İçeriğe geç
Yöntemler

Üniversitede DEHB: erteleme, tükenme ve bırakma niyeti

1879 Macar üniversite öğrencisinde DEHB belirtilerine göre dört grup karşılaştırıldı: birleşik grup en çok erteleme ve tükenme bildirdi.

6 dakika okumaOrta
Bu yazıda 9 bölüm var

“Hep son güne bırakıyorum.” Üniversitede bu cümleyi kuran çok. Ama erteleme herkeste aynı şey mi? Scientific Reports'ta yayımlanan bir çalışma bunu, DEHB belirtilerinin türüne göre ayrıştırarak inceledi. Bulgulardan biri şaşırtıcı: bazı ertelemeler zarar yerine bir tür telafi gibi çalışıyor olabilir, yazarlar öyle yorumluyor.

Çalışma kimden, nereden geliyor

Çalışmanın yazarları Vanessa Müller ve Bettina Pikó. Makale Scientific Reports dergisinin 16. cildinde, Nature'ın listesine göre 24 Şubat 2026 tarihinde yayımlandı. Elimdeki özet yazarların kurumlarını vermiyor.

Çalışma kesitsel bir anket çalışması. Kesitsel, öğrencilere zaman içinde izlenmeden, tek bir anda sorular sorulmuş demek. Katılımcılar Macaristan'daki üniversite öğrencileri, toplam 1879 kişi, yaşları 18 ile 35 arasında. Anketleri çevrim içi doldurmuşlar.

Bu yazı, Scientific Reports dergisinde açık erişimle yayımlanan makalenin Türkçe özetidir. Makale Creative Commons Atıf 4.0 (CC BY 4.0) lisansıyla yayımlandı; bulgular makalenin yazarlarına aittir, buradaki anlatım ve değerlendirme bana aittir.

Neyi ölçmüşler

Ankette şu ölçekler yer almış: Yetişkin DEHB Öz Bildirim Ölçeği, Erteleme Ölçeği, Yükseköğretimde Devam Ölçeği ve Ego Tükenmesi Ölçeği. Yazarlar altı sonucu karşılaştırmış: sorunlu erteleme, uyumlu erteleme, sorunlu mükemmeliyetçilik, uyumlu mükemmeliyetçilik, ego tükenmesi ve okulu bırakma niyeti.

Başlıktaki üç D'yi (delay, depletion, disengagement) ben şöyle okuyorum: delay (gecikme) erteleme, depletion (tükenme) ego tükenmesi, disengagement (ilgisizleşme) okulu bırakma niyeti. Özet bu eşleştirmeyi kendisi yapmıyor, bu benim okumam.

Sorunlu ertelemeyi hepimiz biliyoruz: işi yapmayı geciktirmek ve sonra bunun bedelini ödemek. Uyumlu erteleme için özet bir tanım vermiyor. Genel kullanımda bununla, yapılacak işi bilinçli olarak sonraya bırakmak ve bunun işe yaraması kastedilir. Ego tükenmesi, öz denetimin yorulan bir kaynak olduğu fikrine dayanıyor: gün boyu kendini tutmaktan sonra gücün azalması. Bu kavramın kendisi psikolojide tartışmalı, ama burada ölçek adı olarak geçiyor, ben de öyle kullanıyorum. Mükemmeliyetçilikte de özet sorunlu ve uyumlu ayrımını yapıyor ama ayrıntı vermiyor.

Dört grup nasıl oluşmuş

Yazarlar öğrencileri yetişkin DEHB ölçeğindeki belirti kriterlerine göre küme analiziyle (k-means) dört gruba ayırmış. Küme analizi, insanları önceden grup tanımı vermeden, puanlarındaki benzerliğe göre kümeleyen bir yöntem. Çıkan gruplar şunlar:

  • Birleşik grup: hem dikkatsizlik hem hiperaktivite/dürtüsellik belirtisi bildirenler.
  • Dikkatsiz grup.
  • Hiperaktif-dürtüsel grup.
  • Düşük belirtili grup.

Burada önemli bir ayrım var: bu gruplar tanı grubu değil. Özet katılımcıların tanısı olup olmadığından söz etmiyor. Birleşik gruptaki biri DEHB tanılı olabilir de olmayabilir de, grup belirti puanlarıyla kurulmuş.

