İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB tanısı velayeti etkiler mi? Boşanmada dikkat

DEHB tanısı tek başına velayeti kaybettirmez. Kanun tanıya değil çocuğun yararına ve bakım gücüne bakar. Boşanmada velayet, ilaç, rapor ve dava süreci.

Cansu9 dakika okumaUzun

Kısa cevap

Kanunda DEHB geçmiyor ve velayet tanı adına göre verilmiyor.

Uzun cevap

Hakim boşanmada velayeti çocuğun yararına göre düzenliyor; velayetin kaldırılması ise ebeveynin hastalık gibi bir sebeple görevini gereği gibi yapamaması ve daha hafif önlemlerin yetmemesi halinde gündeme geliyor. Yani belirleyici olan tanı değil, çocuğun günlük bakımı. DEHB'ye özgü bir Yargıtay kararı bulamadım, bu yüzden kesin sonuç vaat edemem; kendi dosyan için bir aile hukuku avukatıyla konuş.

Bu yazıda 12 bölüm var

DEHB tanısı tek başına velayeti kaybettirmez. Türk Medeni Kanunu'nda DEHB geçmiyor ve velayet tanı adına göre dağıtılmıyor. Hakimin baktığı şey çocuğun yararı ve bakımının nasıl yürüdüğü.

Yine de boşanan bir DEHB'li ebeveyn için bu cümle tek başına rahatlatmıyor. Karşı tarafın "ilaç kullanıyor, dağınık, çocuğa bakamaz" diyeceğini düşünüp geceleri uyuyamıyorsun. Aşağıda yazdıklarımı Medeni Kanun'un ve 4787 sayılı Kanun'un mevzuat.gov.tr'deki güncel metinlerinden, Yargıtay kararlarından ve iki akademik makaleden okudum. Baştan söyleyeyim: DEHB'yi doğrudan konu alan bir Yargıtay kararı bulamadım. Bu bir hukuki görüş de değil; dosyan için bir aile hukuku avukatıyla konuşman gerekiyor.

DEHB tanısı velayeti etkiler mi?

Tanının kendisi velayet sebebi değil. Medeni Kanun'un 335. maddesi net: yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz. Kanunda ise psikiyatrik tanılara göre işleyen bir liste yok.

Tanının dolaylı etkisi ise olabilir. Bir hakim, ebeveynin gündelik işleyişine bakarken tanıyı duyabilir. Dolayısıyla soruyu şöyle değiştirmek daha doğru: DEHB benim çocuğa bakmamı ne ölçüde etkiliyor ve ben bunu nasıl yönetiyorum? Dosyanın konuştuğu şey tanı kartı değil, çocuğun sabahı, okulu, yemeği ve uykusu.

Bu ayrımın neden önemli olduğunu görmek için iki ayrı hukuki durumu ayırmak gerekiyor: boşanmada velayetin kime verileceği ve velayetin kaldırılması. İkisi aynı şey değil ve internette sık sık karıştırılıyor.

Boşanmada velayet nasıl belirlenir?

Medeni Kanun'un 182. maddesi mahkemenin boşanmaya karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinleyip haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenleyeceğini söylüyor. 336. madde ise boşanmada velayetin çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğunu yazıyor.

Burada ölçü çocuğun yararı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021 tarihli bir kararı (E. 2020/6360, K. 2021/431) bunu şöyle koyuyor: çocukla ana babanın yararı çatışırsa çocuğun yararı üstün tutulur. Aynı karar velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yeterli anlayışa sahip çocukların dinlenmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Bu aşamada hakim genelde iki ebeveyni birbirine göre tartıyor. Yani soru "bu kişi velayeti hak ediyor mu" değil, "bu çocuk için hangi düzen daha iyi". 2025 tarihli bir kararda (E. 2025/556, K. 2025/2305) Yargıtay, çocuğun hayatındaki istikrar ve sürekliliğin en önemli unsurlardan olduğunu vurgulamış ve çocukların bir süredir yanında yaşayıp okuduğu ebeveyn lehine sonuca varmış. Bu kararlar DEHB ile ilgili değil, ama hangi soruların sorulduğunu gösteriyor.

Velayetin kaldırılması için ne gerekiyor?

Bu çok daha ağır bir tedbir. Medeni Kanun'un 348. maddesi hakimin velayeti iki halde kaldıracağını yazıyor: ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması ya da benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi; veya çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi ya da yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.

