İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'li girişimci olmak: kendi işini kurmanın iki yüzü

DEHB ile girişimcilik arasındaki ilişki gerçek ama anlatıldığı kadar parlak değil. Kendi şirketini kurmuş biri olarak araştırmaları ve sınırlarını okudum.

6 dakika okumaOrta
Bu yazıda 8 bölüm var

"DEHB'lilerin çoğu girişimci olur" cümlesini ilk duyduğumda içim ısındı. Kendi şirketini kurmuş, dijital strateji işi yapan biri olarak kendimi o cümlenin içinde görmek kolaydı.

Sonra bu kolaylıktan şüphelendim.

Hoşuma giden bir cümle, genelde en az kontrol ettiğim cümle oluyor. Bu yazıda o yüzden önce araştırmaların gerçekte ne söylediğine, sonra da kendi işini kurmanın DEHB ile yaşanan iki yüzüne bakıyorum.

Araştırmalar ne buluyor

Bu alan son on yılda hızla büyüdü ve ilk bulgular gerçekten ilgi çekici.

Yükseköğretimdeki 10.104 öğrenciyle yapılan bir çalışma, DEHB ile ilişkili davranışları daha yüksek olan öğrencilerin girişimcilik niyetinin de daha yüksek olduğunu buldu; bu ilişkinin bir kısmını risk alma eğilimi açıklıyordu (Verheul ve ark., 2015). Burada ölçülen şey klinik tanı değil, belirti düzeyi. Bakılan şey de kurulmuş bir şirket yerine bir niyet.

Klinik tanıya bakan geniş bir çalışma ise 9.869 kişilik bir veriyle, tanılı DEHB ile hem girişimcilik niyeti hem de girişimcilik eylemi arasında olumlu bir bağlantı bildirdi (Lerner ve ark., 2019). Bu veri kesitsel; aynı anda çekilmiş bir fotoğraf gibi. Kimin neden girişimci olduğunu, önce hangisinin geldiğini söylemiyor.

Bir de işin içinden bakan çalışmalar var. DEHB tanılı on dört girişimciyle yapılan vaka çalışması, dürtüselliğin girişimci eylemin başlıca itici gücü olduğunu, hiperodağın ise bu eylemin sonuçlarını hem olumlu hem olumsuz yönde büyüttüğünü öne sürdü (Wiklund ve ark., 2016). Bu cümledeki "olumsuz" kısmı, popüler anlatıdan genelde düşen kısım.

Girmek başka, iyi gitmek başka

Bence en önemli ayrım burada. Girişimciliğe yönelmek ile kurulan işin iyi gitmesi aynı soru sayılmaz.

Wiklund ve arkadaşlarının 2017'deki çalışması tabloyu belirti boyutlarına ayırıyor. Olumlu etki büyük ölçüde hiperaktivite belirtileri ve onların beslediği heyecan arayışı üzerinden geliyordu. Olumsuz etki ise çoğunlukla dikkatsizlik belirtileri ve onlarla ilişkili, yoğun duygu altında aceleci davranma eğilimi üzerinden (Wiklund ve ark., 2017).

Bu alandaki 47 çalışmayı ve 298 etki büyüklüğünü birleştiren yeni bir meta analiz ayrımı daha net koyuyor. Hiperaktivite ve dürtüsellik, girişimciliğe dair tutum ve davranışlarla olumlu ilişkili; işin kurulmasından sonraki sonuçlarla ise anlamlı bir ilişkisi yok. Dikkatsizlik, kuruluş sonrası sonuçlarla olumsuz ilişkili. Toplam belirti düzeyi ve tanı ise girişimci davranışla olumlu, sonuçlarla olumsuz yönde bağlantılı (Tran ve ark., 2026).

DEHB insanı şirket kurmaya itebilir. Şirketi ayakta tutacak şey başka bir yerden gelmek zorunda.

Bu bulguların sınırı

Bu çalışmaları severek okudum, o yüzden sınırlarını da yazmam gerekiyor.

Çoğu kesitsel. Bir ilişki görüyoruz ama nedenini göremiyoruz. Belki DEHB girişimciliğe yöneltiyor, belki maaşlı işlerdeki zorlanmalar insanları kendi işini kurmaya itiyor, belki ikisi birden.

Niyet ile kurulan iş farklı şeyler. Öğrenci örneklemlerinde ölçülen niyetin kaçının gerçek bir işe dönüştüğünü bilmiyoruz.

