İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'li çocuklar için doğum günü ve grup etkinlikleri

DEHB'li çocuk için doğum günü ve grup etkinliğine hazırlık: süre, kalabalık, bekleme, oyun kuralları, kazanma ve kaybetme, ödül, ne zaman eve dönülür.

15 dakika okumaUzun
Bu yazıda 14 bölüm var

Diyelim ki cumartesi, saat üçe geliyor ve sınıftan bir arkadaşın doğum günü var. Çocuk kapıdan heyecanla girer. On dakika sonra müzik yükselmiştir, balonlar patlıyordur, on beş çocuk aynı odada bağırıyordur. Yirminci dakikada oyun başlar, kural anlatılır, çocuk kuralın yarısını duymamıştır. Elendiğinde köşeye gidip ağlar ya da tam tersine elenmeyi kabul etmeyip oyunu bozar. Pasta için kuyruk oluşur ve beklemek zorundadır. Eve dönerken yetişkin yorgun, çocuk yorgun, ikisi de "keşke hiç gitmeseydik" diye düşünür.

Bu sahne çoğu DEHB'li çocuğun ailesine tanıdık gelir. Bana kalırsa sorun çocuğun partiyi "beceremediği" değil, doğum gününün DEHB'de zorlanılan her şeyi aynı odaya toplamış olması: kalabalık, gürültü, bekleme, kural, kaybetme, uzun süre, program değişikliği. Her biri tek başına yönetilebilir. Hepsi birden gelince ağır bir yük oluyor.

Bu yazıda önce neden zor olduğunu, sonra partiye gitmeden önce, partide ve çıkışta yapılabilecekleri anlatıyorum. Çocuğunun doğum gününü düzenleyen biri için ayrı bir bölüm de var.

Ne biliniyor, ne bilinmiyor

Baştan dürüst olayım. DEHB'li çocuklarda "doğum günü partisine şöyle hazırlanılırsa şu olur" diyen denetimli çalışma bilmiyorum. Burada yazdıklarım iki kaynaktan geliyor. Biri, DEHB'li çocukların sosyal ortamlarda neden zorlandığını anlatan geniş literatür: sıra bekleme, dürtü kontrolü, duygu düzenleme ve ipuçlarını okuma güçlükleri DEHB'in bilinen parçaları (Barkley'in el kitabı ve dünya DEHB federasyonunun uzlaşı metni bunu ayrıntılı veriyor). Diğeri, davranışsal ebeveyn programlarının genel ilkeleri: önceden hazırlık, net kural, anında ve olumlu geri bildirim, ödül (Daley ve arkadaşlarının derlemesi).

Bunlar iyi temeller. Ama "bu hazırlık şu davranışı şu kadar azaltır" demiyorlar. Aşağıdaki süreler, planlar ve cümleler benim önerim, rakam taşıyorsa genel ilkelerden türetilmiş tahmindir. Çocuğun kendi tepkisi her zaman benim yazdığımdan daha fazla bilgi verir.

Doğum günü neden bu kadar zor

Birkaç şey üst üste biniyor.

Duyusal yük. Gürültü, ışık, koku, kalabalık. Bazı DEHB'li çocuklar buna belli belirsiz tepki verir, bazıları çok bunalır. Bu her çocukta aynı değil, çocuğunun hangi tarafta olduğunu büyük olasılıkla biliyorsundur.

Bekleme. Pasta için, hediye açmak için, oyunda sıra için, sofra kurulurken yemek için. Doğum günleri bekleme anlarıyla dolu ve bekleme DEHB'de sıra bekleyememe olarak en çok zorlanılan alanlardan biri.

Belirsiz kurallar. Evde ya da okulda çocuk kuralları bilir. Doğum gününde kurallar yeni, sözlü ve bir kez anlatılıyor. Kimse "yemekten önce pastaya dokunulmaz" diye yazmamış. Çocuk bunu deneyerek öğrenecek, deneyince de azar işitecek.

Kazanma ve kaybetme. Çoğu parti oyunu elemeli ya da yarışmalı. Kaybetmek çocukların çoğuna zor gelir, DEHB'li çocukta tepki genelde daha hızlı ve daha yüksek çünkü duygu ile davranış arasındaki fren zayıf. Sonra da "kötü kaybeden" etiketi arkadaşlar arasında yapışır, bunun arkadaşlıktaki yansımasını arkadaşlık yazısında anlattım.

