The ADHD Advantage
Dale Archer
DEHB'yi eksiklik yerine avantaj olarak anlatan en bilinen kitaplardan biri. İçindekilerine, ilaç tavsiyesine ve kanıt eksiğine yakından baktım.
Bu yazıda 10 bölüm var
The ADHD Advantage: What You Thought Was a Diagnosis May Be Your Greatest Strength, 2015 yazında Penguin'in Hudson Street Press baskısıyla çıktı. Yayıncı kayıtlarında Ağustos 2015 geçiyor, e-kitap kaydı 28 Temmuz 2015 tarihli. Sert kapaklı baskı 288 sayfa, 2016'da Avery'den çıkan ciltsiz baskı 304 sayfa. Kitaplık kataloglarında 280 sayfa yazan kayıtlar da var, çünkü sayfa sayısı baskıya göre değişiyor.
Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; özgün adıyla yazıyorum.
Bu incelemeyi yazarken kitabın içindekiler listesine, yayınevinin tanıtımına, Publishers Weekly'nin değerlendirmesine ve kitabın savlarını aktaran özetlere dayandım. Kitabın her sayfasını görmediğim için bölümlerin içini değil, bölümlerin neyi vaat ettiğini ve doğrulayabildiğim kadarını anlatacağım. Hangi cümlenin nereden geldiği her yerde belli olsun diye bunu baştan söylüyorum.
Yazar kim
Dale Archer Louisiana'da, Lake Charles'ta çalışan bir psikiyatrist. Tulane Üniversitesi'nde felsefe okumuş, tıp diplomasını da orada almış. Lake Charles Memorial Hastanesi'nde psikiyatri hizmetlerinin tıbbi direktörlüğünü yapıyor ve Amerikan Psikiyatri Birliği'nin seçkin üyeleri arasında sayılıyor. Yayınevi tanıtımına göre sekiz yüzden fazla televizyon programına çıkmış. Yani kitap, sahadaki bir araştırmacıdan çok medyada tanınan bir klinisyenin kitabı.
Önceki kitabı 2013'te çıkan Better Than Normal, alt başlığıyla "sizi farklı kılan şey sizi nasıl olağanüstü yapabilir" tezini işleyen, çok satanlar listesine girmiş bir kitap. The ADHD Advantage bu tezin DEHB'ye uygulanmış hali. Bir değerlendirmeye göre kendi DEHB'sini Better Than Normal'i araştırırken fark etmiş. Bugüne kadar ilaç kullanmadığını da tanıtım metninde kendisi söylüyor. Bunu aklımda tutuyorum, çünkü kitabın ilaç tavsiyesini okurken bu bilgi yazarın sesinin arkasında duruyor.
Çıkış fikri
Kitabın tezi alt başlıkta: tanı sandığınız şey en büyük gücünüz olabilir. Yayınevi bunu, en başarılı girişimcilerin, liderlerin ve sanatçıların bir bölümünün DEHB'ye rağmen değil DEHB sayesinde zirveye çıktığı iddiası olarak açıklıyor. Merak, maceraperestlik, hesaplı risk alma ve dayanıklılık gibi özelliklerin DEHB'nin parçası olduğu, bunların ilaçsız da kullanılabileceği söyleniyor.
Kitaba önsöz yazan Allen Frances, DSM-IV çalışma grubunun başkanıydı. Önsözde, DEHB'yi ilaçla bastırmaya çalışırken tanıya eşlik eden yeteneklerin de bastırılabileceği uyarısı yapıyor. Frances'ın aşırı tanı konusundaki kaygıları iyi bilinir. Onun adının kapakta durması, kitabı tek başına bir kişisel görüş olmaktan çıkarıp bir tartışmanın tarafı haline getiriyor.
Bu çerçeve yeni değil, ama 2015'te yeni bir hamle olarak sunuldu: DEHB'yi tedavi edilecek bir sorun yerine yönetilecek bir mizaç gibi anlatmak. Aynı konuyu sitede güçlü yanlar meselesi yazısında kendi açımdan ele aldım. Orada vardığım yer, bu kitabın vardığı yerden farklı.
Birinci kısım: efsanenin yıkılması
Open Library'nin içindekiler kaydında kitap üç kısma ayrılıyor ve girişin adı "Why ADHD can be your greatest strength". Birinci kısım "Exploding the myth" başlığını taşıyor ve yedi bölümü var.
İlk bölüm "Born This Way", yani böyle doğdun. Başlık, DEHB'nin doğuştan bir özellik olduğunu söylüyor, bu ana akım bilimle uyumlu. İkincisi "A Diagnosis of Boredom": sıkıntının tanıya dönüştüğü iddiası. Ben bunu kitabın aşırı tanı eleştirisinin giriş kapısı olarak okudum. Özet sitelerinin aktardığına göre Archer, tanıların bir bölümünün yanlış olabileceğini söylüyor ve tanı ölçütlerinin ölçülü bir listeye dayandığını, çocukların davranışlarını yetişkinlerin yorumladığını vurguluyor.
