İçeriğe geç
Yöntemler

DEHB ve arkadaşlık

Yoğun başlayan, sonra sessizce sönen arkadaşlıklar. Aramayı unutmak, sözü kesmek ve iletişimin neden bu kadar dalgalı olduğu.

6 dakika okumaOrta

Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français

Bu yazıda 9 bölüm var

Telefonumda üç haftadır cevap bekleyen bir mesaj var. Gönderen kişiyi seviyorum. Mesajı okudum, cevabı kafamda kurdum, hatta iki kez kurdum. Yine de göndermedim.

Tanıdan önce bunun tek bir açıklaması vardı: demek ki yeterince önemsemiyorum. O açıklamayla yıllarca yaşadım ve her seferinde biraz daha utandım.

Arkadaşlık tarafında en sık duyduğum döngü de bu: biriyle tanışıyorsun, ilk üç ay çok yoğun geçiyor. Uzun konuşmalar, sık görüşmeler, hızlı kurulan bir yakınlık. Sonra araya bir hafta giriyor. Sonra bir ay. Sonra aramak için çok geç oluyor.

Sebep ilgisizlik olmuyor. Ama dışarıdan tam olarak ilgisizlik gibi görünüyor ve asıl sorun burada başlıyor.

Kurmak kolay, sürdürmek zor

Wehmeier ve arkadaşlarının (2010) derlemesi, DEHB'de sosyal işlevsellikteki zorlukların yaşam kalitesi üzerinde belirgin etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

Ama tabloya daha yakından bakınca ayrım netleşiyor: arkadaşlık kurmak genelde sorun olmuyor. Sürdürmek oluyor.

Bu ayrımı en iyi gösteren çalışmalar çocuklarla yapılmış. Normand ve arkadaşları (2013), DEHB'li çocukları ve kendi seçtikleri karşılıklı arkadaşlarını laboratuvarda gözleyip altı ay sonra tekrar baktı. DEHB'li çocukların arkadaşlıklarında yakınlık, karşılıklılık ve ilişkiden duyulan memnuniyet daha düşük, çatışma daha fazlaydı. Yani arkadaş vardı; ilişkinin dokusu farklıydı.

Konuyu toparlayan bir sistematik derleme de aynı yere çıkıyor: DEHB'li çocuk ve gençlerde arkadaşlık sayısı ve arkadaşlık kalitesi genel olarak daha düşük bulunuyor, arkadaşlıklar daha kısa sürüyor (Spender ve ark., 2023).

Burada dürüst olmam gereken bir yer var: bu çalışmaların neredeyse tamamı çocuk ve ergenlerle yapılmış. Yetişkinlerin arkadaşlıklarını doğrudan inceleyen iyi tasarlanmış çalışma çok az. Aşağıda anlattığım mekanizmaları bilinen belirtilerden ve kendi gözlemimden çıkarıyorum, ölçülmüş bir bulgu gibi sunmuyorum.

Aramamakla ilgilenmemek arasındaki fark

Aramayı hatırlamak zor. Birini aramak, gelecekte bir şey yapmayı hatırlamayı gerektiriyor. Buna prospektif bellek deniyor ve DEHB'de en çok zorlanan alanlardan biri. Geçmişi hatırlamakla ilgisi yok; “şu an aklımda olmayan ama sonra yapılması gereken şeyi, tam zamanı gelince kendiliğinden hatırlamak” başka bir iş ve o iş aksıyor.

Sonuç şu: birini gerçekten özlüyorsun ve aramıyorsun. İkisi aynı anda doğru olabiliyor.

Görünmeyen unutuluyor. Sık görmediğin biri zihinden çıkıyor. Bu, nesne kalıcılığı meselesinin insan hali ve suçluluk üreten bir tarafı var.

İlgi yoğun başlıyor. Yeni bir insan bir yenilik ve DEHB'de yenilik güçlü bir motivasyon kaynağı. Sözlükte bağ kurma yoğunluğu. Yenilik söndüğünde ilgi de düşüyor ve bu, karşı taraf için ani bir soğuma gibi görünüyor.

Mesaj cevaplamak ayrı bir eşik. Kısa bir “olur” yazmak kolay. Uzun, duygusal ya da karar isteyen bir mesaj bekleme sırasına giriyor ve orada kalıyor. Bunu DEHB'de e-posta ve mesaj felci yazısında ayrıca ele aldım; arkadaşlıkta bedeli daha ağır oluyor, çünkü karşı taraf bir kurumun değil senin cevabını bekliyor.

Aramamak, önemsememek anlamına gelmiyor. Ama karşı taraftan bakınca ikisi tamamen aynı görünüyor.