Düzenin yokluğu. Okuldaki gün belli, evdeki gün belli. Parti ise yarı serbest, yetişkin kontrolü de gevşek. Yapı azalınca DEHB'li çocuk için zorluk artar.

Süre. İki üç saat süren partiler küçük çocuk için de uzun. Çocuk yorulunca önce dikkat gider, sonra davranış.

Gitmeden bir gün önce: konuşma ve plan

Bence hazırlığın en değerli kısmı bu. Çocukla partiden bir gün önce, ya da sabahında, kısa bir konuşma. On dakikayı geçmesin.

Neyin olacağını anlat. "Önce herkes gelecek, sonra oyun oynayacaklar, sonra pasta, sonra hediye, sonra biz eve döneceğiz." Sıra ve yaklaşık süre. Kimin geleceğini biliyorsan söyle. Bilinmeyen az olunca gerginlik de azalıyor.

Sonra iki ya da üç somut kural seç. Hepsini anlatma, çocuk üçten fazlasını tutamaz. Mesela: pasta gelince sırada bekleyeceksin, oyunda kaybedersen mırıldanabilirsin ama oyunu bozmayacaksın, çok bunalırsan bana bakıp işaret yapacaksın.

Üçüncü olarak "eğer-o zaman" planı kur. "Eğer oyun çok gürültülü gelirse, o zaman bana gelirsin ve beraber balkona çıkarız." "Eğer kaybedersem, o zaman üç kere derin nefes alıp sıraya geri dönerim." Bu yöntemin adı uygulama niyeti. Gollwitzer ve Sheeran'ın derlemesi yetişkinlerde ve genel nüfusta hedefe ulaşmayı artırdığını gösteriyor. DEHB'li çocuklarda partiye özel bir çalışma bilmiyorum ama mantığı basit: karar baştan veriliyor, o anda vermek zorunda kalınmıyor. Çocuğa bunu rol yaparak denetmek bile işe yarayabilir: "Ben kaybeden olayım, sen de nasıl tepki vereceğini göster."

Dördüncü olarak çıkış işaretini kararlaştır. Bir el hareketi, kulağını tutmak, "su içmem lazım" gibi bir cümle. Çocuk bunu kullandığında yetişkin sakin biçimde yanına gelir, kısa bir ara verirsiniz. Aşağıda çıkış bölümünde daha ayrıntılı anlatıyorum.

Eğer çocuk ilaç kullanıyorsa, partinin saati ilacın etki süresiyle çakışıyor mu, ona bakmak da bir konu. İlaç ayarını hekimle konuş, bu yazının işi değil.

Günün planı: bir örnek

Aşağıda katılımcı tarafı için bir örnek var. Saatler yaklaşık, kendi partinize göre kaydırırsınız.

Zaman Ne yapılır
Parti öncesi gün Konuşma, üç kural, eğer-o zaman planı, çıkış işareti
Çıkmadan 1-2 saat önce Çocuk yemiş ve dinlenmiş olsun, yorgun ya da aç gitmesin
Çıkmadan 20 dakika önce Kısa hareket: dışarıda koşmak, zıplamak, 10 dakika yeter
Kapıda Hediyeyi çocuk taşısın ve ev sahibine kendisi versin, bu ona küçük bir görev verir
İlk 20 dakika Yetişkin yakınında kalır, çocuk bir arkadaşıyla ya da bir etkinlikle bağlansın
Oyun saati Kuralı çocuğa yakın birinden bir kez daha duyur, kaybetme planını hatırlat
Pasta Sıranın başında ya da pasta kesen kişinin yanında yerini al
60-90. dakika Çıkış kararı: çocuğun haline bak, zamanı uzatma
Eve dönüş Sessiz bir yol, gün hakkında soru yağdırma

Çıkmadan önceki hareket için kanıtın sınırını söyleyeyim. Orta şiddetli tek bir egzersiz seansının DEHB'li çocuklarda ketleme ve akademik testlere olumlu etkisini gösteren küçük bir çalışma var (Pontifex ve arkadaşları, 2013), ama bunun parti saatine uygulanabileceği henüz denenmiş bir şey değil. Ben yine de denerdim, çünkü zarar riski yok. Hareket konusunda daha geniş bir bakış için spor ve hareket yazısına bakabilirsin.

