DEHB'de hobi mezarlığı
Üç haftalık büyük tutkular ve dolapta bekleyen malzemeler. İlginin neden bu kadar hızlı söndüğü ve bunun gerçekten bir sorun olup olmadığı.
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Bu yazıda 7 bölüm var
Dolabımda bir sürü başlangıç duruyor. Yarım kalmış bir el işi, bir malzeme seti, bir kurs defteri.
Her biri alındığı hafta hayatımın merkeziydi. Hiçbiri üçüncü ayı görmedi.
Teyzem de böyle biri. Onun hobileri sürekli değişir, her ziyarette başka bir şeyle uğraşıyordur. Ona hep sevgiyle bakmışımdır; renkli bir insan diye düşünmüşümdür. Kendime aynı gözle bakmam ise hiç aklıma gelmedi. Bende aynı şey bir kusurdu.
Sözlükteki adı hobi mezarlığı ve bu yazıda hem mekanizmasını hem de bu meselenin ne kadarının gerçekten sorun olduğunu ayırmak istiyorum.
İlgi neden sönüyor
DEHB'de motivasyonun kaynağı biraz farklı çalışıyor. Sonuga-Barke'nin (2003) modeli, ödül ve gecikmeyle ilgili farklılıkları tablonun merkezine koyuyor. Plichta ve Scheres'in (2014) meta analizi ise ödül beklentisi sırasındaki nöral yanıtın farklılaştığını gösteriyor.
Gündelik hali şu: yeni bir şey öğrenmenin ödülü hemen geliyor. Her gün biraz daha iyi oluyorsun ve fark görünür durumda. İlk üç hafta bu yüzden harika geçiyor.
Sonra öğrenme eğrisi düzleşiyor. İlerleme yavaşlıyor, ödül seyrekleşiyor. Aynı anda yeniliğin kendisi de sönüyor. Sözlükte yeniliğin sönmesi diye geçiyor.
İki yakıt aynı anda bitiyor ve geriye devam etmek için gereken şey kalıyor: sıkıcı bir tekrar dönemine katlanmak. Ben tam orada bırakıyorum ve bıraktığım her seferde sebebin “beceremedim” olduğunu sanıyordum. Oysa beceri kısmı iyi gidiyordu; biten şey yakıttı.
İlgi sönmüyor. İlginin beslendiği iki kaynak aynı anda kuruyor.
Bir kısmı gerçekten sorun değil
Burada dürüst olmam gerekiyor: her ilgiyi sürdürmek zorunda değilsin.
Üç hafta bir şeyle uğraşmak, boşa geçmiş üç hafta olmuyor. Üç hafta uğraştın, keyif aldın, bir şey öğrendin ve bıraktın. Bu kabul edilebilir bir sonuç. Hiçbir yerde “her başladığın şeyi bitireceksin” diye bir kural yazmıyor; o kuralı ben kendime koymuşum.
Sedgwick ve arkadaşlarının (2019) çalışmasında DEHB'li yetişkinlerin bildirdiği güçlü yanlar arasında merak ve farklı alanlara hızla girebilme yer alıyor. Çok sayıda şeye başlamak, bu özelliğin doğal sonucu.
Sorun, başlayıp bırakmanın kendisi olmuyor. Sorun iki yerde:
Maliyet. Baştan pahalı malzeme almak. Üç haftada bırakılan bir uğraşın faturası, uğraşın kendisinden ağır kalıyor.
Suçluluk. Her bırakılan hobi, “hiçbir şeyi sürdüremiyorum” cümlesine bir kanıt daha ekliyor. Bu birikimin adı zehirli utanç ve asıl zarar orada. Bir malzeme setinin parası geri gelmiyor; ama o utancın bedeli yıllarca ödeniyor. Bu tarafı utanç ve öz şefkat yazısında ayrıca ele aldım.
Neden yeni bir şeye başlamak bu kadar iyi geliyor
Bu sorunun cevabını arayınca mesele biraz daha netleşti.
Yeni bir uğraşa başlarken aldığım şey yalnızca uğraşın kendisi olmuyor. Bir de hikaye alıyorum: bu sefer farklı biri olacağım. Düzenli çalışan, sürdüren, bitiren biri. Aldığım malzeme aslında o hikayenin bileti.
Bırakınca kaybettiğim şey de o oluyor. Uğraşı kaybetmiyorum; hikayeyi kaybediyorum. Acının bu kadar orantısız olmasının sebebi bence bu.
Bunu fark edince satın alma anındaki heyecana daha şüpheyle bakmaya başladım. Kendime şunu soruyorum: bu şeyi mi istiyorum, yoksa bu şeyi yapan kişi olmayı mı? İkinci cevabı verdiğim çoğu durumda alışverişi ertelemek işe yarıyor ve bir hafta sonra istek geçmiş oluyor.
Bir de tersi var. Bazı şeyleri gerçekten merak ettiğim için istiyorum ve o merak bir hikayeye bağlı olmuyor. Onlarda üç haftada bırakmak canımı yakmıyor, çünkü merakım karşılanmış oluyor.
