Türkiye'de yetişkin DEHB tanısı için yol haritası
Kendinde fark ettiysen sıra şu: not, erişkin psikiyatrisi, çocukluk kanıtları, ilaç raporu, engelli raporu, iş ve ehliyet. Türkiye'de adım adım.
Yetişkin için sıralı yol6 adım
- Sonuçlarını ve çocukluk izlerini not et. Kaçan tarih, ödenmeyen fatura, bırakılan iş gibi somut sonuçları yaz. Belirtilerin çocuklukta da var olup olmadığına bak.
- Erişkin psikiyatrisinden randevu al. Tanıyı psikiyatri hekimi koyar. Nöroloji ve psikolog bu işin adresi değildir, aile hekimi ilk konuşma için uygundur.
- Çocukluk kanıtlarını topla, tek sayfalık özet çıkar. Karne, öğretmen yorumu, eski sağlık kayıtları ve seni çocukken tanıyan birinin gözlemi süreci hızlandırır.
- Birden fazla görüşmeye hazır ol. Öykü, ölçekler ve ayırıcı tanı için iki ya da üç görüşme olağandır.
- İlaç gündeme gelirse raporu reçeteden önce çıkar. Kırmızı reçete ve ilaç kullanım raporu ayrı belgelerdir. Raporun bitiş tarihini takvime yaz.
- Engelli raporu, iş ve ehliyet sorularını ihtiyaç doğdukça aç. Bunların hiçbiri tanıyla otomatik gelmez, her birinin ayrı bir süreci vardır.
Bu yazıda 9 bölüm var
Kendinde bir şeyler fark eden yetişkin için sıra şu: önce yaşadığın sonuçları not et, sonra erişkin psikiyatrisinden randevu al, çocukluk kanıtlarınla görüşmeye git. İlaç gündeme gelirse rapor ve reçete ayrı bir iş. Engelli raporu, iş ve ehliyet de tanıdan sonra, ihtiyaç doğduğunda açılan başlıklar.
Ben tanıyı 23 yaşında aldım, ilaçla ikinci kez 28 yaşında tanıştım. Aşağıdaki sıra anılarımdan çıkmadı. Sitede tek tek yazdığım işlemleri, kafa karışmasın diye baştan sona dizdim. Çocuk ve üniversite öğrencisi için de ayrı sıralar var, hepsi Türkiye rehberi sayfasında.
Önce kendine iki not
Belirti listesini okuyup "hepsi bende var" demek kolay, çünkü maddelerin bir kısmı uykusuz ve yorgun hemen herkeste bulunuyor. Liste randevu için bir gerekçe oluşturuyor, tanı koymuyor. Üstelik yetişkinde tablo çocuktaki gibi görünmüyor. Koşuşturma azalıyor, yerini içeride bir kıpırtı alıyor. Dışarıdan sakin duran biri için bu, fark etmeyi geciktiren şeylerden biri. Hangi belirtilerin nasıl göründüğü yetişkinlerde DEHB belirtileri yazısında.
Bu aşamada işe yarayan iki not var.
Birincisi sonuçların. "Dikkatim dağınık" bir şikayet. "Bu yıl iki randevuyu kaçırdım, bir faturayı üç kez erteleyip ödeyemedim" ölçülebilir bir şey. Belirtiyi değil, ona bağlı sonucu yaz.
İkincisi çocukluk. Ölçütler belirtilerin on iki yaşından önce başlamasını, en az iki ortamda görülmesini ve işlevi gerçekten bozmasını arıyor. Çocuklarda dokuz belirtiden altısı aranırken yetişkin için eşik beşe indirilmiş. Çocukken tanı almış olman gerekmiyor, belirtilerin o dönemde var olması yetiyor. Karnede "zeki ama dikkatsiz" diye bir not varsa not et.
Doğru kapıyı seç
Yetişkin değerlendirmesini psikiyatri hekimi yapıyor, polikliniğin adı erişkin psikiyatrisi. Nöroloji bu tanının adresi değil, başka bir nörolojik tablodan şüphelenilirse devreye giriyor. Psikolog ölçekleri ve testleri uygulayabiliyor, terapi yürütüyor, ama tanıyı koymuyor ve ilaç yazmıyor. Sevk gerekmiyor. Aile hekimiyle önce konuşmak istersen o da olur.
Devlet, üniversite ya da özel fark etmiyor, çünkü ölçütler aynı. Fark görüşmeye ayrılan süre ve senin getirdiğin hazırlık. Randevuyu alırken "yetişkin DEHB değerlendirmesi için geliyorum" demenin işi kolaylaştırdığını düşünüyorum, çünkü her psikiyatri hekimi bu konuyla aynı ölçüde ilgilenmiyor. Branşların ayrıntısı hangi doktora gidilir yazısında.
Randevu ve bekleme süresi
Randevular haftalar sonrasına düşebiliyor. Bence bu yolun en çok kopulan yeri de tam burası, çünkü randevu almak bir zincir: sistemi aç, bölümü seç, tarihi bul, takvime yaz, o gün git. Bir halka kopunca iş aylar geriye gidiyor.
