DEHB ve ehliyet: engel mi, değil mi?
DEHB tanısı ehliyet almaya engel mi, sağlık raporunda ne soruluyor, ilaç kullanımı nasıl değerlendiriliyor ve direksiyonda neye dikkat etmeli.
Bu yazıda 7 bölüm var
"DEHB tanım var, ehliyet alabilir miyim?" sorusu, tanı sonrası en çok sorulan pratik sorulardan biri. Kısa cevap: tanı tek başına engel değil.
Uzun cevap, yönetmeliğin nasıl kurulduğuyla ilgili. Bu yazı o çerçeveyi anlatıyor. Değerlendirme hekimin işi; buradaki bilgi genel çerçeve.
Yönetmelik neye bakıyor
Sürücü sağlık raporları, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik çerçevesinde düzenleniyor.
Yönetmeliğin mantığı tanı listesi değil, sürüş güvenliği. Ruh sağlığı başlığında değerlendirmeye gidenler; ağır akıl hastalığı, zeka geriliği, demans ya da yaşlılığa bağlı davranış bozukluğu, muhakeme, davranış ve uyumu belirgin ölçüde bozacak düzeyde kişilik bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu ve ağır davranış bozukluğu tabloları. Bu durumlarda değerlendirmeyi ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı yapıyor.
Ayrıca sürücü belgesi verilmesine engel durumlar arasında, dikkati, bilinci, duygu ve düşünceyi bozan sürekli bir hastalığın ya da ilaç kullanımının bulunması sayılıyor.
Buradaki anahtar kelime "belirgin ölçüde bozacak düzeyde". Yani ölçü tanının adı değil, tablonun şiddeti ve kontrol altında olup olmaması.
Tedavi altında olmak ne değiştiriyor
Psikiyatrik tabloların çoğunda, kişi tedavi altındaysa ve belirtileri kontrol altındaysa ehliyet alınabiliyor. Bu tür durumlarda belge süreli düzenlenebiliyor; yani belirli aralıklarla yenilenmesi istenebiliyor.
Bu, DEHB açısından şu anlama geliyor: tedavi görüyor olmak bir dezavantaj değil. Tersine, tablonun izlendiğini ve kontrol altında olduğunu gösteren şey tedavinin kendisi.
İlaç kullanımı
İlaç kullanımı iki yönden konuşuluyor.
Bir yandan, dikkat ve bilinç üzerinde bozucu etkisi olan ilaçlar yönetmelikte açıkça sayılıyor. Öte yandan DEHB ilaçlarının amacı dikkati yönetmeyi kolaylaştırmak; uygun dozda kullanıldığında dikkati bozan değil, destekleyen bir etki hedefleniyor.
Doğru yaklaşım, kullandığın ilacı muayenede saklamamak. Hekim, ilacın türünü, dozunu ve etkilerini bilerek karar veriyor. Saklanan bilgi, yanlış bir değerlendirmeye ve sonradan çıkacak sorunlara yol açıyor.
Yan etki tarafı da konuşulmalı: uykusuzluk ve gün içi dalgalanma, direksiyon başında anlamı olan başlıklar. Bunları yan etkiler ve uykusuzluk yazılarında yazdım.
Direksiyonda gerçek risk nerede
Yönetmelik bir tarafta; gündeme gelen asıl mesele başka bir tarafta. DEHB'de sürüş güvenliğini etkileyen şeyler genellikle şunlar:
- Dikkatin dalması. Uzun ve tekdüze yollarda belirginleşiyor.
- Dürtüsellik. Ani şerit değişimi, öfkeli tepki, riskli sollama.
- Uykusuzluk. DEHB'de uyku zaten kırılgan; uykusuz direksiyon en büyük risk kalemlerinden biri.
- Telefon. Bildirim, bu tabloda ortalamadan daha güçlü bir çekim.
Bu risklerin hiçbiri tanıyla otomatik gelmiyor; hepsi yönetilebilir başlıklar. DEHB'liler araç kullanabilir mi yazısında bu tarafı ayrıntılı ele aldım.
Pratik önlemler
- Telefonu sürüş moduna al ve gözden uzak tut. Görünmeyen bildirim, çekmeyen bildirim.
- Rotayı kalkmadan önce kur. Yol ortasında adres yazmak, en riskli birkaç saniye.
- Uzun yolda mola planı yap. "Yorulunca dururum" çalışmıyor; saat başına bağlanmış mola çalışıyor.
- Uykusuzken direksiyona geçme. Bu, tanıdan bağımsız geçerli ama DEHB'de uyku borcu daha sık.
- İlaç saatini yolculukla birlikte düşün. Uzun yolculuğun etkinin indiği saate denk gelmesi konuşulacak bir konu.
Muayeneye giderken
- Kullandığın ilaçların adını ve dozunu yazılı götür.
- Tanı ve takip belgelerini yanında bulundur.
- Geçmişte bayılma, nöbet, ciddi uyku sorunu gibi bir durum olduysa bunu söyle.
- Süreli belge verilirse yenileme tarihini takvime yaz.
Son madde küçük görünüyor ama süresi geçmiş bir sürücü belgesi, hatırlamaya dayalı işlerin en pahalı olanlarından.
Bana kalan
Bu konuda insanların en çok korktuğu şey, tanının bir kayıt olarak karşısına çıkması. Oysa yönetmelik tanı avlamıyor; işlevi ölçüyor.
Bana mantıklı gelen çerçeve şu: direksiyon, dikkatin sürekli ve dışarıdan denetlenmeyen bir iş olduğu ender alanlardan biri. O yüzden asıl soru "ehliyet alabilir miyim" değil, "hangi koşullarda güvenli sürüyorum" olmalı. Uyku, telefon ve mola planı, bu sorunun cevabının çoğunu oluşturuyor.
Buradaki bilgi genel çerçeve, tıbbi ya da hukuki görüş değil. Değerlendirme muayeneyi yapan hekimin; güncel uygulama için yetkili sağlık kuruluşuna danış.