DEHB ile ev arkadaşıyla yaşamak nasıl olur?
Ortak alan, fatura, temizlik ve sınırlar: DEHB'liysen ev arkadaşıyla sorun çıkmadan yaşamak için kurulabilecek düzen ve konuşma cümleleri.
Bu yazıda 7 bölüm var
Diyelim ki salı akşamı. Lavabodaki bulaşık üçüncü gününde. Ev arkadaşın bir şey söylemiyor ama mutfağa girerken çıkan sesten anlıyorsun. Sen de o gün iki kez "akşam yıkarım" dedin ve iki kere de gerçekten niyetliydin. Sonra iş, telefon, yorgunluk, bir de bakmışsın saat gece yarısı.
DEHB'li biri için ortak ev, tek başına yaşamaktan zor bir sınav. Tek başınayken dağınıklığın bedelini sadece sen ödüyorsun. Ortak evde o bedel başkasının cebinden, sinirinden ve huzurundan da çıkıyor. Bu yüzden iyi niyet yetmiyor, düzen gerekiyor.
Önce nerede zorlandığını bil
Ortak evde sürtüşme çıkaran şeyler çoğu zaman üç yerde toplanıyor: bitmeyen ev işleri, unutulan ödemeler ve ortada kalan eşyalar. Üçü de DEHB'nin bildik zayıf noktalarına denk geliyor. İş bitince bir ödül vermiyor, hatırlamayı gerektiriyor ve görünmüyor. Neden böyle olduğunu DEHB'de ev işleri yazısında ayrıntılı anlattım, burada sadece ortak yaşama uygulanışına bakıyorum.
Ev arkadaşının gözünde "umursamıyor" gibi duran şey, senin gözünde "unuttum, sonra utandım, sonra kaçındım" zinciri. Dışarıdan bakan zinciri görmüyor, sadece bulaşığı görüyor. İlk iş, bu farkı kendine açıkça söylemek. Ardından ev arkadaşına da söylemek ya da söylememek senin kararın.
Temizlik: kişiye değil güne ve alana bağla
"Sırayla yapalım" en çok bozulan anlaşma. Sıra, kimin ne zaman yapacağını hatırlamayı gerektiriyor ve hatırlamak tam da zorlandığın şey. Daha sağlam bir kurgu şu: iş kişiye değil güne ve alana bağlanıyor.
Örneğin pazartesi ve perşembe mutfak yüzeyleri senin, salı ve cuma banyo ev arkadaşının, hafta sonu çöp ve zemin dönüşümlü. Takvimde sabit bir saat koy, telefona hatırlatıcı kur, bir de kapının iç tarafına küçük bir kağıt as. Bir kağıt fazla basit gelebilir ama "bugün ne vardı" sorusunu hafızadan alıp gözün önüne koyuyor.
Süreyi de küçült. Mutfağın tamamı değil, "bulaşık makinesini boşalt ve tezgahı sil", yirmi dakika. Zamanlayıcı kurduğunda iş sınırlanıyor ve başlamak kolaylaşıyor. Eğer bu bile zor geliyorsa yemek ve mutfak düzeni yazısındaki yaklaşım ortak mutfak için de işe yarıyor.
Bulaşıkta da durum şöyle: lavabo dolunca kimse dokunmak istemiyor. Üstelik yığın büyüdükçe kendi başlama eşiğin de yükseliyor. Basit bir kural: kullandığın kabı kullandığın gün yıka ya da makineye koy. Gün sonunda lavabo boş olsun. Mükemmel değil ama hem hatırlaması kolay hem de yığınlaşmayı baştan keser.
Faturalar ve ortak para
Ortak ödemelerde en büyük risk, geciken tek bir fatura yüzünden iki kişinin arasının bozulması. Burada çözüm iradeden değil mekanizmadan geliyor. Kira, internet, elektrik gibi sabit kalemler için otomatik ödeme talimatı ver. Değişken faturalarda (doğalgaz, su) ayın aynı günü bir kez bakıp ödemek üzere takvime tekrarlayan bir kayıt koy.
