İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB'de not almak: yazarken dinleyememek

Cümlenin sonunu yazarken bir sonrakini kaçırıyorum. Not almanın zihinden ne istediğini, DEHB'de neyin zorlaştığını ve denemeye değer yolları yazdım.

Cansu6 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Kısa cevap

Not almak aynı anda dinlemeyi, önemli olanı seçmeyi ve yazmayı gerektirir; bu yüzden okumaya ya da öğrenmeye göre daha fazla zihinsel çaba ister.

Uzun cevap

DEHB'li üniversite öğrencileriyle yapılan küçük bir çalışmada notların niteliği akranlarından farklı çıkmadı, ama el yazısı hızı ve notlardan hatırlama daha düşüktü. Dikkatsizlik belirtisi yüksek öğrencilerde bilgisayar ya da tabletle not almak elle yazmaya göre daha iyi sonuç verebiliyor. Önceden hazırlanmış boşluklu not şablonları da not doğruluğunu artıran yöntemlerden biri.

Bu yazıda 7 bölüm var

Konuşan kişi bir cümle kuruyor. O cümlenin önemli olduğunu anlıyorum ve yazmaya başlıyorum. Cümlenin sonuna geldiğimde konuşma iki cümle ilerlemiş oluyor. Onları yakalamaya çalışırken yazdığım cümle yarım kalıyor.

Sonunda elimde yarım cümlelerden oluşan bir sayfa oluyor. Kafamda ise anlatılanlardan çok, yetişmeye çalışırken hissettiğim telaş kalıyor.

Uzun süre bunun bir beceri eksiği olduğunu düşündüm. Başkaları nasıl hem dinleyip hem yazabiliyordu? Sonra not almanın zihinden aslında ne kadar çok şey istediğini okudum.

Not almak kaç iş

Not almak tek bir hareket gibi görünüyor ama içinde en az üç iş var: duyduğunu anlamak, neyin yazılmaya değer olduğunu seçmek ve bunu yazıya dökmek. Üçü de aynı anda ve konuşmacının hızında oluyor.

Piolat ve arkadaşlarının derlemesi, not almanın bilişsel çabasını ölçen çalışmaları bir araya getiriyor. Karşılaştırmalı veriler, not almanın okumaya ya da öğrenmeye göre daha fazla çaba gerektirdiğini gösteriyor; derleme bu yükü çalışma belleğinin sınırlarıyla açıklıyor (Piolat ve ark., 2005).

Yani herkes için ağır bir iş. DEHB'de ise bu işi taşıyan tampon zaten daha çabuk doluyor. Çalışma belleğinin gündelik hayattaki halini çalışma belleği ve unutkanlık yazısında anlattım; burada yalnızca not masasındaki yüzüne bakıyorum.

Yazarken dinlemek, iki kişinin aynı anda konuştuğu bir odada ikisini birden anlamaya çalışmak gibi.

DEHB'li öğrencilerin notları gerçekten daha mı kötü

Beni şaşırtan bir çalışma var. Vekaria ve Peverly, kendini DEHB'li olarak bildiren 22 üniversite öğrencisini 50 akranıyla karşılaştırdı. Öğrenciler bir ders dinleyip not aldı, notlarını gözden geçirdi ve yazılı bir hatırlama testine girdi. DEHB grubu yazılı hatırlamada ve el yazısı hızında daha düşük puan aldı. Ama notların niteliğinde, sürekli dikkatte, sözel çalışma belleğinde ve dinlediğini anlamada iki grup arasında fark çıkmadı (Vekaria ve Peverly, 2018).

Örneklem küçük ve DEHB öz bildirime dayanıyor; bu yüzden sonuçları temkinli okuyorum. Ama bana şunu düşündürdü: belki zorluğun önemli bir kısmı notun kendisinde değil, elin konuşmaya yetişmeye çalışmasında ve notlardan bilgiye geri dönerken çıkıyor. Bu da çözümü kağıttan sürece taşıyor.

Elle mi, klavyeyle mi

“Elle not al, daha iyi aklında kalır” sık duyulan bir tavsiye. DEHB'de bu tavsiye herkese uymayabilir.