Belirti ile tanı farklı. Bazı çalışmalar tanıya, bazıları genel nüfustaki belirti düzeyine bakıyor. İki grup aynı insanlardan oluşmuyor.

Vaka çalışmaları küçük. On dört girişimcinin anlattıkları, işi kapanmış ya da hiç kuramamış binlerce kişiyi içermiyor. Hayatta kalanların hikâyesi her zaman daha parlak görünüyor.

Bu literatürden "DEHB'liler iyi girişimcidir" cümlesini çıkarmak mümkün olmuyor. Çıkarılabilecek cümle daha mütevazı: bazı DEHB özellikleri insanı kendi işini kurmaya yatkın kılabiliyor, bazıları kurulan işi zorlaştırabiliyor. "Süper güç" anlatısının neden zarar verdiğini güçlü yanlar meselesi, genel çerçeveyi ise DEHB ile başarılı olunur mu yazısında ele almıştım.

Kendi işimin bana uyan tarafı

Kendi işimde en çok sevdiğim şey, işin şeklini kendim belirleyebilmem. Hangi işi hangi saatte yapacağıma, hangi toplantının gerçekten gerekli olduğuna, ilgimi çeken bir soruya ne kadar zaman ayıracağıma ben karar veriyorum.

Strateji işi de zihnime uyuyor: bir markanın verisine, kanalına, içeriğine bakıp dağınık parçalar arasında bağlantı kurmak. Yeni bir problem geldiğinde dikkatim kendiliğinden toplanıyor.

Ama bu tarif bir reklam metnine dönüşmesin. Aynı özgürlüğün öbür yüzü var.

Öbür yüz: iskelet kimsede değil

Maaşlı bir işte seni dışarıdan tutan bir yapı var: mesai saati, yönetici, bölüm, bordro. Kendi işinde bu yapının tamamını sen kuruyorsun. Kurmadığın her parça eksik kalıyor.

Fatura, vergi, sözleşme, takip, teklif. Bunlar kendi işini kurmanın en az konuşulan ve DEHB'de en çok zorlanılan kısmı. Ben de bu işleri yıllarca "sonra bakarım" bölgesinde tuttum. Para tarafının ayrıntısını DEHB ve para yönetimi yazısında anlatmıştım.

Bir de yeni fikir meselesi var. Kendi işinde yeni bir fikre dalmak için kimseden izin almıyorsun. Dürtüsellik ile hiperodak burada buluşuyor: yeni bir yön, yeni bir hizmet, yeni bir araç. Her biri o hafta hayatın merkezi oluyor. Yarım kalanlar ise müşterinin ya da senin omzunda birikiyor.

Son aylarda her şeye yetişmeye çalışıp yorulduğumu günlüğüme yazmıştım. O yorgunluğun bir kısmı, bütün iskeleti tek başıma taşımaya çalışmamdan geliyordu. DEHB'de tükenmişlik yazısındaki "iş aynı, maliyet farklı" cümlesi bende en çok burada karşılık buluyor. Tükenmişlik ağırlaşıp gündelik hayatı durdurmaya başladığında bir uzmandan destek almak gerekiyor; kendini güvende hissetmediğin bir anda 112'yi, sosyal destek için ALO 183'ü arayabilirsin.

Kendi iskeletini kurmak

Denemeye değer bulduğum şeyler küçük dış yapılar:

Devretme listesi. Kötü olduğum ve her seferinde ertelediğim işlerin yazılı listesi. Bu listedeki işler ya bir kişiye, ya bir hizmete ya da otomatik bir sisteme gidiyor. Zayıf alanı iradeyle kapatmaya çalışmak yerine başkasına ya da bir düzene vermek, sözlükteki dış iskele fikrinin iş hâli.

Fikir park defteri. Yeni bir fikir geldiğinde onu hemen başlatmıyorum, bir deftere yazıp belirli bir süre bekletiyorum. Süre sonunda hâlâ çekiciyse konuşmaya değer. Bu küçük gecikme, dürtüsellik ile karar arasına bir mesafe koyuyor.

Haftalık bir ritim. Aynı gün, aynı saat: açık işlere, paraya ve takvime bakmak. Kimse bu toplantıyı benim için kurmayacağı için kendime kuruyorum.

Bir hayır ölçütü. Yeni bir işe evet demeden önce sorduğum tek soru: bu, şu anda yaptığım hangi şeyin yerini alacak? Cevap yoksa, cevap genelde hayır.

