İçeriğe geç
Kitap Önerilerim

Fast Minds

Craig Surman & Tim Bilkey

Yetişkin DEHB'ye dokuz harflik bir kısaltmayla giriyor ve 'DEHB'li olabilirsin' diyenlere de kapıyı açık tutuyor. Akılda kalıyor, kanıt tarafını ayrı tartmak gerek.

7 dakika okuma
Bu yazıda 8 bölüm var

Tam adı Fast Minds: How to Thrive If You Have ADHD (Or Think You Might). 2013'te Berkley Books'tan çıktı, Harvard Health Publications etiketiyle. Önsözü Howie Mandel yazmış. Kütüphane kaydında 332 numaralı sayfa var, satıcılar 352 yazıyor; fark kaynakça ve dizinden geliyor olmalı.

Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; özgün adıyla yazıyorum.

Bu yazıyı kitabın içindekiler listesine, yayınevi ve yazar sitesi tanıtımlarına, kitaptan uyarlanıp yayımlanmış bir makaleye, sekizinci bölümün açılış sayfasına ve yayımlanmış değerlendirmelere dayanarak yazdım. Bölüm içeriklerini görebildiğim kadarıyla anlatıyorum, görmediğim yeri görmediğimi söylüyorum.

Kim yazdı

Craig Surman nöropsikiyatrist. Harvard Tıp Fakültesi'nde psikiyatri yardımcı doçenti, Massachusetts General Hospital'daki Yetişkin DEHB Araştırma Programı'nın bilimsel koordinatörü. Sitede bilişsel davranışçı terapi yazısında andığım, 2010'da JAMA'da çıkan Safren çalışmasının yazarları arasında da adı geçiyor.

Tim Bilkey Kanada'nın Ontario eyaletinde çalışan bir psikiyatrist. Yetişkin DEHB üzerine üç bin dört yüzden fazla değerlendirme yaptığı yazılıyor. FAST MINDS adını taşıyan eğitim programını 2009'da, hekimlerin yetişkin DEHB'yi tanıyıp tedavi edebilmesi için kurmuş ve Kanada Aile Hekimleri Koleji bu programı o yıl akredite etmiş. Kitabın adı bu programdan geliyor.

Üçüncü isim Karen Weintraub, bilim gazetecisi. Boston Globe ve USA Today için yazıyor, daha önce The Autism Revolution'ı çıkarmış. Kapakta "ile" diye anılıyor.

Kısaltmanın taşıdığı fikir

FAST MINDS bir kısaltma: Forgetful, Achieving below potential, Stuck in a rut, Time challenged, Motivationally challenged, Impulsive, Novelty seeking, Distractible, Scattered. Unutkan, potansiyelinin altında kalan, aynı yerde sıkışmış, zamanla başı dertte, motivasyonu zorlanan, düşünmeden davranan, yenilik arayan, dikkati dağılan, dağınık.

Kitabın çıkış fikri, kitaptan uyarlanan yazıdan okuyabildiğim kadarıyla şu: klinisyenler DEHB'yi ararken işten çıkarılmak, kötü not gibi dışarıdan görünen sonuçlara bakıyor. Oysa asıl yük görünmeyen telafi çabası. Gün içindeki dağınıklığı kapatmak için geç saatlere kadar çalışmak, teslim baskısı olmadan bitmeyen işi son gece yetiştirmek, her şeyi iki kez kontrol etmek. Yazarlar bu insanların reaktif yaşadığını, hazırlıklı değil yetişmeye çalışan biri gibi yaşadığını söylüyor. Bana kalırsa bu, yetişkin DEHB'nin en dürüst hayat tariflerinden biri.

Altyazıdaki "ya da öyle olduğunu düşünüyorsan" kısmı kapıyı tanısı olmayanlara da açıyor: belirtilerin bir kısmını kendinde gören herkes davetli. Yayımlanmış bir değerlendirme kitabın yetişkinlerde dünya genelinde yüzde dört civarı bir yaygınlık tahmini verdiğini, asıl sorunu da "sürekli katılım" olarak tanımladığını aktarıyor.

İç sayfalar

İçindekiler on iki bölüm. Kitabın kendisi üç ana kısım halinde: Understanding FAST MINDS, A FAST MINDS Operating Manual ve Building the Life You Want. Arkada özet ve çalışma kitabı, bir düşünce kaydı formu ve Yetişkin DEHB Kendi Bildirim Ölçeği (ASRS) var. Kaynakça on üç sayfa civarında. Kısımlara hangi bölümlerin düştüğünü satıcı ve değerlendirme kayıtlarından çıkardım: ilk üç bölüm anlamaya, ortadaki altı bölüm işletme kılavuzuna, son üçü hekimle çalışmaya ve ilerlemeyi sürdürmeye ayrılmış görünüyor.

