DEHB'li çocuklarla yolculuk ve seyahat etkinlikleri
DEHB'li çocukla araba ve uçak yolculuğu, bekleme anları ve geçişler için hazırlık planı, oyunlar, mola düzeni ve beklenmedik durumlar için B planı.
Bu yazıda 14 bölüm var
Diyelim ki yolun kırkıncı dakikası. İlk yarım saatte pencereden bakıldı, şarkı söylendi, "daha ne kadar var" iki kez soruldu. Şimdi arka koltukta kemer sürekli çekiştiriliyor, kardeşe uzanılıyor, ses yükseliyor. Öndeki yetişkin hala üç saat yol olduğunu biliyor ve bunu çocuğa söylememeye çalışıyor.
Bu sahne çoğu DEHB'li çocuğun olduğu evde tanıdık. Yolculuk, günlük hayatın bütün kolaylaştırıcılarını bir anda alıyor: rutin gidiyor, hareket gidiyor, tanıdık oyuncaklar gidiyor, seçim hakkı gidiyor. Geriye uzun bir bekleme kalıyor. Aşağıda araba, uçak ve bekleme anları için ne yapılabileceğini, hangi oyunların işe yaradığını ve işler ters gidince ne yapılacağını adım adım yazdım.
Baştan dürüst olayım. DEHB'li çocuklarda "yolculuk sırasında şu yöntem şu sonucu verir" diyen denetimli çalışma bilmiyorum, okuduğum literatürde böyle bir şey görmedim. Burada yazdıklarım üç yerden geliyor: davranışsal yaklaşımların genel ilkeleri (yapı, öngörülebilirlik, anında geri bildirim), eğer-o zaman planlarının (Gollwitzer ve Sheeran'ın meta-analizi bunun bilinen kaynağı) mantığı ve ebeveynlerin sık anlattığı pratik deneyimler. Bunlar iyi temeller, ama "bu oyun şu belirtiyi azaltır" demiyorlar. Ben bir ebeveyn olarak değil, bu konuları okuyan ve yazan biri olarak yazıyorum. Bana kalırsa yolculuğun hedefi çocuğu sessiz tutmak değil, herkesin varış noktasına daha az yıpranmış ulaşması.
Yolculuk neden bu kadar zor
DEHB'li çocuğun zorlandığı üç şey yolculukta üst üste biniyor. Birincisi uzun süre kıpırdamadan oturmak. Hareket ihtiyacı DEHB'li çocuklarda genelde yüksek ve koltuğa bağlı kalmak bu ihtiyacı bastırmayı gerektiriyor. İkincisi beklemek. Bekleme, çocuğun kendi seçmediği bir sürenin geçmesini sabırla izlemek demek. Dikkat ve kendini düzenleme becerileri zaten güç harcayan işler, bunların üstüne bir de "daha ne kadar var" belirsizliği biniyor. Üçüncüsü geçişler. Evden çıkış, arabaya biniş, molada iniş, varışta tanımadığı bir yere giriş, hepsi küçük küçük geçiş ve geçişlerin DEHB'de neden zor olduğunu ayrı bir yazıda anlattım.
Buna duyusal yük de ekleniyor. Motor sesi, kalabalık bir havalimanı, uçakta kulak basıncı, farklı kokular. Her çocukta aynı değil, ama kimi çocuk için asıl zorluk uzun yoldan çok gürültü ve kalabalık. Çocuğun hangisinden daha çok etkilendiğini önceki yolculuklardan biliyorsundur, plan yaparken oradan başla.
Yola çıkmadan önce: hazırlık
Yolculuğun zorluğunun büyük kısmı daha evdeyken belirleniyor. Hazırlığı üç parçaya bölüyorum.
