İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'de eşya kaybetme

Anahtar, gözlük, telefon, cüzdan. Günde kaç dakika aramakla geçiyor ve bunu neredeyse tamamen bitiren birkaç basit kural.

5 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 7 bölüm var

Anahtarı elimde tutarken kapıyı açıyorum. On dakika sonra anahtar yok.

Nereye koyduğumu hatırlamıyorum, çünkü koyarken oradaki ben başka bir şey düşünüyordu.

Babam da hep anahtarını arardı. Çocukken bunu onun bir huyu sanırdım; kızmak aklıma bile gelmezdi, gülerdik. Kendi anahtarımı aradığım yıllarda ise gülmedim. Aynı şey bende bir karakter kusuruydu.

Eşya kaybetmek, tanı ölçütleri arasında açıkça yer alan belirtilerden biri (American Psychiatric Association, 2013). Bunu öğrenmek, kendime uyguladığım standardı biraz gevşetti.

Neden oluyor

Bırakma anı bilinçli olmuyor. Bir eşyayı bir yere koyduğunda, o anda dikkatin başka yerdeyse yer hafızaya kaydedilmiyor. Sonradan hatırlamaya çalıştığında hatırlanacak bir kayıt bulunmuyor.

Bu bir hafıza zayıflığından çok bir kodlama sorunu: bilgi zaten hiç kaydedilmemiş oluyor. Ben bunu öğrendikten sonra aramaya harcadığım süreyi azalttım, çünkü hatırlamaya çalışmanın işe yaramayacağını biliyorum. Hatırlanacak bir şey yok.

Çalışma belleği dolu. Kofler ve arkadaşlarının (2010) çalışması, DEHB'de çalışma belleğinin daha zayıf performans gösterdiğini ortaya koyuyor. Kapı açarken aklında beş şey varsa, anahtarın yeri altıncı olarak sığmıyor. Mekanizmanın tamamını çalışma belleği ve unutkanlık yazısında anlattım.

Ara duraklar. Eşya gideceği yere değil, en yakın yatay yüzeye bırakılıyor. Her ara durak, eşyanın bulunabileceği yeni bir yer demek. Bir evde altı yatay yüzey varsa, anahtar altı yerde olabilir.

Acele. Çıkarken acele ediyorsam bırakma anının bilinçli olma ihtimali sıfıra yaklaşıyor. Geç kalmak, kaybetmenin en güvenilir öncülü.

Kaybetmek hatırlamamak olmuyor. Hiç kaydetmemek oluyor.

Giriş noktası kuralı

Bu alandaki en güçlü tek kural bu ve etkisini ilk günden gördüm.

Ne: Eve girer girmez anahtar, cüzdan, kart ve telefon tek bir yere gidiyor. Kapının yanında bir kase, bir tabak, bir kanca.

Neden: Bırakma kararını ortadan kaldırıyor. Karar verilmiyorsa yanlış karar da verilmiyor. Bu benim bütün sistemlerimdeki ortak ilke haline geldi: karar sayısını azaltmak, iradeyi artırmaktan kolay.

Koşulları:

  • Kapıya çok yakın olmalı. Üç adım uzaktaki bir yer kullanılmıyor; denedim, kullanılmıyor.
  • Tek bir yer olmalı. İki nokta, iki arama yeri demek.
  • Kapaksız olmalı. Kapalı bir kutuya konulan şey benim için yok sayılıyor; sebebi nesne kalıcılığı.

Sözlükte giriş noktası olarak geçiyor.

Çift kopya kuralı

Sürekli kaybettiğin küçük şeylerden bilerek iki tane almak: makas, şarj aleti, tırnak makası, kalem, okuma gözlüğü.

Kulağa savurgan geliyor. Aramaya harcanan süre ve aramanın yarattığı stres hesaba katılınca ucuz kalıyor. Sözlükte çift kopya kuralı diye geçiyor.

Bunun bir uzantısı hazır çanta. İkinci bir şarj aleti, ikinci bir kulaklık ve gerekli olanlar sürekli çantada duruyor, her çıkışta yeniden toplanmıyor. Sabahları en çok kazandığım yer burası oldu; sabah rutini yazısında da bundan söz ettim.

Diğer işe yarayan şeyler

Yüksek sesle söylemek. Bir şeyi bırakırken “anahtarı masaya koyuyorum” demek, o anı bilinçli hale getiriyor ve kaydedilme ihtimalini artırıyor. Tuhaf geliyor ve çalışıyor.

Çıkmadan önce üç şeyi saymak. Kapıdan çıkarken elimi cebime atıp “anahtar, telefon, cüzdan” diyorum. Üç kelime, iki saniye. Geri dönüşlerimin çoğunu bu kesti; unuttuğum şeyi kapının önünde fark etmek, işe vardığımda fark etmekten çok daha ucuz.

Takip cihazı kullanmak. Anahtarlığa ya da cüzdana takılan küçük bulucular, bu sorunun en doğrudan teknolojik çözümü. Bunu bir yenilgi olarak görmemek gerekiyor; gözlük takmak gibi bir şey.

