İçeriğe geç
Yöntemler

Ekran süresi DEHB'ye neden olur mu?

Telefonun ve sosyal medyanın DEHB'ye yol açtığı iddiası çok tekrarlanıyor. Araştırmalar ne buluyor, ilişki ile neden-sonuç arasındaki fark neden önemli?

5 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 8 bölüm var

Tanıyı aldıktan sonra duyduğum ilk tepkilerden biri şuydu: “Herkes telefondan böyle oldu zaten.”

O cümleyi duyduğumda cevap veremedim. Çünkü ben de bir yerde aynı şeyden şüpheleniyordum. Günde kaç saat ekrana baktığımı biliyorum ve dikkatimin halini de biliyorum; ikisi arasında bir bağ kurmak çok kolay geliyordu.

Sonra oturup baktım. Kısa cevap şu: ekran DEHB'ye yol açmıyor. Ama soru bu kadarla kapanmıyor, çünkü ilişkiyi inceleyen çalışmalar var ve onları da dürüstçe anlatmak gerekiyor.

Önce tarih

DEHB, akıllı telefonlar yaygınlaşmadan çok önce tanımlanmış bir tablo. Benzer belirtilerin klinik tarifleri yüz yılı aşkın süredir yazılıyor.

Dünya Federasyonu uzlaşı metni (Faraone ve ark., 2021), DEHB'yi sinir sisteminin gelişimini etkileyen, büyük ölçüde genetik yatkınlıkla ilişkili bir tablo sayıyor ve ekran kullanımını nedenler arasında saymıyor.

Yani “ekranlar bu nesli DEHB'li yaptı” cümlesi, tablonun tarihiyle uyuşmuyor. Kendi çocukluğumda akıllı telefon yoktu. Ödevimi son geceye bırakmam, kitabın aynı sayfasını üç kez okumam ve anahtarımı kaybetmem o dönemde de vardı.

O çalışma ne buldu

Bu tartışmada en çok atıf alan çalışma, Ra ve arkadaşlarının (2018) JAMA'da yayımlanan araştırması.

Ne yaptı: başlangıçta DEHB belirtisi göstermeyen lise öğrencilerini iki yıl boyunca izledi ve dijital medya kullanım sıklığı ile sonraki belirtiler arasındaki ilişkiye baktı.

Ne buldu: yoğun kullanım bildirenlerde, sonraki dönemde DEHB belirtisi bildirme oranı bir miktar daha yüksekti.

Burada üç şeyin altını çizmek şart:

Bu bir ilişki, nedensellik değil. Çalışma da sonucu böyle sunuyor. İki şeyin birlikte görülmesi, birinin diğerini ürettiğini göstermiyor.

Etki küçük. Aradaki fark, tek bir kişinin gidişatını açıklayacak büyüklükte değil.

Ters yön en az bu kadar akla yatkın. DEHB olan bir kişi, hızlı ve öngörülemez ödül veren mecralara zaten daha çok yöneliyor. Plichta ve Scheres'in (2014) meta analizi, DEHB'de ödül beklentisi sırasında beynin verdiği yanıtın farklı olduğunu gösteriyor. Yani ekran DEHB'yi üretiyor olmayabilir; DEHB ekrana yönelmeyi artırıyor olabilir.

Bir de ölçüm meselesi var: bu tür çalışmalarda hem ekran kullanımı hem de belirtiler kişinin kendi bildirimine dayanıyor. Dikkatini toparlamakta zorlanan biri, hem daha çok ekran bildirebiliyor hem de daha çok belirti.

Aynı veriye iki yönden bakılabiliyor. “Ekran dikkati bozdu” cümlesiyle “dikkati zaten dağınık olan ekrana yöneldi” cümlesi, tıpatıp aynı sayıları üretiyor.

Bu soru neden bu kadar çekici geliyor

Bu bölümü yazmak istedim, çünkü sorunun cazibesi bilgiden değil başka bir yerden geliyor.

“Ekran yaptı” açıklaması dünyayı tamir edilebilir gösteriyor. Bir sebep var, sebebi kaldırırsan sorun kalkar. Genetik yatkınlık ve gelişimsel bir tablo ise elinde tutacak bir yer bırakmıyor.

Bende de aynı çekicilik vardı. Tanıdan sonra bir süre “keşke şunu daha az yapsaydım” diye düşündüm. O düşünce rahatlatıcı değildi; sadece suçu kendime yükleyecek yeni bir kapı açıyordu.

Bu tür açıklamaların başka örneklerini DEHB mitleri ve yanlış bilinenler yazısında topladım.

Ekran gerçekten zararsız mı

Bunu da dürüstçe söylemek gerekiyor: ekranın DEHB'ye yol açmaması, sorunsuz olduğunu göstermiyor.