Çocuğa ne olacağını göstermek
DEHB'li çocuk için sözlü anlatım çoğu zaman uçup gidiyor, görünür olan kalıyor. Uzun bir yola çıkmadan bir iki gün önce kağıda basit bir plan çiz ya da yaz: ev, araba, mola, araba, varış. Uçaksa: havalimanı, kontrol, bekleme, uçak, iniş, bagaj, otel. Her adımın yanına küçük bir resim. Çocuk adımları kendi çizerse daha da iyi. Kağıdı arabada da yanında taşı ve molada "şimdi buradayız" diye işaretle. Kısa süreli bir yol için buna gerek yok, ama bir günden uzun yolculukta bu kağıdın "daha ne kadar var" sorusunu epey azalttığını düşünüyorum. Bunu ölçen bir çalışma bilmiyorum, görsel program kullanımı davranışsal yaklaşımların standart parçası olduğu için buraya taşıdım.
Süre bilgisini saat yerine olay olarak ver. "Üç saat" çocuk için anlamsız. "Bir şarkı albümü, bir sesli kitap bölümü ve bir mola" daha somut. Zaman körlüğünün yetişkindeki hali çocukta da benzer olabilir: zaman soyut, olaylar somut.
Kuralları önceden konuşmak
Yolda ilk kez duyulan kural kavgaya dönüşüyor. Kemer takılı kalır, kardeşin tarafına uzanılmaz, araba giderken kapıya dokunulmaz. Bunları evde, sakin bir anda, kısa cümlelerle söyle: "Arabada üç kuralımız var." Üçten fazla olmasın. Sonra eğer-o zaman biçiminde bir ikisini kur: "Eğer canın sıkılırsa, çantadaki karttan birini çekeriz." "Eğer kardeşinle ses yükselirse, ben şarkıyı açarım ve ikiniz de bir şarkı söyleriz." Bu kalıbın nasıl kurulduğunu eğer-o zaman planı yazısında adım adım anlattım. Çocuklarda bu planlarının nasıl çalıştığına dair elimde ayrı bir veri yok, yetişkin ve ergen çalışmalarındaki mantığı kullanıyorum.
Çanta ve çıkış listesi
Anahtarı sürekli kaybolan biri olarak çıkış listesinin değerini iyi bilirim. Çocuk için de benzer bir şey işe yarıyor: çıkıştan bir gün önce birlikte bir liste yap ve her kalemi çocuk kendisi çantaya koysun. Liste kısa kalsın: sevdiği battaniye ya da peluş, su şişesi, atıştırmalık, bir iki oyun, şarj aleti, mendil, yedek kıyafet. Çocuk kendi çantasını kendi taşıyorsa ona ait küçük bir görev ver. Sorumluluk almak sıkıntıyı biraz azaltıyor.
Bir de "sürpriz paketi" fikri var. Üç dört küçük ve yeni şey: yeni bir boyama kitabı, küçük bir bulmaca, bir çıkartma yaprağı, bir sakız. Yolun belirli noktalarında, mesela her mola sonrasında, bir tanesi açılıyor. Yeniliğin DEHB'li çocuklar için çekici olduğu yaygın bir gözlem, ama bunun yolculukta ölçülmüş bir etkisi bilmiyorum. Ödül ya da ceza aracı yapmamaya dikkat et. "Sakin oturursan açarız" paketi bozar, "şu noktaya gelince açarız" ise yolun bir parçası olur.
Arabada: mola düzeni ve örnek plan
Araba yolculuğunda en çok işe yarayan şey, yolu parçalara bölmek. Benim önerim araç sürüşü en çok 1,5-2 saat devam etsin, ardından en az 15 dakikalık bir hareket molası gelsin. Çocuk 4-6 yaşındaysa 1-1,5 saatte bir mola daha rahat olur, 11-13 yaşında 2 saate kadar çıkılabilir. Bu aralıklar ölçülmüş değerler değil, ebeveynlerin sık tarif ettiği ve sürücünün de yorulmaması için zaten gerekli olan sürelere dayanan kaba tahminler.
Molayı "tuvalet ve atıştırmalık" molası olarak değil, hareket molası olarak düşün. Park yerinde yarış, 20 sıçrama, bir turluk koşu, hayvan yürüyüşleri. Yeşil bir alan varsa daha da iyi: park yürüyüşünün DEHB'li çocuklarda sonraki dikkate etkisine bakan Faber Taylor ve Kuo'nun çalışması var, ama çalışma küçük ve park yürüyüşü üzerineydi, otoyol molası üzerine değil. Yani yön ilginç, kesinlik yok.
