DEHB tanısından sonra ilk 30 gün: yol haritası
Tanıdan sonraki ilk ayda ne yapılır, kime söylenir, ilaç kararı beklenirken neler yapılabilir ve neden kayıt tutmak değerli. Hafta hafta bir sıra.
Bu yazıda 8 bölüm var
Tanı aldığın gün kafan dolu oluyor. Hekim konuşurken başını sallıyorsun, odadan çıkınca da ne dediğinin yarısını hatırlamıyorsun. Bu çok yaygın.
Bu yüzden ilk otuz günün işi her şeyi çözmek değil. Üç şeye yetecek enerjin var: duygularına yer açmak, tanıyı kimin bileceğine yavaş yavaş karar vermek ve olan biteni yazıya geçirmek. İlaç kararı bunların hiçbirini beklemek zorunda değil, hekimle birlikte vereceğin ayrı bir karar. Aşağıdaki sıra benim önerim. "İlk otuz gün şöyle geçmeli" diyen bir kılavuz ya da çalışma bilmiyorum, bunu baştan söyleyeyim. Bildiğim, tanı sonrasının duygusal olarak karışık bir dönem olduğu. Bu yüzden planı küçük tutuyorum.
Muayeneden çıktığın gün
Odadan çıkar çıkmaz telefonuna üç şey yaz: hekim ne dedi, senden ne istedi, bir sonraki randevu ne zaman. Kelimesi kelimesine olması gerekmiyor. On dakika sürer ve bir hafta sonra hepsini hatırlamaya çalışmaktan çok daha ucuza gelir.
Kontrol randevusunu görüşmeden çıkmadan al. Sağlık takibinin neden bu kadar kolay koptuğunu sağlık randevuları yazısında anlattım. Kısaca: randevu almak, hatırlamak, gitmek ve sonucu almak ayrı ayrı zor iş. Sonraki halkayı bugünden kurarsan zincir kopmuyor.
Hekim ilaç önerdiyse ve karar vermeye hazır değilsen bunu açıkça söyleyebilirsin. "Karar için birkaç güne ihtiyacım var, o arada neler yapabilirim?" makul bir cümle. İyi bir hekim bunu bekler.
İlk hafta: büyük karar verme
Tanıdan sonra gelen duygular sıralı gelmiyor. Rahatlama, öfke, üzüntü, hatta bir tür boşluk aynı gün içinde birbirinin yerine geçebiliyor. Bu geçişi tanı sonrası yas yazısında ayrıca yazdım. Yetişkinlikte tanı alanlarla yapılan nitel çalışmalar (Young ve ark., 2008) bu karışıklığı sık bildirilen bir deneyim olarak gösteriyor. Yani bozuk olan bir şey yok.
Bu haftada tek kuralım var: geri dönüşü zor kararları ayın sonuna bırak. İşten ayrılmak, bir ilişkiyi "bütün sorun buymuş" diye yeniden yorumlamak, ailene eski hesapları sormak. "Bütün hayatım DEHB yüzündenmiş" düşüncesi ilk hafta çok çekici geliyor. DEHB birçok şeyi açıklıyor ama her şeyi değil. Tanının ne değiştirip ne değiştirmediğini tanı hayatı nasıl değiştirir yazısında topladım, orada tanının tek başına bir çözüm olmadığını da görürsün.
Bu hafta yapacağın tek iş tabanı korumak: uyku saatini sabit tut, düzenli ye, her gün yirmi dakika yürü. Yürümek benim sevdiğim şey, sen başka bir hareketi seçebilirsin. Önemli olan hareketin sana iyi gelip gelmediğini ay sonunda kendi kaydından görebilmen.
Kime söylenir, ne kadar söylenir
İlk ay için bende bir sınır var: en fazla bir ya da iki kişi. Tanı henüz oturmadı, sana sorulan sorulara bugün verdiğin cevaplar iki hafta sonra değişmiş olabilir. Yarım anlatılmış bir tanı, sonradan düzeltmesi zor bir izlenim bırakabiliyor.
Seçeceğin kişi, soru sormadan dinleyebilen biri olsun. Açılışı kısa tut. Diyelim ki partnerine ya da en yakın arkadaşına şöyle diyorsun: "Bir değerlendirme yaptırdım ve DEHB çıktı. Senden bir şey yapmanı istemiyorum, bilmeni istedim. Soru sorabilirsin ama bugün her şeyi anlatamayabilirim." Bu kadar. Ayrıntı sonra geliyor.
İş yerine ilk ay söylemem. Orada karar vermeden önce kendine sorulacak soruyu tanıyı kime açmalı yazısında yazdım: bu bilgiyle karşı tarafın ne yapmasını istiyorum? Cevabın somut bir düzenleme değilse acelesi yok.
İlaç kararını beklerken yapılabilecekler
İlaç, tedavinin bir parçası ve kılavuzlar yetişkinlerde ilaçla psikolojik desteği birlikte düşünmeyi öneriyor (Kooij ve ark., 2019). Ama ilaç başlamadan da yapılabilecek iş çok. Şunlar hekimle konuşmadan da güvenli:
- Bütün işleri tek yere yazmak. Tek liste kuralı bu ay için yeterli bir sistem.
- Sabah ve akşam için birer sabit nokta belirlemek. Kalkış saati ve yatış saati gibi.
- Kafeini ve diğer maddeleri değiştirmeden, ne kadar kullandığını yazmak.
- Hekime soracağın soruları bir yerde biriktirmek.