Süre: ne kadar kalmalı

Partiler iki üç saat sürebilir ama çocuğun o kadar kalması gerekmiyor. Benim öneri aralığım şöyle: 4-6 yaşta 60-90 dakika, 7-10 yaşta 90-120 dakika, 11 yaş ve üzerinde süreyi çocuk belirlesin ama 2-3 saati geçmesin. Bunlar DEHB'li çocuklar için ölçülmüş süreler değil. Yaşa göre dikkat süresi ve yorgunluk hakkında genel bir tahmin.

Yetişkin için en zor karar "erken çıkmak" kararı. Ev sahibine ayıp olur mu, çocuk keyfini kaçırmış olur mu, biraz daha dayansa sorun çıkmaz mı? Bence genelde en iyi karar, çocuk hala keyif alırken, tepe noktasında ayrılmak. "Daha fazla kalsa iyi olurdu" duygusuyla çıkan çocuk bir sonraki daveti de isteyerek kabul eder. "Kötü bitti" duygusuyla çıkan çocuk ise bir sonraki sefere gitmek istemez.

Ev sahibine baştan haber vermek de işi kolaylaştırıyor: "Biz saat dörtte çıkacağız, çocuk uzun partilerde yoruluyor." Çoğu aile bunu rahatlıkla anlar. Pasta kesilmeden gitmek gerekiyorsa pastayı paket yapmalarını rica edebilirsin.

Kalabalık ve gürültü

Kalabalıkla başa çıkmanın en kolay yolu kalabalığı küçük parçalara bölmek. Çocuğun yakın bir arkadaşı varsa, ona yakın dur ya da ikisini yan yana oturtmaya çalış. Tek bir iyi arkadaşla birlikte olmak, on beş yabancıyla aynı odada olmaktan çok daha yönetilebilir.

Gürültü için pratik şeyler: kulaklık ya da kulak tıkacı küçük çocuklarda her zaman kabul görmez ama yaşça büyük çocuklar için seçenek olabilir. Partide sessiz bir köşe nerede, balkon ya da yan oda var mı, önceden bak. Çocuğa "bunalırsan oraya gidebilirsin" de, yanına gidip beraber gideceğinizi de söyle. Duyusal aşırı yüklenmenin ne olduğunu ve bedende nasıl hissedildiğini duyusal aşırı yüklenme terimi altında açıkladım.

Gürültü patlayıcı seslerden (balon, havai fişek, çocuk bağırışı) geliyorsa, çocuğu önceden uyarmak yardımcı olur: "Pasta gelince herkes şarkı söyleyecek, sesli olacak." Ses beklenen olunca korkutması azalıyor.

Bazı çocuklar için ise sorun gürültüden çok hareketsizlik. Masaya oturup uzun süre beklemek, hep birlikte tek bir iş yapmak onları zorlar. Bu çocuklar için dışarıda ya da bahçede serbest oyun şansı olan bir parti çok daha kolay geçer. Açık hava etkinlikleri bu yüzden parti mekanı seçerken de aklıma gelen şey.

Bekleme anları

Partide beklemeler tahmin edilebilir: sıra, pasta, hediye, yemek, servis. Hepsini önceden bildiğin için hepsine hazırlanabilirsin.

Pasta kesilirken çocukların toplandığı o beş dakika en gergin anlardan biri. Çocuğa bir görev vermek iyi çalışır: balonları tutmak, tabakları dağıtmak, mum üflemeyi izlemek, ev sahibinin yanında durmak. Boş bekleyen çocuk elini bir şeye atar, görevi olan çocuk beklemeyi iş olarak yaşar.

Hediye açma anı özellikle ikinci bir tuzak. Başkasının hediyesini izlemek, kendi hediyen olmadığı için bekleyerek oturmak DEHB'li çocuk için sıkıcı. Bu bölüm uzarsa çocuk ya dağılır ya hediyelere uzanır. Önceden "hediye açılırken sessizce izleyeceğiz, sonra oynayacağız" demek yardımcı oluyor. Bence yetişkin yanında olmalı ve çocuğa elinde tutacak bir şey (küçük bir oyuncak ya da fidget) verilebilir.

Sıra beklerken çocuğun eli meşgul olsun diye küçük bir oyun da kurabilirsin. "Sırada kaç kişi var, say" ya da "sıradaki kişinin saçı hangi renk" gibi. Bekleme oyuna dönüşünce geçiyor.