Aşağıda dört saatlik bir yol için örnek bir plan var. Kendi yolunuza göre ayarla.
| Dakika | Ne yapılıyor | Not |
|---|---|---|
| 0-10 | Çıkış, kemer, planı hatırlatma | Kağıttaki ilk adım işaretlenir |
| 10-60 | Şarkı, manzara oyunları | Enerji henüz yüksek, oyun işe yarar |
| 60-80 | Birinci mola | Hareket, su, tuvalet, sürpriz paketinden ilk parça |
| 80-130 | Sesli kitap ya da podcast | Elde sessiz bir iş: boyama, lego, bulmaca |
| 130-150 | İkinci mola | Yeşil alan varsa orada, yemek burada |
| 150-200 | Ekran ya da sessiz oyun | Yorgunluk bölümü, ekran burada makul |
| 200-215 | Üçüncü mola | Kısa, hareketli |
| 215-240 | Varışa yakın oyunlar | "Şu tabelayı gördüğümüzde varmış sayılırız" gibi somut hedefler |
Tablodaki sıranın fikri şu: enerji yüksekken etkileşimli oyunlar, ortada sakin ve elde yapılabilen bir iş, yorgunken ekran, sonda somut bir hedef. Bu tamamen benim tahminim ve çocuktan çocuğa değişir. Çocuk uyuyorsa planı bırak, uyku yolu geçirmenin en kolay yolu.
Arabada oynanan oyunlar
Oyunları yaşa göre ayırıyorum. Her biri malzemesiz ya da neredeyse malzemesiz.
| Oyun | Yaş | Nasıl oynanır |
|---|---|---|
| Renk avı | 4-7 | Bir renk seçilir, çocuk yolda o renkte kaç araç gördüğünü sayar. Her renk için 5 dakika |
| Ben bir şey görüyorum | 5-9 | "Ben bir şey görüyorum, kırmızı ve yuvarlak." Çocuk tahmin eder |
| Plaka oyunu | 7-12 | Plakadaki il kodlarını bulmak. Hangi iller görüldü, listeye yazılır |
| Kelime zinciri | 7-13 | Bir önceki kelimenin son harfiyle yeni kelime. Konu kısıtlaması koyabilirsin: hayvanlar, şehirler |
| Yirmi soru | 7-13 | Biri bir şey düşünür, diğerleri evet-hayır soruları sorar |
| Hikaye zinciri | 6-13 | Her kişi bir cümle ekler. Saçma olması serbest |
| Hangisi gerçek | 8-13 | Biri üç şey söyler, ikisi doğru biri uydurma. Diğerleri uydurmayı bulur |
| Sessiz yarış | 6-12 | "Kim 2 dakika hiç ses çıkarmadan durabilir" gibi kısa meydan okuma. Ödül gülmek |
Oyunların süreleri kısa olsun. Çocuk 10 dakikada sıkılırsa başka bir oyuna geç. Her oyunu 5-10 dakika tut ve oyunlar arasında bir şarkı koy. İki yetişkin varsa oyunu yöneten yandaki kişi olsun. Tek yetişkin varsa sesli oyunlar (kelime zinciri, yirmi soru, hikaye zinciri) tercih edilir, çünkü gözü yoldan ayırmak gerekmiyor.
Sesli kitaplar ve podcast'ler ayrı bir seçenek. Çocuk bir hikayeye kendini kaptırabiliyorsa bir sesli kitap bölümü uzun bir yolu tek başına geçirebiliyor. Bu da çocuktan çocuğa değişen bir şey: kimi çocuk sadece dinleyince koltukta kıpırdanır, elinde bir şey olunca sakinleşir. Boyama, kil, küçük yapı blokları ya da bir kıvrılabilir hamur dinlerken eli meşgul etmek için kullanılabilir.
Uçakta ve havalimanında
Uçak yolculuğunun kendi zorlukları var: sıra, kontrol, bekleme ve sonunda dar bir koltukta uzun süre kalmak. Burada da en önemli şey önceden anlatmak.