Sonra iki ilaç bölümü geliyor: "Medications for ADHD" ve "Pop-a-pill culture". Publishers Weekly, kitabın en tartışmalı malzemesinin birinci kısımda olduğunu, Archer'ın DEHB'liler ve bakıcılarına ilaçtan kaçınmalarını öneren "skills, not pills" yaklaşımının orada durduğunu yazıyor. Bu tavsiyeye aşağıda ayrıca döneceğim.
"You Are Not (Necessarily) What You Eat" beslenme ile DEHB ilişkisine bakıyor olmalı. "The Explorer Gene" bölümünün içeriğini göremedim. Popüler yazıda "kaşif gen" lakabı genellikle DRD4 geninin 7R varyantına takılıyor. Eisenberg ve arkadaşlarının 2008'de Kenya'daki Ariaal topluluğunda yaptığı çalışma bu tartışmanın en bilinen dayanaklarından biri. Ama o çalışma beden kompozisyonunu ölçüyor, DEHB'yi değil. Kitabın bölümünün bu çalışmaya dayanıp dayanmadığını doğrulayamadım, o yüzden dayanıyor demiyorum. Bu tür "kaşif" anlatılarının bilimsel temeli tartışmalı.
Kısım "Learning with ADHD" ile kapanıyor. Okul deneyimi konusu olduğu için ebeveynler ve öğrenciler en çok buraya bakacak.
İkinci kısım: güçlü yanların envanteri
"Discovering your strengths" başlıklı bu kısım kitabın kalbi. Bölümler: "Resilience", "Bingo Brain", "Juggling Act", "Cool in a Crisis" ve "Your Antidote to Boredom". Türkçesiyle dayanıklılık, bingo beyni, hokkabazlık, krizde soğukkanlılık ve sıkıntının panzehiri.
Başlıklardan anladığım kadarıyla her bölüm bir özelliği olumlu bir ada çeviriyor: sıçrayan dikkat, aynı anda birçok işe girmek, baskı altında iyi çalışmak. Bunların gündelik hayatta karşılığı var, krizde iyi çalışma hali sözlükte kriz performansı diye geçiyor. Özet sitelerine göre Archer okuru belirtilerini listeleyip her birinin hangi durumda işe yarayabileceğini düşünmeye çağırıyor. Bunu kötü bir egzersiz bulmuyorum. Kendi listemi yaparken yaptığım şeye benziyor, ama benim listemde üçüncü bir sütun vardı: aynı özelliğin pahalıya patladığı yer.
Üçüncü kısım: başarı
"Finding success" kısmı girişimci, sporcu, ilişki ve iş uyumu başlıklarından oluşuyor: "The Entrepreneur's Superpower", "In the Zone: The ADHD Athlete", "Relationships: Life of the Party", "Find Your Fit" ve kapanışta "In Their Own Words". Son bölüm, adından anlaşıldığı kadarıyla DEHB'li insanların kendi anlatımlarına yer veriyor.
Girişimcilik bölümünün arkasında gerçek bir literatür var. Kitabın arka kapak övgülerinden birini girişimcilik profesörü Johan Wiklund yazmış. Wiklund ve arkadaşlarının 2016'daki nitel çalışması, DEHB'li on dört girişimciyle görüşmeye dayanıyor ve bulguları sınırlı. Daha yeni bir meta analiz, 47 çalışmayı birleştirip hiperaktivite ve dürtüselliğin girişimci davranışla olumlu, dikkatsizliğin ise iş kurulduktan sonraki sonuçlarla olumsuz ilişkili olduğunu bulmuş. Bu ayrıntıyı DEHB'li girişimci olmak yazısında anlattım. Bence bu bulgu kitabın en güçlü savunma noktasıyla en zayıf noktasını aynı anda gösteriyor: iş kurmak ile işi yürütmek aynı şey değil, "süper güç" kelimesi ikinci kısmı örtüyor.
"Find Your Fit" bölümünün başlığı bana en çok güvendiren başlık oldu. Çünkü doğru kurulduğunda tüm tartışmayı ortama bağlıyor. Hangi işin kime uyduğu sorusu bence tartışmanın en verimli yeri.
En güçlü yanları
Kitap utancın karşısına bir şey koyuyor. Tanı almış, yıllarca "tembel" denmiş biri için ilk kez kendi özelliklerine olumlu bir ad takmak büyük bir rahatlama olabilir. Sedgwick ve arkadaşlarının başarılı yetişkinlerle yaptığı nitel çalışma, bu insanların merak, kriz performansı ve yılmazlık gibi özellikleri sık bildirdiğini gösteriyor. Archer'ın aradığı şeyin gerçek bir zemini var.
İkinci iyi tarafı, okura bir iş yapmasını söylemesi: kendi özelliklerini listele ve ortamını ona göre seç. Üçüncüsü ton. Yazar "yapamıyorsun" demek yerine "neyi yapabiliyorsun" diye soruyor ve bu, DEHB kitaplarının çoğunda eksik olan bir sıcaklık.