Oyunlar, kurallar, kazanma ve kaybetme

Bu başlığın içinde çocuğun en çok zorlandığı şey var, o yüzden biraz ayrıntılı yazıyorum.

Kuralı kim anlatıyor? Kuralı partiyi düzenleyen yetişkin yüksek sesle ve bir kez anlatır. DEHB'li çocuk için bu çoğu zaman yetmez. Çocuğa yakın dur, kuralı alçak sesle bir kez daha özetle. "Müzik durunca sandalyeye oturuyorsun. Oturamazsan oyundan çıkıyorsun, sonra yine oynarsın." Son cümle önemli, çünkü elenmek çoğu çocuk için bitiş değil, geçici bir şey olmalı.

Elemeli oyunlar. Sandalye kapmaca, dur-dans, bir tur sonrası elenme. Bunlarda elenen çocuk beklemek zorunda kalıyor, bekleme de zaten zor. Eğer oyunu sen yönetiyorsan elenenlere görev ver: müziği durduran, yargıç, puan tutan. Eğer başkası yönetiyorsa çocuğa, elenirse nereye gidebileceğini ve ne yapabileceğini söyle.

Takım oyunları ve iş birliği. Elemesiz, iş birliğine dayanan oyunlar DEHB'li çocuk için genelde daha iyi: hazine avı, birlikte bir şey yapma, tek bir hedefe herkesin ulaşması. Kaybedenle kazananı ayırmayan oyunlar sosyal gerilimi azaltıyor. Bu konuda araştırma değil, gözlem ve pratik akıl var.

Kaybetme. Kaybetmeyi öğrenmek ayrı bir beceri ve partide öğretilmez, evde öğretilir. Evde basit masa oyunlarıyla başlayıp kaybetmeyi küçük dozlarda yaşatmak, tepkiyi konuşmak, kaybedince ne yapılacağını belirlemek gerekir. Evde etkinlikler yazısında masa oyunlarından söz etmiştim. Partiden önce o evde denenmiş bir "kaybetme planı" varsa partide uygulaması da kolaylaşır.

Plan şöyle olabilir: kaybedince önce üç derin nefes, sonra "iyi oyundu" demek ya da rakibin elini sıkmak, sonra oyundan çıkıp bir bardak su almak, sonra isterse tekrar katılmak. Bunu yalnızca kağıtta bırakma, evde oynayarak dene.

Çocuk kuralı ihlal ederse. Hızla bağıran bir yetişkin partinin ortasında çocuğu herkesin önünde utandırmış olur. Daha iyi yol çocuğu yan tarafa çekmek, alçak sesle sadece davranışı söylemek ("oyunu bozdun, arkadaşların üzüldü"), sonra ne yapabileceğini sormak ("ne yapmak istersin?"). Patlama başladıysa öfke patlamaları yazısındaki yaklaşım burada da geçerli: önce sakinleşme, sonra konuşma.

Ödül, şeker ve yetişkinin tavrı

Partide ödül düşünüyorsan, davranışı hedefle. "Bütün parti boyunca iyi davranırsan" gibi uzun ve belirsiz ödüller küçük çocuk için çalışmıyor. Bunun yerine kısa aralıklar: "Pasta bitene kadar sırada beklersen sana bir jeton, jetonlar eve gidince oyuncağa dönüşür." Ödül sisteminin ayrıntıları için ödül sistemi yazısına bak. Daley ve arkadaşlarının derlemesi de anlık, tutarlı ve olumlu geri bildirimin davranışsal programların temeli olduğunu söylüyor.

Yetişkin olarak en çok işe yarayan şey bence aşırı düzeltmemek, iyi giden şeyi görmek. "Sırada beklemişsin, gördüm." "Kaybettin ama sakin kaldın." Bu cümleler partide çocuk için yük değil, işaret. Bütün gün azar işiten çocuk kendini partiye ait hissetmez. Davranışsal ebeveyn eğitimi programlarında bu temel bir bileşen.

