İçeriğe geç
Yöntemler

Otizm ve DEHB birlikteyse okul süreci nasıl yürür?

AuDHD tanısı olan çocukta RAM değerlendirmesi, BEP hedefleri ve sınıf içi düzenlemeler: iki tablonun birbiriyle çelişen ihtiyaçları nasıl planlanır.

4 dakika okumaOrta
Bu yazıda 8 bölüm var

Bir veli RAM'a gider ve dosyada iki tanı birden vardır. Kurul odasında çoğu zaman şu soru sorulur: hangisi daha baskın?

Bu soru iyi niyetlidir ama yanlış kurulmuştur. İki tanı birbirinin yerine geçmez ve biri diğerinin hafif hâli değildir. Okul planlaması ikisini birden hesaba katmak zorundadır.

Bu yazı o planlamanın nasıl yapılacağını anlatır.

İki tanı birlikte olabilir

Uzun yıllar boyunca otizm ve DEHB tanılarının birlikte konması mümkün değildi. DSM-5 ile birlikte bu kısıt kalktı ve iki tablonun aynı kişide bulunabileceği kabul edildi.

Literatürde bu birliktelik AuDHD olarak anılır. Sitede AuDHD yazısında genel çerçeveyi, yürütücü işlevler yazısında ise ortak zorlanma alanını ele aldım.

Okul tarafında bu birlikteliğin önemi şuradadır: iki tablo bazı noktalarda aynı yönde çalışır, bazı noktalarda birbirine ters düşer.

Nerede aynı yöne çalışırlar

Yürütücü işlevler. Her iki tabloda da başlatma, sıralama, geçiş yapma ve planlama zorlanır. Bu, sınıfta en çok görünen ortak alandır.

Duyusal yük. Ses, ışık ve kalabalık her iki tabloda da kapasiteyi tüketir. Duyusal farklar yazısında bu konuyu ayrıntılı yazdım.

Geçişler. Dersten teneffüse, teneffüsten derse geçiş her iki tabloda da zordur ve günün en çok sorun çıkan anları genellikle bu geçişlerdir.

Bu üç başlıkta yapılan düzenleme ikisine birden iyi gelir. Planlamaya buradan başlamak en verimli yoldur.

Nerede birbirine ters düşerler

Asıl zorluk burada başlar ve veliler bu çelişkiyi çoğu zaman adlandıramadan yaşar.

Rutin. Otizm tarafı öngörülebilirlik ister. Programın değişmemesi, sıranın aynı kalması, öğretmenin aynı sırayla ilerlemesi güvenlik üretir. DEHB tarafı ise tekdüzelikte uyarılma düşüklüğü yaşar ve aynı şeyin tekrarı dikkati kaybettirir.

Değişiklik. Otizm tarafında ani değişiklik zorlanma yaratır. DEHB tarafında yenilik dikkati toplar.

Sosyal ortam. Otizm tarafı sosyal yükü azaltmak ister. DEHB tarafı ise yalnız çalışırken uyarılma düzeyi düştüğü için zorlanabilir.

Bu çelişkiyi görmeden hazırlanan bir plan, bir tarafı rahatlatırken diğerini bozar.

Çelişkiyi çözen yaklaşım

Uygulamada işe yarayan çözüm basittir ve bir cümlede özetlenebilir: çerçeveyi sabit tutun, içeriği değiştirin.

Bunun somut karşılıkları şunlardır.

Program sabit kalır, yöntem değişir. Matematik dersi her gün aynı saatte olur. O dersin içinde bazen yazarak, bazen tahtada, bazen ayakta çalışılır. Öngörülebilirlik korunur ve tekdüzelik kırılır.

Değişiklik önceden haber verilir. Program değişecekse çocuk bunu sabah öğrenir. Haber verilen değişiklik, otizm tarafında çok daha az zorlanma üretir.

Seçim sınırlı tutulur. "İstediğini yap" ikisine de kötü gelir. "Bu iki yoldan birini seç" ikisine de iyi gelir.

Hareket rutine yerleştirilir. Kalkıp tahtayı silmek ya da kağıt dağıtmak, DEHB tarafının ihtiyacını karşılarken rutini bozmaz. Hareketin bazı görevlerde performansı desteklediğini hareketli oturmak yazısında kanıtlarıyla yazdım.

RAM dosyasına ne yazılmalı

Bu, velilerin en sık hata yaptığı yerdir. Dosyaya yalnızca bir tanı girdiğinde, hazırlanan plan diğer tablonun ihtiyaçlarını görmez.

