DEHB'li ergenler için etkinlik ve kulüp seçimi
DEHB'li ergen için spor, müzik, tiyatro, kodlama ve gönüllülükte neyi nasıl seçmeli, haftayı aşırı yüklemeden kurmalı ve ekran dışı dengeyi korumalı.
Bu yazıda 10 bölüm var
Diyelim ki on beş yaşında bir ergen. Eylül'de ailesi onu basketbol kursuna yazdırdı, Ekim'de gitar dersi başladı, arkadaşı kodlama kampından söz edince onu da istedi. Kasım'da üçünden de çıkmak istiyor. Antrenmana geç kaldı, gitar çalışmayı unuttu, kodlamada ilk ders eğlenceliydi ama sonra takıldı. Evde "sen hiçbir şeyi bitiremiyorsun" cümlesi ya söylendi ya da havada asılı kaldı.
Bu sahne tanıdık gelebilir. Sorun çoğu zaman ergenin etkinlik sevmemesi değil. Seçimin kim tarafından, hangi sırayla ve ne kadar yükle yapıldığı. Aşağıda spor, müzik, tiyatro, kodlama ve gönüllülüğü tek tek ele alıyorum, sonra haftayı aşırı yüklemeden nasıl kuracağını, ilk haftalarda neyin olabileceğini ve ekranla dengeyi yazıyorum.
Baştan dürüst bir not. DEHB'li ergenlerde "şu kulüp şu belirtiyi azaltır" diyen güçlü çalışma çok az. Hareketin dikkat ve duygudurum üzerindeki etkisine dair biraz daha fazla araştırma var, ama onların çoğu da çocuklarda ya da karışık yaş gruplarında yapılmış. Müzik, tiyatro, kodlama ve gönüllülük için DEHB'li ergenlere özel kanıt neredeyse yok. Bu yazının geri kalanı o yüzden iki şeye dayanıyor: DEHB'in nasıl çalıştığına dair genel bilgi (motivasyon yeniliğe ve anlık geri bildirime bağlı, planlama ve zaman yönetimi zor) ve gençlerin gelişimine dair genel ilkeler. Bunlar iyi temeller, ama "kanıtlandı" demiyorum. Geçtiğim yerde hangisi olduğunu belirteceğim.
Seçimi ergen yapsın, sen çerçeveyi çiz
Etkinlik seçiminde en büyük hata, ergen için seçmek. Bunu iyi niyetle yapıyoruz: "bu çocuğa spor iyi gelir, yazdıralım." Ama ergenlikte özerklik ihtiyacı zaten yükselir ve DEHB'li ergenlerde motivasyon büyük ölçüde ilgiye bağlı. Kendi seçmediği bir etkinlik, ilk zorlukta bırakılacak bir etkinlik demek.
Benim önerim iş bölümü şöyle olsun. Çerçeveyi yetişkin çizer: bütçe, ulaşım, haftada kaç gün, ders ve uykuya zarar vermeyecek saatler. İçini ergen doldurur: hangi spor, hangi enstrüman, hangi kulüp. "Ne istersin" sorusu çok açık geldiği için çoğu ergen "bilmiyorum" der. İki ya da üç seçenek sun ve ergenin bunları reddedip kendi fikrini getirmesine alan bırak. Ev etkinliklerinde de aynı mantığı yazmıştım, evde etkinlikler yazısında seçenek sayısını sınırlamanın nedenini bulabilirsin.
Seçim yaparken şu sorular işe yarıyor, ergene sorulmak üzere:
- Bunu tek başına mı, birileriyle mi yapmak istersin?
- Sonunda göstereceğin ya da çıkaracağın bir şey olsun mu (sahne, maç, proje), yoksa sadece yapmak mı yeter?
- Hocaya ya da gruba bağımlı mı olmak istersin, yoksa kendi hızında mı?
- Bu hafta kaç saatin boş?
