DEHB engel oranı nasıl belirlenir?
DEHB'de engel oranı neden sabit değil: 2019 yönetmeliğinin ruhsal bölüm mantığı, tedavinin etkisi, Balthazard hesabı ve %40 eşiğinin önemi.
Bu yazıda 9 bölüm var
“DEHB'ye yüzde kaç veriliyor?” diye arayınca karşına kesin rakamlar çıkıyor. Hiçbirine güvenme.
Mevzuatta DEHB için yazılmış bir yüzde yok. Bu yazı, o yüzdenin neden yazılmadığını ve kurulun oranı hangi mantıkla belirlediğini anlatıyor. Raporun genel sürecini DEHB'de engelli raporu yazısında anlattım; burada sadece oranın kendisine bakıyorum.
Oranı hangi metin belirliyor
Erişkinlerde engel oranı, 20 Şubat 2019'da yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre belirleniyor. Yönetmeliğin 10. maddesi, engel durumunun Ek-2'deki engel alanları kılavuzunda bulunan oranlara göre yüzde olarak belirleneceğini söylüyor.
Ek-2, uzun bir kılavuz. Kulak burun boğazdan göze, sindirimden kas iskelet sistemine kadar her alan için ayrı bölümler var. Kılavuzun giriş kısmı genel ilkeyi koyuyor: ölçüt, kişinin engeli nedeniyle yaşadığı fonksiyon kaybı ve bunun günlük yaşam aktivitelerine etkisi. Bir de önemli bir cümle var: oran belirlenirken, tıbbi tedavi olsun olmasın engel durumunda değişiklik olmayacağı kanaatine varılan kalıcı bozukluklar değerlendiriliyor.
Ruhsal bölümün mantığı
Kılavuzda “Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar” başlıklı bir bölüm var ve ilk cümlesi şu: engellilik oranları belirtilere göre değil, işlevsellik düzeylerine göre verilir.
Bölümün yapısı da bu cümleye göre kurulmuş. Pek çok ruhsal tablo üç kademeye ayrılıyor:
- Tedaviyle işlevselliği tam düzelen.
- Tedaviyle işlevselliği kısmen düzelen.
- Tedaviyle işlevselliği düzelmeyen.
Birçok tabloda tedaviyle işlevselliği tam düzelen kademenin karşılığı sıfır. Yani aynı tanıyı taşıyan biri, tedaviyle hayatı toparlandıysa sıfır oran alabiliyor; tedaviye rağmen işlevselliği bozuk kalan biri ise daha yüksek bir oran alabiliyor.
Bölüm ayrıca kalıcı tablolar ile geçici fonksiyon kaybına yol açan ruhsal hastalıklar arasında ayrım yapıyor. Geçici gruptaki hastalıklar için kılavuz bir yıl sonra kontrol öngörüyor.
DEHB listede neden yok, o zaman ne oluyor
Ruhsal bölümde zeka işlev bozuklukları, şizofreni, duygudurum bozuklukları, anksiyete bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluklar gibi başlıklar var. DEHB ayrıca adıyla sayılmıyor.
Bu, DEHB'nin değerlendirilemeyeceği anlamına gelmiyor. Yönetmeliğin 10. maddesinin beşinci fıkrası tam bu durumu düzenliyor: hastalığın adı Ek-2'de yer almasa bile engellilik durumu, vücut sistemleri üzerinden fonksiyon kayıpları değerlendirilerek belirleniyor.
Pratikte bunun anlamı şu: DEHB için kurulun önünde hazır bir tablo satırı yok. Kurul, dosyandaki bilgiye, muayene bulgularına ve işlev kaybının somut görünümüne bakarak karar veriyor. Bu yüzden “DEHB'ye şu kadar verilir” diyen her cümle, mevzuatta olmayan bir kesinlik uyduruyor.
Kurul da tek bir hekimden oluşmuyor. Yönetmeliğe göre birden fazla uzmanlık dalını ilgilendiren durumlarda kurulda ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı dahil en az yedi daimi üye var. Tedavini yürüten hekim de kurula katılıyor ya da görüşünü bildiriyor.
