DEHB tanısı hayatı nasıl değiştirir?
Tanı almadan önce ve sonra ne değişiyor. Nitel çalışmaların bildirdiği ortak deneyimler ve gerçekçi beklenti.
Bu yazıda 7 bölüm var
Tanı bir tedavi değil. Bir bilgi.
Ama bu bilginin etkisi, tanı almış insanların anlatılarında tekrar tekrar çıkıyor.
En sık bildirilen ilk şey: rahatlama
Young ve arkadaşlarının (2008) yetişkinlikte tanı alan hastalarla yürüttüğü nitel çalışma, tanı sonrası dönemde karışık ama belirgin duygular bildiriyor. En sık geçenlerden biri rahatlama.
Rahatlamanın kaynağı şu: yıllarca kendine söylediğin cümlenin yanlış olduğunu öğrenmek.
Tembel değildin. Umursamıyor değildin. Yeterince çabalamıyor değildin. Zorlandığın şeyin bir adı ve bir açıklaması varmış.
Bu, küçük bir şey gibi durabilir. Otuz yıl boyunca kendini yanlış bir cümleyle tarif etmiş biri için küçük değil.
Tanı geçmişi değiştirmiyor. Geçmişin okunma biçimini değiştiriyor.
Ardından gelen: öfke ve yas
Rahatlamadan sonra çoğu kişide başka bir şey geliyor: bu bilgi daha önce de bilinebilirdi.
Yas tutulan şeyler somut oluyor:
- Okulda yapılabilecek ama yapılmamış düzenlemeler
- Bırakılan bölümler, sürdürülemeyen işler
- Yanlış açıklamalarla geçen yıllar
- Herkesle aynı sonucu almak için harcanan fazladan enerji
Bu dönem geçici ve beklenen bir aşama. Ayrıntısını tanı sonrası yas yazısında ele aldım.
Kimlik sorusu
Schrevel ve arkadaşlarının (2016) çalışması bir başka boyutu gösteriyor: tanı sonrasında kimlikle ilgili sorular ortaya çıkıyor.
Neyin DEHB, neyin kendisi olduğunu ayırt etmek zaman alıyor. İlk dönemde her davranış tanının altına yerleşiyor: dağınıklık, unutkanlık, ani heves, hatta mizah anlayışı.
Zamanla ayrım netleşiyor. Bu geçiş dönemi kafa karıştırıcı ama geçici.
Aynı çalışmanın sorduğu soru, tedaviye yaklaşırken de anlamlı: iyileşmek başka biri olmak anlamına mı geliyor? Cevap hayır, ama bu soruyu sormak meşru.
Pratikte ne değişiyor
Tedaviye erişim. Tanı olmadan ilaç tedavisi ve DEHB'ye özgü psikoterapi gündeme gelmiyor. Avrupa uzlaşı metni (Kooij ve ark., 2019) tedaviyi çok bileşenli bir yaklaşım olarak tarif ediyor: bilgilendirme, ilaç ve psikolojik destek.
Düzenleme talep edebilme. Okulda ve iş yerinde resmî düzenlemeler için tanı gerekiyor.
Doğru yerden yardım isteyebilme. Yıllarca yanlış yerde çözüm arayan insanlar, doğru başlığı bulduklarında çok daha hızlı yol alıyor.
Kendine söylenen cümlenin değişmesi. Belki de en büyük pratik etki bu. "Ben beceriksizim" cümlesi ile "bu benim için zor, sistem kurmam gerekiyor" cümlesi farklı davranışlar üretiyor.
Ne değişmiyor
Bunu da söylemek gerekiyor, çünkü hayal kırıklığı yaygın.
Belirtiler kendiliğinden geçmiyor. Tanı bir açıklama; müdahale değil.
Sistemler kendiliğinden kurulmuyor. Neyin zor olduğunu bilmek, onu kolaylaştırmıyor.
Çevre otomatik olarak anlamıyor. Bazı insanlar tanıyı ciddiye almıyor. Bu tarafı DEHB'de damgalanma yazısında ele aldım.
Geçmiş geri gelmiyor. Kaybedilen yıllar için bir telafi yok. Yas kısmının ağırlığı buradan geliyor.
İlk altı ay
Tanı almış kişilerin anlatılarında sık geçen bir sıra var:
- İlk haftalar: Okumak, öğrenmek, kendini tanımak. Yoğun ve genellikle iyi geçen bir dönem.
- Sonraki aylar: Öfke, yas ve geçmişi yeniden okumak.
- Sonrası: Yeniden inşa. Sistem kurmak, tedavi kararları, neyi değiştirebileceğine karar vermek.
Bu sıra herkeste aynı değil ve düz bir çizgi de izlemiyor. Ama üçüncü aşamaya varmak, ikinci aşamayı atlamakla değil geçmekle mümkün oluyor.
Özet
Tanı belirtileri değiştirmiyor, geçmişin okunma biçimini değiştiriyor. En sık bildirilen ilk duygu rahatlama, ikincisi öfke.
Pratik faydası tedaviye ve düzenlemeye erişim. Beklenmemesi gereken şey, tanının tek başına bir çözüm olması.