Havalimanında zamanı bol tut. Telaş çocuğun tepkisini artırıyor. Geç kalmayla başı dertte olan biri olarak söyleyeyim, havalimanına yetişme telaşı yetişkin için de ayrı bir stres. Erken gelip kapıya yakın yerde çocuğun yürüyüp koşturabileceği bir alan bulmak, uçağa binmeden önce enerjisini boşaltmak iyi bir plan. Havalimanı koridorlarında yürümek, merdivenleri kullanmak, bagaj bandına bakmak kısa süreli oyunlar. Uçağa son biniş çağrısında girmek bana kalırsa oturma süresini kısaltıyor ve çoğu çocuk için daha kolay, ama kabin kuralları ve kardeş sayısına göre bu her ailede mümkün olmayabilir.
Uçağa binmeden önce çocuğa üç şeyi anlat: kemer ışığı yanarken kimse yerinden kalkmaz, ışık sönünce koridorda yürünebilir, kalkış ve inişte kulaklar tıkanabilir ve yutkunmak ya da bir şey emmek yardım eder. Kulak tıkanıklığı çocuklarda yaygın bir şikayet, çocuk doktorları kalkış ve inişte içecek vermeyi sık öneriyor. Kalkış ve inişte yutkunma için su, emzik ya da sakız (yaşa uygunsa) işe yarıyor.
Uçakta çocuğun eli ve zihni meşgul olsun. Çıkartma kitabı, bir bulmaca, kağıt ve kalem, küçük bir lego seti, yeni bir kitap. Sürpriz paketini uçak için ayrı tut ve saat saat aç. Sessiz oyunlar en iyisi: XOX, adam asmaca, kağıtta labirent. Kulaklıklı bir ekran uçakta çoğu aile için makul bir çözüm. Pili ve kulaklığı bir önceki gece kontrol et, çünkü ikisi de yoksa plan çöküyor.
Koltukta yapılabilecek hareketler de işe yarıyor. Ayak parmaklarını sıkıp bırakmak, topuklarla yer vurmak, omuz silkmek, avuçları birbirine bastırmak. Çocuğa "bunlar koltuğa özel hareketler" de. Işık söndüğünde iki üç kez koridorda yürüyüş yapılabilir.
Bekleme anları: sıra, restoran, kapı
Yolculukta araba ve uçak kadar bekleme de zorlayıcı: kontrol sırası, bagaj bandı, restoranda yemeğin gelmesi, otelde oda hazır değil. Bekleme DEHB'li çocuk için özellikle zor çünkü belirsiz ve çocuğun elinde yapacak bir şey yok.
Ben olsam her bekleme için çantada küçük bir "bekleme kiti" taşırdım: bir deste kart, kağıt ve kalem, minik bir bulmaca. Sıra beklerken işe yarayacak malzemesiz oyunlar da var: "kaç kişi şapkalı sayalım", "kaç farklı renk var", "sıranın başına gelince önümüzde kaç kişi kalır". Sayma ve tahmin oyunları beklemeyi bir göreve çeviriyor. Belirsizliği azaltmak için de "sıra bize gelene kadar yaklaşık şu kadar var" demek, doğru değilse bile dürüst bir tahminle, çocuğun içindeki "ne zaman bitecek" sorusunu hafifletiyor. Süreyi uzatacak sözler vermemeye dikkat et.
Restoranda yemek gelene kadar geçen süre en tehlikeli aralık. Önce çocukların siparişini ver, mümkünse hazır gelen bir şey iste (ekmek, çorba). Çocuğa menü görevi ver: "Masadaki herkesin ne alacağını yaz." Kağıt peçeteye oyun çiz. Oturma süresi kısa tutulsun: yemek bittikten sonra çocuğun yürüyüş yapabilmesi için bir bahane bul, mesela hesabı birlikte ödemek ya da tuvalete gitmek. Mekan seçerken açık alanı olan bir yer ya da çocuğun dolaşabileceği bir köşe varsa bunu tercih et. Çocuğun masada kıpır kıpır olmasını sorun saymamak da gerçekçi bir bakış, sessizlik tek ölçü olmasın.
Doktor bekleme salonu ya da tamirhane gibi öngörülemeyen beklemelerde de aynı mantık geçerli: çanta, bir iki oyun, yürüyüşe çıkma fikri. Bekleme sırasında telefon vermek kötü değil, ama son çare olarak sakla, çünkü bir kere verilince geri almak zor.