Ortak masrafları bölüşmek için bir paylaşım uygulaması ya da basit bir tablo kullanılabilir. Ama aracın kendisinden çok bir alışkanlık önemli: harcamayı yaptığın gün kaydet, "akşam yazarım" deme. Para tarafının daha geniş mantığını DEHB ve para yönetimi yazısında topladım, ortak hesap bölümü özellikle bu konuya denk geliyor.
Borçlanma konusunda net ol. "Sonra veririm" diye başlayan küçük alacaklar, ay sonunda gerilim üretiyor. Ben olsam o gün göndermeyi tercih ederim ya da hiç borçlanmam. Ödemeyi ertelemek zorundaysan ev arkadaşına bunu önceden, tarihle birlikte söylemek sessizce gecikmekten çok daha az yıpratıyor.
Ortak alan, kendi alanın ve eşyalar
Ortak salona dağılan eşya, ev arkadaşları arasında en sık tartışma sebeplerinden biri. Anahtar, şarj aleti, kulaklık, kupa. Eşya kaybetme yazısında anlattığım giriş noktası kuralı burada daha da önemli: eve girdiğinde cebindekiler tek bir yere, kapıya yakın bir kutuya ya da askıya gitsin. Kendi odan senin alanın, ortak alanda sadece o an kullandığın şey dursun.
Kendi odanın düzeniyle ilgili şunu kabul etmek rahatlatıyor: odanın kapısı kapalıysa ve ortak alan temizse, dağınık bir oda birçok ev arkadaşı için ikinci planda kalıyor. Bunu kendine ayırabileceğin bir pazarlık payı olarak görebilirsin, tabii önce ev arkadaşınla konuşarak. Ortak alanda katı ol, kendi odanda esne.
Ortak eşyalarda da küçük bir kural işe yarıyor. Ev arkadaşının eşyasını ödünç aldıysan geri verdiğin zamanı telefona yaz. Bozulursa ya da kaybolursa söylemek, saklamaktan her zaman ucuz.
Gürültü, kalabalık ve enerji
DEHB'li bir kişi için ev, aynı zamanda toparlanma yeri. Ev arkadaşın konuk getiriyorsa ya da sürekli konuşmak istiyorsa, sosyal pilin bittiği bir akşam çok zorlayıcı olabilir. Duyusal aşırı yüklenme yaşıyorsan, ses ve ışık daha da ağırlaşıyor.
Burada somut olmak işe yarıyor: "Hafta içi 22.00'den sonra sessiz saat olsa, konuk gelecekse bir gün önce haber versek nasıl olur?" gibi. Kuralı herkesin bildiği bir zamana bağlamak, her seferinde yeniden pazarlık etmeyi bitiriyor. Evde sana ait, kapısı kapanan bir köşen yoksa kulaklık ve belirli saatlerde "şu an kendi başıma olmak istiyorum" demek de bir sınır sayılır.
Sorunu açıkça konuşmak
Sorunlar genelde ses çıkarmadan büyüyor. Önce ev arkadaşı sessizce toplar, sonra bir gün her şey birden dökülür, sen de savunmaya geçersin. Önlemek için erken ve küçükken konuşmak gerekiyor. Aylık bir "ev konuşması" belirlemek, mesela her ayın ilk pazarı yirmi dakika, işleri kolaylaştırıyor çünkü kimse sorunu açmak için "doğru an" kollamak zorunda kalmıyor.
Gergin anda konuşma. Sakin bir zaman seç ve olgudan başla. Örnekler:
- "Bulaşık konusunda geride kaldığımı fark ettim. Yıkama zamanını akşam yemeğinden hemen sonraya çekmek istiyorum, işe yarar mı sence?"
