İçeriğe geç
Kitap Önerilerim

Learning Outside the Lines

Jonathan Mooney & David Cole

Brown'a transfer olan iki öğrencinin hem anısı hem çalışma rehberi. Sayfaların yarıdan fazlası teknik, ama asıl iddiası tekniğin ötesinde duruyor.

8 dakika okuma
Bu yazıda 10 bölüm var

Tam adı uzun: Learning Outside the Lines: Two Ivy League Students with Learning Disabilities and ADHD Give You the Tools for Academic Success and Educational Revolution. Eylül 2000'de Touchstone baskısıyla çıktı, Simon & Schuster'ın çatısı altında. Bazı listelerde ilk yayın yılı 1999 görünüyor, çoğu kayıt 2000 diyor. Sayfa sayısı kayıttan kayda 286 ile 294 arasında değişiyor; içindekiler listesi 281. sayfadaki dizinde bitiyor. Önsözü Edward M. Hallowell yazmış, dört sayfa.

Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; özgün adıyla yazıyorum.

Bu incelemenin dürüst çerçevesini baştan söyleyeyim. Yazı kitabın içindekiler listesine, yayınevi ve satıcı tanıtımlarına, kitabı tartışan bazı yazılara ve okur yorumlarına dayanıyor. Her bölümün metnini okumuş gibi yazmayacağım; bölümlerini doğrulayabildiğim kadarıyla anlatacağım, doğrulayamadığım yeri de söyleyeceğim.

İki yazar, tek konuşma

Jonathan Mooney disleksisi ve DEHB'si olan bir yazar. Hakkında yazılan her tanıtımda öne çıkan ayrıntı, on iki yaşına kadar okumayı öğrenememiş olması. Loyola Marymount'ta başladı, Brown Üniversitesi'ne geçti, orada İngiliz edebiyatından onur derecesiyle mezun oldu. Sonraki yıllarda The Short Bus (2007) ve Normal Sucks (2019) kitaplarını yazdı. Normal Sucks'ın alt başlığı da How to Live, Learn, and Thrive Outside the Lines, yani bu kitabın çizgi imgesi yaklaşık yirmi yıl sonra yeniden karşımıza çıkıyor.

David Cole DEHB'li bir Brown öğrencisi, Mooney'nin arkadaşı. Hakkında bulabildiğim kaynaklar bundan fazlasını söylemiyor; ben de söylemeyeceğim.

İkisi Eylül 1997'de Brown'a transfer olmuş. Brown'un 1998'deki haber bülteni ikisini üçüncü sınıf öğrencisi olarak tanıtıyor, Mooney 21, Cole 23 yaşında. Aynı bülten, kitabın o sırada yazılmakta olduğunu da söylüyor. Yani bu, yıllar sonra geriye bakan iki uzmanın kitabı değil; hala üniversitedeyken, geçişi yeni bitirmiş iki öğrencinin kitabı. Bu hem gücü hem sınırı.

Çıkış fikri

Yayınevi tanıtımı kitabın savını açık yazıyor: okullar zekayı dar ölçülerle ölçüp standartlaştırıyor ve farklı öğrenenleri tembel ya da başarısız olarak etiketliyor. Kitap, okuru kendi eğitiminin sahibi olmaya, geçmişine ve bugününe bakmaya, çalışma becerilerini ve kampüs olanaklarını kendi şartlarıyla kullanmaya çağırıyor. Barnes & Noble'daki alıntı bu savı başlıktaki imgeyle bağlıyor: okullar ve öğretmenler çizgi çekiyor, kimin başarılı sayılacağını o çizgiler belirliyor.

Bu çerçeve bana tanıdık geliyor, çünkü sitedeki potansiyelini kullanmıyor etiketi yazısında anlattığım şeyin ders kitabı versiyonu: kapasiteyle sonuç arasındaki açığı çaba eksikliğine bağlayan cümle. Mooney ve Cole bu etiketlerle büyümüş iki kişi olarak yazıyor, tanıtımlarda da böyle sunuluyorlar: okulda zorlanmış, sonra Brown'dan başarıyla mezun olmuş iki öğrenci.

Kitabın türü de burada belirleniyor. Bir yanı anı, bir yanı kılavuz. Böyle karma kitaplar tuhaf bir risk taşır: anı kısmı çok uzarsa çalışma rehberi arka planda kalır, rehber kısmı ağır basarsa anı süs gibi durur. Sayfa sayılarına baktığımda kitabın dengeyi ikinci yöne kaydırdığını görüyorum; anı kısmı yaklaşık altmış sayfa, çalışma becerileri kısmı yüz altmış.

Kitabın içinde dolaşmak

Kitabın üç kısmı var ve sayfa dağılımı bile tek başına bir şey anlatıyor. Giriş "A Naked Introduction" adını taşıyor ve on sayfa. Sonra yaklaşık altmış sayfalık anı kısmı geliyor, ardından yüz altmış sayfalık çalışma becerileri kısmı, en sonda otuz küsur sayfalık bir çıkış.