Cevaplar çoğu zaman seçimi kendiliğinden daraltıyor. Tek başına ve kendi hızında diyen ergen için yüzme, tırmanma ya da gitar, birlikte ve sonunda gösterim isteyen için tiyatro ya da takım sporu daha uygun.
Spor: en çok desteklenen seçenek, ama sınırlarıyla
Hareketin DEHB'de yeri diğer seçeneklerden daha sağlam. Pontifex ve arkadaşlarının çalışmasında, DEHB'li çocuklar tek bir orta şiddetli koşu bandı seansından sonra bazı dikkat ve okuma-aritmetik testlerinde daha iyi sonuç verdi. Çalışma küçük, tek seanslıydı ve çocuklarla yapılmıştı, yani ergenler için doğrudan bir kanıt değil. Daha geniş gözden geçirmelerde düzenli egzersizin dikkat ve yürütücü işlevlere olumlu etkisi bildiriliyor, ama çalışma kalitesi değişken. Ayrıntısını DEHB'de spor işe yarar mı yazısına bıraktım. Orada da yazdığım gibi, hem bedeni hem zihni çalıştıran biçimlerin (takım sporu, dövüş sanatı, dans) düz koşuya göre daha çok umut verdiği bildiriliyor.
Pratikte bunun anlamı: ergen spor sevmiyorum diyorsa "koşuya git" demek yerine hareketli ve ilgisini çeken bir şey bul. Dans, tırmanma, yüzme, bisiklet, yürüyüş grubu, dövüş sanatı, voleybol. Hepsi sayılır.
Sporun ergen için bir de pratik avantajı var: yapısı baştan belli. Antrenman saati sabit, ne yapılacağı hocadan geliyor, geri bildirim anında (smaç oldu ya da olmadı). DEHB'li ergenin zorlandığı planlamayı ve başlatmayı dışarıdan alıyor.
Dezavantajları da var. Takım sporlarında sıra beklemek, taktik anlatılırken dinlemek, kaybetmeyi kaldırmak zorlayabilir. Hocanın tutumu burada her şeyi değiştiriyor. İlk antrenmana sen de git, hocayla tanış ve ergenin DEHB olduğunu paylaşıp paylaşmayacağını ergenle konuşarak karar ver. Paylaşmak istemezse zorlama. İlaç saatleri antrenmanla çakışıyorsa ya da iştah ve nabız konusunda soru varsa bunu hekimle konuş.
Dışarıda yapılabilecek hareket fikirleri için açık hava etkinlikleri yazısına da bakabilirsin, o yazı çocuk yaşı için ama ergenin isteyeceği birkaç fikir çıkar.
Müzik ve tiyatro: sahne, tekrar ve bir ekip
Müzik ve tiyatro, DEHB'li ergenler için ayrı bir yerde duruyor çünkü ikisi de düzenli tekrar ve bir hedef (konser, oyun) gerektiriyor. Hedefin yaklaşması, DEHB'de çalışan nadir motivasyon kaynaklarından biri olan "yaklaşan tarihi" doğal olarak üretiyor.
Müzikte en sık sorun, çalışma disiplini. Ders haftada bir ama kazanım evde günlük küçük pratikle geliyor. Bunu ergenin iradesine bırakmak çoğu zaman tutmuyor. Çalışmayı kısa tut (günde 10-15 dakika yeterli), saatini sabitle ve bir şeyin ardına bağla: "akşam yemeğinden hemen önce". Bu, Gollwitzer ve Sheeran'ın "ne zaman, nerede, ne yapacağım" planlarının (uygulama niyeti) genel olarak hedefe ulaşmayı artırdığını gösteren çalışmalarına dayanan bir fikir. Bu çalışmalar DEHB'ye özel değil, ama mantığı DEHB'de de kullanışlı. Enstrümanı odada görünür bir yere koymak da ufak ama etkili bir ayrıntı. Kılıfta dolabın üstündeyse gitar çalınmıyor.
Müzik dinlemek ile müzik yapmak da farklı şeyler. Burada konu yapmak, dinleme değil.