Dışarıdan hesap sorulan bir yer. Güvendiğim biriyle düzenli olarak ne yaptığımı ve ne yapmadığımı konuşmak. Patronun olmaması bir özgürlük; hesap soran kimsenin olmaması ise bazen bir boşluk.

Kendi işini kurmayı düşünen birine soracağım sorular

Bana "kendi işimi kurmak istiyorum, DEHB'm var" diyen birine akıl vermek istemem; herkesin koşulu çok farklı. Ama birlikte düşünmek için sorabileceğim birkaç soru var.

Maaşlı işte seni zorlayan şey işin içeriği mi, yapısı mı? Toplantılar, sabit saatler, mikro yönetim gibi yapısal şeylerse kendi işin bunları hafifletebilir. Asıl zorlandığın şey takip, evrak ve düzenli tekrar ise, kendi işinde bunlar azalmıyor; tamamı sana kalıyor.

Para tarafını kim yürütecek? Fatura, vergi, ödeme takibi. Bu işleri kendin yapacaksan nasıl bir sistemle yapacağını baştan bilmek, yapmayacaksan kime devredeceğini bilmek gerekiyor.

Düzensiz gelirle nasıl yaşarsın? Bazı aylar iyi, bazı aylar sessiz geçebiliyor. Belirsizliğe dayanıklılığın kadar, iyi aylarda harcama dürtüsünü nasıl yöneteceğin de önemli.

Heves söndüğünde ne olacak? Kendi işini kurmak da bir dalış. İlk aylarda her şey yeni ve çekici. Bir yıl sonra aynı işler tekrar etmeye başladığında seni orada ne tutacak?

Küçük başlayabilir misin? Bütün köprüleri yakmadan önce işi yan bir uğraş olarak denemek, hem fikri hem kendi çalışma biçimini sınamanın daha ucuz bir yolu olabilir.

Hesap soracak biri var mı? Bir ortak, bir mentor, bir danışman ya da düzenli konuştuğun bir arkadaş. Yalnız çalışan DEHB'li bir girişimci için dışarıdan bir göz, çoğu zaman en değerli yapı.

Bu soruların hiçbirinin doğru bir cevabı yok. Ama cevapları yazılı olarak düşünmek, dürtüyle verilmiş bir kararı daha düşünülmüş bir karara çevirmeye yardım ediyor. Araştırmaların gösterdiği ayrım da tam burada anlam kazanıyor: girmek için gereken cesaret ile sürdürmek için gereken yapı farklı yerlerden geliyor.

Vardığım yer

DEHB beni girişimci yapmadı. Belki bu yola girmemi kolaylaştıran bir şeyler vardı: sıkılınca yeni bir şey arama isteği, belirsizlikten çok korkmamak, merak. Ama işi sürdüren şey bunlar olmadı. Yapı oldu, destek oldu, bir de zorlandığım yeri kabul etmek.

Sen de kendi işini kurmayı düşünüyorsan, "DEHB'm buna uygun mu" sorusu bence çok şey söylemiyor. Daha kullanışlı soru şu: kendi iskeletimi kurmak için neye ve kime ihtiyacım var?

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar

  1. Verheul, I., Block, J., Burmeister-Lamp, K., Thurik, R., Tiemeier, H., & Turturea, R. (2015). ADHD-like behavior and entrepreneurial intentions. Small Business Economics, 45(1), 85-101.
  2. Lerner, D. A., Verheul, I., & Thurik, R. (2019). Entrepreneurship and attention deficit/hyperactivity disorder: A large-scale study involving the clinical condition of ADHD. Small Business Economics, 53(2), 381-392.
  3. Wiklund, J., Patzelt, H., & Dimov, D. (2016). Entrepreneurship and psychological disorders: How ADHD can be productively harnessed. Journal of Business Venturing Insights, 6, 14-20.
  4. Wiklund, J., Yu, W., Tucker, R., & Marino, L. D. (2017). ADHD, impulsivity and entrepreneurship. Journal of Business Venturing, 32(6), 627-656.
  5. Tran, M. H., Wiklund, J., Antshel, K., Jhawar, N., & Montgomery, C. (2026). Entrepreneurship and ADHD: A meta-analytical assessment of the state-of-the-art and suggestions for the future. Entrepreneurship Theory and Practice. https://doi.org/10.1177/10422587251392498