Tedavi oranı nasıl etkiliyor
DEHB'de bu nokta önemli, çünkü ilaç tedavisi pek çok kişide işlevselliği belirgin biçimde değiştiriyor. Kılavuzun kademeli yapısı da tedavi altındaki duruma bakıyor.
Yönetmeliğin 11. maddesi raporun süresini de buna bağlıyor. Engel durumunun ilaç tedavisi ya da rehabilitasyonla zaman içinde azalma ihtimali varsa süreli rapor düzenleniyor. Durumun sabit kalacağı ya da artacağı hastalıklarda sürekli rapor veriliyor. Yeni bir engel durumu ortaya çıkarsa ya da mevcut durum değişirse, branş hekimi uygun görürse süre beklemeden yeniden değerlendirme yapılabiliyor.
Bu yüzden dosyana tedavi geçmişini dürüst ve eksiksiz yazmak önemli: hangi ilaçlar denendi, hangisi ne kadar işe yaradı, hangi alanlarda tedaviye rağmen zorlanma sürüyor.
Birden fazla tanı varsa: Balthazard hesabı
DEHB çoğu zaman yalnız gelmiyor. Depresyon, anksiyete, uyku sorunları eşlik edebiliyor. Birden fazla hastalık ya da fonksiyon kaybı olduğunda oranlar toplanmıyor; yönetmeliğin Ek-3'ündeki Balthazard yöntemiyle birleştiriliyor.
Yöntem şöyle işliyor: oranlar büyükten küçüğe sıralanıyor. En yüksek oran 100'den çıkarılıyor, kalan miktar ikinci oranla çarpılıp 100'e bölünüyor ve sonuç en yüksek orana ekleniyor.
Mantığı görmek için hayali sayılarla bir örnek (DEHB'ye ait değil): oranlardan biri 30, diğeri 20 olsun. 100'den 30 çıkınca 70 kalıyor. 70 çarpı 20 bölü 100, 14 ediyor. Birleşik oran 30 artı 14, yani 44. Basit toplamla 50 çıkacakken Balthazard 44 veriyor.
Bu hesabı bilmek beklentiyi gerçekçi tutuyor. Eşlik eden tanıların dosyaya yazılması önemli, ama iki oranın yan yana gelmesi onları toplamak anlamına gelmiyor.
Eşikler neden önemli
Oranın kendisi bir hak doğurmuyor. Yönetmelik bunu açıkça yazıyor: raporlar tek başına hakların verilmesi için dayanak değil; her kurum kendi mevzuatındaki şartları ayrıca arıyor. Bu şartların birçoğunda belirleyici olan eşik %40:
EKPSS. ÖSYM'nin 2026 EKPSS tercih kılavuzu, mevzuata göre alınmış sağlık kurulu raporuyla en az %40 ve üzerinde çalışabilir engelli olmayı şart koşuyor.
Engelli kimlik kartı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na göre sağlık kurulu raporuyla %40 ve üzeri engelli olduğunu belgeleyenler kart alabiliyor.
Gelir vergisinde engellilik indirimi. Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesi çalışma gücündeki kayba göre üç derece tanımlıyor: en az %80 birinci, en az %60 ikinci, en az %40 üçüncü derece. Vergi indirimine esas raporların gönderilmesi için yönetmelikte ayrıca bir usul var.
Tam bağımlılık. Yönetmelikteki “tam bağımlı engelli birey” tanımı, oranın %50 ve üzeri olmasının yanında günlük yaşam aktivitelerini yardımla bile tek başına yapamamayı arıyor. DEHB'de bu tablo nadir.
Bu listeyi kesin ve eksiksiz sanma. Haklar farklı mevzuatlara dağılmış ve değişebiliyor; kullanacağın hakkın şartını o kurumdan teyit et.
Kurulun önüne neyle çıkmalı
Oran, kurulun önündeki bilgiden daha iyi olamıyor. DEHB'de bu çok belirleyici, çünkü işlev kaybı muayene odasında kendiliğinden görünmüyor. Yarım saatlik bir görüşmede gayet toparlanmış görünebilirsin; zorlanma ise evde, işte, faturada, takvimde ortaya çıkıyor.