Tiyatro ise daha az konuşulan ama bence güçlü bir seçenek. Replik ezberi, prova takvimi, sahne arkadaşlarına bağımlılık, doğaçlama. DEHB'li ergenlerde sık görülen enerji, hızlı espri ve duygu yoğunluğu burada dezavantaj değil malzeme. Doğaçlama özellikle hızlı düşünen ve anda kalmayı seven ergenlere iyi geliyor. Dezavantaj: prova takvimi dolu olabilir, sahneye çıkış öncesi kaygı artabilir. Bu bir yönetim meselesi, ama tiyatronun DEHB'de ya da sosyal kaygıda iyi olduğunu gösteren sağlam bir çalışma bilmiyorum. Bence mantıklı, kanıtlı değil.
Kodlama ve yapım kulüpleri: hızlı geri bildirim, tuzaklar
Kodlama, robotik, 3D baskı, oyun tasarımı. Bunlar DEHB'li ergenlerde sık sevilen alanlar. Nedeni basit: kod yazıp çalıştırınca sonuç hemen ekranda. Geri bildirim anlık, hata görünür, küçük bir başarı birkaç dakikada geliyor. Bu, DEHB'de motivasyonun nasıl çalıştığıyla örtüşüyor. DEHB'de ödül yakın ve görünür olduğunda devam etmek kolaylaşıyor, uzak ve soyut olduğunda zorlaşıyor.
Tuzağı da söylemem lazım. Kodlama ekran başında geçiyor. Ergen için iyi bir uğraş olabilir ve ekran süresi saymayacağım demeyeceğim, ama ekran dışı denge hedefi varsa kodlamayı tek ekran dışı etkinlik gibi sunmak mantıklı olmaz. Yapılan şeyin ekran sonrası dünyaya dokunması önemli: robot kol, ışıklı bir proje, bir okul etkinliği için yapılmış bir site. Arduino gibi fiziksel parçası olan kitler bu açıdan avantajlı.
İkinci tuzak: "hiperodak". Ergen sekiz saat kodlayıp yemek yemeyi, uyumayı unutabilir. Hiperodak ile özel ilgi farkını anlattığım yazıda yaklaşımı bulabilirsin. Kısaca, kulüp saati sabit ve bitişi olan bir yapı, evdeki sınırsız kodlamadan daha sağlıklı.
Üçüncüsü, hobi mezarlığı. İlk gün çok heyecanlı, üçüncü hafta söndü. Bunu hobi mezarlığı yazısında anlattım. Pahalı bilgisayar ya da set almadan önce ücretsiz bir deneme dersi ya da kütüphane kulübü ile başlamak mantıklı.
Gönüllülük: bir ihtiyaca yarayan olmak
Gönüllülük DEHB'li ergenlerde kulüp listelerinin dışında kalıyor, ama bence en az konuşulan en değerli seçeneklerden biri. Hayvan barınağı, okuma saati, çevre temizliği, yaşlılara teknoloji yardımı, mahalle kütüphanesi. Birkaç şey bir arada işliyor: net bir görev, hemen görülen bir sonuç (köpek yürütüldü, kitap okundu), somut bir "bana ihtiyaç var" hissi.
Ergenlikte DEHB'li gençlerin çoğu okulda "yapamadıklarıyla" tanınıyor: geç kalır, ödev unutur, dağınıktır. Gönüllülükte yaptıklarıyla tanınmak onlar için başka bir kimlik sunabilir. Bunun DEHB'li ergenlerde ölçüldüğüne dair bir çalışma bilmiyorum, bu sadece gözlemden gelen bir tahmin. Ama özgüven konusunda okul dışında bir alan açması akla yatkın.
Pratik ayrıntılar: Gönüllülük de sabit bir gün ve saat gerektirsin. "Müsait olduğunda gel" tipi esnek düzenler, DEHB'li ergen için genelde en çabuk unutulanlar. Yaş sınırı olan yerler çoktur, önceden sorulmalı. Ve sorumluluk dozunu ayarla: bir ergen hayvan barınağında köpeklerin tüm bakımından değil, haftada bir iki saat yürütmeden sorumlu olsun. Ağır ya da duygusal olarak yorucu görevlerde (yoğun bakım, hastane) ergenin kaldırabileceğinden fazlası istenmesin.