Ne çıkmış

Gruplar altı sonucun hepsinde birbirinden anlamlı biçimde farklı çıkmış. Bunu görmek için çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) kullanılmış. Bu, birden fazla sonucu aynı anda karşılaştıran ve burada yaş ile biyolojik cinsiyetin etkisini hesaba katan bir istatistik yöntemi.

Özetin ayrıntı verdiği iki bulgu şunlar. Birleşik grup, en yüksek sorunlu erteleme ve en yüksek ego tükenmesini bildirmiş. Uyumlu erteleme puanları ise hiperaktif-dürtüsel grupta ve düşük belirtili grupta en yüksek çıkmış.

Makale başlığı birleşik grubun gecikme, tükenme ve ilgisizleşme açısından en büyük risk altında olduğunu söylüyor. Özetin metni ise okulu bırakma niyeti ve mükemmeliyetçilik sonuçlarında gruplar arasında anlamlı fark olduğunu bildiriyor ama bu iki sonucun hangi grupta nasıl çıktığını vermiyor. O yüzden okulu bırakma niyetiyle ilgili ayrıntı için makalenin kendisine bakmak gerekir. Sayısal büyüklükleri de özet vermiyor.

Uyumlu erteleme bulgusu

Asıl dikkat çeken kısım bu. Yazarlar, uyumlu ertelemenin bazı DEHB profillerinde koruyucu ya da telafi edici bir strateji olarak işleyebileceğini öne sürüyor ve bulguların, akademik ortamda işlevsel gecikmeyi ve öz düzenlemeyi yapıcı biçimde yeniden düşünmeye imkan verdiğini belirtiyor. Bunu verinin kesin bir sonucu değil, bir yorum olarak okuyorum: özet uyumlu ertelemenin başarıyı artırdığını göstermiyor, yalnızca bazı gruplarda daha yüksek bildirildiğini söylüyor.

Bu bulgu senin için ne ifade eder

Üniversite öğrencisiysen ve DEHB belirtilerin varsa üç şeyi alabilirsin.

Birincisi, belirti örüntün önemli olabilir. Dikkatsizlik ve dürtüsellik birlikte olduğunda sorunlu erteleme ve ego tükenmesi puanlarının en yüksek çıktığını gördük. Bu, bir öğrencinin neden bir arkadaşından daha çok zorlandığını açıklamaya yardım edebilir. Bunu "ben böyleyim" diye değil, "nerede destek lazım" diye okumanı öneririm. Ertelemenin türleri için DEHB'de erteleme türleri yazısına, erteleme ile kaçınmanın farkı için erteleme mi kaçınma mı yazısına bakabilirsin.

İkincisi, her gecikme aynı değil. Sorunlu erteleme ile uyumlu erteleme ayrımı, kendine suçlama dilini azaltabilir. Yine de şunu net söyleyeyim: bu çalışma "ertelemek iyidir" demiyor. Uyumlu erteleme, bilinçli ve işe yarayan bir gecikmeyi ifade ediyor, çaresizce yapılan son dakika telaşını değil. Hangisinde olduğunu ayırmak sana kalıyor.

Üçüncüsü, tükenme bulgusu. Birleşik grupta ego tükenmesi en yüksek bildirilmiş. Sürekli kendini tutarak çalışmak yorucuysa, çalışma düzenini bu yorgunluğu azaltacak biçimde kurmak mantıklı. Dönem boyu planlama için üniversite öğrencisi dönem boyu çalışma yazısı, tükenmişlik için DEHB'de tükenmişlik yazısı var. Okul genelinde ne beklenebileceği için okulda ve üniversitede DEHB yazısına da göz atabilirsin.

Bunu kendi durumuna uygularken

Bir ölçekte aldığın puanla "hangi gruptayım" diye kendini etiketlemek çok cazip, ama ben buna karşıyım. Çalışmadaki gruplar yazarların kullandığı bir istatistik yönteminin çıktısı. Sen o gruplardan birine tam oturmayabilirsin, iki grubun arasında kalabilirsin, dönemden döneme de değişebilirsin. Grup adı bir teşhis değil, bir gruplama aracı.