Dikkat et: kanun "hastalığı varsa" demiyor. "Hastalığı sebebiyle görevini gereği gibi yerine getiremiyorsa" diyor. Madde bir de ön koşul koyuyor: çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaması ya da bu önlemlerin yetersiz olacağının önceden anlaşılması.

Bakırcı Hepvar'ın makalesi bu tedbiri en ağır önlem ve son çare olarak tanımlıyor. Makalede verilen örnekler ağır: akıl hastalığı ya da felç gibi durumların velayet görevine sürekli engel olması. Kusur da aranmıyor, çünkü amaç ebeveyni cezalandırmak değil çocuğu korumak. Yani süreklilik ve görevi yapamama birlikte aranıyor. Tedavi gören, işini ve evini yürüten bir DEHB'li ebeveyn bu tabloyla kolay kolay örtüşmez. Yine de bu bir öngörü, kesin hüküm değil.

Bir de küçük ama yanıltıcı bir madde var. Medeni Kanun'un 165. maddesi akıl hastalığını boşanma sebebi olarak düzenliyor; hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespiti ve ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi şartıyla. Bu maddenin DEHB'ye uygulanmış haline rastlamadım.

Mahkeme DEHB tanısını nasıl öğrenir, neye bakar?

En olası yol karşı taraf. Dilekçede yazılabilir, rapor sunulabilir, tanık anlatabilir. Nelerin dosyaya gireceğine ve sağlık kayıtlarının nasıl isteneceğine dair kesin bir liste veremem, bunu avukatına sor.

Asıl inceleme genelde uzmanlar üzerinden yürüyor. 4787 sayılı Kanun'un 5. maddesine göre aile mahkemeleri, mahkemece istenen konularda araştırma ve inceleme yapmak ve görüş bildirmek üzere psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanıyor. Yukarıda andığım 2021 kararında da sosyal inceleme raporu belirleyici bir yerde duruyor: çocukların anne yanında kalmasının gelişimlerini olumsuz etkileyeceği raporda ispatlanmamış bulunmuş.

Bu uzman görüşmesinde sana büyük ihtimalle evin düzeni, çocuğun günü, okul iletişimi, işin ve destek ağın sorulacaktır. DEHB'li biri için burada iki tuzak var: ya panikleyip her şeyi mükemmelmiş gibi anlatmak ya da dürtüsel olarak karşı taraf hakkında konuşmaya başlamak. Ben olsam görüşmeden önce günlük düzenimi yazar, somut örneklerle anlatırdım.

İlaç kullanmak velayette aleyhime olur mu?

Medeni Kanun'da böyle bir hüküm yok, okuduğum kararlarda da bu yönde bir ölçü görmedim. DEHB ilacı kullanmak ya da kullanmamak velayetin kanuni sebepleri arasında yazmıyor.

Bu yüzden tedavini dava korkusuyla bırakma. Bana kalırsa bu en yanlış hamle olur: boşanma zaten düzenin dağıldığı bir dönem. Ayrılık yazısında bu dönemin DEHB'de neden daha ağır gelebildiğini anlattım. İlaç kararını hekiminle konuş, mahkeme takvimiyle değil.

Düzenli tedavi görmek, sorunu tanıyan ve yöneten bir ebeveyn olduğunu göstermeye de yarayabilir. Bunun bir dosyada nasıl okunacağı hakime ve somut olaya bağlı, garanti veremem. Tanını açmak üzerine yazdığım şeyler burada da geçerli: kime ne kadar söyleyeceğin, avukatınla birlikte vereceğin bir karar.

Hekimden rapor almalı mıyım?

Tanını dosyaya kendin koymak zorunda mısın, yoksa önceden bir hekim görüşü hazırlamak iyi mi? Buna tek bir cevap veremem. Duruma, karşı tarafın iddiasına ve avukatının stratejisine bağlı.

Ben olsam önce avukatımla konuşur, sonra gerekiyorsa takip eden hekimimden bir durum bildirir belge isteyip istemeyeceğimizi tartardım. Böyle bir belgede tanının adından çok, tedaviye düzenli gelip gelmediğin ve işlevselliğin yazıyorsa dosya açısından daha anlamlı olur diye düşünüyorum. Hekimin yazmadığı şeyi yazmasını istemek ise hem doğru değil hem işe yaramaz.

Karşı taraf senin hakkında bir rapor istenmesini talep ederse bunu da avukatınla yönet. Reddetmenin ya da kabul etmenin sonucunu dosya dışından tahmin edemem.

Dava sürerken çocuk kimde kalır?

Medeni Kanun'un 169. maddesi boşanma davası açılınca hakimin, dava süresince çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alacağını söylüyor. Yani nihai karardan önce de bir düzen kurulabilir.