DEHB olan biri için ekranın somut maliyetleri var:

  • Uykuyu geciktiriyor. Yatakta geçen ekran süresi, zaten geç yatma eğilimi olan birinde tabloyu ağırlaştırıyor. Bu eğilimin nereden geldiğini DEHB ve uyku yazısında anlattım.
  • Zamanı yutuyor. Beş dakika diye açılan uygulamada iki saat geçmesi, zaman körlüğüyle birleştiğinde çok daha sık oluyor. Bende bu, günün en büyük tek kaybı.
  • Başlamayı zorlaştırıyor. Sıfır çaba isteyen bir etkinlik, eşiği yüksek bir işle rekabet ettiğinde neredeyse her zaman kazanıyor.
  • Dağınıklığı büyütüyor. Açık sekmeler, biriken bildirimler, yarım bırakılmış uygulamalar. Bu tarafı dijital dağınıklık yazısında yazdım.

Yani ekranı sınırlamak anlamlı bir iş. Yalnız gerekçesi “DEHB'yi önlemek” değil; “günü geri almak”. Pratiğini sonsuz kaydırma yazısında anlattım.

Ekran dikkati hiç etkilemiyor mu

Burada bir ayrım yapmak gerekiyor, yoksa yazı fazla rahatlatıcı olur.

DEHB'ye yol açmak ile dikkati o an dağıtmak aynı şey değil. İkincisi tartışmasız: bildirim gelen bir telefon yanındayken okuduğun metni daha kötü anlıyorsun, bu herkeste böyle. DEHB'de fark, bu etkinin daha büyük olması ve toparlanmanın daha uzun sürmesi.

Yani ekran bir tabloyu yaratmıyor ama var olan bir tabloyu her gün daha pahalı hale getiriyor. Bu ikisini ayırınca hem bilgi doğru kalıyor hem de gerçek bir sorun gözden kaçmıyor.

Bende bunun karşılığı şu oldu: telefonu odadan çıkarmak, dikkatimi “düzeltmek” için değil, o gün elimde olan dikkati boşa harcamamak için yaptığım bir şey.

Çocuklar için ne söylenebilir

Ebeveynler için en kullanışlı çerçeve şu: ekran süresine DEHB'nin sebebi gözüyle bakmayı bırakıp uykudan, hareketten ve yüz yüze zamandan ne kadar yediğine bakmak.

Bir de şu var: ekranın çocukta belirgin bir soruna yol açtığı durumda sınır koymak zaten doğru olan şey. Bunu yapmak için ekranın DEHB'ye yol açtığına inanman gerekmiyor.

Tersi de doğru: çocuğunda DEHB varsa, bunun sebebini ekranda aramak hem yanlış yere bakmak hem de gerçek desteği geciktirmek olur.

Sosyal medyada neden bu kadar konuşuluyor

Son yıllarda DEHB içerikleri çok arttı ve bu artış, “ekran DEHB yapıyor” iddiasını besleyen bir görsel yanılsama üretiyor: her yerde DEHB konuşuluyorsa DEHB artmış olmalı.

Aradaki farkı sosyal medyada DEHB neden bu kadar arttı yazısında anlattım. Kısaca: konuşulmanın artması, görülmenin artması demek; olmanın artması demek değil.

Sebep tarafında bugün ne bilindiğini DEHB neden olur yazısında derledim.

Bana kalan

Ekran süresi DEHB'ye yol açmıyor. İkisi arasında bulunan küçük ilişkinin en az o kadar akla yatkın bir ters yön açıklaması var.

Ama ekranı sınırlamak DEHB olan biri için yine de değerli. Amaç bir hastalığı önlemek değil; uykuyu, zamanı ve başlama kapasitesini korumak.

Ben telefonu suçlamayı bıraktığımdan beri telefonla daha iyi geçiniyorum. Çünkü artık onu bir sebep olarak değil, bir maliyet kalemi olarak görüyorum ve maliyet kalemleri pazarlık edilebilir şeyler.

Sık sorulanlar

Ekran süresi DEHB'ye yol açar mı?
Yol açtığına dair kanıt yok. DEHB çocuklukta başlayan ve büyük ölçüde genetik yatkınlıkla ilişkili bir tablo; akıllı telefonlar yaygınlaşmadan çok önce tanımlanmıştı.
Ekran ile DEHB arasında ilişki bulan çalışmalar ne gösteriyor?
Yoğun dijital medya kullanımı ile sonraki belirtiler arasında küçük bir ilişki bulan çalışmalar var. Bu ilişki neden-sonuç göstermiyor.
Ters yönde bir açıklama mümkün mü?
Mümkün ve makul. DEHB olan kişiler hızlı ödül veren mecralara daha çok yöneliyor; yani ekran sebep değil sonuç olabiliyor.
Ekran tamamen zararsız mı?
Değil. Uykuyu geciktirmesi ve diğer etkinliklerin yerini alması gerçek sorunlar. Bunlar DEHB'ye yol açmıyor ama belirtileri zorlaştırıyor.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.