İçeriğe geç
Kitap Önerilerim

Divergent Mind

Jenara Nerenberg

DEHB, otizm ve yüksek duyarlılığı kadınların gözünden yan yana koyan bir kitap. Genişliği hem en güçlü yanı hem en büyük sorunu.

8 dakika okuma
Bu yazıda 10 bölüm var

Divergent Mind: Thriving in a World That Wasn't Designed for You, HarperOne'dan 24 Mart 2020'de çıktı. Ciltsiz baskısı 2021'in şubatında geldi. Sayfa sayısı baskıya göre 244 ile 256 arasında değişiyor. Alt başlığı kabaca "senin için tasarlanmamış bir dünyada gelişmek" demek.

Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; Kitapyurdu aramasında da çıkmadı. Özgün adıyla yazıyorum.

Çağdaş bir kitap olduğu için baştan söyleyeyim: bu inceleme kitabın içindekiler listesine, yayınevi tanıtımına, yazarın kitaptan uyarladığı bir yazıya ve yayımlanmış okur ve uzman değerlendirmelerine dayanıyor. Sayfaların içinde dolaşmış gibi yapmıyorum. Doğrulayamadığım yeri de yazıyorum.

Kim yazdı

Jenara Nerenberg gazeteci. Klinisyen değil, araştırmacı da değil. Berkeley'de ve Harvard Halk Sağlığı Okulu'nda okumuş. Asya'da yaşadıktan sonra gazeteciliğe CNN'de başlamış, yazıları Fast Company ve TIME gibi yerlerde çıkmış. Nöroçeşitlilik Projesi'ni (The Neurodiversity Project) kuran da o.

Kitabın çıkış hikayesi kişisel. Yazarın tanıtımına göre uzun süre "kaygı" diye etiketlediği hassasiyetlerin otizm ve DEHB özellikleri olarak da tanınabildiğini fark ediyor ve konuyu gazeteci olarak araştırmaya başlıyor.

Bu bilgi kitabın tonunu açıklıyor. Karşında bir ders kitabı yok. Kendi tanınma sürecini bir derlemeyle birleştiren, röportajlarla ilerleyen bir gazeteci kitabı var.

Çıkış fikri

Kitabın iddiası üç adımda toplanıyor. Birincisi, tanı ölçütleri uzun yıllar erkek çocuklar ve genç erkekler üzerinden yazıldığı için kadınlar ve kız çocukları ölçütlerin dışında kalmış. İkincisi, kadınlar uyum sağlamak için maske takmayı erken öğrenmiş, bu yüzden geriye kaygı ve depresyon gibi yanlış ya da eksik tanılar kalmış. Üçüncüsü, bütün bunlara "normal ve anormal" çerçevesi yerine nöroçeşitlilik çerçevesiyle bakmak gerekiyor.

Kitap kendini iki öncülün yanına yerleştiriyor. Biri Elaine Aron'un yüksek duyarlılık üzerine 1990'larda çıkan kitabı. Bir okur incelemesi Nerenberg'in kitabını Aron'a hem cevap hem tamamlayıcı olarak kurduğunu söylüyor. Öteki Steve Silberman'ın NeuroTribes'ı. Başka bir incelemeye göre o kitap ağırlıkla erkeklere odaklandığı için Nerenberg kadınların deneyimine yöneliyor. Aron ve Silberman'ın yanında Susan Cain ve otistik nöroçeşitlilik araştırmacısı Nick Walker da kitabın tanıtımında övgüyle yer alıyor.

Bence rafımdaki konumunu belirleyen şey bu çerçeve. DEHB tek başına bir başlık değil, bir üye. Nöroçeşitlilik terimiyle sözlükte anlattığım şemsiyenin kitap biçiminde yazılmış hali.

İç sayfalar: giriş ve birinci kısım

Giriş yirmi iki sayfa kadar sürüyor, yazarın kendi hikayesini ve kitabın gerekçesini taşıyor.

Birinci kısım "Inner Worlds", yani iç dünyalar. İki bölümü var. İlki "The Female Mind Throughout History", kadın zihninin tarih boyunca nasıl okunduğu. Gördüğüm kaynaklardan anladığım kadarıyla ortaçağda ruhların ele geçirmesi olarak, ondokuzuncu yüzyılda histeri olarak okunan kadın davranışlarına değiniyor. Fikir şu: kadınlarda hastalık sayılan bir duyarlılık, hep o dönemin toplumsal bağlamından çıkmış.

İkinci bölüm "Reframing Sensitivity", duyarlılığı yeniden çerçevelemek. Başlıktan ve ikincil kaynaklardan anladığım kadarıyla Aron'un "yüksek duyarlı kişi" kavramı ve psikoloji araştırmasındaki cinsiyet yanlılığı burada işleniyor. Bu bölümün ayrıntısını doğrulayamadım, o yüzden fazla söylemeyeceğim.

Gördüğüm basılı içindekilerdeki sayfa numaralarına göre bu kısım otuz sayfa civarı. Kitabın en kısa kısmı.