Bu dönem önemli, çünkü yukarıda andığım istikrar vurgusu düşünüldüğünde çocuğun fiilen nerede yaşadığı dosyada ağırlık kazanabiliyor. Hukuki riskler bir yana, DEHB'li bir çocuk için de geçici dönem en zor dönem. Ben olsam bu aylarda okul, doktor ve ilaç düzenini sabit tutmayı önceliğim yapardım. Çocuğun tedavisini iki yetişkinin kavgasına rehin bırakmamak için kısa, yazılı bir mesajlaşma düzeni yeterli olabilir.

Velayet davasında DEHB'li ebeveyn neye dikkat etmeli?

Şu birkaç başlık bence dosyada, kuralların söylediğinden daha çok yer tutuyor.

Çocuğun düzenini somutlaştır. Okula kim götürüyor, ödevle kim ilgileniyor, doktor randevularını kim alıyor? Bunların bir takvimi ya da yazışmalarla görünür kaydı işine yarar. DEHB'li ebeveyn olmak yazısındaki düzenlemeleri düşün: çizelge, hatırlatıcı, sabit rutin. Bunlar yalnızca evde değil, kendini anlatırken de somut örnek oluyor.

Geç kalmaları ve son dakikaları yönet. Duruşma tarihi, kişisel ilişki günü, okul toplantısı. DEHB'de bir tarih kaçırmak yalnızca dalgınlık, ama karşı tarafın dosyasında başka türlü okunabilir. Telefonuna çift hatırlatıcı kur, gerekirse kağıt işleri yazısındaki gibi tek bir dosya tut.

Duygusal anda mesaj atma. Dürtüsel mesajlar dosyaya girebilir. Sinirli anda yazdığın şeyi taslakta bir gece bekletmek, belki de en ucuz hukuki önlem.

Çocuğu tarafların ortasına koyma. Hakimin baktığı şey çocuğun yararı olduğuna göre, çocuğu kavganın aracı yapmak sana da zarar verir, çocuğa da.

Avukatını tanın hakkında baştan bilgilendir. Sürpriz, dosyanın en kötü anında çıkar.

Çocukta DEHB varsa boşanma neyi değiştirir?

İki taraf da aslında aynı soruyu soruyor: çocuğun tedavisi ve okul düzeni nasıl sürecek?

Medeni Kanun'un 339. maddesi çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda gerekli kararları ana ve babanın alıp uygulayacağını söylüyor. Evlilik sürerken velayeti birlikte kullanıyorlar (336. madde), boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa ait oluyor. Yani ilaç, RAM başvurusu, okul seçimi gibi kararların pratikte nasıl yürüyeceği karardan sonra değişebilir. Hekim ve okul hangi imzayı arayacak, onlara sor.

  1. madde kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulacağını yazıyor. DEHB'li bir çocuk için bu önemli. Rutin değişimi, iki evde iki farklı kural, unutulan ilaç, yanlış çantada kalan ödev. Karardan önce iki ebeveynin ortak bir yazılı plan yapması ideal: ilaç nerede duruyor, ödev kimde, okul iletişimi kim üzerinden. İki evli düzende çocuğa rutin yazısındaki sabit adımlar yardımcı olabilir.

Aynı madde velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılacağını söylüyor. Tedavi ve özel eğitim giderlerinin bu hesaba nasıl yansıyacağını avukatınla konuş.

Bir de araştırma tarafı. Wymbs ve arkadaşlarının 2008 çalışmasında DEHB'li çocukların ebeveynleri daha sık ve daha erken boşanmıştı. Bu bir neden sonuç ilişkisi değil, ama bu ailelerin yükünü gösteriyor. Kendini başarısız hissediyorsan yalnız değilsin.

Ortak velayet mümkün mü?

Burada dürüst cevap: tartışmalı. Kanun metni boşanmada velayetin çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğunu söylüyor. Yargıtay ve yazarların bir kısmı bu hükmü uzun süre emredici saymış, başka yazarlar ise buna karşı çıkmış.

Dönmez ve Barın'ın 2018 tarihli makalesi tartışmayı özetliyor. Makalede geçtiği üzere Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017 tarihli bir kararında (E. 2016/15771, K. 2017/1737) ortak velayetin Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı sonucuna varmış. O dosyanın tarafları İngiliz vatandaşıydı, bu yüzden Türk vatandaşları arasındaki bir boşanmaya doğrudan taşınması tartışılabilir.