Randevuyu aldığın dakika takvime yaz, bir gün öncesine hatırlatıcı kur, mümkünse bir kişiye söyle. Sonra beklemeyi hazırlığa çevir. Doktora hazırlık sayfasında belirtilerini, ilaçlarını ve sormak istediklerini işaretleyip tek sayfalık özet çıkarabilirsin. Hiçbir şey sunucuya gitmiyor, tarayıcında kalıyor.
Özeti şunlarla doldur:
- Çocukluk kanıtları: karneler, öğretmen yorumları, eski sağlık kayıtları.
- Seni çocukken tanıyan birinin gözlemi. Görüşmeye gelemiyorsa sorduğun birkaç soruya yazılı cevabı da götürebilirsin.
- Somut örnekler. Diyelim ki "toplantı notlarını hep başkasından istiyorum, geçen yıl iki teslimi kaçırdım" yazdın. Hekim bundan belirti adından çok daha fazla şey çıkarıyor.
- Kullandığın ilaçlar, geçmiş tanılar, ailede bilinen tanılar.
Görüşmede anlatırken dağılmak bu tabloda çok olağan. Kağıt hem seni topluyor hem hekime sıralı bir veri veriyor.
Görüşmenin içinde
İlk görüşmede tanı konabilir ama çoğu zaman konmuyor. Öykünün derinleştirilmesi, ölçeklerin uygulanması ve ayırıcı tanı için iki ya da üç görüşme olağan. Ölçekler destekleyici veri, tek başına tanı koymuyor. Nöropsikolojik test de şart değil, hekim gerekli görürse istiyor. Sürecin sırası yetişkin DEHB tanısı nasıl konur yazısında.
Ayırıcı tanı kısmı bazen insanı şaşırtıyor. Uyku bozuklukları, kaygı, depresyon, tiroit, demir ve B12 eksikliği, travma, alkol ve madde kullanımı benzer bir tablo üretebiliyor. Bu yüzden kan tahlili istenebilir. Hem kaygının hem DEHB'nin olması da mümkün, yetişkinde eşlik eden başka bir tablonun bulunması hatta olağan sayılıyor.
Tanı çıkmayabilir. Eksik olan çocukluk bilgisiyse, onu tamamlayıp yeniden gidebilirsin. Tabloyu başka bir şey açıklıyorsa, o şeyin tedavisi gündeme geliyor. Tek kısa görüşmede ve yalnızca bir ölçekle konmuş bir tanı için ikinci görüş istemekte de bence bir sakınca yok. Görüşmede ağlarsan da değerlendirme bozulmuyor.
Tanı konunca
Tanıdan sonra çoğu kişi rahatlama bekliyor, ama önce başka bir duygu gelebiliyor. Bunun adı ve geçişi tanı sonrası yas yazısında. Kime ne söyleyeceğin ayrı bir karar. Acele etmene gerek yok, söylediğin bilgiyi geri alamıyorsun.
İlaç gündeme gelirse: reçete ve rapor
İlaç kararı tanıdan sonra ve hekimin değerlendirmesiyle veriliyor. Doz ve ayar hekimle konuşulacak bir şey, burada ona girmiyorum. Usul tarafı ise iki ayrı belgeden oluşuyor.
Birincisi kırmızı reçete. Metilfenidat içeren ilaçlar kontrole tabi. Sağlık Bakanlığı'nın 2010/26 sayılı genelgesi çerçevesinde bu reçeteyi erişkin psikiyatri ve çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları yazıyor, aile hekimi yazmıyor. Reçete başına yazılabilecek kutu sayısı sınırlı, reçetenin kullanılacağı süre de var. Eczanede genellikle kimlik isteniyor. Ayrıntısı kırmızı reçete yazısında.
İkincisi ilaç kullanım raporu. Bedelin SGK tarafından karşılanmasını sağlıyor, uzman hekim düzenliyor ve e-Nabız'a işleniyor. Süresi sabit bir rakam değil. Bağlayıcı olan, raporun üstünde yazan bitiş tarihi, çünkü rapor bittiği gün ilaç ücretli hale geliyor. Bitişin kendisine değil, bir ay öncesine hatırlatıcı kur. Raporu reçeteden önce çıkar, ikisini eczaneye birlikte götür. Rapor ayrıntıları DEHB ilaç raporu yazısında.
Bana kalırsa işi kolaylaştıran şey dört satırlık bir not: raporu yazan hekimin adı, raporun bitiş tarihi, son reçete tarihi, eczanenin adı. Her kontrolden sonra güncelle. İlaç eczanede yoksa elindeki başka bir formu kendi kararınla kullanma, hekimi ara. Kurallar değişebildiği için buradaki bilgiyi çerçeve olarak al, güncel uygulamayı hekiminden ve eczanenden teyit et.