Geçişler: varış, uyku, yeni yer
Yolculuğun başka bir zor kısmı varış. Uzun süre oturmuş çocuk yeni bir yere giriyor, yabancı koku, yabancı yatak, farklı saat. DEHB'li çocuk için yenilik bir yandan heyecan, bir yandan yük.
Varıştan hemen sonra sessizlik beklemek yerine enerjisini boşaltmasına izin ver. Odaya girmeden önce kısa bir koşu, otel bahçesinde bir tur, havuz varsa kenarında yürüyüş. Sonra çocuğun yeni mekanı keşfetmesine fırsat tanı: "Banyoyu sen bul, yatağı sen seç." Seçim hakkı yenilikte kontrol hissi veriyor. Taşıdığı battaniye ya da peluş uyku ortamını tanıdık yapıyor.
Uyku ve rutin konusunda ben olsam yatma ritüelini olduğu gibi taşırdım. Aynı sırayla banyo, kitap, ışık. Saat farkı olan bir yere gidiliyorsa çocukta uyku yazısındaki düzeni birkaç gün kademeli kaydırmak, tatilin ilk günlerini kurtarabilir. Tatilde sabah rutini bozulacağı için evdeki görsel sabah kartlarını da yanında taşıyabilirsin.
Gün planında da şunu öneririm: günde bir "ana" etkinlik, geri kalan zaman gevşek. Her gün dört beş gezi planlanan tatiller DEHB'li çocuk için sürekli geçiş demek. Sabah bir ana etkinlik, öğlen dinlenme, akşam serbest zaman bir kural değil ama çoğu aile için sürdürülebilir bir denge. Dinlenme anlarında sakinleştirici etkinliklerden, enerji fazlası olduğunda açık hava etkinliklerinden seçebilirsin. Otelde ya da kiralık evde yağmurlu bir gün için ise ev etkinlikleri yazısındaki fikirlerin çoğu bir bavula sığıyor.
Ekran ve yolculuk
Uzun yolda ekran vermek konusunda pek çok ebeveyn suçluluk duyuyor. Bence gerek yok. Ekran uzun bir yolu geçirmenin makul bir aracı. Ekran süresi ve DEHB arasındaki ilişkiyi çocuklarda ekran yazısında anlattım: ilişki küçük, nedensellik kanıtlı değil. Yani yolculukta üç saat ekran, DEHB'yi kötüleştiren bir şey olarak görünmüyor.
Asıl sorun ekranın nasıl bitirildiği. Yolun ortasında ekranı birden kapatmak patlama yaratıyor. İki yol işe yarayabilir: ekranı baştan "bu film bitene kadar" diye bitişi belli bir içerikle ver ya da ekran saatlerini yolun belli bir bölümüne ayır ve çocuğa söyle. Ekrandan çıkışta ise geçiş uyarısı: "bu bölüm bitince mola veriyoruz." Ekranı ödül ya da ceza aracı yapmamak burada da geçerli.
Beklenmedik durum planı
Yolculuğun doğası gereği bir şey ters gidiyor: uçuş gecikiyor, yol kapalı, çocuk hasta oluyor, bavul kayboluyor. Çocuğun tepkisi çoğu zaman bizim tepkimizin yankısı olduğu için asıl hazırlık yetişkinin planı olması. Bu planı da "B planı kartı" diye düşün.
Gecikme ve iptal. Çanta içinde ekstra bir atıştırmalık, bir kıyafet takımı, ilaç (varsa) ve bir ek şarj bulundur. Gecikme duyurulduğunda çocuğa sakin bir cümleyle söyle: "Uçak biraz geç kalacak. Bu arada şunu yapabiliriz." Hemen bir etkinlik öner. Gecikmenin belirsizliği çocuk için asıl yük, o yüzden kesin bilgiyi bildiğin kadarıyla paylaş ve bilmediğin yerde "bilmiyorum, öğrenince söylerim" de.