- "Faturayı geciktirince seni zor durumda bıraktım, bundan sonra otomatik ödemeye alıyorum."
- "Bazen unutuyorum ve niyetim bu değil. Bir şey gözüne çarparsa bana yaz, yüz yüze söylemek yerine mesaj benim için daha kolay."
Son cümlede söylediğim şey önemli. Birine DEHB'nin ne olduğunu uzun uzun anlatman gerekmiyor. "Bana sözlü söylenenler uçup gidiyor, yazılı olursa kalıyor" demek yeterli. Karşı taraf için de iletişim biçimi netleşiyor. Yakınındaki biriyle konuşmanın genel mantığını DEHB'li biriyle nasıl iletişim kurulur yazısında karşı tarafın gözünden yazdım, o metni ev arkadaşına göndermek bile bir açılış olabilir.
Tartışma çıktığında sözü kesme ve dürtüsel cevap verme eğilimin varsa, tartışırken söz kesmek yazısı sana dönük bir yol gösterebilir. Bir yerden sonra konuşma kızgınlığa dönüyorsa "yarım saat sonra devam edelim" demek gayet makul bir sınır.
Bana kalan
Bana kalırsa ortak evde işleri bozan şey nadiren tembellik, çoğu zaman belirsizlik. Kim ne zaman ne yapacak belli olmadığında DEHB'li kişi hem unutuyor hem suçlu hissediyor, ev arkadaşı hem bekliyor hem içine atıyor. Düzen bu belirsizliği alıyor. Bu yüzden ilk önerim, kuralları yazıya dökmek: gün, alan, tutar, saat.
İkincisi, kendini hesaba kat. Her şeyi tek başına çözmek zorunda değilsin ama her şeyi de karşındakinin tahammülüne bırakamazsın. Bir ev arkadaşının anlayışı sınırsız bir kaynak değil. Ödemeyi zamanında yapmak, ortak alanı temiz bırakmak, söz verdiğini yazıya geçirmek bu kaynağı korumanın yolları.
Üçüncüsü, ev arkadaşı seçimi de bir sistem kararı. Birlikte yaşayacağın kişiyle düzenin nasıl işleyeceğini baştan konuşmak, sonradan konuşmaktan kolay. Bütün düzene rağmen iki kişinin yaşam ritmi tutmuyorsa taşınmak da geçerli bir çözüm, bunu başarısızlık saymazdım. Bazen ihtiyaç duyulan şey daha iyi bir düzen, bazen daha uyumlu bir ev.
Sık sorulanlar
- DEHB'li biri ev arkadaşıyla yaşayabilir mi?
- Yaşayabilir. Zorlanılan yerler belli: temizlik, fatura ve ortak alandaki eşyalar. Bunları kişiye değil düzene bağlayınca çoğu sürtüşme azalıyor.
- Ev arkadaşıma DEHB'imi söylemeli miyim?
- Zorunlu değil. Ama 'dağınık' ya da 'umursamaz' diye anlaşılmaktansa kısa ve somut bir açıklama çoğu zaman işleri kolaylaştırıyor. Neyi nasıl söyleyeceğine sen karar ver.
- Faturaları hep geciktiriyorum, ne yapayım?
- Otomatik ödeme talimatı en sağlam çözüm. Ortak faturalarda aynı gün, aynı hesap, aynı tutar mantığı hatırlama yükünü ortadan kaldırıyor.
- Temizlik sırası neden hep bozuluyor?
- Sıra kişiye bağlandığında unutulduğu için. Belirli bir gün ve belirli bir alana bağlanan iş, hatırlatmaya daha az ihtiyaç duyuyor.
- Ev arkadaşımla sorunu nasıl açarım?
- Gergin anda değil, sakin bir zamanda ve suçlamadan. 'Sen hep' yerine 'şu oluyor, şunu denesek olur mu' diye başlamak savunmayı azaltıyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.