Meltdown planı nasıl hazırlanır?
Otistik ya da AuDHD'li biri için yazılı meltdown planı: erken işaretler, tetikleyiciler, işe yarayanlar, güvenli alan, kimin aranacağı ve hazır şablon.
Bu yazıda 8 bölüm var
Meltdown sırasında kimse yeni bir şey öğrenemiyor. Ne meltdown yaşayan kişi, ne yanındaki öğretmen, ne de evdeki yakını. O anda yapılabilen tek şey, daha önce konuşulmuş ve yazılmış olanı uygulamak.
Meltdown planı tam olarak bunun için var. Sakin bir günde, birlikte, kağıda dökülen kısa bir belge. Bu yazıda bir planın içinde neler olması gerektiğini, nasıl yazılacağını, kimlerle paylaşılacağını anlatıyorum ve sonunda doldurabileceğin bir şablon bırakıyorum.
Bende otizm tanısı yok. Burada aktardıklarım otistik kişilerin kendi anlatımlarına dayanan araştırmalardan ve otizm kuruluşlarının önerilerinden geliyor. Meltdown'un ne olduğunu otistik meltdown nedir yazısında, genel çerçeveyi erime, kapanma ve DEHB'deki duygu patlaması yazısında anlattım. Bu yazı yalnızca planla ilgili.
Meltdown planı neden işe yarıyor
Meltdown bir anda olmuyor. Öncesinde çoğu zaman bir tırmanma evresi var ve bu evrede araya girmek hala mümkün. National Autistic Society bu evreyi volta atma, aynı soruyu tekrar tekrar sorma, sallanma ya da tam tersine çok hareketsiz kalma gibi işaretlerle tarif ediyor. Sorun, bu işaretlerin genellikle yalnızca kişiyi çok iyi tanıyan birkaç kişi tarafından bilinmesi.
Lewis ve Stevens'ın (2023) 32 otistik yetişkinle yaptığı görüşmelerde katılımcılar meltdown'u duyusal, bilişsel ve duygusal yükün taşması olarak anlatıyor. Birçoğu meltdown yaklaşırken tetikleyiciden uzaklaşmaya ya da yalnız kalmaya çalıştığını söylüyor. Yani kişi çoğu zaman ne işe yaradığını biliyor. O bilgi bir yere yazılmadığında, çevresindekiler kriz anında tahmin yürütmek zorunda kalıyor ve tahminler genellikle yanlış çıkıyor: daha çok konuşmak, dokunmak, “sakin ol” demek.
Yazılı bir plan bu bilgiyi kişinin kafasından çıkarıp ortak bir yere koyuyor. Bir yedek öğretmen, yeni bir iş arkadaşı ya da ilk kez kalan bir akraba da aynı şeyi yapabiliyor. Hume ve arkadaşlarının (2021) kapsamlı incelemesinde görsel destekler ve öncül odaklı müdahaleler, yani sorun ortaya çıkmadan ortamı düzenlemeye dayanan yaklaşımlar, kanıta dayalı uygulamalar arasında sayılıyor. İyi bir meltdown planı bu mantığın gündelik hayata taşınmış hali.
Planı kim ve ne zaman yazmalı
Plan asla bir krizin hemen ardından yazılmamalı. Kişinin toparlanması saatler, bazen günler sürebiliyor ve o sürede yeniden konuşmak yükü artırıyor. Sakin, dinlenmiş, acelenin olmadığı bir gün seç.
Planın sahibi, planın anlattığı kişi. Bir yetişkin için bu çok net: plan onun belgesi, ne yazılacağına ve kimin göreceğine o karar veriyor. Partner ya da aile katkı verebilir ama son söz onda.
Çocuklarda plan genellikle aile ve öğretmen tarafından başlatılıyor. Yine de çocuğu sürecin dışında bırakmamak gerekiyor. Konuşarak anlatmakta zorlanan bir çocuk resimli kartlarla, “bu mu, bu mu” şeklinde seçeneklerle ya da parmağıyla göstererek katılabilir. Phung ve arkadaşlarının (2021) görüştüğü sekiz otistik çocuk ve genç, yaşadıklarının çevrelerindeki yetişkinler tarafından çoğu zaman yanlış anlaşıldığını ve işe yarayan desteğin güvendikleri yetişkinlerle iş birliğinden geçtiğini anlatıyor. Yazarlar destek araçlarının gençlerle birlikte tasarlanmasını öneriyor. Planı çocukla birlikte yazmak, bunun gündelik hayattaki en basit karşılığı.
