Okulda meltdown olursa öğretmen ne yapmalı?
Sınıfta otistik ya da AuDHD'li bir öğrenci meltdown yaşarsa öğretmen öncesinde, sırasında ve sonrasında ne yapmalı? Önleme, güvenlik, aile ve BEP.
Bu yazıda 7 bölüm var
Sınıfta bir öğrenci bir anda bağırmaya, ağlamaya, sırasını itmeye ya da kendini yere atmaya başlıyor. Yirmi beş çocuk ona bakıyor ve öğretmen birkaç saniye içinde karar vermek zorunda.
O birkaç saniyede verilen kararlar, meltdown'un beş dakika mı yoksa bir saat mi süreceğini büyük ölçüde belirliyor. Daha da önemlisi, öğrencinin ertesi gün okula hangi duyguyla geleceğini belirliyor.
Bende otizm tanısı yok ve öğretmen de değilim. Bu yazıda otistik öğrencilerle ilgili araştırmaların, otizm kuruluşlarının önerilerinin ve Türkiye'deki özel eğitim mevzuatının söylediklerini bir araya getiriyorum. Meltdown'un ne olduğunu otistik meltdown nedir yazısında, öfke nöbetinden farkını meltdown ile öfke nöbeti farkı yazısında anlattım.
Önce şunu netleştirmek gerekiyor
Meltdown bir disiplin sorunu değil. Öğrenci bir şey elde etmek için yapmıyor, izleyici olmasa da oluyor ve öğrenci onu durdurmayı en az öğretmen kadar istiyor. Okul ortamında bu ayrım çok önemli, çünkü okulun alışkın olduğu araçlar, yani uyarı, not, müdüre gönderme, veliye şikayet, istenmeyen davranışı azaltmak için tasarlanmış. Meltdown'a uygulandıklarında işe yaramıyorlar; yük artıyor.
Okul günü meltdown açısından zorlu bir ortam: gürültülü koridorlar, zil sesi, kalabalık yemekhane, sürekli değişen dersler ve öğretmenler, belirsiz grup çalışmaları. Phung ve arkadaşlarının (2021) görüştüğü otistik çocuk ve gençler, anlattıkları tükenmişlik, atalet, meltdown ve kapanma deneyimleri arasında en sık yaşadıklarının meltdown olduğunu ve bu deneyimlerin çevrelerindeki yetişkinler tarafından çoğu zaman yanlış anlaşıldığını söylüyor. Yanlış anlaşılma da yetersiz desteğe dönüşüyor. Bazı öğrenciler gün boyu okulda tutup evde dağılabiliyor, bazıları okulda tutamıyor. İkisi de aynı birikimin sonucu olabilir.
Önlemek: sınıfta yapılabilecekler
Meltdown'la ilgili en etkili iş, meltdown başlamadan önce yapılıyor. Bunların çoğu pahalı değil ve sınıftaki diğer öğrencilere de iyi geliyor.
Duyusal molalar. Öğrencinin gün içinde belli aralıklarla, kendisi istediğinde ya da öğretmen işaret verdiğinde birkaç dakikalığına sınıftan çıkabilmesi. Mola için sözlü izin istemek zorlayıcı olabiliyor; masaya konan bir kart yeterli olabilir.
Sessiz köşe. Sınıfın bir köşesinde ya da okulda belli bir odada, ışığın kısık, sesin az olduğu bir alan. Minder, kulaklık, sıkıştırılabilir bir top. Bu alanın bir ödül ya da ceza olarak değil, her zaman ulaşılabilen bir kaynak olarak sunulması gerekiyor.
Görsel program. Günün akışının resimli ya da yazılı olarak tahtada veya öğrencinin masasında durması. Knight ve arkadaşlarının (2015) sistematik incelemesi görsel etkinlik programlarını otizmde kanıta dayalı bir uygulama olarak değerlendiriyor. Hume ve arkadaşlarının (2021) kapsamlı incelemesi de görsel destekleri kanıta dayalı uygulamalar arasında sayıyor. Öngörülebilirlik, belirsizlikten kaynaklanan yükü azaltıyor.
Geçişlerden önce uyarı. “Beş dakika sonra teneffüs”, “iki dakika sonra matematik kitaplarını çıkaracağız.” Kum saati ya da görsel bir zamanlayıcı da işe yarıyor. Ani değişiklikler kaçınılmazsa, öğrenciye ayrıca ve kısa bir cümleyle haber vermek fark yaratıyor.