Konuşma sırasındaki zorluklar

Söz kesmek. Aklına gelen şeyi söylemezsen unutacağını bildiğin için araya giriyorsun. Sebebi anlaşılabilir, etkisi yine de kırıcı. Sözlükte söz kesme.

Aşırı paylaşım. Filtre yavaş çalıştığında, henüz o yakınlıkta olmayan bir bilgi paylaşılabiliyor. Sonrasında gelen pişmanlık yaygın. Sözlükte aşırı paylaşım.

Dinlerken kaçırmak. Karşındaki konuşurken zihnin bir cümleye takılıyor ve gerisini duymuyorsun. Sonra sorulan soruyu tekrar ettirmek gerekiyor.

Konu atlamak. Bir konudan diğerine hızlı geçiş, bazı insanlar için canlı bir sohbet, bazıları için takip edilemez bir akış.

Sosyal pil bitmesi. Uzun bir buluşmadan sonra gelen çöküş gerçek ve insanı ertesi buluşmaya isteksiz bırakıyor. O tarafı DEHB'de sosyal pil yazısında anlattım.

Duygusal taraf

Beheshti ve arkadaşlarının (2020) meta analizi, yetişkin DEHB'de duygu düzenleme güçlüklerinin yaygın olduğunu gösteriyor.

Arkadaşlıkta bunun karşılığı şu: cevaplanmayan bir mesaj, plan iptali ya da bir yüz ifadesi orantısız bir acı üretebiliyor. Bunun adı disforik reddedilme duyarlılığı ve çoğu zaman sessizce uzaklaşmaya yol açıyor.

Sözlükte sessiz uzaklaşma olarak geçen şey burada devreye giriyor: incindiğini söylemek yerine iletişimi azaltmak.

Bende en çok şu biçimde çalışıyor: bir mesaja geç cevap geldiğinde zihnim hemen bir hikaye kuruyor, “bıktı benden” hikayesi. O hikayeyi kurmakla ona inanmak arasında geçen süre çok kısa. Öğrendiğim tek şey, o hikayeye inanmadan önce bir gün beklemek.

Karşı taraf bunu nasıl okuyor

Burada çoğu yazının atladığı bir kısım var. Arkadaşlık iki kişilik ve karşı tarafın elinde senin iç dünyana dair hiçbir bilgi yok.

Onun gördüğü şey şu: üç ay yoğun ilgi, sonra sessizlik. Doğum gününün unutulması. Hastalığının sorulmaması. Üç kez ertelenen bir plan. Bu verilerle kurulacak en makul açıklama “artık beni istemiyor” oluyor.

Bunu kabul etmek bana zor geldi, çünkü niyetimin görünmesini istiyordum. Görünmüyor. Görünen tek şey davranış. Sık yapılan hata da tam burada: niyetini anlatıp davranışı değiştirmemek. “Böyleyim, kusura bakma” cümlesi bir süre çalışıyor, sonra çalışmıyor.

İşe yarayan şeyler

Hatırlamayı sisteme devret. Takvimde tekrarlayan bir hatırlatıcı: ayda bir, şu kişiyi ara. Bunu soğuk bulmak yaygın; aslında tam tersi, ilişkiyi sürdürmenin en somut yolu.

Az sayıda ilişkiyi düzenli tut. Yirmi kişiyle düzensiz temas yerine, üç kişiyle düzenli temas. DEHB'de kapasite sınırlı ve bunu kabul etmek ilişkilerin kalitesini yükseltiyor.

Sabit bir ritim kur. Her ayın ilk cumartesi kahve, her salı akşamı telefon. Sabit bir zaman, her seferinde plan yapma yükünü ortadan kaldırıyor.

Yan yana etkinlik seç. Karşılıklı oturup konuşmak yerine birlikte bir şey yapmak: yürümek, çalışmak, yemek yapmak. Yan yana yapılan etkinlikler DEHB'de çok daha rahat sürüyor.

Söz kesmeyi yönet. Aklına geleni bir kağıda yaz, sonra söyle. Not almak, hem unutmayı hem araya girmeyi engelliyor.

Özel günleri hafızadan çıkar. Doğum günü, yıl dönümü, taziye, geçmiş olsun. Bunlar hatırlanmadığında en çok yaralayan şeyler ve hepsi bir takvime yazılabilir. Ayrıntısı unutulan özel günler yazısında.

Açıkla, ama kısaca. “Uzun süre aramadığımda seni unuttuğum anlamına gelmiyor, aramayı hatırlamakta zorlanıyorum” cümlesi çoğu arkadaşlıkta işe yarıyor.