İlaç hakkında merak ettiklerin için ne beklemeli yazısı iyi bir başlangıç. Doz ve ilaç seçimi tamamen hekimle konuşulacak bir konu, burada ne öneri ne tahmin var. Başlarsan ilk haftalarda neyi gözlemleyeceğini aşağıdaki kayıt bölümünde anlatıyorum. Eczanede kasada şaşırmak istemiyorsan, ilacı almadan önce reçete ve rapor ayrımını ilaç raporu yazısından okumanı öneririm. Rapor bitiş tarihini ilk günden takvimine yazmak, ileride en çok iş görecek küçük adımlardan biri.
Kayıt: ilk ayın asıl işi
Bütün bu ayı tek bir alışkanlığa indirgemem gerekse, bu kayıt olurdu. Her akşam üç satır, iki dakika:
- Bugün en zor an neydi?
- Ne işe yaradı, ya da ne yapmayı denedim?
- Etkileyebilecek ne vardı? Uyku, öğün, kahve, ilaç saati, toplantı yoğunluğu.
Neden? Kontrol randevusunda "bu ay nasıldı?" sorusuna cevap vermek, tanı gününden daha zor. İyi ve kötü günler birbirine karışıyor, son üç gün bütün ayı boyuyor. Kayıt bu karışıklığı azaltıyor. Hekime "salı ve perşembe öğleden sonraları dağılıyorum, o günler öğün atlamışım" diyebilmek, "genelde kötüydü" demekten çok daha işe yarar bir cümle.
Bu yöntemin ilk ayın sonucunu iyileştirdiğine dair elimde bir çalışma yok. Dayanağım, hekimin karar verirken somut bilgiye ihtiyaç duyması. Kaydı sabah kullanmak istersen Bugün nasılsın sayfası kısa bir giriş sunuyor. Randevudan önce ne götüreceğini ise doktora hazırlık sayfasında toplayabilirsin.
Otuz günlük sıra
Bu bir program değil, sıra önerisi. Kaçırdığın gün olursa kaldığın yerden devam et.
- 1-7. gün: Randevu notları, kontrol randevusu, tabanı koruma. Büyük karar yok.
- 8-14. gün: Bir ya da iki kişiye söylemek. Akşam kaydını başlatmak. Tek listeyi kurmak.
- 15-21. gün: Kaydı gözden geçirmek. Hangi saatler, hangi günler zor? Hekime soruları yazmak.
- 22-30. gün: Kontrol randevusu. Ay sonunda ertelediğin büyük kararlara yeniden bakmak.
Haftada bir, on beş dakika oturup kayda bakmak yeterli. Bunu haftalık gözden geçirme alışkanlığının küçük hali olarak düşünebilirsin.
Bu ay kaçınılacaklar
Her şeyi DEHB'ye bağlamak ilk akla gelen tuzak. Geç kalman, yarım kalan bir iş ya da kötü bir gün her zaman DEHB'den olmayabilir. Bir olayı açıklarken önce "bu gün uyudum mu, yedim mi" diye bak.
Hepsini bir anda düzeltmeye girişmek ikincisi. Yeni planner, üç uygulama, sabah rutini, spor programı, hepsini aynı hafta kurmak genelde ikinci haftada çöküyor, sonra yine kendini suçluyorsun. Bir tane sistem yeter.
Üçüncüsü, kendi kendine ilaçlama. Kafein ya da takviye dozunu artırarak "belirtileri idare etmek" cazip geliyor. Bunu hekimle açıkça konuşabilirsin, tanı bunun için artık bir gerekçe.
Dördüncüsü, başkalarının tanı sonrası hikayesiyle kendini kıyaslamak. Birinin ilk ayında hayatı değişmiş olabilir, seninki yavaş akabilir. İkisi de olağan.
Bana kalan
Ben tanıyı 23 yaşında aldım, 28'imde ilaçla ikinci kez tanıştım ve bıraktım. Yani bu yolun düz gitmediğini biliyorum. Bu yüzden ilk ayla ilgili en çok inandığım şey, acelenin burada işe yaramadığı.
İlk otuz gün çözülecek bir sınav değil, bilgi toplama ayı. Duygularını yaşa, bir iki kişiye söyle, her akşam üç satır yaz, kontrol randevusuna git. Bundan fazlasını bu ay senden kimse beklemiyor.
Eğer ilk ayın sonunda hala yapacak bir şey bulamıyorsan ya da duygular haftalardır günlük hayatını bozuyorsa, bunu hekimine söyle. Bu da kayıtta yazılı bir bilgi olur.
Sık sorulanlar
- DEHB tanısından sonra ilk ne yapılmalı?
- Muayeneden çıkarken hekimin söylediklerini, senden istediği şeyleri ve kontrol randevusunun tarihini telefonuna yaz. Kontrol randevusunu görüşmeden çıkmadan almak, sürecin kopmasını en çok önleyen adım.
- İlaca hemen başlamak gerekiyor mu?
- Hayır, bu acele kararı değil. İlaç hekimle birlikte, tablona ve tercihine göre verilen bir karar. Karar için zamana ihtiyacın varsa bunu hekime söyleyebilirsin.
- Tanıyı iş yerine söylemeli miyim?
- İlk ayda gerek yok. Somut bir düzenleme isteyeceksen sonra, doğrudan ilgili kişiyle ve ihtiyacı anlatarak konuşmak daha iyi sonuç veriyor.
- Tanıdan sonra öfke ve üzüntü hissetmek normal mi?
- Evet. Nitel çalışmalar tanı sonrasında rahatlama, öfke ve kayıp duygusunun iç içe geçtiğini bildiriyor. Haftalarca sürüp günlük hayatı bozan bir çöküntüye dönüşürse hekimine söyle.
- İlk ay boyunca ne tutmalıyım?
- Her gün üç satır yeterli: bugün en zor an neydi, ne işe yaradı, uyku ve ilaç gibi bildiğin etkenler neydi. Kontrol randevusunda bu kayıt hafızandan çok daha güvenilir.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.