İç sayfalar: ikinci kısım

"Outer Frames", dış çerçeveler. Yaklaşık altmış sayfa ve iki bölüm.

Üçüncü bölümün adı "Autism, Synesthesia, and ADHD": otizm, sinestezi ve DEHB, aynı başlığın altında. Dikkatimi çeken şey DEHB'nin ayrı bir bölüm olmaması. Kitap üçünü yan yana anlatıyor. Yayınevinin tanıtımına göre kitapta yüksek duyarlılık, DEHB, otizm, misofoni, disleksi ve duyusal işlemleme farklılığı yaşayan kadınların hikayeleri var.

Dördüncü bölümün adı "Sensory Processing 'Disorder'", yani duyusal işlemleme "bozukluğu". Bozukluk kelimesi başlıkta tırnak içinde. Bence bu küçük işaret kitabın tavrını söylüyor: etiketi tanıyor ama onu taşımıyor.

Okur incelemelerinden birinde iki isim öne çıkıyor. Biri masöz CC Hart, öteki gezegen bilimci Sara Seager. İnceleme Seager'in alışveriş gibi gündelik işlerde zorlandığını ve sonradan otizm spektrumunda tanı aldığını aktarıyor. Bu hikayelerin hangi bölümde geçtiğini doğrulayamadım.

İç sayfalar: üçüncü kısım

"Something New", yeni bir şey. Kitabın en uzun kısmı: yaklaşık yetmiş dört sayfa ve üç bölüm. Arkasından yirmi altı sayfalık bir sonuç geliyor. Gördüğüm bir içindekilerde ayrıca sonsöz de var.

Bölümler sırayla "Well-Being" (iyi oluş), "Home" (ev) ve "Work" (iş). Kitap burada tanıdan çözüme geçiyor.

Bölümlerin içini sayfa sayfa göremedim. Yazarın kitaptan uyarladığı ve Berkeley'in Greater Good Science Center sitesinde Mart 2020'de çıkan bir yazı ise ne tür önerilerle uğraştığını gösteriyor. Orada bedensel sinyalleri fark etme çalışması var: birkaç zıplama hareketinden sonra nabzı yoklamadan kalp atışlarını saymak gibi. İlaç konusunda, farklı çalışan beyinleri anlayan bir hekim bulmaktan söz ediliyor ve stimülanların yürütücü işlevleri destekleyebileceği belirtiliyor. Evde loş ve renkli ışık, sakinleştirici görseller, "snoezelen" denen çok duyulu odalar öneriliyor. Bir de dene, işe yarayanı tut, yaramayanı bırak ilkesi var. Bu yazı kitabın tonunun iyi bir örneği.

Bir okur incelemesi de bu kısmı tarif ediyor: ev ve işyerinde toplumun uyum sağlaması. Aynı inceleme önerilerin somuttan çok genel kaldığını yazıyor.

En güçlü yanları

Birincisi, tanıma. Geç fark edilmiş bir kadın için "bu hep bende vardı ve adı varmış" cümlesi çok şey demek. Kitabı değerlendiren okurların çoğu tam burada onaylamış.

İkincisi, duyusal tarafı ciddiye alması. DEHB kitaplarının çoğu dikkat ve yürütücü işlevlerle meşgul. Ses, ışık, doku, kalabalık genelde dipnot. Burada ana başlık. Sitedeki otizmde ve DEHB'de duyusal farklar yazısında anlattığım gibi bu konu iki tanıda da günü gerçekten daraltıyor.

Üçüncüsü, ev ve iş kısımlarının mekanı bir değişken olarak görmesi. "Bir şeyi yanlış yapıyorum" yerine "ortam bana göre kurulmamış" demek bir sorunun yönünü değiştiriyor. Sitedeki açık ofis yazısı da aynı yöne bakıyor.

Dördüncüsü okunabilirlik. İncelemelerde kitap akıcı, sıcak ve sürükleyici bulunmuş.

Zayıf yanları ve kanıt sorunu

Önce kanıt. Kitabın kapsadığı başlıklar aynı düzeyde sağlam değil. DEHB ve otizm, resmi tanı sistemlerinde yeri olan, geniş araştırma yapılmış durumlar. Kadınlarda geç ve eksik tanı da araştırmayla desteklenen bir gözlem; kadınlarda otizm ve DEHB yazısında anlattım. Ama yüksek duyarlılık Aron'un kendi araştırma çizgisinden gelen bir kavram, tanı değil. Duyusal işlemleme bozukluğu DSM-5'te ayrı bir tanı olarak yer almıyor. Misofoni de resmi sınıflandırmalarda ayrı bir tanı değil. Sinestezi algıda gerçek bir farklılık ama kendi başına bir hastalık değil. Hepsini tek şemsiyenin altına koymak dayanışma olarak güçlü, kanıt düzeyini bulandırması bakımından sorunlu. Okurlardan bazıları kaynakları zayıf, anlatımı genellemeci ve konuları fazla bol buluyor.