Ne zaman bunun ötesine bakmak gerekiyor

Arkadaşlıktan uzaklaşmanın her hali DEHB'yle açıklanmıyor.

İnsanlardan çekilme aylardır sürüyorsa, eskiden keyif aldığın hiçbir şey artık keyif vermiyorsa, uyku ve iştah da değiştiyse tablo depresyona benziyor. Buluşma öncesi günlerce süren bir kaygı, terleme, kalp çarpıntısı ve “rezil olacağım” düşüncesi varsa sosyal kaygı ayrı bir başlık. İkisi de DEHB'yle birlikte sık görülüyor ve ikisinin de tedavisi var. Tanı ve tedavi kararı bir hekimin işi; bu yazı o değerlendirmenin yerini tutmuyor.

Yeni insanlarla tanışmanın kendisi zorluyorsa yeni insanlarla tanışmak yazısı o kısma ayrıntılı bakıyor.

Kabul edilmesi gereken bir kısım

Her ilişki sürdürülemiyor ve bu tümüyle DEHB'nin suçu da olmuyor. İnsanlar uzaklaşıyor, hayatlar değişiyor.

Ayrım şurada: unuttuğun için kaybettiğin bir arkadaşlık ile doğal olarak biten bir arkadaşlık farklı şeyler. Birincisi üzerinde çalışılabiliyor, ikincisi için kendini suçlamak gereksiz.

Üç haftalık mesaja dönersek

O mesajı sonunda gönderdim. İçinde açıklama yoktu, özür de yoktu. Tek satırdı.

Bana asıl iyi gelen şey cevabı değil, gönderdikten sonra fark ettiğim şey oldu: mesajı üç hafta bekleten şey ilgisizlik değildi, o üç haftada büyüyen utançtı. Utanç büyüdükçe mesaj zorlaşıyor, mesaj zorlaştıkça utanç büyüyor. Bu döngüyü kıran şey mükemmel bir cümle bulmak olmuyor, kısa bir cümleyi hemen göndermek oluyor.

Yakın ilişkilerin tarafını DEHB ve ilişkiler yazısında ele aldım.

İyi insanlar üzerine günlükte bir yazı var: İyi insanların varlığı.

Sık sorulanlar

DEHB'de arkadaşlık neden zorlanıyor?
Zorlanma kurmakta değil sürdürmekte. Aramayı hatırlamak prospektif bellek gerektiriyor ve bu DEHB'de zorlanan bir alan.
Aramamak ilgisizlik mi?
Değil. Arada geçen süre fark edilmiyor; kişi aylar geçtiğini ancak bakınca görüyor.
Ne işe yarıyor?
Hatırlamayı sisteme devretmek: belirli günlere kurulan hatırlatıcılar ve az sayıda ilişkiyi düzenli sürdürmek.
Karşı taraf bunu nasıl okuyor?
Çoğu zaman uzaklaşma olarak. Bu yüzden arayamadığınız dönemde kısa bir mesaj bile yanlış yorumu engelleyebiliyor.

Bu yöntem sende ne yaptı?

İşaretin bu tarayıcıda saklanıyor. Sunucuya yalnızca sayı gidiyor, kim işaretledi tutulmuyor.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Kaynaklar5
  1. Wehmeier, P. M., Schacht, A., & Barkley, R. A. (2010). Social and emotional impairment in children and adolescents with ADHD and the impact on quality of life. Journal of Adolescent Health, 46(3), 209-217.↩
  2. Barkley, R. A., Murphy, K. R., & Fischer, M. (2008). ADHD in Adults: What the Science Says. Guilford Press.↩
  3. Beheshti, A., Chavanon, M.-L., & Christiansen, H. (2020). Emotion dysregulation in adults with ADHD: A meta-analysis. BMC Psychiatry, 20, 120.↩
  4. Normand, S., Schneider, B. H., Lee, M. D., Maisonneuve, M.-F., Chupetlovska-Anastasova, A., Kuehn, S. M., & Robaey, P. (2013). Continuities and changes in the friendships of children with and without ADHD: A longitudinal, observational study. Journal of Abnormal Child Psychology, 41(7), 1161-1175.↩
  5. Spender, K., Chen, Y.-W. R., Wilkes-Gillan, S., Parsons, L., Cantrill, A., Simon, M., Garcia, A., & Cordier, R. (2023). The friendships of children and youth with attention-deficit hyperactivity disorder: A systematic review. PLOS ONE, 18(8), e0289539.↩

Bu yazı 16 Eylül 2026 tarihinde güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.