Haftayı aşırı yüklemeden kurmak
Etkinlik eklemek kolay, haftada yer bulmak zor. DEHB'li ergenin haftası zaten dolu: okul, ders, ödev, uyku problemi, ilaç saatleri, arkadaşlar. Her ek etkinlik bu dengeyi bozabilir.
Benim kuralım şöyle: haftada iki sabit etkinlik tavan, ikisinden biri hareketli olsun. Üçüncüyü ekleyeceksen önce birini çıkar. Günlerin hepsi dolu olmasın, haftada en az iki akşam boş kalsın. Ve etkinlik günleriyle ağır ders günleri üst üste gelmesin, sınav haftalarında etkinlikleri azaltmak için baştan plan yap. Bunun için kesin bir bilimsel eşik yok, bu benim genel ilkelerden çıkardığım bir kural. Ginsburg'un raporunda çocukların aşırı programlanmasının ve serbest oyun süresinin azalmasının sorun olabildiği anlatılıyor, rapor DEHB'ye özel değil ama ergenlikte de uyarlanabilir bir uyarı.
Örnek bir hafta:
| Gün | Okul sonrası | Akşam |
|---|---|---|
| Pazartesi | Ders ve ödev | Boş |
| Salı | Basketbol antrenmanı (1,5 saat) | Hafif ödev |
| Çarşamba | Ders ve ödev | Boş, erken yatış |
| Perşembe | Gitar dersi (45 dakika) | Günlük 10 dakika pratik |
| Cuma | Arkadaşlarla serbest | Serbest |
| Cumartesi | Gönüllülük ya da kulüp (2 saat), ikisi aynı günde olmasın | Aile ya da arkadaş |
| Pazar | Ödev toplama, yeni haftanın planı | Boş |
Bu tablo bir örnek, ergenin yaşı, okulu ve ilacı değiştikçe değişir. Önemli olan iki şey: boş akşamlar ve pazar günü "ağır" bir etkinliğin olmaması. Boş akşam, DEHB'li ergen için gerçekten boş olmalı, ders için ayrılmış bir kapatma değil.
Yük belirtilerini tanımak da önemli. Ergen etkinliklerden sonra eve gelip hemen uyuyorsa, sabahları yataktan çıkamıyorsa, etkinlik günlerinde ödevi tamamen bırakıyorsa ya da gereksiz yere sinirliyse, haftada fazla var demektir. Bu durumda en sevmediği etkinliği değil, en az enerji veren etkinliği çıkarmayı öner. Zihinsel yükün DEHB'de nasıl birikip taştığını zihinsel yük yazısında anlattım. Ders programının etkinliklere göre nasıl kurulacağı için öğrenciler için çalışma yazısına bakabilirsin.
Uykuyu da pazarlık dışı tut. Akşam geç biten bir antrenman ya da prova uyku saatini kaydırıyorsa, bu ergenin ertesi gün odağını ve ruh halini ilaçtan çok etkileyebilir.
İlk altı hafta: bırakma, sıkılma ve "bana göre değil"
DEHB'de yeni bir şeyin ilk haftaları heyecanlı, sonra sıkıcı oluyor. Bu, ergenin tembelliği değil, motivasyonun yenilikten gelip yenilik söndüğünde düşmesi. Lally ve arkadaşlarının alışkanlık oluşumu çalışmasında yetişkin katılımcılarda bir davranışın otomatikleşmesi ortalama 66 gün sürdü, bireyler arasında fark çok büyüktü (18 günden 254 güne kadar). DEHB'li ergenler bu çalışmada yoktu, ama yeni bir etkinliğin ilk haftalarının "eğlenceli" değil "zahmetli" olabileceğini düşündürüyor.