Kaybolma. Kalabalık yerlerde çocuğun kaybolma riski DEHB'li çocuklarda daha yüksek olabilir çünkü ilgisi bir şeye takılıp yönünü kaybedebiliyor. Bunu ölçen belli bir çalışma aklımda değil, bu bir gözlem. Önlem olarak: çocuğun cebine ya da bileğine telefon numaranı yaz, kalabalık bir yerde birlikte bir buluşma noktası belirle ("kaybolursan şu noktada, üniformalı birine git"), canlı konum paylaşımı olan bir cihaz kullan (yaşa uygunsa). Çocuğa "kaybolursan olduğun yerde dur" kuralı çoğu rehberde var, çünkü hareket eden çocuğu bulmak daha zor. Bunu önceden birkaç kez konuşmak, anı gelince hatırlanmasını kolaylaştırıyor.
Halka açık yerde öfke patlaması. Havalimanında ya da lokantada çocuk patlarsa ilk iş güvenlik, ikincisi izleyicilerden uzaklaşmak. Mümkünse sakin bir köşeye, tuvalete ya da dışarıya çık. Orada konuşma, öğüt verme. Yanında dur, su ver, ses tonunu düşük tut. Ayrıntıyı öfke patlamaları yazısında yazdım. Çevrenin bakışları ağır gelir, ama çoğu insan çocukla seyahat eden ebeveynin ne yaşadığını biliyor.
Hastalık, uyku bozulması. Uykusuz çocuk her şeyi daha kötü yaşıyor. Yolculuk tarihini seçerken çocuğun uyku düzeninin bozulmayacağı bir saat dilimi tercih etmek mümkünse güzel. Gerekirse planı gevşet: bir günlük gezi iptal olursa dünya yıkılmıyor.
İlaç. İlaç ayarı hekimle konuşulacak bir konu. Pratik tarafta ilaçları bavula değil el çantasına koymak, bir yedek doz taşımak ve reçete bilgisini yanında bulundurmak yaygın bir önlem. Yurt dışına çıkılıyorsa hangi belge gerekir, hangi ülkede kısıtlama var, bunu önceden hekimle ve ilgili kurumlarla netleştir. Benim bu konuda kesin bildiğim bir kural yok ve ülke ülke değiştiğini biliyorum.
Eğer-o zaman planını çocukla birlikte de kurabilirsin. Çocuğa "Eğer uçak gecikirse, ne yapacağız?" diye sorabilirsin. Çocuğun kendi cevabını bulması, planı sahiplenmesini sağlıyor.
Yaşa göre ayarlama
Küçük çocuklarda (4-7 yaş) yolculuk parçaları kısa olmalı, molalar sık. Taşınan şeyler somut: peluşlar, resimli kitaplar, kil. Ergende (12 yaş ve üstü) durum farklı: ergen yolculuğun planlanmasında söz hakkı ister, kulaklık ve kendi müziği ister, "çocuk oyunu" gibi görünen şeylere direnir. Ergenlikte DEHB yazısında bu yaş grubunun dinamiklerinden söz ettim. Ergenle yolculukta pazarlık, sözleşme, katkı vermesi için bir görev (rota takibi, mola seçimi, fotoğraf çekmek) iyi çalışıyor.
Kardeş de yolculuğun ayrı bir parçası. Arka koltukta iki çocuk varsa çatışma kaçınılmaz olabilir. Ayrı çantalar, ayrı oyunlar ve bir sıra çizelgesi işi kolaylaştırıyor. Kardeş yazısında bu dinamiği ele aldım. DEHB'li çocuğun kardeşinin de yolculuğu keyifli geçmeli, o yüzden kardeşe ait bir pay bırak.
Yetişkinin yorgunluğu da hesaba girmeli. Yolculuğu bir arada çok tüketen şey ebeveynin sabrının tükenmesi. Birden fazla yetişkin varsa nöbetleşmek, tek yetişkinse molaları kendi dinlenmen için de kullanmak gerekiyor.