Tetikleyicileri azaltmak. Floresan lambanın altından uzak bir sıra, kapıya ve koridora uzak bir yer, kalabalık geçişlerde birkaç dakika önce ya da sonra çıkma izni, gürültülü etkinliklerde kulaklık. Tetikleyicilerin bir listesini aileyle birlikte çıkarmak işin en verimli kısmı. Bunun nasıl yapılacağını meltdown neden olur yazısında anlattım.
Erken işaretleri bilmek. Öğrencinin meltdown öncesi neye benzediğini bilmek, araya girmek için zaman kazandırıyor. Bu işaretler öğrenciden öğrenciye çok değişiyor; aileden ve öğrencinin kendisinden öğrenmek gerekiyor.
Meltdown sırasında
Meltdown başladıysa artık amaç onu durdurmak değil, güvenli biçimde geçmesine yardım etmek.
Güvenliği sağla. Öğrencinin çevresindeki sert ya da sivri nesneleri uzaklaştır. Kendine ya da başkasına zarar verme riski varsa diğer öğrencileri uzaklaştırmak öğrenciyi taşımaktan genellikle daha kolay ve daha güvenli.
Seyirciyi dağıt. Mümkünse sınıfı başka bir öğretmenle bahçeye, kütüphaneye ya da başka bir sınıfa al. Bakan gözler yükü artırıyor. National Autistic Society de kalabalığın uzaklaştırılmasını ve sessiz bir ortam oluşturulmasını öneriyor.
Az konuş. Kısa, sakin, tekrarlanan cümleler: “Buradayım.” “Güvendesin.” Soru sorma, açıklama isteme, mantık yürütme. Dil işleme o anda zaten zorlanıyor.
Dokunma. İzinsiz dokunmak, kolundan tutup götürmek, sarılmak çoğu otistik öğrencide yükü artırıyor. Öğrenciyi tutmak meltdown'u durdurmuyor ve yaralanma riskini artırabiliyor. Fiziksel müdahale yalnızca ciddi ve yakın bir tehlike karşısında, can güvenliği için ve kısa süreli düşünülmeli; bunun okulda nasıl yönetileceği önceden aile ve okul yönetimiyle konuşulmalı.
Bekle. Hızlandırmaya çalışmak uzatıyor. Sessizce yakında durmak çoğu zaman en işe yarayan şey.
Öğrenci kendine ciddi zarar veriyorsa, bilinç kaybı ya da ciddi bir yaralanma varsa 112 aranmalı ve aile hemen bilgilendirilmeli. Ayrıntılar için meltdown sırasında ne yapılmalı yazısına bakabilirsin.
Sonrasında: ceza değil, onarım
Meltdown bittikten sonra öğrencinin toparlanması zaman alıyor. Bu sürede hemen derse dönmesini beklemek, ne olduğunu sormak ya da sınıfın önünde özür istemek yeni bir yük oluyor. Sessiz köşede biraz zaman, su, belki eve erken gitme seçeneği daha gerçekçi.
Ceza vermek bir sonraki meltdown'u önlemiyor. Öğrenciye öğrettiği tek şey, okulun bunaldığında güvenli bir yer olmadığı. Bunun yerine, öğrenci toparlandıktan sonra, çoğu zaman ertesi gün, kısa ve sakin bir onarım konuşması işe yarıyor: neyin zor geldiği, neyin yardımcı olduğu, bir dahaki sefere neyin farklı yapılabileceği. Öğrenci konuşarak anlatmakta zorlanıyorsa resimli kartlar ya da yazı kullanılabilir.
Meltdown sırasında bir arkadaşının eşyası zarar gördüyse ya da biri incindiyse, onarım bunu da kapsayabilir. Ama bu bir ceza olarak değil, öğrencinin hazır olduğunda ve ona uygun bir biçimde yapılmalı.
Aileyle iş birliği
Okul ile aile arasındaki bilgi akışı çift yönlü olduğunda meltdown'lar azalıyor. Aile, öğrencinin erken işaretlerini, tetikleyicilerini ve neyin işe yaradığını çoğu zaman en iyi bilen taraf. Okul da evde görülmeyen tetikleyicileri görüyor.
İyi bir başlangıç, aileyle birlikte yazılı bir meltdown planı hazırlamak ve bunu öğrencinin derslerine giren bütün öğretmenlerle paylaşmak. Meltdown olduğu gün aileye kısa ve suçlamayan bir not göndermek de güveni artırıyor: ne oldu, öncesinde ne vardı, ne işe yaradı, öğrenci şimdi nasıl. Aileyle nasıl konuşulacağını veli tarafından anlattığım öğretmenle görüşmek yazısı öğretmenlere de fikir verebilir.