Bu yüzden ben başlamadan önce ergenle bir anlaşma yapardım: "ilk altı haftayı tamamlayalım, sonra istersen bırakırsın." Altı haftanın sihirli bir sayı olduğunu söylemiyorum, yirmi dakikalık ilk heyecanın geçmesine yetecek makul bir süre olarak seçtim. Anlaşma iki yönlü olmalı: ergen o süreyi dürüstçe dener, sen de sonunda bırakmak isterse suçlamazsın.
Bırakmak istediğinde önce neden olduğunu sor. Üç olasılık var. Etkinlik gerçekten uymuyor (ilgi yok), bu durumda bırakmak sağlıklı bir karar. Ortamı sevmiyor (hoca, grup), bu durumda aynı etkinliği başka yerde dene. Haftası dolu, bu durumda bir şeyi çıkar. Üçünü ayırt etmeden "yine bıraktın" demek bir sonraki seçimi zorlaştırır. Biten her denemeyi "ne öğrendik" diye kısa bir konuşmayla kapat, "bir kulüpten çıkmak başarısızlık" mesajı vermemeye çalış.
Bir de pahalı malzeme meselesi var. İlk altı hafta için kiralayabileceğin ya da ödünç alabileceğin her şeyi öyle yap. Sıfırdan alınmış pahalı bir gitar, bırakıldığında hem ergende hem sende suçluluk yapıyor.
Ekran dışı denge: etkinlik ekranın karşıtı değil
Ekran konusu bu yazıda kaçınılmaz, ama bence yanlış çerçevede açılıyor. Etkinlik, ekranı azaltmak için bir araç olduğunda ergen bunu fark ediyor ve direniyor. "Telefondan uzak dursun diye yazdırdım" cümlesi ergene "sen sorunsun" dedirtir.
İşin bilimsel tarafında, ekran süresinin DEHB'ye yol açtığı gösterilmiş değil, yoğun ekran kullanımı ile sonraki belirtiler arasında küçük bir ilişki bildiriliyor ama yön belirsiz. Bunu ekran süresi DEHB'ye neden olur mu yazısında detaylandırdım. Yani etkinlik "ekranın panzehiri" değil.
Daha işe yarar bir çerçeve: etkinliğin kendi değeri var, ekran ayrı bir konu. Etkinlikten sonra telefonu hemen eline almasını engellemeye çalışmak yerine, etkinlik sırasında telefonun çantada ya da dolapta olduğu bir kural (antrenmanda, provada zaten çoğu yerde var) iş görür. Eve gelişte ekrana "geçiş" için kısa bir boşluk bırakmak da yardımcı: önce yemek, duş, sonra telefon. Bunlar kanıtlanmış yöntemler değil, DEHB'de geçişlerin zorluğundan çıkardığım pratik ilkeler.
Ekrandan gerçek anlamda uzak kalan zamanlar da var, çoğu zaman etkinliğin kendisi bunu sağlıyor: yüzerken, sahnede, bisikletteyken telefon elinde değil. Bu yan etki, asıl amaç olmak zorunda değil.
Bir de ergen için sosyal yük var. Etkinlikler insanlarla vakit geçirmek demek ve yorucu olabiliyor. Sosyal pil yazısında anlattığım gibi insanları sevmek ve onlardan yorulmak birbirini dışlamıyor. Grup etkinliğinden sonra ergenin kısa bir yalnız zamana ihtiyacı olabilir. Bu bir sorun değil, bir ayar.
Ne zaman başka birine gitmek gerekir
Etkinlik bir tedavi planının yerini tutmaz, yanına eklenir. Ergen etkinliklerin hiçbirine ilgi duymuyorsa, uzun süre isteksiz, uykusuz ya da içine kapanıksa, bu etkinlik seçiminden önce bir ruh hali ya da kaygı konusu olabilir. Bunun için hekim ya da okul psikolojik danışmanı doğru kapı. Ergenlikte DEHB'nin genel tablosu için ergenlikte DEHB yazısına bak. İlaç ayarını da yine hekimle konuş.