Kitapta "ayna nöronlar" ve "empati" gibi terimler sık geçiyor. Ayna nöronlarla empati arasındaki bağ nörobilimde tartışmalı bir alan. Kitabın bunu nasıl ele aldığını doğrulayamadım. Bunu kitaba yönelik bir suçlama olarak değil, okura not olarak yazıyorum.

İkincisi, örneklem. Goodreads'te on bin kadar puanlamada 3,8 civarında bir ortalaması var, yani değerlendirmeler karışık. En sık tekrar eden eleştiri şu: röportaj yapılan kadınlar ağırlıkla eğitimli, varlıklı, beyaz, teknoloji, akademi ya da şirket dünyasından. Irk, sınıf ve yüksek destek ihtiyacı olan insanlar yeterince yer bulmuyor. Geç tanılı otistik bir okur, kitabın düzenlemeler yapıldığında normal bir işte çalışabilen kadınlara yazıldığını düşünüyor. Ben bu okumayı haksız bulmuyorum.

Üçüncüsü dil. Birkaç inceleme "Asperger" teriminin kullanılmasını eskimiş ve sorunlu buluyor. Resmi sistemlerde bu tanı 2013'te DSM-5'le otizm spektrumuna katıldı.

Dördüncüsü, güçlü yanlar vurgusu. Bazı okurlar farklılığı yetenek olarak çerçevelemenin zorlananların yükünü hafifleteceğinden çekinmiş. Sitedeki güçlü yanlar bakışı tartışmasıyla aynı yerden bir eleştiri. Bir de bazı okurlar, farklılığı bozukluk saymayan bir çerçevenin kriz içindekileri tedaviden uzaklaştırabileceğinden endişe etmiş. Uyarlama yazıdan baktığımda kitabın bunu amaçladığını sanmıyorum, orada anlayışlı bir hekim bulmaktan söz ediliyor. Ama net bir tanı ve tedavi yönlendirmesi arıyorsan bu kitap onun için kurulmamış.

Kime, kime değil

Geç fark edilmiş, hep fazla duyarlı olmakla suçlanmış, kendini "kaygılı" diye tanımlamış bir kadına. "Bu bende de var" duygusunu arayan ya da tanıya yeni yaklaşan okur için iyi bir kapı. Bir okur kitabı yeni tanılı kadınlara ve ruh sağlığı çalışanlarına önermiş.

Kimin için değil: DEHB'yi derinlemesine öğrenmek isteyen. Ayrı bir DEHB bölümü yok. Strateji arayan da değil, çünkü önerilerin genel kaldığı yazılıyor. Tanı ölçütü, ilaç ya da terapi protokolü arayana hiç değil.

Ben tanıyı 22'de aldım. Bence o yaşta bu kitabı bir ayna olarak, ama sonraki adımı başka bir kitapta arayacağımı bilerek okumak isterdim.

Nasıl okunacağına gelince, içindekilerdeki dağılım bana bir sıra öneriyor. Giriş ve birinci kısım yaklaşık elli sayfa tutuyor ve ağırlıkla çerçeve kuruyor. Zamanın kısıtlıysa bence ikinci kısımla başlamak mantıklı: kendini tanıdığın yer orası olacak. Üçüncü kısmı ise bir seferde okumak yerine bölüm bölüm, ihtiyaç duyduğunda açmak daha doğru görünüyor. Ev bölümü bir yatak odasını düzenlerken, iş bölümü bir görüşmeye ya da bir toplantıya gitmeden önce işe yarayabilir. Her ikisini de içindekileri ve tanıtımı okuyarak söylüyorum, uygulamada nasıl çalıştığını kitabı kendim deneyerek söyleyemem.

Bir de şu var: tanıtımına ve içindekilerine bakınca bir çalışma kitabı gibi durmuyor. Alıştırma, ölçek ya da doldurulacak sayfa anılmıyor. Okurken not almak, kendi duyusal listeni çıkarmak gibi işi sen kuracaksın.

Rafın içindeki yeri

Sitedeki kadın ve DEHB kitaplarıyla yan yana koyunca farkı görünüyor. Women with Attention Deficit Disorder 1995'ten gelen, DEHB'li kadının utancını anlatan bir kitap. Kadınlarda DEHB İçin Radikal Bir Rehber aynı utancı kabul ve kararlılık terapisinin araçlarıyla çalıştıran bir çalışma kitabı. Nerenberg ikisinden de geniş ve ikisinden de daha az derin: DEHB'yi otizm ve duyusal farklarla birlikte düşünüyor.

DEHB ve otizm bir arada olduğunda ortaya çıkan tablo için AuDHD yazısı daha fazla ayrıntı veriyor. Kadınların kendini gizleme yükü için ise maskeleme yazısı.

Kapanış

Bu kitabı tanı kitabı olarak değil, tanınma kitabı olarak okumak gerekiyor. Bence en iyi yaptığı iş, yıllarca "fazla duyarlı" diye küçültülmüş birine neden fark edilmediğini anlatmak. Kanıtı sağlam bir rehber arıyorsan başka raflara bak. Ama bir kadın kendini bir listede değil bir manzarada bulacaksa, bu kitabın geniş kapısı tam onun için açılmış.