Birinci kısım. Satıcı listelerinde "Devian Minds" yazımıyla geçiyor, sondaki t harfi eksik görünüyor, ben listedeki haliyle bırakıyorum. Üç bölümden oluşuyor. "Jonathan" yirmi iki sayfa, "David" on sayfa. Üçüncüsü "Institutionalized", yirmi altı sayfa. Kitabı tartışan bir yazı bu bölümü, yazarların kendi deneyimlerini eğitim sisteminin çarpık önceliklerinin ürünü olarak okumaya başladığı yer diye tarif ediyor. Kitabın bence en önemli sayfaları burada olmalı: strateji vermeden önce neden stratejiye ihtiyaç duyduklarını anlatıyor.

İkinci kısım, "Schooled". Burası kitabın gövdesi, altı bölüm. "Taking Notes Further" yirmi yedi sayfa. "Dominate Discussion" on yedi sayfa. "Less Reading, More A's" yirmi altı sayfa. "Writing, Writing, Writing" otuz altı sayfayla kitabın en uzun bölümü. "Cram Like a Pro" yirmi sekiz, "Beating the Exam Game" yirmi altı sayfa.

Not alma bölümü için üçüncü kişilerin hazırladığı notlarda ve özetlerde şu ayrıntılar geçiyor: her ders için ayrı bir defter ya da klasör, iki sütunlu Cornell tarzı notlar, derse girmeden önce ne işleneceğini bilmek için ders programını okumak. Tartışma bölümünde ise önce anladığını söyleyip sonra anlamadığını sormak öne çıkıyor: "x'i anladım ama y'yi anlamadım" kalıbı, karşıdakine "şunu söylediğini duydum" diyerek geri dönmek, kısa bir özet, bir iddia ve bir soruyla biten üç cümlelik yanıt. Bölümün gerekçesi de yazılı: katılımın not ortalamasına etkisi. "Less Reading, More A's" için de benzer bir tarif var: her okumanın bir amacı olmalı, o amaca göre okuma biçimi seçilmeli, ders programı ve derste konuşulanlar okumanın nereye oturduğunu gösteriyor. Kaynakların hepsi üçüncü elden; kitabın kendi cümlelerini değil, onların özetlediği çerçeveyi aktarıyorum.

Dürüst olayım: yazma, sınava çalışma ve sınav bölümlerinin içeriğini doğrulayamadım. Elimde yalnızca başlıkları ve sayfa sayıları var. Yazma bölümünün kitabın en uzunu olması bir şey söylüyor, ama ne söylediğini bilmiyorum, o yüzden yazmayacağım.

Üçüncü kısım, "Beyond Beating the System". İlk bölüm "Living a Life Less Ordinary", on dokuz sayfa. Kitap sonunda "Epilogue: Project Eye-to-Eye" ile kapanıyor, on üç sayfa. Brown'un 1998 bülteninden biliyorum ki Eye-to-Eye o yıl, Brown'daki altı öğrenciyle yakındaki bir ilkokulun altı öğrencisini eşleştiren küçük bir mentorluk programı olarak başladı. Mesajı kısaca şuydu: yalnız değilsin, yapabilirsin. Mooney sonradan bunu ülke çapında bir örgüte dönüştürdü; kaç şubesi olduğu kaynaktan kaynağa değişiyor.

En güçlü yanları

Kitabın ilk yararı yapısı. Önce neden zorlandıklarını anlatıyor, sonra nasıl çalıştıklarını. Anı ile teknik arasındaki bu sıra, tekniği bir kuralın değil bir hayatta kalma yönteminin yerine koyuyor. Bence bu, benzer çalışma rehberlerinden ayrıldığı yer.

İkincisi ses. Yayımlanmış değerlendirmelerde ortak nokta mizah ve içeriden gelen güven. New Jersey'de bir okulun sitesindeki bir değerlendirme kitabı motive edici, bilgilendirici ve pratik buluyor. Bir başka inceleme kitabı kısmen anı, kısmen kendin yap rehberi diye tarif ediyor ve üniversiteyi bir ütopya olarak değil, sınırlayıcı bir yer olarak ele aldığını belirtiyor.

Üçüncüsü, "katılım not ortalamasını etkiler" gibi sert bir pratik gerçeği açıkça söylemesi. Bu tür bir dürüstlük DEHB'li öğrenciye, kuralı kimsenin yazıya dökmediği bir yerde yol gösteriyor.

Zayıf yanları ve eleştiriler

Önce kanıt meselesi. Bu bir araştırma ürünü değil; iki kişinin deneyimine dayanıyor. Kitabın önerdiği stratejileri sınayan bir çalışma görmedim. Not alma konusunda sitede DEHB'de not almak yazısında gösterdiğim gibi, araştırma küçük ve karışık; bir sistemin birine yaradığı başkasına yarayacağı anlamına gelmiyor.

İkincisi yaş. Kitap 2000'de yazılmış. Yayın yılından çıkarıyorum ki dizüstü bilgisayarla not almayı, telefon uygulamalarını, sesli kitabı ve bugünkü dijital çalışma araçlarını beklememek gerek.