Şeker konusuna gelince: doğum günlerinde herkesin ağzından çıkan "şeker çocuğu çıldırtıyor" cümlesinin kanıtı zayıf. Wolraich ve arkadaşlarının meta-analizi, kontrollü çalışmalarda şekerin çocukların davranışını ya da bilişini değiştirmediği sonucuna varmış. Parti ortamındaki heyecan, kalabalık ve gürültü şekerin etkisini fazlasıyla bastırır. Ben olsam şeker için kavga çıkarmazdım. Bunun yerine çocuğun partiden önce doyurulmuş olmasına bakardım, çünkü aç gelen çocuk pastaya hücum eder. Renk maddeleri ve diyetle ilgili kanıt daha tartışmalı, Sonuga-Barke ve ekibinin derlemesi bazı küçük etkiler bildiriyor ama tek bir partiyi değiştirecek bir şey değil.

Eve dönüş ve ertesi gün

Partiden sonra çocuğun enerjisi iki yönde gidebilir: ya çökme, ya da son bir dalga. İkisine de hazır ol. Eve dönünce hemen "nasıldı, ne yaptınız" soruları sormak yerine sessiz bir yarım saat bırak: duş, hafif yemek, kitap, sakin bir köşe. Sakinleştirici etkinlikler bu saatte işe yarar.

Akşam geç saate sarkmışsa uykunun nasıl etkilendiğine bak. Heyecanlı ve yorgun çocuk yatağa geç ve huzursuz gidebilir, ertesi gün de bunun bedelini öder. Uyku düzeni için uyku yazısı var.

Ertesi gün kısa bir konuşma işe yarar. İyi giden şeyi söyle: "Sırada beklemeyi başardın, oyunda arkadaşına yardım ettin." Zor giden şeyi suçlama olmadan ele al: "Oyun bitince canın sıkıldı, bir dahaki sefere ne yapabiliriz?" Konuşma beş dakikayı geçmesin. Önemli olan çocuğun bir sonraki partiye "yine mi" diye değil, "bu sefer şöyle yaparım" diye girmesi.

Okul günü gelince ödev ve ders düzeni de sarsılabilir. Haftasonu partisi sonrasında pazartesiyi yumuşak tutmak için çalışma yazısındaki küçük parçalara bölme ilkesi çocuk için de geçerli.

Ne zaman bırakıp eve dönülür

Bu, bence yazının en önemli bölümü, çünkü çoğu aile geç kalıyor. Çocuğun sınırı geldiğinde çıkmak, hem çocuğa "sana güveniyorum" hem de "kendi sınırını duymak serbest" mesajı veriyor.

Erken işaretler şunlar:

  • Sesi yükselmeye, hareketi kontrolsüzleşmeye başlar: koşarken çarpar, itip kakar.
  • Oyunda kural tartışması artar, küçük şeyler için sinirlenir.
  • Gözü boşa bakar, kendi içine çekilir, konuşmaya cevap vermez.
  • Kulaklarını kapatır, yüzünü buruşturur, kaçacak yer arar.
  • Sürekli yetişkinin yanına gelir, sarılır, "eve gidelim" der.
  • Yemeğe ya da şekere hücum eder, doyamaz gibi görünür.

Bunlardan ikisi üçü birlikte varsa, bence sınıra yaklaşılmıştır. Önce kısa bir mola dene: dışarı çıkmak, su içmek, sessiz bir odada beş dakika. Mola işe yararsa devam edebilirsiniz. İşe yaramazsa ve belirtiler geri geliyorsa, çıkış zamanı.

Çıkarken sakin kal. Öfkeli ya da hayal kırıklığı dolu bir yetişkin çocuğun kendini daha kötü hissetmesine yol açar. "Biraz yorulduk, eve dönüyoruz, bir dahaki sefere yine geliriz" yeter. Çocuk protesto ederse konuşmayı yolda ya da evde yaparsın. Arkadaşlarına veda etmesine izin ver ama uzatma.

Burada bir dengeyi de tarttığımı söylemeliyim. Çocuğu her zorlandığında çıkarırsan, çıkmak onun için kaçış yoluna dönüşebilir. Bunun önüne geçmek için çıkış işaretini kullanması ödüllendirilsin, ama önce bir mola denensin. Çıkış, son çare değil ama ilk hamle de değil. Hangi sıklıkta nasıl çıkılacağı çocuğa, partiye ve yetişkine göre değişir, bunun tek bir doğrusu yok.