Dosyayı hazırlarken şu ayrımı aklında tut: kurul belirtinin adını değil, belirtinin hayattaki izini arıyor. “Dikkatim dağınık” yerine şu tür cümleler işe yarıyor:
- Son üç yılda devamsızlık ya da geç kalma yüzünden aldığım yazılı uyarılar.
- Kaçırdığım resmi son tarihler ve bunların sonuçları.
- İlaç tedavisiyle düzelen alanlar ve tedaviye rağmen süren zorlanmalar.
- Eşlik eden tanılar ve bunların tedavi geçmişi.
Tedavini yürüten hekimin görüşü de önemli. Yönetmelik, hastanın teşhis ve tedavisinde görev almış hekimin kurula katılmasını ya da görüşünü kurula bildirmesini öngörüyor. Hekiminle randevudan önce bu konuyu konuşmak, dosyanın eksik kalmasını önlüyor.
Bir de rapor çıktığında “çalıştırılamayacağı işler” kısmına bak. Yönetmelik, kişinin engellilik durumu nedeniyle çalıştırılamayacağı işlerin niteliğinin rapora mutlaka yazılmasını istiyor. Bu kısım ileride iş başvurularında karşına çıkabilir.
Oran beklediğinden düşük çıkarsa
Rapor e-Devlet'e düştüğünde oranı, süreli mi sürekli mi olduğunu ve hangi tanıların yazıldığını kontrol et. Eksik bir değerlendirme varsa itiraz hakkın var ve süre sınırlı. Usulü engelli raporuna itiraz yazısında anlattım.
Engelli raporunun genel olarak bir engellilik meselesi olup olmadığını merak ediyorsan DEHB bir engellilik mi yazısı o soruya ayrılmış durumda. ÖSYM sınavlarındaki düzenleme ise ayrı bir süreç; onu ÖSYM başvurusu yazısında yazdım.
Bana kalan
Bu konuyu araştırırken en çok rahatsız olduğum şey, sabit yüzdelerin ne kadar rahat dolaştığıydı. Kesin bir sayı insanın içini rahatlatıyor; belirsizlikle baş etmek DEHB'li biri için zaten zor.
Ama mevzuat bilerek sayı vermiyor. Kurulun önündeki soru “hangi tanı?” değil, “bu kişi tedavi altındayken hayatını ne ölçüde sürdürebiliyor?” Bu soruya en iyi cevabı, gündelik hayatını somut örneklerle anlatan bir dosya veriyor.
Buradaki bilgi genel çerçeve, tıbbi ya da hukuki görüş değil. Oranı yetkili sağlık kurulu belirliyor; hakların şartlarını ilgili kurumdan yazılı olarak teyit et.
Sık sorulanlar
- DEHB'ye yüzde kaç engel oranı veriliyor?
- Sabit bir oran yok. Kılavuzda DEHB ayrıca adıyla sayılmıyor ve oran, kişinin işlev kaybına göre kurul tarafından belirleniyor. İnternette dolaşan sabit yüzdelerin mevzuatta karşılığı yok.
- İlaç kullanıyor olmam oranı düşürür mü?
- Kılavuzun ruhsal bölümünde oranlar, tedaviyle işlevselliğin tam düzelip düzelmediğine göre kademeleniyor. Tedaviyle işlevsellik düzeliyorsa bu değerlendirmeye yansıyabiliyor. Kurul, tedavi altındaki gerçek durumuna bakıyor.
- DEHB'nin yanında depresyon ya da anksiyete de varsa ne oluyor?
- Birden fazla hastalık ya da fonksiyon kaybı varsa oranlar toplanmıyor, Balthazard yöntemiyle birleştiriliyor. Bu yüzden iki oranın birleşimi, ikisinin toplamından düşük çıkıyor.
- %40 neden bu kadar önemli?
- EKPSS'ye başvuru, engelli kimlik kartı ve gelir vergisindeki engellilik indiriminin en alt derecesi gibi pek çok hakta en az %40 aranıyor. Her hakkın kendi şartı var; eşiği ilgili kurumdan teyit et.
- Oran düşük çıktıysa ne yapabilirim?
- Rapora itiraz hakkın var ve süre sınırlı. İtiraz il sağlık müdürlüğüne yapılıyor; ayrıntıları itiraz yazısında anlattım.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.