İçeriğe geç
Yöntemler

Sadece aç kuralı: dosyayı açmakla yetinmek

Bir işe başlamak yerine yalnızca ilgili dosyayı, defteri ya da uygulamayı açmayı taahhüt etmek. Neden işe yarıyor ve nerede tıkanıyor.

2 dakika okumaKısa
Bu yazıda 6 bölüm var

Beş dakika kuralı bazı işlerde fazla geliyor. Beş dakika bile uzun bir taahhüt gibi duruyorsa, elde daha küçük bir kural var: hiçbir şey yapma, sadece aç.

Kanıt düzeyi: zayıf. Bu, doğrudan test edilmiş bir yöntem değil; kaçınma ve başlatma üzerine bilinenlerden türetilmiş bir uygulama önerisi. Böyle olduğunu baştan söylüyorum.

Sorun

Erteleme üzerine yapılan çalışmalar, davranışın en güçlü yordayıcıları arasında görevden kaçınmayı sayıyor (Steel, 2007). Kaçınılan şey genellikle işin kendisi değil, işin zihindeki bütün hali: dört saatlik blok, belirsiz başlangıç, muhtemel başarısızlık.

Zihin bir işi düşündüğünde onu parçalara ayırmıyor. "Sunumu hazırla" dendiğinde ortaya çıkan temsil, tamamlanmış bir sunum ve aradaki bütün emek.

Açma eylemi bu temsilin dışında kalıyor. Bir dosyayı açmak, "sunumu hazırlamak" değil. Beyin bunu ayrı bir iş olarak görüyor ve direnç göstermiyor.

Neden işe yarıyor

Üç şey oluyor.

Eşik düşüyor. Taahhüt edilen şey neredeyse hiçbir şey. Reddedilecek bir talep yok.

İş görünür hale geliyor. Kapalı bir dosya zihinde bulanık duruyor. Açıldığında ise somut: nerede kalmışsın, ne var, ne eksik. Görünür yer sistemi yazısındaki mantık burada ekrana taşınıyor.

Açık bir iş kapanmak istiyor. Zeigarnik'in (1927) bulgusu, yarım kalan işlerin zihinde daha canlı kaldığını gösteriyor. Dosyayı açmak, işi "açık" hale getiriyor.

Kapalı dosya bir soru. Açık dosya bir başlangıç noktası.

Kural nasıl bozulur

Birden fazla şey açarak. Dosyayla birlikte e-posta, tarayıcı ve mesajlaşma uygulaması açılıyorsa, açılan şey iş değil dikkat dağıtıcı oluyor.

Açmayı gizli bir pazarlık yaparak. "Sadece açacağım" derken niyet iki saat çalışmaksa, beyin bunu birkaç denemede öğreniyor ve kural işlemez hale geliyor. Aynı tuzağı beş dakika kuralında da yazdım.

Açmayı hazırlığa çevirerek. Dosyayı açıp yazı tipini düzenlemek, klasörleri yeniden adlandırmak, şablon aramak. Bunlar iş gibi görünen kaçınma biçimleri.

Fiziksel hali

Bu kural ekran dışında da çalışıyor.

  • Spor için: ayakkabıyı giy, çıkma zorunluluğu yok.
  • Bulaşık için: musluğu aç, tek tabak yıka.
  • Ders için: defteri aç ve dünkü sayfaya bak.
  • Ev işi için: çöp poşetini eline al.

Hepsinde aynı yapı var: eylemin en küçük, en görünür ve en az dirençli parçasını yapmak.

Ne zaman işe yaramaz

İşin ilk adımı tanımlı değilse. Açılan ekran sana ne yapacağını söylemiyorsa, mesele başlatma değil belirsizlik. Görev felci yazısındaki sorular önce geçilmeli.

Kaçınılan şey sonucun kendisiyse. Açmak zaten korkulan şeye bakmak anlamına geliyorsa kural çalışmıyor.

Kapasite bittiyse. Tükenmişlik döneminde en küçük eşik bile yüksek olabiliyor; orada yöntem değil yükün azalması gerekiyor.

Bende nasıl duruyor

Bu kuralın bende işe yarayan tarafı, dördüncü maddeyi gerçekten uygulamak oldu: açıp kapatabilmek.

İlk zamanlar kapattığım günlerde kendimi başarısız saydım. Sonra fark ettim ki açıp kapattığım günlerin ertesi günü, hiç açmadığım günlerin ertesi gününden kolay geçiyor. Dosya artık yabancı değil.

Bir de şunu gördüm: açma eyleminin gerçekten küçük kalması gerekiyor. "Aç ve bir bak" bile fazla; çünkü "bak" değerlendirme demek ve değerlendirme yorucu. Sadece aç, ekranda dursun.

Sık sorulanlar

Sadece aç kuralı beş dakika kuralından farklı mı?
Farklı. Beş dakika kuralı kısa bir süre boyunca işi yapmayı taahhüt ediyor; sadece aç kuralı hiçbir iş yapmamayı, yalnızca dosyayı açmayı taahhüt ediyor. İkincisi, direncin daha yüksek olduğu durumlar için.
Dosyayı açıp bakıyorum ama hiçbir şey yapamıyorum, sorun ne?
Genellikle işin ilk adımı tanımlı değil. Ekranda gördüğün şey bir sonraki eylemi söylemiyorsa, mesele başlatma değil belirsizlik. Önce işi tek bir eyleme indirmek gerekiyor.
Bu kural her iş için uygun mu?
Değil. Sonucundan korkulan işlerde, örneğin bir sınav sonucuna bakmakta ya da bir borcu aramakta, açma eyleminin kendisi zaten kaçınılan şey oluyor. Orada mesele süre değil, kaçınmanın konusu.