DEHB'de duyusal aşırı yüklenme
Kalabalık bir kafede konuşulanı anlayamamak, etiketin sırtı acıtması, buzdolabının sesinin dayanılmaz olması. Neden olduğu ve ne yardımcı oluyor.
Bu yazıda 6 bölüm var
Kalabalık bir kafede karşındakinin ne dediğini duyamıyorsun. Sesi gayet net geliyor aslında; sorun şu ki arka masadaki konuşma, kahve makinesinin gürültüsü ve kapıdaki zil de aynı netlikte geliyor. Hepsi eşit ses seviyesinde.
Bunun bir adı var: duyusal aşırı yüklenme.
Nasıl bir şey
Uzun süre "aşırı hassaslık" diye geçiştirilen bu durum, yetişkin DEHB araştırmalarında giderek daha çok yer alıyor. Bijlenga ve arkadaşlarının (2017) çalışması, atipik duyusal profillerin yetişkin DEHB'de otizm belirtilerinden bağımsız olarak yaygın olduğunu gösteriyor.
Gündelik hâli şuna benziyor:
- Etiketler, dikişler, dar kemerler. Bir kere fark ettikten sonra bütün gün fark ediyorsun.
- Buzdolabının uğultusu. Kimse duymuyor, sen odadan çıkmak istiyorsun.
- Floresan ışık. Yorgunluk sanılan şeyin kaynağı bazen tavandaki lamba.
- Aynı anda konuşan iki kişi. İkisini de duyuyorsun, ikisini de anlamıyorsun.
- Kokular. Parfüm, temizlik malzemesi, mutfak. Mide bulantısına kadar gidebiliyor.
Neden oluyor
En basit açıklama şu: beynin bir kısmının işi, gelen uyaranları önem sırasına koymak. Hangi sesin arka plan olduğuna, hangisinin dikkat gerektirdiğine karar veriyor. DEHB'de tökezleyen yürütücü işlevlerin bir parçası da bu ayıklama işi.
Filtre iyi çalışmadığında her şey ön plana geliyor. Bu yorucu bir durum, çünkü ayıklamayı bilinçli olarak sen yapmak zorunda kalıyorsun.
İkinci bir katman daha var. DEHB'de uyarılma düzeyi dengesiz seyredebiliyor: bazen uyaran arıyorsun, bazen aynı miktardaki uyaran dayanılmaz geliyor. Aynı kişide aynı hafta içinde ikisi de olabiliyor.
Aşırı yüklenme genelde huysuzluk gibi görünür. İçeriden bakınca gürültü, dışarıdan bakınca ters bir insan.
Yüklenmenin işaretleri
Kendi işaretlerini önceden tanımak, yüklenmeyi yönetmenin en pratik kısmı. Sık anlatılanlar:
- Cümleleri kısaltmaya başlamak, tek kelimeyle cevap vermek
- Dokunulmaya karşı ani bir tahammülsüzlük
- "Buradan çıkmam lazım" hissi
- Konuşulanı duyup anlamamak
- Sebepsiz görünen bir öfke dalgası
Bu işaretler geldiğinde iş çoktan ilerlemiş oluyor. Kaçınmak, yönetmekten kolay.
Ne yardımcı oluyor
Ortamı önceden seç. Buluşmayı sessiz bir yere almak, masayı köşeye kurmak, sırtını duvara vermek. Küçük bir tercih gibi görünüyor; günün geri kalanını değiştiriyor.
Kulaklık. Gürültü engelleyen kulaklık ya da kulak tıkacı, bu alandaki en ucuz ve en etkili müdahale. Müzik dinlemek zorunda da değilsin; sadece sessizlik de bir seçenek.
Kıyafeti sorun olmaktan çıkar. Rahat ettiğin bir kumaş bulduysan aynısından birkaç tane al. Sabah kıyafet seçmek de bir karar; azalttığın her karar sana kalıyor.
Çıkış planı yap. Uzun bir davete gitmeden önce ne zaman çıkacağını kendine söyle. Kalmak zorunda hissetmemek, kalabilme süreni uzatıyor.
Ara ver, geç kalmadan. On dakika dışarı çıkmak, iki saat sonra toparlanmaya çalışmaktan ucuz. Tuvalete gitmek bile işe yarıyor: sessiz, küçük ve kimse sorgulamıyor.
Bunun otizmle ilişkisi
Duyusal hassasiyet uzun süre yalnızca otizmle ilişkilendirildi. Bugünkü tablo daha karışık: DEHB ve otizm sık sık birlikte görülüyor ve duyusal profiller ikisinde de atipik olabiliyor (Antshel ve Russo, 2019). Yani duyusal aşırı yüklenme yaşaman tek başına bir şeyi kanıtlamıyor.
Bu ayrımın önemi şurada: hangi tanı olursa olsun çözümler büyük ölçüde aynı yerden geliyor, ortamı düzenlemekten. Ama tabloyu doğru anlamak tedavi kararlarını etkiliyor, o yüzden ikisini de düşünen bir uzmanla konuşmak anlamlı.
Özet
Duyusal aşırı yüklenme bir karakter meselesi olarak yaşanıyor ama sinir sisteminin bir işleyiş özelliği. Bunu bilmek suçluluğu azaltıyor ve daha önemlisi, çözümü doğru yere bakmayı sağlıyor: kendini değiştirmeye çalışmak yerine odayı değiştirmek.
Aynı mantık DEHB'de duygu düzenleme yazısında da var: dışarıdan gelen yükü azaltmak, içerideki tepkiyi bastırmaya çalışmaktan çok daha az enerji istiyor.