden birinin gözlemi
Bu liste, on beş dakikalık bir görüşmeyi çok daha verimli hale getiriyor. Belirti listesi saymak yerine yaşanmış örnek vermek, değerlendirmeyi kolaylaştırıyor.
Sosyal medya tanısı
Bir başlık daha var: kısa videolardan yola çıkarak kendine tanı koymak.
Bu içeriklerin faydalı bir tarafı var; pek çok kişi ilk kez orada kendini tanıdığını söylüyor. Ben de o kişilerden biriyim ve bunu küçümsemek istemiyorum. Ama bir tuzağı da var: genel geçer tarifler hemen herkese uyuyor. Sözlükte Barnum etkisi olarak geçen şey bu.
Ayrım şurada: bir tarif sana “ben de bazen böyleyim” dedirtiyorsa bu bilgi zayıf. “Bu yüzden şu işi kaybettim” dedirtiyorsa bilgi güçlü. Mecranın kendi mantığını sosyal medyada DEHB neden bu kadar arttı yazısında tartıştım.
Benim kullandığım cümle
Testleri tamamen bırakmadım. Sadece onlara ne sorduğumu değiştirdim.
Eskiden “bende DEHB var mı” diye soruyordum ve bir ekrandan cevap bekliyordum. Şimdi şunu soruyorum: bu sonuç, birine gitmem için yeterli bir gerekçe mi? Bu soruya bir tarama aracı gerçekten cevap verebiliyor. Diğerine hiçbir zaman veremezdi.
Sık sorulanlar
- Online DEHB testi tanı koyar mı?
- Koymaz ve koyamaz. Bu araçlar tarama için tasarlandı; amaçları bir uzmana başvurmanın anlamlı olup olmadığını göstermek.
- Test sonucu olumlu çıktıysa ne yapmalıyım?
- Sonucu bir cevap gibi değil, randevuya götürülecek bir not gibi kullanmak en doğrusu. Değerlendirme yine görüşmeyle yapılıyor.
- Testler neden herkese olumlu çıkıyor gibi?
- Çoğu test DEHB dışındaki tablolarda da olumlu sonuç veriyor. Kaygı, depresyon ve uykusuzluk benzer belirtiler üretiyor ve tarama araçları bunları ayırmıyor.
- Test düşük çıkarsa DEHB olmadığım anlamına mı gelir?
- Gelmiyor. Tarama araçları yanlış negatif de verebiliyor; özellikle belirtilerini uzun süredir telafi etmiş kişilerde sonuç düşük çıkabiliyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.