Engelli raporu ne zaman düşünülür
DEHB tanısı otomatik bir engellilik oranı üretmiyor ve "DEHB'ye yüzde kaç verilir" sorusunun sabit bir cevabı yok. Yönetmelik tanı adına değil işlev kaybına bakıyor: dikkat ve dürtü kontrolündeki kaybın hangi alanları ne kadar kısıtladığı değerlendiriliyor. Raporu yetkili hastanenin engellilik sağlık kurulu düzenliyor.
Dosyaya hekim raporlarını, tedavi geçmişini, kullandığın ilaçları ve işlev kaybını gösteren somut bilgiyi koy. Rapor tedavi yerine geçmiyor, sınav düzenlemesi için ayrı başvuru gerekiyor, iş yerinde de kendiliğinden bir düzenleme getirmiyor. Hangi hakkı kullanabileceğini ilgili kurumdan yazılı olarak teyit et. Bence tanıdan hemen sonra bu işe koşmanın gereği yok, ihtiyaç doğduğunda başla. Süreç engelli raporu yazısında.
İş görüşmesi ve ehliyet
İş görüşmesinde söylemek zorunda değilsin, tanı özel bir sağlık bilgisi. Damgalanma gerçek bir risk. Görüşmede tanıyı söylemek yerine ihtiyacı söyleyebilirsin: "sessiz ve kesintisiz bloklarda iyi çalışıyorum", "toplantı çıktılarının yazılı paylaşılması benim için çok işe yarıyor". Somut bir düzenleme gerekiyorsa işe girdikten sonra, doğrudan ilgili birimle ve yazılı konuşmak daha korunaklı. Kendine sorulacak soru şu: bu bilgiyle karşı tarafın ne yapmasını istiyorum? Cevap yazılı not ya da esnek saat gibi somutsa söylemek işe yarayabiliyor. İş görüşmesinde söylemek yazısında bunu açtım.
Ehliyette de tanı tek başına engel değil. Yönetmelik sürüş güvenliğini bozacak düzeyde bir duruma bakıyor. Tedavi altında ve belirtileri kontrol altında olan kişilerde ehliyet alınabiliyor, bazı durumlarda belge süreli veriliyor. Muayenede kullandığın ilacı saklama, güncel hekim raporunu yanında götür. Süreli belge verilirse yenileme tarihini takvime yaz. Ayrıntısı DEHB ve ehliyet yazısında.
Bana kalan
Bu yolun en zor tarafı adımların zorluğundan çok sırasının bilinmemesi. İnsan randevuyu alıp çocukluk kanıtlarını toplamak yerine ilaç raporuyla ya da engelli oranıyla ilgili bir forumda saatler geçirebiliyor. Bence ilk iki adımı, yani sonuç notunu ve randevuyu, aynı akşam bitirmek gerekiyor. Gerisi sırayla geliyor ve hiçbirini baştan çözmen gerekmiyor.
Raporlar, ehliyet ve iş sorularını tanıdan önce kafana yüklemenin de kimseye yararı olmuyor. Onlar tanı konduktan ve ihtiyaç somutlaştıktan sonra açılan kapılar. O zaman da her biri ayrı bir yazı büyüklüğünde iş ve hepsi bu sayfadan bağlantılı. İlaç ayarı gibi tıbbi kararları hekimle, hakların koşullarını ilgili kurumla netleştir.
Sık sorulanlar
- Yetişkinim ve DEHB'im olabilir diye düşünüyorum, nereden başlamalıyım?
- Yaşadığın somut sonuçları ve belirtilerin çocuklukta var olup olmadığını not ederek başla. Ardından erişkin psikiyatrisi polikliniğinden randevu al. İnternet testleri tanı koymaz, yalnızca değerlendirmeye gitmek için gerekçe oluşturur.
- Çocukken tanı almadım, yetişkinlikte tanı konabilir mi?
- Konabilir. Koşul çocuklukta tanı almış olmak değil, belirtilerin on iki yaşından önce başlamış olması. Karne, öğretmen yorumu ve seni çocukken tanıyan birinin gözlemi bunu göstermeye yardım eder.
- Kırmızı reçete ile ilaç raporu aynı şey mi?
- Değil. Reçete ilacın yazılabilmesini, rapor ise bedelinin SGK tarafından karşılanmasını düzenler. Eczaneye ikisiyle birlikte gidilir ve raporun bitiş tarihi raporun üstünde yazar.
- DEHB tanısı alınca engelli raporu otomatik çıkar mı?
- Çıkmaz. Yönetmelik tanı adına değil işlev kaybına bakar, bu yüzden sabit bir yüzde yoktur. Rapor yetkili hastanenin engellilik sağlık kurulu tarafından düzenlenir.
- DEHB tanısı ehliyet almaya engel mi?
- Tanı tek başına engel değildir. Yönetmelik sürüş güvenliğini bozacak düzeyde bir duruma bakar. Tedavi altında ve belirtileri kontrol altında olan kişilerde ehliyet alınabilir, bazı durumlarda belge süreli verilir.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.