Bana kalan
Bu konuda en çok savunduğum şey, ergene seçme hakkını vermek ve bu hakkın içinde de bir çerçeve olması. İkisi birbirine zıt gibi gelse de değil. Çerçevesiz seçim hepsini denemek ve hepsini bırakmak demek. Seçimsiz çerçeve ise ergenin bir daha elini kaldırmaması demek.
İkincisi, azın çok olduğunu düşünüyorum. İki etkinlik, iki boş akşam. Ergenin sevdiği ama haftasını çökerten bir üçüncü etkinlik, ona hayatını yaşatmak yerine yetişemeyen biri yapıyor. Ben yürümeyi seviyorum ve bunu haftanın ortasında yapabiliyorum çünkü gerisini sıkıştırmıyorum. Ergen için de başka bir şey olmasını beklemiyorum. Biraz boşluk her etkinliğin yaşaması için gerekli.
Üçüncüsü, bırakmanın başarısızlık olmadığı. Denemek, bir şeyin size uymadığını öğrenmek de bir kazanç. Altı hafta deneyip "bu bana göre değil" diyebilen bir ergen, gerçekten bir şey öğrenmiş demek. Kaç kulüp bıraktığına değil, bir sonrakini ne kadar umutla denediğine bakardım.
Sık sorulanlar
- DEHB'li ergen için en iyi etkinlik hangisi?
- Hepsine uyan tek bir etkinlik yok ve hangisinin daha iyi olduğunu gösteren, ergenlerde yapılmış karşılaştırmalı bir çalışma bilmiyorum. Hareketin dikkat ve duygudurum üzerindeki olumlu etkisine dair kanıt daha güçlü, bu yüzden spor ve dans gibi bedeni kullanan seçenekler iyi bir başlangıç olabilir. Ama ergen sevmediği sporu sürdürmez. En iyi etkinlik, ergenin ilk altı haftayı bırakmadan geçirdiği etkinlik.
- Ergen her kulübü birkaç haftada bırakıyorsa ne yapmalı?
- Önce neden bıraktığına bak: sıkıldı mı, zorlandı mı, ortamı mı sevmedi, haftası mı dolu? Hızlı bırakma DEHB'de sık görülür ve tek başına bir karakter sorunu değil. Başlamadan önce 'ilk altı haftayı tamamlayıp sonra karar veririz' diye anlaşmak ve pahalı malzeme almamak çoğu zaman yardımcı oluyor.
- Haftada kaç etkinlik fazla?
- Bunun için ölçülmüş bir sınır yok, ben iki sabit etkinliği tavan sayardım: biri hareketli, biri ilgi alanına dair. Üzerine okul, ders, uyku ve boş zaman eklendiğinde ergenin hala nefes alacak yeri olup olmadığına bak. Eve yorgun, gergin ve hiçbir şey yapmak istemeden geliyorsa etkinlik yükü fazladır.
- Ekran kullanımı ile kulüp etkinlikleri nasıl dengelenir?
- Etkinliği ekranı azaltmanın aracı yapmak çoğu zaman geri teper. Etkinliği kendi değeri için teşvik et, ekranla ilgili kuralı ayrı kur. Etkinliğin telefonla yarıştığı değil, telefonun etkinlikten sonra ortaya çıktığı bir düzen çoğu ergende daha az sürtüşme çıkarıyor.
- Etkinlik DEHB belirtilerini azaltır mı?
- Hareketin, özellikle de zihni de çalıştıran hareketin dikkat ve yürütücü işlevler üzerinde olumlu etkisi bildiriliyor, ama etki ilaç ya da terapinin yerini tutacak büyüklükte değil. Müzik, tiyatro, kodlama ve gönüllülük için DEHB'li ergenlerde belirti azalttığını gösteren sağlam çalışma yok. Değerleri başka yerde: beceri, ait olma duygusu ve okul dışında iyi gidebilecek bir alan.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.