Her kategorinin bir evi olması. Eşyanın nerede duracağına her seferinde karar vermek yerine, bir kez karar verilip sabitlenmesi.

Görünür saklamak. Açık raf, şeffaf kutu, duvara asma. Kapalı dolaba giren şey unutuluyor. Ayrıntısı görünür yer sistemi yazısında.

Elindeki şeyi gideceği yere bırakmak. Ara duraklar hem yığın hem arama üretiyor. Bu kural ev işlerinin tamamında geçerli; ev işleri yazısında ayrıca ele aldım.

Kaybolmuş bir şeyi ararken

  • Sırayla ara. Rastgele bakmak yerine odaları sırayla geç. Panikle arama, aynı çekmeceyi üç kez açmakla sonuçlanıyor.
  • Yatay yüzeylere bak. Eşyalar çoğunlukla ilk uygun düz yüzeyde duruyor.
  • Ceplere bak. Kıyafetlerin cepleri en sık atlanan yer.
  • Alışılmadık yerleri düşün. Buzdolabı, çamaşır makinesinin üstü, çöp kovasının yanı. Dikkatin dağıldığı anda eşya nereye gittiyse orada.
  • Sesli ara. Ne aradığını söylemek, aramayı daha düzenli hale getiriyor ve aynı yere ikinci kez bakmanı azaltıyor.

Sistem neden çöküyor ve nasıl geri kuruluyor

Giriş noktası kuralını kurmak kolay. Onu iki ay sürdürmek başka bir iş ve bende birkaç kez çöktü.

Çökme hep aynı biçimde oluyor. Elim doluyken eve giriyorum, anahtarı kaseye koyamıyorum, masaya bırakıyorum. Ertesi gün aynı şey oluyor. Üçüncü gün masa yeni giriş noktası haline geliyor, ama masa dağınık olduğu için anahtar masanın içinde kayboluyor.

Bunun çözümü kendime kızmak olmadı. İki şey oldu.

Kaseyi elimin gideceği yere taşımak. Kural benim davranışıma uymuyorsa kuralı değiştiriyorum. Elim nereye gidiyorsa kaseyi oraya koyuyorum. İnsanın kendi otomatik hareketine karşı savaşması uzun vadede kaybediyor.

Çöküşü bir olay saymamak. Bir hafta kural tutmadıysa bu, kuralın bittiği anlamına gelmiyor. Ertesi gün yeniden başlamak yeterli. Eskiden böyle bir kesinti olunca bütün sistemi çöpe atar, yeni bir sistem kurardım. Yeni sistem de üç hafta sonra aynı yerden çökerdi.

Bugün tek bir ölçüm kullanıyorum: bu hafta kaç kez anahtar aradım. Sıfır olmasını beklemiyorum. Beşten ikiye inmesi bana yetiyor.

Bu meselenin görünmeyen tarafı

Kaybetmenin maliyeti yalnızca süre olmuyor.

Bir sabah anahtarı bulamadığımda gün kaybolan anahtarla başlamıyor; kendime duyduğum kızgınlıkla başlıyor. O kızgınlık toplantıya giriyor, yazdığım metne giriyor, akşama kadar duruyor. Asıl bedel bu.

İkinci bedel de utanç. Geç kaldığında sebebini söyleyemiyorsun, çünkü “anahtarımı arıyordum” cümlesi ciddiye alınmıyor. Söylemeyince de bir bahane uyduruyorsun ve yalanın kendisi ayrı bir yük oluyor.

Bu yüzden giriş noktası kuralını bir düzen tedbiri olarak görmüyorum. Sabahımı korumanın bir yolu olarak görüyorum. Kurduğum en ucuz sistem ve bugüne kadar en çok geri veren o oldu.

Sık sorulanlar

Eşyaları neden sürekli kaybediyorum?
Sebep dikkatsizlik değil; eşyayı bırakırken o ana dikkat edilmemesi. Bırakma anı bilinçli olmadığı için yer hafızaya hiç kaydedilmiyor.
Giriş noktası kuralı nedir?
Eve girer girmez anahtar, cüzdan ve telefonun tek bir yere gitmesi. Karar ortadan kalkıyor ve yer her seferinde aynı oluyor.
Çift kopya kuralı ne işe yarıyor?
Sürekli kaybedilen küçük şeylerden ikinci bir tane bulundurmak, aramaya harcanan zamanı ortadan kaldırıyor.
Sistem çökerse ne yapmalı?
Yeniden kurmak, yenisini aramamak. Sistem çoğu zaman kötü olduğu için değil, bir hafta ihmal edildiği için çöküyor.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar3
  1. Barkley, R. A., Murphy, K. R., & Fischer, M. (2008). ADHD in Adults: What the Science Says. Guilford Press.↩
  2. Kofler, M. J., Rapport, M. D., Bolden, J., Sarver, D. E., & Raiker, J. S. (2010). ADHD and working memory. Journal of Abnormal Child Psychology, 38(2), 149-161.↩
  3. American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th ed.).↩

Bu yazı 16 Eylül 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.