Çocuğunun partisini sen düzenliyorsan

Kendi çocuğunun doğum gününü yapıyorsan elindeki imkan daha fazla. Aşağıda 90 dakikalık bir örnek var, saatler yaklaşık:

Dakika Bölüm Not
0-15 Karşılama ve serbest oyun Gelen çocuğa görev ver: boyama, yapı bloğu, balon şişirme
15-40 Yönetilen oyun Tek bir oyun, kural bir kez anlatılır, bir kez de gösterilir
40-55 Hareketli serbest oyun Bahçe ya da geniş oda; yetişkin gözetimi
55-70 Pasta Önceden mum ve tabaklar hazır, bekleme 5 dakikayı aşmasın
70-85 Hediye ve sakin oyun Hediye açmayı kısa tut, çocuğun yanına bir yetişkin otursun
85-90 Veda Çıkan çocuğa küçük bir hediye ya da boyama

Davetli sayısı için eski bir pratik ölçü var: yaşı kadar çocuk. Bu bilimsel bir kural değil, halk arasında yerleşmiş pratik bir ölçü. Altı yaşında altı çocuk, on yaşında on çocuk yeterli, çoğu zaman daha az da olabilir.

Evde bir sakin köşe ayır: ayrı bir odada minderler, battaniye, sessiz bir oyuncak. Kendi doğum gününde bile çocuk bir noktada bunalabilir, ev sahibi olmak yorucu bir iş. Köşenin işe yaradığına dair bir çalışma bilmiyorum, ama bedeli yok.

Doğum günü çocuğuna bir de iş ver. Kapıda karşılasın, oyun malzemesini o dağıtsın. Görev, kalabalığın ortasında ne yapacağını bilmek demek. Ayrıca partiye gelen DEHB'li başka bir çocuk varsa, ailesine önceden ne olacağını ve hangi saatte bittiğini söylemek onlara büyük kolaylık sağlıyor.

Yaşa göre küçük farklar

4-6 yaş. Partiler kısa, program sade olmalı. Çocuğun yanında bir yetişkin sürekli bulunsun. Oyun kuralı basit, elemesiz oyunlar tercih edilsin.

7-10 yaş. Takım oyunları ve kurallar önem kazanıyor, kaybetme duygusu keskinleşiyor. Bu yaşta evde kaybetme provası en çok işe yarayan şey. Yetişkin biraz geride durabilir.

11-13 yaş ve ergenliğe doğru. Çocuk yetişkin yanında olmak istemez, akran gözünde utanmaktan korkar. Çıkış işaretini gizli yap: telefon mesajı ya da önceden kararlaştırılmış bir kelime. Ergenlikte hem sosyal beklenti hem de dürtü kontrolü zorlaşır, bunun ayrıntıları ergenlikte DEHB yazısında.

Bana kalan

Bana kalırsa doğum günleri DEHB'li çocuk için kaçınılacak şeyler değil, öğrenme alanları. Ama bu öğrenmenin iyi gitmesi için partiyi çocuğun taşıyabileceği büyüklüğe çevirmek gerek. Bu da çocuğu değiştirmekten çok partiye katılma biçimini değiştirmek demek: daha kısa kalmak, daha küçük gruplara girmek, bekleme anlarına görev bulmak, çıkış kapısını önceden belirlemek.

En çok kıymet verdiğim şey erken çıkma özgürlüğü. Çocuk, bunalınca çıkabileceğini bilirse çoğu zaman bunalmadan daha uzun kalıyor. Bunu DEHB'li çocuklarda ölçen bir çalışma bilmiyorum. Dayandığım şey, kontrol hissinin gerginliği azalttığına dair genel psikoloji bilgisi. Çıkış hakkı olmayan bir ortam tuzaktır, çıkışı olan bir ortam ise deneme alanı.

Bir de şu: her partinin iyi geçmesi gerekmiyor. Bir parti kötü gitti diye çocuk "partiyi beceremeyen çocuk" olmuyor, siz de kötü ebeveyn olmuyorsunuz. Arkadaşlık yavaş kurulan bir şey. Kısa, sakin ve iyi biten üç partinin toplamı, uzun ve kötü biten tek partiden çok daha değerli.