Üçüncüsü, okur tepkileri. Goodreads'te ortalama 3,87 civarı, altı yüze yakın puanla. Olumsuz yorumlar üç şeyde toplanıyor: içerik eskimiş, bazı espriler cinsel göndermeli ve dikkat dağıtıcı, bazı tavsiyeler tartışmalı. En sık anılan örnek, okuma ödevinin bir kısmını atlamak. Ben de bunun alana göre değiştiğini düşünüyorum. Hukuk ve felsefe gibi okuma yükü ağır bölümlerde madde metnini ya da kaynak metni atlayıp özetle yetinmek, bence her derste güvenli değil. Kitap bunu kendi bağlamında söylüyor olabilir; bölümün metnine ulaşamadığım için kitabın tam ne dediğini bilmiyorum, yalnızca okurların bunu tartışmalı bulduğunu biliyorum.

Dördüncüsü, kitabın kendi içindeki gerilim. Alt başlıkta "Educational Revolution" yazıyor, üçüncü kısmın adı "Beyond Beating the System". Ama sayfaların yarıdan fazlası sistemi yenmenin yolunu anlatıyor. Bu iki hedef yan yana durabilir; yine de çalışma bölümlerinin ağırlığı, devrim iddiasından büyük kalıyor. Bu bir kusur olmayabilir, belki zorunluluk: önce hayatta kalıyorsun. Ama okurun ilk elde edeceği şey bir teknik çantası, devrim değil.

Kime, kime değil

ABD'de bir üniversiteye girecek, disleksi ya da DEHB'si olan ve "ben bu sistemde nasıl durabilirim" diye soran biri için tasarlanmış. Aileler ve öğretmenler için de ilginç, çünkü içeriden bir ses.

Türkiye'deki okur için dikkat edilecek bir şey var. Kitabın dayandığı hak ve kaynak yapısı Amerikan kampüslerine ait. Türkiye'deki karşılığı için sınav düzenlemeleri ve haklar yazısına bakmak daha doğru. Bir de kitap iki farklı şeyi aynı çatı altında topluyor: öğrenme güçlüğü ve DEHB. İkisi sık birlikte görülüyor ama ayrı şeyler; farkı DEHB ve öğrenme güçlükleri yazısında anlattım.

Yeni tanı almış, hala utanç döneminde olan biri kitaptaki stratejilerden önce anı kısmına gitmeli. Strateji bölümleri ise tek bir dersi ya da sınavı kurtarmaya çalışan biri için başvuru kitabı olarak daha rahat okunur.

Anı kısmının işi

Kitabın ilk altmış sayfasını atlayıp doğrudan not alma bölümüne geçmek cazip, özellikle sınav haftasında. Bence bu yanlış bir tasarruf olur. Stratejiler, neden zorlandığını anlatan kısmın üstüne kurulmuş. "Institutionalized" bölümünün adı bile bir iddia taşıyor: yazarlar zorlanmayı kendi eksikliklerine değil, kurumun ölçüsüne bağlamaya çalışıyor. Çalışma kısmında önerilen her kişiselleştirme, her "kendi sistemini bul" cümlesi bu çıkış noktasından besleniyor.

Bunun bir bedeli de var. Kendi sistemini bulmak, DEHB'li biri için çoğu zaman en zor kısım. Kitabın sunduğu seçeneklerin bolluğu bazı okurlar için özgürleştirici, bazıları için yeni bir karar yorgunluğu. Bunu kitabın kusuru olarak yazmıyorum; çalışma kitaplarının ortak sorunu.

Nasıl okurdum

Kitabı baştan sona okumak yerine şöyle bir sıra öneririm: önce giriş ve anı kısmı, sonra o dönem içinde en çok takıldığın tek beceri neyse onun bölümü. Not alıyorsan not alma bölümü, ders içinde sesin çıkmıyorsa tartışma bölümü. Bir hafta uygulayıp bir sonrakine geçmek. Aynı anda altı sistem kurmak, DEHB'de en kısa yoldan hepsini bırakmaya götürüyor.

Rafın içindeki yeri

Kitap raftaki iki grupla komşu. Biri utanç kitapları: You Mean I'm Not Lazy, Stupid or Crazy?! adı bir iddia olan, tembel değilsin diyen kitap. Mooney ve Cole aynı cümleyi bir öğrencinin bakışıyla söylüyor.

Öbürü Hallowell. Önsözü o yazdığı için Driven to Distraction ile birlikte düşünmek mantıklı: biri tanıyı hekim gözüyle anlatıyor, bu kitap öğrenci gözüyle. Sitede DEHB'de kitap okumak neden zor ve akademik yazma yazıları, kitabın okuma ve yazma bölümlerinin ele aldığı iki yükü başka bir açıdan anlatıyor.

Son söz

Bu kitabı çalışma yöntemi öğrenmek için almak yanlış olmaz, ama asıl alınacak şey yön: bence kitabın asıl söylediği, etiketin senin değil sistemin ölçüsüne ait olduğu. Yöntemler eskiyebilir, bu çerçeve eskimedi.