Maliyeti düşürmek
En ucuz sürümle başlamak. İlk üç ay için en basit malzeme. İlgi sürerse yükseltirsin. Bu kural tek başına hobi mezarlığının maliyetini büyük ölçüde kaldırıyor ve bende gerçekten işe yaradı.
Ödünç almak ya da kiralamak. Ekipman, hatta ders. Denemek için sahip olmak gerekmiyor.
Malzemeyi elden çıkarmak. Dolapta duran bırakılmış malzeme her gün bir suçluluk üretiyor. Satmak ya da vermek bu yükü kaldırıyor. Bir şeyi verdiğimde onu bırakmış olmaktan utanmayı da bırakıyorum.
Bir dönem taahhüt etmek. Bir dönemlik kurs hem dışarıdan bir yapı hem de belirli bir bitiş getiriyor. Bitişi olan şey bırakılmış sayılmıyor; tamamlanmış sayılıyor ve bu fark ruh halini tamamen değiştiriyor. Yarım kalan kursların kendi hikayesini yarım kalan kurslar yazısında yazdım.
Sürdürmek istediğin bir şey varsa
Bazı şeyleri gerçekten sürdürmek istiyorsun. Onlar için:
Ölçüyü düşürmek. Haftada üç kez bir saat yerine, haftada bir kez on dakika. Sürdürülebilir olan, iddialı olandan iyi. Büyük başladığım her şeyi erken bıraktım.
Yeniliği içeriden üretmek. Aynı uğraşın içinde yeni bir alan açmak: yeni bir teknik, yeni bir tarz, yeni bir malzeme. Yenilik ihtiyacını uğraşı değiştirerek değil, uğraşın içinde karşılamak.
Sosyal bir bağ kurmak. Bir grup, bir ders, birlikte yapılan bir randevu. Dışarıdan gelen yapı, iç motivasyonun düştüğü yerde devreye giriyor. Bende en güvenilir olan bu.
Görünür tutmak. Bir şeyi dolaba koyduğum gün onu yapmayı bırakıyorum. Göz hizasında duran şeye dokunuyorum. Bu, nesne kalıcılığı meselesinin hobi hali.
Dönüşlü ilgiyi kabul etmek. Bir şeyi bırakıp altı ay sonra geri dönmek de bir devam biçimi. İlgiler dairesel dönebiliyor ve bunu düzensizlik olarak değil, kendi ritmim olarak okumayı öğrendim.
Hiperodakla karıştırmamak
Bir ayrım daha yapmam gerekiyor, çünkü bu ikisi birbirine benziyor.
Yeni bir uğraşa başladığım ilk haftalarda yaşadığım şey çoğu zaman hiperodak: saatlerce dalıyorum, yemeği unutuyorum, başka hiçbir şeyle ilgilenmiyorum. O dönemde kendime “bu sefer farklı” diyorum.
Oysa o yoğunluk, sürdürülebilirliğin göstergesi olmuyor. Tam tersine, yoğunluğun kendisi geçici bir hal ve bittiğinde geriye bir boşluk bırakıyor. O boşluğu “ilgim geçti” diye okuyorum ve bırakıyorum.
Bunu bilerek bakmak bende bir şeyi değiştirdi: ilk haftalarda büyük kararlar vermemeye çalışıyorum. Pahalı bir şey almayı, uzun bir taahhüt vermeyi ve herkese anlatmayı o döneme denk getirmiyorum. Dördüncü haftada hala oradaysam, o zaman düşünüyorum.
Kendime söylediğim
Hobi mezarlığı, motivasyonumun nasıl çalıştığının doğrudan sonucu. Bunu değiştiremiyorum ve değiştirmeye çalışmak da bana bir şey kazandırmadı.
Değiştirebildiğim iki şey var: girişin maliyetini düşük tutmak ve bırakırken kendimi cezalandırmamak. Bu ikisini yapınca dolabımdaki başlangıçlar bir suçluluk arşivi olmaktan çıkıp merakımın kayıtları haline geldi.
Uyaran ihtiyacının genel tablosunu uyaran arayışı yazısında ele aldım.
Sık sorulanlar
- Hobi mezarlığı nedir?
- Büyük bir hevesle başlanıp birkaç hafta sonra bırakılan uğraşların birikmesi.
- İlgi neden sönüyor?
- Çünkü motivasyonun büyük kısmı yenilikten geliyor. Yenilik söndüğünde devam edecek yakıt kalmıyor.
- Her hobiyi sürdürmek gerekiyor mu?
- Gerekmiyor. Bir kısmı gerçekten sorun değil; her ilgiyi sürdürmek zorunda değilsiniz.
- Maliyeti nasıl düşürülür?
- Başlangıç yatırımını ertelemek. Pahalı ekipmanı ilk gün değil, üçüncü haftadan sonra almak hem parayı hem suçluluğu azaltıyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.