Bir meltdown planında olması gereken yedi başlık
Her plan kişiye göre değişiyor ama iyi planların çoğunda aynı yedi başlık var.
1. Erken uyarı işaretleri. Meltdown'dan önce dışarıdan görülebilen ya da kişinin içeriden hissettiği değişiklikler. Sesin değişmesi, cümle kurmanın zorlaşması, kulakları kapatma, stimming'in artması, odadan çıkma isteği. Ne kadar somut yazılırsa o kadar işe yarıyor. İşaretleri tanımak için meltdown belirtileri yazısındaki gözlem kaydı iyi bir başlangıç.
2. Bilinen tetikleyiciler. Floresan ışık, kalabalık koridor, son dakika plan değişikliği, açlık, uykusuzluk, belirsiz talimatlar. Tetikleyici ile sebebin aynı şey olmadığını akılda tutmak gerekiyor; çoğu zaman görünen olay yalnızca son damla. Bunu meltdown neden olur yazısında ayrıntılı anlattım.
3. Tırmanma evresinde işe yarayanlar. Kulaklık, sessiz bir köşe, sevdiği bir nesne, bir bardak su, mola kartı, hareket etme izni. Bunlar meltdown başlamadan önce sunulduğunda en etkili oluyor.
4. Meltdown sırasında yapılacaklar. Genellikle kısa bir liste: uyaranı azalt, kalabalığı uzaklaştır, çok az konuş, güvenliği sağla, bekle. Ayrıntılar meltdown sırasında ne yapılmalı yazısında.
5. Kesinlikle yapılmaması gerekenler. Bu kısım en az yazılan ama en çok işe yarayan kısım. İzinsiz dokunmak, soru yağdırmak, tehdit etmek, cezalandırmak, video çekmek, “herkes sana bakıyor” demek. Kişiye özgü maddeler de buraya giriyor: bazı insanlar göz göze gelinmesinden, bazıları adının yüksek sesle söylenmesinden rahatsız oluyor.
6. Güvenli alan. Evde, okulda ve işte ayrı ayrı. Nerede, oraya nasıl gidilecek, orada ne olmalı. “Rehberlik servisinin yanındaki küçük oda, ışığı kısık, içeride minder var” gibi.
7. Kimi aramalı ve sonrasında ne lazım. Kriz anında haberdar edilecek bir ya da iki kişi ve telefonları. Ardından toparlanma için gerekenler: uyku, yalnız kalma, konuşmadan yemek yemek, ertesi güne kadar soru sorulmaması.
Doldurabileceğin şablon
Aşağıdaki tabloyu kopyalayıp kendi bilgilerinle doldurabilirsin. Her satıra en çok iki üç madde yaz.
| Başlık | Doldur |
|---|---|
| Adım ve planın tarihi | |
| Meltdown yaklaşırken bende görülenler | |
| Beni zorlayan şeyler | |
| Erken evrede işime yarayanlar | |
| Meltdown sırasında lütfen şunları yap | |
| Meltdown sırasında lütfen şunları yapma | |
| Güvenli alanım (ev / okul / iş) | |
| Haber verilecek kişi ve telefonu | |
| Sonrasında ihtiyacım olan | |
| Ciddi tehlike olursa | 112'yi ara |
| Planı en son gözden geçirdiğimiz tarih |
Çocuklar için aynı tabloyu “ben” diliyle ve resimlerle hazırlamak, çocuğun kendi planını tanımasını kolaylaştırıyor. Yetişkinler bazen planın kısa bir özetini telefonun kilit ekranına ya da cüzdana koymayı tercih ediyor; böylece dışarıda da yanında oluyor.
Planı okulla, işle ve partnerle paylaşmak
Paylaşılmayan bir plan çoğu zaman çekmecede kalıyor. Paylaşırken bağlama göre küçük farklar var.
Okulda planın sınıf öğretmeni, rehber öğretmen ve çocuğun derslerine giren diğer öğretmenlerle paylaşılması gerekiyor. Türkiye'de destek eğitim alan öğrenciler için hazırlanan BEP'e ortam düzenlemesi ve davranışı destekleyen önlemler yazılabiliyor; planın en işe yarayan maddelerini oraya taşımak kalıcılık sağlıyor. Okul tarafını okulda meltdown olursa öğretmen ne yapmalı ve BEP nedir yazılarında anlattım.
İş yerinde paylaşım tamamen kişinin kararı. Tanıyı açıklamak istemeyen biri de “yoğun gürültüde kısa bir molaya ihtiyacım olabiliyor, böyle bir durumda beni şu odada bulabilirsin” diyebilir. Planın tamamını değil, yalnızca o ortamda gereken kısmını paylaşmak da mümkün.