Bana kalan
Yolculukta en çok yapılan hata bence çocuğu hiç ses çıkarmayan bir yolcu olarak planlamak. Bu beklenti DEHB'li çocuk için gerçekçi değil ve ebeveynle çocuk arasında yolun her kilometresinde bir gerilim kuruyor. Ben olsam hedefi "sakin varış" yerine "yeterince iyi varış" diye koyardım. Birkaç kez ses yükselecek, bir mola uzayacak, ekran planlanandan fazla açık kalacak. Bunlar planın bozulması değil, planın içinde.
İkinci olarak hazırlığın, yolda yapılan müdahaleden çok daha etkili olduğunu düşünüyorum. Çocuk ne olacağını biliyorsa, elinde yapacak şey varsa, hareket edebileceği molalar varsa ve beklenmedik bir şey olursa yetişkin sakin bir planla geliyorsa yolculuğun yükü epey hafifliyor. Bunların hiçbirinin DEHB'li çocukta yolculuk bağlamında ölçülmüş bir kanıtı yok. Ama hepsi davranışsal yaklaşımların genel ilkelerinden çıkan şeyler ve en kötü ihtimalle zarar vermeyen düzenlemeler.
Üçüncü olarak, yolculuğu tek bir sınav gibi görmemek lazım. Bir seferki kötü yol, çocuğun ya da ailenin yolculuğa uygun olmadığı anlamına gelmiyor. Bir sonraki yolculukta bir şeyi değiştirirsin: molayı biraz erkene çekersin, sürprizlerden birini fazlalaştırırsın, ekranı geç açarsın. Yolculuklar böyle yavaş yavaş kendi düzenine oturuyor. Çocuğun belirtileri günlük hayatını ve aileyi sürekli zorluyorsa, ilaç ve tedavi planı hekimle konuşulacak bir konu, ve bu yazıdaki fikirler o planın yerini almıyor, yanına eklenebiliyor.
Sık sorulanlar
- DEHB'li çocuk uzun araba yolculuğunda neden bu kadar huzursuz oluyor?
- Uzun süre kıpırdamadan oturmak, sıkıcı bir manzara ve yapacak bir iş olmaması DEHB'li çocuğun en zorlandığı koşullar. Dikkat ve kendini düzenleme zaten güç kullanan beceriler, yolda ise çocuğun elinde ne hareket ne de kendi seçtiği bir uğraş var. Yolu parçalara bölmek, araya hareket koymak ve elde yapılacak şey bulundurmak genelde huzursuzluğu azaltıyor.
- Yolculuk için çocuğa ne kadar önceden haber vermeli?
- Bu konuda DEHB'li çocuklarda ölçülmüş bir süre yok. Benim önerim büyük bir yolculuğu birkaç gün önceden resimli bir planla anlatmak, çıkış sabahı ise adım adım ve kısa tutmak. Çok erken söylenen şey çocuğu gerginleştirebilir, çok geç söylenen şey ise hazırlanma fırsatı vermez.
- Yolda ekran vermek yanlış mı?
- Yanlış değil. Uzun yolda ekran çoğu aile için makul bir araç. Sorun ekranın tek çare olması ve inişte büyük bir kopuş yaratması. Ekranı yolun belli bir bölümüne ayırıp diğer bölümlerde oyun, sesli kitap ve mola kullanmak daha dengeli bir düzen veriyor.
- Uçakta çocuk kalkıp dolaşmak isterse ne yapılır?
- Emniyet kemeri ışığı yanmıyorsa koridorda kısa yürüyüşler çoğu zaman mümkün. Işık yanıkken ise koltukta yapılabilecek hareketler (bacak germe, el sıkma, ayak parmaklarını oynatma) ve önceden hazırlanmış küçük görevler işe yarıyor. Kuralı uçağa binmeden önce anlatmak, uçakta tartışmaktan çok daha kolay.
- Çocuğun ilacı yolculukta nasıl yönetilmeli?
- İlaç ayarı hekimle konuşulacak bir konu, yolculukta da kendi kendine değiştirilmemeli. Pratik tarafta ilacı yanına, el çantasına koymak, bavula değil, yedek bir doz ve reçete bilgisini yanında bulundurmak yaygın bir güvenlik önlemi. Yurt dışına çıkılıyorsa kurallar ülkeye ve ilaca göre değişebiliyor, bunu önceden hekimle ve ilgili kurumlarla netleştirmek gerekiyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.