Anlamak. Birinci bölüm "What are fast minds?" kısaltmayı ve dokuz özelliği tanıtıyor. İkinci bölüm "Tune in to your fast mind", yani kendi zihnine kulak vermek. Üçüncü bölümün adı "Fast minds made me do it". Bu bölümün metnini göremedim; başlığa bakarak davranışları ve özellikleri ilişkilendiren bir bölüm olduğunu tahmin ediyorum ama bu bir tahmin.

İşletme kılavuzu. Dördüncü bölüm "Use the prefrontal checklist", yani alın bölgesi kontrol listesi. Başlığa bakarak yürütücü işlevleri tek tek yoklayan bir bölüm olduğunu düşünüyorum ama içeriğini göremedim. Beşinci bölüm "Be your own chief executive", altıncı bölüm "Don't just do it, think about it!". Yedincisi "Find where and how you thrive". Sekizincisi "Feel well, function well", dokuzuncusu "Help other people get it". Bu altı bölümün içeriğini çoğunlukla başlıklardan ve yayınevi tanıtımından biliyorum. Tanıtım şunları vaat ediyor: zaman, görev ve ilişkiler için kişiye özel stratejiler, işe yarayan düzen alışkanlıkları, düşünmeden verilen kararları ve olumsuz düşünce kalıplarını azaltmak, zorlukları destekleyen ortamlar kurmak.

Bir bölümün başlangıcını okuyabildim. Sekizinci bölüm Rachel'ın günüyle açılıyor: üç kahveye rağmen dokuzda işe yetişememek, ikinci alarmı da uyuyarak geçirmek, öğle yemeğini evde unutmak, akşam yemeği dokuzu bulmak, televizyondan bilgisayara geçip geç yatmak. Vinyetin hemen ardından açılıştaki genelleme geliyor: bu özelliklere sahip insanlar çoğu zaman bir alanı, genellikle işi ya da okulu ayakta tutuyor ve kendi ihtiyaçlarına güç kalmıyor. Sitede öz bakımın neden zor olduğu üzerine yazdığım yazıyla aynı yere bakıyor.

Kitaptan uyarlanmış makalede "en iyi nasıl çalıştığını bil" diye bir kısım var. Yazarlar okurdan en az üç başarı anını not etmesini istiyor: koşarken, zor bir sorunu çözerken, elleriyle çalışırken, birine bildiğini öğretirken. Sonra o anların bağlamına bakılacak: ilgi, güçlü yan, başka insanlar. Bu yedinci bölümün başlığıyla aynı soruyu soruyor gibi ama hangi bölümden alındığını doğrulayamadım. Aynı makale kitabın altında yatan beş ilkeyi de sayıyor. Olumsuz düşünce ve dağıtıcı ortam azaltılabilir. Beyin ilginç, anlamlı ve adımları net işlerde en iyi çalışır. Zor işlevler "çevre beyinlere" devredilebilir: alarm, telefon, planlayıcı, başka insanlar. Doğru anda doğru alışkanlık yoldan çıkmayı önler. Yeni stratejileri denemek için uygun ortam ve hesap verme gerekir.

Hekimle çalışmak ve devamı. Onuncu bölüm "Make the most out of medication", ilacı en iyi biçimde kullanmak. On birinci bölüm "What else works?" yayınevi tanıtımına göre koçluk, bilişsel davranışçı terapi, farkındalık, destek grupları ve yaşam tarzı değişikliğini kapsıyor. On ikinci bölüm "Thriving on the journey" yolun devamını anlatıyor.

En güçlü yanları

İlk, dil. Driven to Distraction'ın yazarlarından Edward Hallowell kapak yazısında kitabı kolay okunur ama gelişmiş bulmuş. New England Psychologist için yazan Paul Efthim de kendi kendine yardım kitaplarının hayranı olmadığını söyleyip bunu karşılaştığı iyi yetişkin DEHB kitaplarından biri saymış. Bir kapak yazısı reklamdır, ama bir klinisyenin kendi mesafesini kabul ederek vardığı sonuç daha fazla şey söylüyor.

İkincisi, güçlü yanlar konusunda abartıya kaçmıyor. Ortamın, ilginin ve beceri eşleşmesinin ne zaman işe yaradığını soruyor, "DEHB süper güç" demiyor. Bir değerlendirmede aktarılan, kitaptaki bir kişinin sözü bunu iyi özetliyor: "A disorder? Sure. A defect? No."