Ben bir ebeveyn olarak değil, bu konuları okuyan ve yazan, DEHB'li bir yetişkin olarak yazdım. Yazdıklarımın bir kısmı kanıta, bir kısmı genel ilkelere, bir kısmı sağduyuya dayanıyor ve hangisinin hangisi olduğunu işaretlemeye çalıştım. Çocuğun belirtileri günlük yaşamını ve arkadaş ilişkilerini ciddi biçimde etkiliyorsa, hekimi ya da okul rehber öğretmeniyle konuşmak bu yazıdaki önerilerin yerini almıyor, yanına ekleniyor.

Sık sorulanlar

DEHB'li çocuk doğum günü partisinde ne kadar kalmalı?
Bu konuda ölçülmüş net bir süre yok. Benim önerim küçük çocuklarda 60-90 dakika, ilkokul çağında 90-120 dakika. Sınırı saat değil çocuğun hali belirler: yorulma, sinirlenme ya da kontrolsüz hareket başladıysa kalmak ona yardım etmiyor.
Çocuk oyunda kaybedince ağlıyor ya da bağırıyorsa ne yapılır?
Oyundan önce kaybetmenin olabileceğini konuşmak ve kaybedince ne yapacağını birlikte seçmek genelde işe yarıyor. Tepkiyi o anda azarlamak yerine kenara alıp sakinleşmesini beklemek, sonra oyuna dönüp dönmeyeceğini ona sormak daha iyi çalışıyor.
Doğum günü için şekeri kısıtlamak gerekir mi?
Şekerin çocuklarda davranışı bozduğuna dair çift kör çalışmalardan çıkan kanıt zayıf. Parti ortamının kendisi (kalabalık, heyecan, gürültü) şekerden çok daha büyük bir etken. Şeker için kavga çıkarmaktansa uyku ve yemek düzenine bakmak daha verimli.
DEHB'li çocuğu partiye hiç götürmemek daha mı iyi?
Bence hayır. Arkadaşlık, kalabalıkta kalabilmeyi öğrenmek ve eğlenmek çocuğun hakkı. Ama her davete gitmek zorunda değil. Yakın arkadaşın daveti, küçük gruplar ve kısa kalış genelde iyi bir başlangıç.
Kendi çocuğumun doğum günü partisini nasıl planlamalıyım?
Davetli sayısını yaşına yakın tutmak, programı 90 dakikayla sınırlamak, her bölümün bitişini önceden duyurmak ve sakin bir köşe ayırmak çoğu zaman yeterli. Pasta ve hediye bölümleri en çok zorlanılan yerler olduğu için onları kısa tut ve çocuğa bir görev ver.

Bu yazı nasıl hazırlandı

Cansu DEHB ile yaşayan bir yetişkin; hekim ya da sağlık uzmanı değil. Bu bir deneyim yazısı olmaktan çok bir derleme: bilgiler yayımlanmış çalışmalara ve resmî kaynaklara dayanıyor, kaynaklar yazının altında listeleniyor.

Yazı bir uzman tarafından gözden geçirilmedi. Tanı, ilaç ve tedavi kararları hekiminle verilecek şeyler; hak, rapor ve başvuru süreçlerinin ayrıntıları ise zamanla değişebildiği için ilgili kurumdan teyit edilmeli. Daha fazlası.

Kaynaklar6
  1. Barkley, R. A. (2015). Attention-Deficit Hyperactivity Disorder: A Handbook for Diagnosis and Treatment (4. baskı). Guilford Press.↩
  2. Daley, D. ve ark. (2018). Practitioner review: Current best practice in the use of parent training and other behavioural interventions in the treatment of children with attention-deficit/hyperactivity disorder. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 59(9), 932-947.↩
  3. Faraone, S. V. ve ark. (2021). The World Federation of ADHD International Consensus Statement: 208 evidence-based conclusions about the disorder. Neuroscience & Biobehavioral Reviews, 128, 789-818.↩
  4. Gollwitzer, P. M. ve Sheeran, P. (2006). Implementation intentions and goal achievement: A meta-analysis of effects and processes. Advances in Experimental Social Psychology, 38, 69-119.↩
  5. Ginsburg, K. R. (2007). The importance of play in promoting healthy child development and maintaining strong parent-child bonds. Pediatrics, 119(1), 182-191.↩
  6. Wolraich, M. L., Wilson, D. B. ve White, J. W. (1995). The effect of sugar on behavior or cognition in children: A meta-analysis. JAMA, 274(20), 1617-1621.↩

Bu yazı 16 Ekim 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.