Bir üniversite dersinde yapılan sınıf çalışmasında öğrenciler not alma yöntemlerini kendileri seçti: elle, dizüstü bilgisayarla ya da tabletle. İki gün sonra kısa bir sınava girdiler. Dikkatsizlik belirtileri arttıkça elle not alanların dersten öğrendikleri azalıyor, bilgisayar ve tabletle not alanlarınki ise artıyordu (Shimko ve ark., 2025). Öğrenciler yöntemlere rastgele atanmadı, bu yüzden neden-sonuç kurmak için erken. Yine de “elle yaz, daha iyi öğrenirsin” cümlesini evrensel bir kural gibi söylememek için yeterli bir işaret.

Bilgisayarın bir bedeli de var. Ders sırasında dizüstünde başka işlerle uğraşan katılımcılar dersle ilgili testte daha düşük puan aldı; dahası, çoklu görev yapan birini görüş alanında gören katılımcıların puanı da düştü (Sana ve ark., 2013). Yani bilgisayar, yalnızca not için açıldığında işe yarıyor.

Boşluklu not: yükün bir kısmını önceden almak

Rehberli notlar, dersin iskeletini veren ve önemli yerleri boş bırakılmış not kağıtları. Bu alandaki çalışmaları toplayan bir meta analiz, rehberli notların not doğruluğunu ve akademik performansı artırdığını buldu; etkinin en net görüldüğü grup okul çağındaki öğrencilerdi (Konrad ve ark., 2009). Yetişkinler için kanıt daha sınırlı.

Yetişkin olarak bunu kimse benim için hazırlamıyor. Ama ben kendim hazırlayabiliyorum: sunum dosyası ya da okuma listesi önceden paylaşılmışsa, başlıkları bir sayfaya yazıp altlarını boş bırakmak. O zaman konuşma sırasında yapmam gereken iş seçmek ve yazmaktan boşluk doldurmaya iniyor. Okulda bunun resmî bir karşılığı da var: not tutma desteği.

Not almak dikkati dağıtıyor mu, tutuyor mu

Burada iki yönlü bir durum var ve ikisini de yaşıyorum.

Bir yanda not almak dinlemekle yarışıyor; yukarıda anlattığım yarım cümleler bu yarışın sonucu. Diğer yanda, not almadığım bir konuşmada ellerim boş kaldığında zihnim çok daha çabuk başka yere gidiyor. Yazmak dikkate tutunacak bir yer veriyor. Sözlükte buna yakın bir kavram var: dikkat çapası.

Bu çelişkiyi çözmek için not almayı iki ayrı işe bölmeye çalışıyorum. Birincisi yakalama: konuşma sırasında yalnızca işaretler, kelimeler, oklar. Bu kısım elimi meşgul ediyor ama dinlemeyi çok yormuyor. İkincisi kurma: sonrasında o işaretlerden cümle, bağlantı ve özet çıkarmak. İki işi aynı anda yapmaya çalıştığımda ikisi de bozuluyor; ayırdığımda ikisini de yapabiliyorum.

Bir de karalama meselesi var. Kenara çizilen kutular, oklar, şekiller dışarıdan dikkatsizlik gibi görünüyor. Benim için çoğu zaman yerimde oturabilmenin, konuşmada kalabilmenin bir yolu. Bunun herkeste işe yaradığına dair elimde bir çalışma yok; o yüzden yalnızca kendi deneyimim olarak yazıyorum.

Notlarla sonra ne yapıyorum

Not almak işin yarısı. Vekaria ve Peverly'nin çalışmasında DEHB'li öğrencilerin notlarının niteliği akranlarınınkinden farklı çıkmamıştı, ama o notlardan hatırladıkları daha azdı. Bu bana notla sonradan ne yaptığımın, notun kendisi kadar belirleyici olduğunu düşündürüyor.

Notlarımı yeniden okumak yerine onları sorulara çevirmeye çalışıyorum. Sayfanın kenarına “Bu neden böyle?” ya da “Şunun farkı ne?” gibi sorular yazıp sonra kağıdı kapatarak cevaplamak. Bilgiyi hafızadan çağırmanın neden işe yaradığını ezber ve aralıklı tekrar yazısında anlattım.

Bir de defterlerin sayısı var. Her konu için ayrı defter, ayrı uygulama, ayrı dosya açtığımda neyi nereye yazdığımı unutuyorum. İçinde tarihli sayfaları olan tek bir yer, benim için birden fazla güzel defterden daha kullanışlı oldu.

Denemeye değer bulduğum not düzeni

Cümle yerine işaret. Tam cümle yazmaya çalıştığım anda kaçırıyorum. Anahtar kelime, ok, soru işareti. Cümleyi sonra kuruyorum.