Dosyaya girmesi gereken bilgiler şunlardır:

  • Her iki tanıyı gösteren hekim raporları.
  • Çocuğun geçişlerde nasıl davrandığına dair somut gözlem.
  • Duyusal zorlanmanın hangi ortamlarda ortaya çıktığı.
  • Rutin bozulduğunda ne olduğu.
  • Tekdüze bir derste ne olduğu.

Son iki madde en çok atlanan yerlerdir ve tam olarak çelişkiyi gösteren bilgilerdir. "Program değiştiğinde ağlıyor" ile "aynı tip alıştırma on dakika sürünce yerinde duramıyor" cümleleri yan yana yazıldığında kurul, tek bir tanıyla açıklanamayan bir tablo görür.

RAM sürecinin tamamını RAM raporu yazısında anlattım.

BEP hedefleri nasıl yazılmalı

Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı hazırlanırken hedeflerin ölçülebilir olması gerekir. AuDHD'de buna bir koşul daha eklenir: hedefin hangi tabloya hizmet ettiği belli olmalıdır.

Örnek vermek gerekirse. "Derse katılımı artacak" hedefi ölçülemez ve hangi ihtiyacı karşıladığı belirsizdir. Buna karşılık "Ders başında yazılı program verildiğinde geçişi beş dakika içinde tamamlayacak" hedefi hem ölçülebilir hem de hangi zorlanmaya karşılık geldiği açıktır.

BEP'in nasıl hazırlandığını ve velinin sürece nasıl dahil olacağını BEP yazısında ayrıntılı yazdım.

Öğretmenle görüşürken

Öğretmene iki tanıyı birden anlatmak, çoğu zaman konuşmayı tanı tartışmasına çevirir. Daha verimli yol, davranıştan konuşmaktır.

Şu üç cümle işe yarar:

"Program değişeceği zaman önceden söylenirse geçiş çok daha kolay oluyor."

"Aynı tip alıştırma uzadığında dikkati kayboluyor; arada yöntem değişirse toparlanıyor."

"Gürültülü ortamda kapasitesi hızlı tükeniyor."

Üçü de somuttur, üçü de uygulanabilir ve hiçbiri tanı tartışması açmaz. Görüşmeye nasıl hazırlanılacağını öğretmenle görüşmek yazısında anlattım.

Bana kalan

Bu iki tablonun birlikteliğinde en yorucu şey, sürekli çeviri yapmak zorunda kalmaktır. Okul bir tanıyı duyar ve ona göre davranır; diğer tanının ihtiyaçları ortada kalır.

Veliye düşen iş, çelişkiyi adlandırmaktır. "Rutin istiyor ama tekdüzelikte dağılıyor" cümlesi, kurul odasında ya da öğretmen görüşmesinde söylendiğinde planlamayı değiştirir. Çünkü o cümleyi duyan kişi, tek bir çözümün yetmeyeceğini anlar.

Buradaki bilgi genel çerçevedir. Tanı ve tedavi kararları hekiminizle, eğitim kararları ise RAM ve okulunuzla verilir.

Sık sorulanlar

Otizm ve DEHB aynı anda tanı olarak konabilir mi?
Konabilir. DSM-5 ile birlikte iki tanının birlikte konmasının önündeki engel kalkmıştır. Uluslararası literatürde bu birliktelik AuDHD olarak anılır ve seyrek değildir.
RAM değerlendirmesinde hangisini öne çıkarmalıyız?
İkisini de yazdırmak gerekir. Dosyaya yalnızca bir tanı girdiğinde hazırlanan eğitim planı diğer tablonun ihtiyaçlarını karşılamaz ve okulda uygulanan düzenlemeler eksik kalır.
İki tablonun ihtiyaçları çelişiyorsa ne yapılır?
Çelişki genellikle rutin başlığında ortaya çıkar. İşe yarayan çözüm, rutinin çerçevesini sabit tutup içine sınırlı seçim ve hareket alanı eklemektir: sıra sabit kalır, sıranın içindeki yöntem değişir.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar5
  1. American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5. baskı).↩
  2. Faraone, S. V., Banaschewski, T., Coghill, D. ve ark. (2021). The World Federation of ADHD International Consensus Statement. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 128, 789-818.↩
  3. Lai, M.-C., Lombardo, M. V. ve Baron-Cohen, S. (2014). Autism. The Lancet, 383(9920), 896-910.↩
  4. Milli Eğitim Bakanlığı. Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği.↩
  5. DuPaul, G. J., Eckert, T. L. ve Vilardo, B. (2012). The effects of school-based interventions for ADHD: a meta-analysis 1996-2010. School Psychology Review, 41(4), 387-412.↩

Bu yazı 6 Ekim 2026 tarihinde güncellendi.