Partnerle ya da ev arkadaşıyla paylaşım genellikle en ayrıntılı olanı. Burada yapılmaması gerekenler listesi özellikle önemli, çünkü yakın insanlar çoğu zaman sevgiyle ama yanlış şeyi yapıyor: sarılmak, konuşmaya çalışmak, ne olduğunu hemen anlamak istemek. Yakın olmanın nasıl bir şey olduğunu AuDHD'li birinin yakını olmak yazısında anlattım.
Ciddi tehlike satırını boş bırakma
Bazı meltdown'larda kişi kendine zarar verebiliyor: başını vurmak, ısırmak, kendini yere atmak. Bazen de kaçma isteği trafiğe ya da tehlikeli bir yere doğru olabiliyor. Planın bu durumlar için ayrı ve net bir satırı olmalı.
Bu satırda ne yazacağın kişiye göre değişir ama temel çerçeve şu: kişi kendine ya da başkasına ciddi zarar veriyorsa, bilinç kaybı, nefes sorunu ya da ciddi bir yaralanma varsa 112 aranır. Kendine zarar verme sık tekrarlıyorsa bunu bir uzmanla, çocuklarda çocuk psikiyatristiyle konuşmak gerekiyor; ev ya da okul ortamında güvenliğin nasıl sağlanacağı da o görüşmede planlanmalı. Bu yazı tıbbi bir değerlendirmenin yerini tutmuyor.
Planı canlı tutmak
Bir plan yazıldığı günkü kişiyi anlatıyor. Çocuk büyüyor, yetişkinin hayatı değişiyor, eskiden işe yarayan bir şey artık yaramıyor.
Birkaç ayda bir oturup tabloya yeniden bak. Ayrıca şu durumlardan sonra da planı açmak iyi olur: okul ya da iş değişikliği, taşınma, yeni bir tanı ya da ilaç değişikliği ve planın işe yaramadığı bir kriz. Son madde özellikle değerli. Planın neden tutmadığını, sakin bir günde birlikte konuşmak, bir sonraki krizin nasıl geçeceğini değiştirebiliyor.
Gözden geçirirken iki soru yeterli: Son birkaç ayda ne işe yaradı? Neyi artık istemiyorum? İkinci sorunun cevabı genellikle birincisinden daha öğretici oluyor.
Bana kalan
Bu yazıyı hazırlarken en çok aklımda kalan şey, planın aslında bir iletişim aracı olması. Meltdown'un ortasında konuşmak çoğu zaman mümkün değil; plan, kişinin o anda söyleyemeyeceği şeyleri önceden söylemesine izin veriyor.
DEHB tarafında da benzer bir mantığın işe yaradığını düşünüyorum: kendi örüntünü sakin bir anda yazıya dökmek, kriz anında karar verme yükünü azaltıyor. DEHB'deki duygu patlamaları meltdown ile aynı şey değil ama “önceden yaz, sonra uygula” fikri iki tarafta da geçerli. Planın mükemmel olması gerekmiyor. Bir sayfa, birkaç madde ve yanında olabilecek birkaç kişinin onu okumuş olması yetiyor.
Sık sorulanlar
- Meltdown planına neler yazılmalı?
- Erken uyarı işaretleri, bilinen tetikleyiciler, o anda işe yarayanlar, yapılmaması gerekenler, güvenli alan, aranacak kişiler ve sonrasında ihtiyaç duyulanlar. Bunlara ek olarak ciddi tehlike durumunda ne yapılacağı ayrı bir satırda net yazılmalı.
- Planı kim yazmalı?
- Mümkün olduğunca planın sahibi olan kişi. Çocuklarda aile, öğretmen ve çocuk birlikte yazabilir; konuşarak katılamayan bir çocuk resim, seçenek kartı ya da işaretle katkı verebilir. Yetişkinlerde planın sahibi kişinin kendisi.
- Plan ne kadar uzun olmalı?
- Bir sayfayı geçmemeli. Kriz anında biri uzun bir metni okuyamaz; kısa maddeler ve net cümleler işe yarar.
- Plan ne sıklıkla güncellenmeli?
- Birkaç ayda bir ve her büyük değişiklikte: okul ya da iş değişimi, taşınma, yeni bir tanı, ilaç değişikliği ya da planın işe yaramadığı bir kriz sonrasında.
- Planı paylaşmak zorunlu mu?
- Değil. Kimin göreceğine planın sahibi karar verir. Ama krizde yanında olabilecek kişiler planı bilmiyorsa, plan çoğu zaman kağıt üzerinde kalır.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.