Sayfayı ikiye bölmek. Sol tarafa duyduklarım, sağ tarafa aklıma gelen sorular ve bağlantılar. Zihnim gezindiğinde aklıma gelen şeyi sağa yazıp sola dönüyorum. Böylece dağılma bile bir yere kaydediliyor.

Kayıt varsa zaman damgası. Kaydı olacak bir dersse her şeyi yazmak yerine önemli anın dakikasını not ediyorum. Sonra o dakikaya dönüyorum. Online derslerdeki düzenimi DEHB'de online ders yazısında anlattım.

Bitince on dakika. Vekaria ve Peverly'nin bulgusu, asıl zor kısmın notlara geri dönmek olduğunu düşündürdü. Bu yüzden notları hafıza tazeyken tamamlamaya çalışıyorum. Yarım cümleleri o on dakikada bitirmezsem ertesi gün çoğunu çözemiyorum.

Renk ve sembolde sade kalmak. Not düzenini güzelleştirmek bende hızla ayrı bir uğraşa dönüşüyor: renk kodları, farklı kalemler, özenle çizilmiş başlıklar. Güzel görünen bir sayfa bazen anlatılanları kaçırmanın bedeli oluyor. Bu yüzden en fazla iki işaret kullanıyorum: önemli yer için bir yıldız, anlamadığım yer için bir soru işareti. Gerisini sonraya bırakıyorum.

Sesli toparlama. Konuşma bittiğinde, notlara bakmadan en önemli üç noktayı kendime sesli söylemeye çalışıyorum. Yapamıyorsam notlara dönüyorum; yapabiliyorsam notlar yalnızca bir destek oluyor. Bu küçük adım, notun kağıtta kalıp kalmadığını hemen gösteriyor.

Bu alışkanlıkları bugün toplantılarda da kullanıyorum. İşim gereği bir markanın verisini, kanalını, içeriğinin konuşulduğu uzun toplantılara giriyorum ve aynı yarım cümle sorunu orada da var.

Bir de kendime verdiğim bir izin var: bazen not almamayı seçmek. Bir konuyu anlamak için bütün dikkatimi dinlemeye verip notu sonradan kayıttan, sunumdan ya da başka birinden almak. İnsan bazen iki şeyi birden yapmaya çalışırken ikisini de yarım yapıyor. Dinlemekle yazmak arasında seçim yapmam gerektiğinde, çoğu zaman dinlemek daha değerli çıkıyor.

Sık sorulanlar

Not alırken neden dinleyemiyorum?
Not almak aynı anda dinlemeyi, önemli olanı seçmeyi ve yazmayı gerektiriyor. Üç iş birden yürüdüğünde biri aksıyor.
DEHB'li öğrencilerin notları daha mı kötü?
Küçük bir çalışmada notların niteliği akranlardan farklı çıkmadı. Ancak el yazısı hızı ve notlardan hatırlama daha düşük bulundu.
Elle mi klavyeyle mi not almalı?
Kişiye göre değişiyor. Klavye hız kazandırıyor ama dikkat dağıtıcılar da aynı ekranda duruyor; elle yazmak seçmeye zorladığı için bilgi daha derin işleniyor.
Boşluklu not ne demek?
Ders öncesinde başlıkları hazırlayıp yalnızca boşlukları doldurmak. Yükün bir kısmı derse girmeden alındığı için ders sırasında daha az iş kalıyor.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar5
  1. Piolat, A., Olive, T., & Kellogg, R. T. (2005). Cognitive effort during note taking. Applied Cognitive Psychology, 19(3), 291-312.↩
  2. Vekaria, P. C., & Peverly, S. T. (2018). Lecture note-taking in postsecondary students with attention-deficit/hyperactivity disorder. Reading and Writing, 31(7), 1551-1573.↩
  3. Shimko, G. A., Fyfe, E. R., & James, K. H. (2025). A classroom study on notetaking modalities and inattentive attention-deficit/hyperactivity disorder symptoms. Applied Cognitive Psychology, 39(4), e70105.↩
  4. Sana, F., Weston, T., & Cepeda, N. J. (2013). Laptop multitasking hinders classroom learning for both users and nearby peers. Computers & Education, 62, 24-31.↩
  5. Konrad, M., Joseph, L. M., & Eveleigh, E. (2009). A meta-analytic review of guided notes. Education and Treatment of Children, 32(3), 421-444.↩

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.