Üçüncüsü, yapının kendisi: önce anlamak, ortada altı bölümlük çalışma, sonda hekimle çalışmak ve sürdürmek. Arkadaki çalışma kitabı ve düşünce kaydı formu okuru sadece okumaya bırakmıyor.

Zayıf yanları ve eleştiri

Önce bir ayrım. Kitabın iyi bir kitap olması ile bir tedavi olması aynı şey değil, ve kapağı kapattığında insanın elinde ikincisi varmış gibi bir his kalabiliyor. Kitaplar çoğu zaman bu hissi verir; bu kitap da verebilir.

FAST MINDS tanı ölçütü değil, mnemonik. DEHB tanısı klinik ölçütlere ve ayrıntılı değerlendirmeye dayanıyor. Dokuz sıfatın çoğuna herkes bir gün evet diyebilir: unutkanlık, geç kalmak, can sıkıntısı. Kitap kapıyı geniş tutuyor. Bu cömertlik bazı okurlar için rahatlatıcı, bazıları için kendini hızla eşleştirmeye açık bir kapı. Bence kitabı okurken tanının nasıl konduğuna da bakmak gerekiyor, çünkü bir kısaltmayla tanıya varılmıyor. Arkadaki ASRS de bir tarama ölçeği, tanı değil.

Kanıt tarafı: Surman'ın adı araştırmalarda geçiyor ama bu kitabın kendisini, kitap olarak okunduğunda, sınayan bir çalışma görmedim. Önerilen stratejiler bilişsel davranışçı programlarla akraba. O programların terapistle yürütüldüğünde etkili olduğu gösterildi. Kitaptan tek başına okunduğunda aynı sonucun geleceğini bu kitap için gösteren bir veri bulamadım.

Ayrıca bir uyarı eklemem gerek. Kitap Kuzey Amerika'da, o ülkenin sağlık sistemi ve ilaç düzeni içinde yazıldı. İlaç bölümünü okurken reçete, rapor ve erişim konusunu kendi ülkene çevirmen gerekiyor. Türkiye'de ilaç tedavisinden ne beklenmeli yazısı bu yüzden yanında durabilir. İlaç kararını da hekim veriyor, kitap vermiyor. Tanısı on yılı aşmış bir sesli kitap dinleyicisi, kitabın daha çok yeni tanılı ya da araştırmakta olanlara göre olduğunu yazmış; ben de bu izlenimin yersiz olmadığını düşünüyorum. Son olarak 2013 kitabı, uygulama ve teknoloji örnekleri eskimiş olabilir.

Kime, kime değil

Tanısını yeni almış ya da almak üzere olan, sistem kurmaya hazır, kısa bölümleri sevenlere. "Ne yapacağımı biliyorum, kendimi nasıl tanıyacağımı bilmiyorum" diyen birine de. Çalışma kitabı kısmı kendi başına çalışmaya uygun.

Zaten tanılı, on yıldır çeşitli yöntemler deneyen ve daha çok yöntem arayan birine değil; ona Tool Kit gibi daha uygulama yoğun bir kitap daha iyi gelir. Standart bir protokol arayana da değil. Ve henüz yası ya da şüphesi taze olan birinin kısaltmaya kapılıp "bunların hepsi bende var" diye kapanmaması gerekiyor.

Rafta nerede duruyor

Başlangıç tarafında, Driven to Distraction gibi tanıtım kitaplarına yakın. Onlar neyle karşı karşıya olduğunu anlatır, bu kitap işe yarar bir kullanım kılavuzu çıkarmaya çalışır. Uygulama tarafında Tool Kit baştan sona araç ve bilişsel davranışçı çerçeveye yaslanıyor. Fast Minds ise kendini tanımayla açılıyor ve araçlara ondan sonra geçiyor.

Yapılandırılmış bir protokol isterseniz Mastering Your Adult ADHD başka bir yerde duruyor: haftalık modüllerle ve sınanmış bir programla. Fast Minds o programın yerini tutmuyor, ama okura neyin neden bu kadar yorduğunu anlatan bir basamak olabiliyor. Kitabın dokuzuncu bölümü "Help other people get it" ise, başkalarına DEHB'ni anlatmak konusunda sitedeki tanını açmak yazısıyla birlikte düşünülebilir.

Benim tavrım

Bu kitabı bir rehber olarak değil, bir giriş kapısı olarak raftan çıkarırdım. Kısaltma akılda kalıyor, dil rahat, kapsam geniş. Ama kendi hayatımda kısaltmayı değil, sekizinci bölümdeki Rachel gibi bir günün hangi noktasında çöktüğünü soran kısımları tutardım. Kitabı baştan sona okumaktan çok, en çok yorulduğun alana gidip o bölümle çalışmak bence daha doğru.