Okulda ve üniversitede DEHB: öğrenciler ve aileler için
Karnem kötü değildi, dalgalıydı. DEHB'li öğrencinin nerede zorlandığı, hangi düzenlemelerin işe yaradığı ve üniversitede neden her şeyin zorlaştığı.
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Bu yazıda 8 bölüm var
Benim karnem kötü değildi. Dalgalıydı ve kimse dalgalanmaya bakmadı, herkes ortalamaya baktı.
Bir sınavdan çok iyi, bir sonrakinden çok kötü alıyordum. Bir konuyu bir hafta kusursuz anlatıyordum, üç hafta sonra hatırlamıyordum. O yıllarda buna kendim de bir isim koydum: bazen çalışıyorum, bazen çalışmıyorum. Otuz yaşıma yaklaşırken öğrendim ki asıl mesele çalışmakta bitmiyormuş; çalışmayı yönetmekte bitiyormuş.
Asıl gösterge tutarsızlık
Aynı öğrenci bir sınavdan doksan, diğerinden kırk alıyor.
Bu tabloyu “çalışmıyor” diye okumak kolay ve yanlış. Beceri dalgalanması DEHB'nin en tanımlayıcı özelliklerinden biri ve tam da bu yüzden en çok yargılanan yanı: bir kez yapabildiği görülen şeyin hep yapılabileceği varsayılıyor.
Bu varsayımın öğrenciye söylediği cümle hep aynı: “yapabiliyorsun ama yapmıyorsun.” O cümlenin yıllar içinde ne yaptığını potansiyelini kullanmıyor etiketi yazısında yazdım.
Nerede zorlanıyor
- Uzun süreli projeler. Teslim tarihi uzaktaysa gerçek değil. Son gece başlıyor.
- Yazılı sınavlar. Bildiği soruyu yanlış okumak, aceleci hata yapmak, süreyi kestirememek.
- Not tutmak. Dinlemek ve yazmak aynı anda zorlanıyor; biri seçiliyor ve genelde ikisi de eksik kalıyor.
- Ödev takibi. Ödevin varlığını hatırlamak, ödevi yapmaktan zor. Prospektif bellek meselesi.
- Sessiz sınıfta oturmak. Özellikle dikkatsiz tür baskın olanlarda dışarıdan hiç görünmüyor; çocuk sessizce camdan bakıyor ve kimse rahatsız olmuyor.
- Okuduğunu takip etmek. Aynı paragrafı üç kez okumak, gözün satırda olup zihnin başka yerde olması.
Tanı için belirtilerin on iki yaşından önce başlamış olması aranıyor (APA, 2022); bu yüzden okul dönemi yalnızca zorlanmanın yaşandığı yer olmuyor, sonradan tanı sürecinde en çok işe yarayan kayıt oluyor.
Sınav dönemleri için ayrı rehberler yazdım: LGS ve YKS. Veli tarafındaki günlük mesele olan ödev takibini ise ödev yazısında ele aldım.
İşe yarayan düzenlemeler
Sınavda: ek süre, ayrı ve az uyaranlı salon, ara verme izni, soruların sesli okunması.
Derste: öğretmene yakın oturma, ders notlarının önceden verilmesi, kayıt izni, planlı hareket molası.
Ödevde: aşamalı teslim, yazılı ve tek kanaldan ödev takibi, büyük projenin adımlara bölünmesi.
Türkiye'de bu desteklerin çoğu Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) üzerinden eğitsel değerlendirmeyle talep ediliyor. Okulda destek eğitim odası ve bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) yaygın uygulamalar.
Burada dürüst olmak gerekiyor
Yukarıdaki liste her yerde aynı biçimde yazılıyor ve ben de uzun süre sorgulamadım. Kanıt tarafına bakınca tablo daha karışık çıkıyor.
Eğitsel düzenlemeleri inceleyen sistematik bir derleme, bu son derece yaygın desteklerin etkisini ölçen çalışmaların azlığına dikkat çekiyor ve düzenlemelerin çoğunun DEHB'li öğrencilere özgü bir yarar göstermediğini bildiriyor. İstisna olarak küçük yaştaki öğrencilerde soruların sesli okunması öne çıkıyor. Yazarların önerisi, düzenlemelerin tek başına değil, etkisi gösterilmiş müdahalelerle birlikte verilmesi (Lovett ve Nelson, 2021).
Ek süre konusunda daha da beklenmedik bir bulgu var: üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışmada, DEHB belirtileri ve yürütücü işlev zorlanması daha yüksek olan öğrenciler ek süreden daha az yararlandı. Kendi ihtiyacına dair algıları da gerçek performanslarını öngörmedi (Lovett ve Leja, 2015). Tek bir çalışma ve genellemek doğru olmaz; ama “ek süre verilsin, mesele çözülür” cümlesinin göründüğü kadar güvenli olmadığını söylüyor.
Bunu düzenleme istemeyin diye yazmıyorum. Şunu demek için yazıyorum: düzenleme bir başlangıç, tek başına bir çözüm değil. Öğrenciye asıl lazım olan şey, işi nasıl parçalayacağını ve nasıl başlayacağını öğreten bir destek.