Avukat sitelerinde anlaşmalı boşanmada ortak velayet alındığını yazan çok yazı var, ama bunların dayandığı güncel kararların tam metnini doğrulayamadım. Bu yüzden "alınır" da "alınmaz" da demiyorum. Mahkemeye ve dosyaya göre değişebildiği için bu soruyu avukatına sor. DEHB'li bir ebeveyn için ortak velayet, tek başına her şeyi taşımamak anlamında rahatlatıcı olabilir, ama ortak karar almak için çalışan bir iletişim gerektirir.

Velayet sonradan değişebilir mi?

Evet. Medeni Kanun'un 183. maddesi ana ya da babanın başkasıyla evlenmesi, başka yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hakimin gerekli önlemleri alacağını söylüyor. 351. madde de koruma önlemlerinin yeni koşullara uydurulması gerektiğini, velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hakimin velayeti geri vereceğini yazıyor.

Ayrıca 182. maddenin 2021'de eklenen fıkrası var: mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerine uyulmaması halinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar ediyor. Yani çocuğu teslim saatlerini kaçırmak, senin için bir dalgınlık olsa bile hukuki sonucu olabilecek bir konu. Bu saatleri takvimine en önde koy.

Tanının sonradan öğrenilmesi tek başına bir "değişen koşul" sayılır mı? Bunu söyleyen bir hüküm görmedim. Hakim yine çocuğun durumuna bakacaktır.

Bana kalan

Bana kalırsa bu konudaki en büyük tehlike hukuki değil, psikolojik. DEHB'li bir ebeveyn, boşanırken zaten kendine dair en kötü şeyleri duymaya hazır oluyor: dağınık, unutkan, sorumsuz. Kanun metnini okuduğumda gördüğüm şey ise bu kelimelerin hiçbirinin kendiliğinden bir hüküm olmadığı.

Hukuk eğitimi almış biri olarak şunu söyleyebilirim: velayet dosyası kim haklı sorusundan çok, bu çocuğun yarın sabahı nasıl geçecek sorusuna cevap arıyor. Sen de hazırlığını buna göre yap. Tanını gizlemeye değil, düzenini göstermeye çalış.

Karşı taraf sana DEHB üzerinden saldırıyorsa, ben olsam aynı dille karşılık vermezdim. Somut, sakin, tarihli olurdum. DEHB bazen bu üçünü zorlaştırır. O yüzden yardım al: avukat, hekim, güvendiğin bir yakın. Bu yazı genel bilgi; somut dosyan için aile hukuku avukatından görüş al.

Sık sorulanlar

Eşim DEHB tanımı mahkemede bana karşı kullanabilir mi?
Dosyaya sunmaya çalışabilir, bunu engelleyen bir kural bilmiyorum. Ama tanı kendisi kanunda bir velayet sebebi değil. Karşı taraf tanıdan çok, çocuğun bakımının aksadığını gösteren somut olaylara dayanmak zorunda kalır; sen de cevabını somut düzeninle verirsin.
Çocuğumun DEHB'si varsa velayet kime verilir?
Kanun bunun için ayrı bir kural koymuyor. Hakim, çocuğun yararına bakıyor. Çocuğun tedavisini ve okul düzenini kimin yürüttüğü, istikrarı kimin sağladığı bu değerlendirmede önemli olabilir, ama sonucu dosyanın tamamı belirliyor.
Boşandıktan sonra velayet tekrar değiştirilebilir mi?
Evet, koşullar değişirse Medeni Kanun gerekli önlemlerin alınmasına imkan veriyor. Bunun için tanı yetmez, çocuğun yararını etkileyen yeni bir durum gerekiyor. Tersi de geçerli: velayeti kaldıran sebep ortadan kalkarsa hakim velayeti geri verebiliyor.
Velayet bende değilse çocuğun doktoruna, okuluna gidebilir miyim?
Bilgi alma ve görüşme konusunun uygulaması kuruma göre değişebiliyor. Kişisel ilişki düzeni mahkeme kararında yazıyor, onun dışındaki sorular için avukatına ve okuluna danış. Karardaki düzenlemeyi bir kopya olarak yanında tut.
Mahkeme çocuğu dinler mi?
Yargıtay'ın çocuğun görüşüne yer verdiği kararlar var; 2021 tarihli bir kararda yeterli anlayışa sahip çocukların dinlenip görüşüne önem verilmesi gerektiği hatırlatılıyor. Medeni Kanun da ebeveynlere önemli konularda çocuğun düşüncesini gözetmeyi söylüyor. Nasıl dinleneceği yaşa ve dosyaya bağlı.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.