Zayıf yanları ve kanıt sorunu
Önce çerçevenin kendisi. "Avantaj" kelimesi, tanının işlev kaybıyla ilgili olduğunu gölgeliyor. Tanı koyulması için belirtilerin hayatı bozması gerekiyor. Başarılı kişilerle yapılan görüşmelerden ve ünlü örneklerden çıkan sonuçlar, o kişilerin ne kadarının DEHB sayesinde, ne kadarının ona rağmen başardığını ayıramıyor. Hayatta kalanlara bakıp genel kural çıkarmak klasik bir seçilim yanlılığı. Özet sitesinde Richard Branson örnek olarak geçiyor. Branson'ın başarısı bir anekdot, kanıt değil.
İkinci sorun ilaç tavsiyesi. Publishers Weekly'nin asıl itirazı burada. Özet sitelerine göre Archer yanlış tanıların altı kişide bir olabileceğini söylüyor, yani 6,4 milyon tanının 1,1 milyonu. Bu tahminin dayanağını göremedim. İlaçların bağımlılık yapabileceği ve çocuklarda büyümeyi etkileyebileceği de kitabın itirazları arasında aktarılıyor. Bu iki konuyu sitede ayrı ayrı inceledim. Bağımlılık sorusunun cevabı DEHB ilaçları bağımlılık yapar mı yazısında, ve hekim gözetiminde kullanımda tablo, kitabın aktarılan çizgisinden çok daha sakin.
Dünya DEHB Federasyonu uzlaşı metni (Faraone ve ark., 2021), tedavi edilmeyen DEHB'nin eğitim, iş ve sağlık alanlarında ölçülebilir olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğunu söylüyor. Aynı metin ilaçları kanıtı en sağlam tedavilerden biri sayıyor. "Beceri, ilaç değil" ikilisi de yanlış bir ikilik: ilaç mı terapi mi yazısında anlattığım gibi bu iki yöntem farklı sorunlara çalışıyor. Archer'ın kendi ilaçsız deneyimi bir kişinin deneyimi. O deneyim başkaları için bir kural olamaz.
Kimin için, kimin için değil
Tanıdan sonra utanç ve "bende ne yanlış" döneminde olan biri için bu kitap bir bakış açısı sunabilir. Ben olsam okurken iki sorunun peşini bırakmazdım: bu özellik hangi ortamda işe yarıyor, ve bedelini kim ödüyor.
İlaç kararı vermeye çalışan, ilaçtan korkan ya da kafası karışık biri için bu kitap tek kaynak olmamalı. Kitabın ilaç karşıtı çizgisi, hekimle konuşmadan okunduğunda kararı yanlış yöne itebilir. İlaç kararı hekimle verilir.
Kendi işini kurmayı düşünen ya da sürekli iş değiştirdiği için kendini eksik hisseden yetişkinler de kitaptan bir şey bulabilir. Bence en verimli kullanımı, okurken her başlığa tek bir soru sormak: bu özellik bende hangi koşulda çalışıyor, hangisinde çalışmıyor. Cevabı kitapta aramak yerine kendi günlüğünde aramak daha dürüst sonuç veriyor.
Kitaptan bir tedavi planı bekleyen kişi hayal kırıklığına uğrar. İçindekiler, bir plan sunmaktan çok bir bakış değişikliği öneriyor.
Ebeveynler için de dikkatli bir uyarı: çocuğunda gerçek bir işlev kaybı varsa "avantajı bul" yaklaşımı desteği geciktirebilir.
Rafın içindeki yeri
Bu kitabı aynı raftaki diğer iki kitapla birlikte düşünmek işe yarıyor. ADHD 2.0 fırsatları öne çıkaran aynı sıcak damardan geliyor. 2021'de yazıldı ve orada da "yeni bilim" etiketinin kanıt düzeyini ayrıca tartmak gerekiyordu. ADHD Nation ve The ADHD Explosion ise Archer'ın aşırı tanı kaygısını gazetecilik ve araştırma düzeyinde ele alıyor, öfkesi ya da dengesi farklı. Üçünü yan yana koyunca Archer'ın kitabının neyi yaptığı daha net görünüyor: tartışmanın bir ucunda duruyor.
Sitedeki kitap seçme yazısında anlattığım beş kalıptan birine, süper güç anlatısına, bu kitap en doğrudan uyuyor. Kötü bir kitap demiyorum, ama o kalıpla okunması gerektiğini düşünüyorum.
Son söz
Archer'ın iyi sorduğu bir soru var: DEHB'li biri hangi ortamda iyi çalışıyor. Yanlış yaptığı şey, o soruyu ilaç tartışmasına bağlayıp tanıyı bir etiket gibi hafifletmesi. Kitabı ortamı seçme bölümleri için açardım, ilaç bölümleri için ise bir hekimin masasına bırakırdım.