Türkiye'de BEP ve RAM süreci
Türkiye'de özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için çerçeveyi Milli Eğitim Bakanlığı'nın Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği çiziyor. Öğrencinin özel eğitim ihtiyacına dair eğitsel değerlendirmeyi Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) yapıyor; okulda ise öğrenci için Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) hazırlanıyor.
Yönetmeliğin 20. maddesine göre BEP'te, diğer başlıkların yanında, eğitim ortamına ilişkin düzenlemeler ile davranış problemlerini önlemeye ya da azaltmaya yönelik tedbirler ve olumlu davranış kazandırmaya yönelik yöntemler yer alıyor. Yani sessiz köşe, mola kartı, görsel program ya da sınıfta oturma yeri gibi düzenlemeler BEP'e yazılabilir. Yazılı olduklarında öğretmen değiştiğinde de korunuyorlar.
Yönetmeliğin 47. maddesine göre okuldaki BEP geliştirme biriminde okul müdürü ya da görevlendirdiği müdür yardımcısı, rehberlik öğretmeni, sınıf öğretmeni, öğrencinin derslerine giren alan öğretmenleri, veli ve öğrencinin kendisi yer alıyor. Öğrencinin bu birimin üyesi olması, meltdown planının onunla birlikte yazılması gerektiği fikriyle de örtüşüyor.
Uygulama okuldan okula ve ilden ile değişebiliyor; güncel ve bağlayıcı bilgi için okul yönetimine ve bağlı olunan RAM'a danışmak gerekiyor. Süreçlerin ayrıntısını BEP nedir, RAM raporu nasıl alınır ve otizm ile DEHB birlikte olduğunda okulda nelere dikkat edileceğini AuDHD'li çocukta okul süreci yazılarında anlattım.
Bana kalan
Bu yazıyı hazırlarken en çok düşündüğüm şey, okulun meltdown karşısında elindeki araçların çoğunun ters yönde çalışması. Uyarı, ceza ve not sistemi istenmeyen davranışı azaltmak için tasarlanmış; meltdown ise bir davranış tercihi değil.
Öğretmenlerin işinin zor olduğunu da biliyorum. Kalabalık bir sınıfta tek bir öğrenciye bu kadar özen göstermek kolay değil. Ama buradaki önerilerin çoğu, yani öngörülebilir bir gün, geçişlerden önce uyarı, sessiz bir köşe, tüm sınıfa iyi geliyor. Bir öğrenci için yapılan düzenleme çoğu zaman diğerlerinin de nefes almasını sağlıyor.
Sık sorulanlar
- Meltdown yaşayan öğrenciye ceza verilmeli mi?
- Hayır. Meltdown amaca yönelik bir davranış değil, kapasitenin aşılmasına verilen bir tepki. Ceza bir sonraki meltdown'u önlemiyor, öğrencinin okula duyduğu güveni azaltıyor. Sonrasında sakin bir onarım konuşması ve tetikleyicinin düzenlenmesi daha çok işe yarıyor.
- Diğer öğrencilere ne söylenmeli?
- O anda kısa bir yönlendirme yeterli: sınıfı başka bir etkinliğe ya da başka bir alana almak. Sonrasında, öğrencinin ve ailenin izin verdiği ölçüde, herkesin bazen bunaldığını ve bunun kimsenin suçu olmadığını anlatan genel bir konuşma yapılabilir.
- Sessiz köşe ceza köşesiyle aynı şey mi?
- Değil. Sessiz köşe öğrencinin kendi isteğiyle gidebildiği, sakinleşmeye yarayan bir alan. Oraya gönderilmek bir yaptırım gibi sunulursa işlevini kaybediyor.
- Öğretmen öğrenciyi fiziksel olarak tutmalı mı?
- Tutmak meltdown'u durdurmuyor ve yaralanma riskini artırabiliyor. Fiziksel müdahale yalnızca ciddi ve yakın bir tehlike varsa, can güvenliği için ve kısa süreli düşünülmeli. Bunun okulda nasıl yönetileceği aile ve okul yönetimiyle önceden konuşulmalı.
- Aileyle ne zaman iletişime geçilmeli?
- Önceden kararlaştırılan şekilde, genellikle aynı gün. Kısa ve suçlamayan bir bilgi notu yeterli: ne oldu, öncesinde ne vardı, ne işe yaradı, öğrenci şimdi nasıl.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.