Daha işe yarar soru bana kalırsa şu: erteleme sende ne zaman işe yarıyor, ne zaman seni yoruyor? Son güne bırakıp rahat teslim ettiğin işlerle, son güne bırakıp panikle ve uykusuz teslim ettiğin işleri ayırabiliyor musun? Bu ayrım çalışmanın sorunlu ve uyumlu erteleme ayrımıyla aynı yönde, ama çalışmanın sana verdiği bir araç değil, benim önerdiğim bir bakış. Çalışma yalnızca gruplar arasındaki ortalama farkları bildiriyor.

Neyi söylemiyor

Nedensellik söylemiyor. Kesitsel bir anket olduğu için erteleme DEHB belirtisini mi artırıyor, DEHB belirtisi ertelemeyi mi artırıyor, ya da ikisi de başka bir şeyden mi besleniyor, bu veriyle ayrılamaz.

Hepsi öz bildirim. Öğrenciler kendileri doldurmuş; özet notlar, devamsızlık ya da gerçek okulu bırakma gibi dışarıdan ölçülmüş bir sonuç bildirmiyor.

Tek bir ülke ve çevrim içi bir örneklem. Özet örneklemin nasıl seçildiğini söylemiyor. Çevrim içi ankete kimlerin katıldığı sonucu etkileyebilir, ve Macaristan'daki bulgunun başka üniversitelere ne kadar taşındığını bilmiyoruz.

Ortalamalar tek tek öğrenciyi anlatmaz. Birleşik gruptaki her öğrenci tükenmiş değildir, düşük belirtili gruptaki her öğrenci ertelemeden uzak değildir.

Bana kalan

Bu çalışmayı okurken en çok durduğum nokta uyumlu erteleme oldu. Ben ödevi son geceye bırakırdım ama yapardım. Çalışma bunun bende ne işe yaradığını söylemiyor, kimseninkini de söylemiyor; yalnızca bazı profillerde uyumlu ertelemenin yüksek bildirildiğini ve yazarların bunu telafi stratejisi olabilecek bir şey olarak yorumladığını söylüyor. Yine de erteleme alışkanlığına yalnızca "zayıflık" gözüyle bakmak yerine "bir şeyi telafi ediyor olabilir mi" diye bakmak bana makul geliyor.

Ama bunu fazla büyütmem. Aynı çalışma, belirtileri birlikte olan öğrencilerin hem sorunlu ertelemede hem tükenmede en yüksek çıktığını da söylüyor ve bence asıl yük orada. Öğrenciysen ve bu tablodaysan, sadece "daha çok çabala" demek yetmez. Çalışma düzenini, sınav düzenlemelerini ve desteği konuşmak lazım; sınav düzenlemeleri ve haklar yazısı ve üniversitelerdeki engelli öğrenci birimi bunun için var.

Sık sorulanlar

Çalışmadaki üç D (gecikme, tükenme, ilgisizleşme) ne demek?
Makalenin başlığındaki üç kelime, ölçülen sonuçlarla eşleşiyor: gecikme sorunlu erteleme, tükenme ego tükenmesi, ilgisizleşme ise okulu bırakma niyeti. Bu eşleştirmeyi başlıktan ve ölçek adlarından ben kuruyorum, özet üç D'yi tek tek tanımlamıyor.
Birleşik grupta DEHB tanısı olan öğrenciler mi var?
Özet tanıdan söz etmiyor. Öğrenciler yetişkin DEHB öz bildirim ölçeğinden aldıkları belirti puanlarına göre gruplanmış. Yani gruplar tanı grubu değil, belirti örüntüsü grubu.
Uyumlu erteleme ne demek, işe yarıyor mu?
Özet tanım vermiyor, genel kullanımda bilinçli ve bir amaca hizmet eden erteleme olarak anlaşılır. Yazarlar bunun bazı DEHB profillerinde koruyucu ya da telafi edici bir strateji olabileceğini öne sürüyor. Bu bir yorum, kanıtlanmış bir sonuç değil.
Bu çalışma okulu bırakacağımı mı söylüyor?
Hayır. Çalışma okulu bırakma niyetini ölçen bir ankete dayanıyor, gerçek bırakmayı izlemiyor. Gruplar arasında ortalama farklar bildirilmiş, tek tek öğrencinin geleceği hakkında bir şey söylenmiyor.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.