DEHB'de ilaç mı terapi mi?
İkisi arasında seçim yapmak gerekmiyor; farklı sorunları çözüyorlar. Hangisinin neye çalıştığı ve kılavuzların önerdiği sıra.
Bu yazıda 6 bölüm var
Bu soru çok sık soruluyor ve genellikle yanlış kurulmuş oluyor. İkisi birbirinin alternatifi değil, çünkü farklı işler yapıyorlar.
Hangisi neye çalışıyor
İlaç belirtinin şiddetini azaltıyor. Dikkati toplamayı, dürtüsel tepkiyi frenlemeyi, huzursuzluğu yatıştırmayı hedefliyor.
Yapmadığı şey: takvim tutmayı öğretmiyor, bir işi adımlara bölmeyi öğretmiyor, yıllarca birikmiş "ben yapamam" cümlesini değiştirmiyor.
Terapi bu ikinci alanda çalışıyor. Sistem kurmak, erteleme ile baş etmek, işlevsiz düşünce kalıplarını gevşetmek.
Yapmadığı şey: dikkatin biyolojik zeminini değiştirmiyor.
İlaç arabanın motorunu düzeltiyor. Terapi nereye gideceğini ve nasıl süreceğini çalışıyor. İkisine de ihtiyaç olabiliyor.
Kanıt ne diyor
Bu ayrımın en net göründüğü çalışma Safren ve arkadaşlarının (2010) araştırması.
Çalışma, ilaç kullanmasına rağmen belirtileri süren yetişkinlerle yapıldı. Bilişsel davranışçı terapi alan grup, karşılaştırma grubuna göre anlamlı düzeyde daha fazla iyileşme gösterdi.
Bunun anlamı şu: ilaç bir şeyi hallediyor, geriye bir şey kalıyor ve terapi o kalana çalışıyor.
Solanto ve arkadaşlarının (2010) çalışması ise zaman yönetimi ve planlamayı hedefleyen grup temelli bir programın dikkatsizlik belirtileri üzerinde etkili olduğunu gösteriyor.
Kılavuzlar ne öneriyor
Avrupa uzlaşı metni (Kooij ve ark., 2019) yetişkin DEHB'de çok bileşenli bir yaklaşımı öneriyor:
- Psikoeğitim. Ne olduğunu anlamak tedavinin ilk basamağı sayılıyor.
- İlaç tedavisi. Belirtiler işlevi belirgin biçimde etkiliyorsa.
- Psikolojik destek. Beceriler ve düşünce kalıpları için.
NICE kılavuzu (NG87) da benzer biçimde, ilacın tek başına yeterli olmadığı durumlarda psikolojik desteğin eklenmesini öneriyor.
Sıra kişiye göre değişiyor. Belirtiler çok ağırsa terapide ilerlemek zor oluyor; o durumda önce ilaçla bir zemin oluşturulup sonra beceri çalışması yapılıyor. Belirtiler daha hafifse ya da kişi ilaç istemiyorsa terapiyle başlanabiliyor.
İlaç istemiyorum diyorsan
Bu meşru bir tercih ve konuşulması gereken bir konu, sessizce tedaviden çekilme sebebi değil.
İlaçsız yolda elde kalanlar:
- Bilişsel davranışçı terapi. Yetişkin DEHB'de kanıt tabanı en geniş psikoterapi yaklaşımı. Ayrıntısı DEHB'de BDT yazısında.
- Koçluk. Gündelik işleyişe odaklanan yapılandırılmış destek. Ayrıntısı DEHB koçluğu yazısında.
- Ortam düzenlemesi. İş yerinde ve okulda yapılan düzenlemeler.
- Uyku, hareket ve rutin. Tek başlarına yeterli olmuyor ama tabloyu belirgin biçimde etkiliyorlar.
Dürüst olmak gerekirse: ilaç tedavisinin çekirdek belirtiler üzerindeki etki büyüklüğü, psikososyal yaklaşımlardan daha yüksek ölçülüyor. Bunu bilerek karar vermek, bilmeden karar vermekten iyi.
Terapist ararken
Her terapist DEHB ile çalışmıyor ve bu bir kalite sorunu değil, uzmanlık alanı sorunu. İlk görüşmede sorulabilecek üç soru:
- Yetişkin DEHB ile çalışıyor musunuz?
- Yaklaşımınız yapılandırılmış mı, ödev veriyor musunuz?
- Ödevler yapılamadığında nasıl ilerliyorsunuz?
Üçüncü soru en ayırt edici olanı. Ödevin yapılamamasını direnç olarak okuyan bir yaklaşım, DEHB'de utanç üretiyor.
Özet
İlaç ve terapi rakip değil. İlaç belirtiyi, terapi belirtiyle yaşamayı çalışıyor. Kılavuzlar ikisini birlikte öneriyor ve hangisinin öne alınacağı tabloya göre değişiyor.