Düzenlemenin amacı sınavı kolaylaştırmak değil. Sınavın ölçtüğü şeyin bilgi olması, dikkat olmaması.
Üniversitede neden zorlaşıyor
Lise biter bitmez birçok kişide tablo ağırlaşıyor ve bunun sebebi belirtilerin artması değil.
Lisede dışarıdan gelen bir iskelet var: sabit program, her gün yoklama, kovalayan öğretmen, yakın teslim tarihleri, evde aile. Bu yapı, içeride eksik olan yürütücü işlevlerin yerini tutuyor.
Üniversitede iskelet kalkıyor. Devam zorunluluğu gevşiyor, sınavlar uzaklaşıyor, kimse kovalamıyor. Altında ne olduğu görünüyor.
Franke ve arkadaşlarının gelişimsel derlemesi, geçiş dönemlerinin DEHB'de belirgin bir kırılma noktası olduğunu gösteriyor (Franke ve ark., 2018). Birçok geç tanı hikayesi tam burada başlıyor; benimki de o geçişlerin birinde başladı.
Üniversite öğrencilerini inceleyen bir derleme, bu grupta akademik zorlanmanın tutarlı biçimde görüldüğünü bildiriyor (DuPaul ve ark., 2009). Aynı derleme bir boşluğa da işaret ediyor: bu gruba özel müdahalelerin etkisini ölçen kontrollü çalışma neredeyse yok.
Öğrenci için pratik olanlar
- Yapıyı dışarıdan kurmak. Sabit çalışma saatleri, aynı yer, aynı ritüel. Ortamın nasıl kurulacağı ders çalışma ortamı yazısında.
- Kütüphane. Eşlikçi çalışma etkisi bedava ve güçlü.
- Aralıklı tekrar. Sınavdan önceki gece çalışmak DEHB'de özellikle kötü çalışıyor; giderek açılan aralıklarla tekrar en çok fark yaratan yöntemlerden biri. Nasıl kurulacağı ezber ve aralıklı tekrar yazısında.
- Kendi teslim tarihlerini uydurmak. Gerçek tarihten bir hafta önceye, ve başkasına söz vererek.
- Sınav kaygısını ayrı ele almak. Dikkat sorunu ile kaygı birbirini büyütüyor; ayrıntısı DEHB ve sınav kaygısı yazısında.
Düzenleme nasıl istenir
Türkiye'de süreç genelde şöyle yürüyor ve adımları bilmek beklemeyi kısaltıyor.
Önce değerlendirme. Okul rehberlik servisi aileyi Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne yönlendiriyor; eğitsel değerlendirme orada yapılıyor. Sağlık kurulu raporu isteniyorsa hastaneye ayrıca gidiliyor.
Sonra okul. Rapor okula iletildiğinde bireyselleştirilmiş eğitim programı ya da destek eğitim odası gündeme geliyor.
Üniversitede ayrı bir kapı var. Çoğu üniversitede engelli öğrenci birimi bulunuyor ve sınav düzenlemeleri oradan talep ediliyor. Öğrencilerin çoğunun böyle bir birim olduğunu bilmediğini görüyorum.
Yazılı iste. Sözlü olarak kabul edilen bir düzenleme, öğretmen ya da dönem değiştiğinde hiç olmamış sayılıyor.
Okul tarafının resmi adımlarını RAM raporu, BEP ve öğretmenle görüşmek yazılarında ayrı ayrı anlattım.
Aileler için
Not üzerinden konuşmak işe yaramıyor. Süreç üzerinden konuşmak yarıyor: ne zaman başlıyor, nerede takılıyor, hangi adımda kalıyor.
Davranışsal ebeveyn eğitimi, çocukluk DEHB'sinde en güçlü kanıtı olan müdahalelerden biri ve tutarlı sınır ile anında geri bildirim üzerine kurulu (Faraone ve ark., 2021).
Bir de şunu eklemek istiyorum: okuma, yazma ya da matematikte ayrı bir zorlanma varsa bu DEHB'nin bir sonucu olmayabilir. Öğrenme güçlükleri DEHB'ye sık eşlik ediyor ve ayrı bir değerlendirme istiyor; DEHB ve öğrenme güçlükleri yazısında ele aldım. Tanı ve ilaç kararı bir hekimin işi.
Sık sorulanlar
- Okulda DEHB'nin en belirgin işareti ne?
- Not değil, tutarsızlık. Aynı öğrenci bir sınavda çok iyi, diğerinde çok kötü sonuç alıyor.
- Hangi düzenlemeler isteniyor?
- Ek süre, ayrı sınav salonu, yazılı yönerge ve aşamalı teslim en çok istenenler.
- Üniversitede neden zorlaşıyor?
- Dışarıdan gelen yapı ortadan kalktığı için. Lisede programı okul kuruyordu; üniversitede aynı işi öğrencinin kendisi yapmak zorunda kalıyor.
- Düzenleme nasıl istenir?
- Somut yazarak. Zorlanıyorum yerine çoktan seçmeli sınavlarda ek süre gibi uygulanabilir bir talep daha hızlı sonuç veriyor.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.