İçeriğe geç
Günlük

25.10.2026 Günlük LV Zoe ve bios: yaşamak ve hayat

Yunancada yaşam için iki kelime var. Biri nefes alan her canlının, öteki anlatılabilen bir ömrün. İkisinin arasındaki fark ve DEHB'li bir pazar.

Cansu3 dakika okumaKısa
Bu yazıda 6 bölüm var

25.10.2026 Günlük Sayfa LV

Yaşıyor olmak kendiliğinden oluyor. Hayat yapılan bir şey.

Pazar. Haftanın son sayfası. Bugün kelimem iki tane, çünkü Yunanca bir kelimeye sığdıramamış.

İki kelime

Yunancada yaşam için iki kelime var.

Zoe, canlı olmanın kendisi. Nefes alan her şeyde var: insanda, kuşta, kedide. Hayvanbilim anlamına gelen zooloji buradan geliyor.

Bios ise bir canlının nasıl yaşadığı. Bir ömrün biçimi, anlatılabilen hikayesi. Biyografi buradan geliyor. Birinin zoe'sini yazamazsın, çünkü zoe'nin hikayesi yok. Bios'unu yazarsın.

Giorgio Agamben 1995 tarihli Homo Sacer'in hemen başında bu ayrımdan yola çıkıyor. Aristoteles de Politika'nın başında şunu söylüyor: kent yaşamak için doğar, ama iyi yaşamak için var olur. Yaşamak ile iyi yaşamak arasında bir aralık var ve insana ait olan şeylerin çoğu o aralıkta duruyor.

Bugünkü sayfayı bu aralık için açtım.

Ne zaman geçti

DEHB'li birinin hayatla kurduğu en tuhaf ilişki bence şu: günler yaşanıyor ama sonradan bakınca hikayesi çıkmıyor.

Bir hafta geçiyor. Yorgunum, bir sürü şey yaptım, bir sürü sekmeyi açıp kapadım. Ama ne yaptığını sorsan anlatamıyorum. Zoe tıkır tıkır işliyor, bios'a hiçbir şey yazılmıyor. Zaman körlüğü dediğimiz şeyin en ağır hali bana kalırsa saatlere geç kalmak değil. Geçen ayın nereye gittiğini bilememek.

Bu yüzden günlük tutuyorum galiba. Bu sayfalar bir tür bios defteri. Elli beş sayfadır günün kendiliğinden akıp gitmesine küçük bir direnç gösteriyorum. Günü yazınca gün olmuş oluyor.

Üç hayat

Aristoteles Nikomakhos'a Etik'in başında üç hayat biçimi sayıyor. Hazzın peşinde geçen hayat, kamusal işlerin içinde geçen hayat ve düşünerek geçen hayat. Bana bir biçim seçtiriyor gibi.

Burada dürüst olayım: ben hiçbir zaman tek bir hayat biçimi seçebilmiş biri olmadım. Hukuk okudum, felsefe okudum. Şirket kurdum, akademik işler yürütüyorum. Divan edebiyatı okuyorum, strateji okuyorum. Dışarıdan dağınık görünüyor. İçeriden de bazen öyle.

Eskiden bunu bir eksik sanırdım. Şimdi şöyle düşünüyorum: bios'un tek çizgi olması gerekmiyor. Aile benzerliği yazısında bir kelimenin altındaki şeylerin tek bir ortak özelliği olmak zorunda olmadığını yazmıştım. Bir ömür de öyle olabilir. Parçalar birbirine benziyor, ama hepsinden geçen tek bir ip yok. Yine de aynı hayat.

Bir canlının zoe'si

Bu ayrımı yazarken Pofik aklıma geldi ve bir şeyi düzeltmem gerekti.

Zoe nefes alan her şeyde var, bios ise insanın, diye düşünerek yazdım az önce. Tam olarak böyle değil. Bir kedinin de bir hayatı var. Kendine ait alışkanlıkları, huyu, bir evin içindeki yeri. Anlatılabilir bir şey. Bu sınıflandırma kitaplarda düzgün duruyor, evin içinde dağılıyor.

Sonuçta Aristoteles'in kedisi olup olmadığını bilmiyorum.

Kavramın yanına bir parça

Joni Mitchell: Both Sides Now.

1960'ların sonunda yazdı, gençken. Şarkıda bulutlara, aşka ve hayata iki taraftan baktığını söylüyor, sonunda da hayatı hala bilmediğini. İlk söylediğinde yirmili yaşlarındaydı. 2000 yılında aynı şarkıyı orkestrayla yeniden kaydetti, sesi kalınlaşmış, yorulmuş olarak.

Aynı sözler, aynı insan. İkinci kayıtta aynı cümle başka bir şey söylüyor. Zoe ile bios arasındaki farkı anlatan en kısa yol bu olabilir: iki kaydı arka arkaya dinlemek.

Yarına

Yarın pazartesi. Yeni hafta. Philia'da Aristoteles'le oturmuştum, yarın başka bir kapıyı çalacağım: Epikuros'un bahçesi.

Yazar hakkında

Cansu, DEHB ile yaşayan bir yetişkin. Uzmanlığı yok; elindeki tek şey kendi denediği yöntemler ve kendi gündelik deneyimi. Bir yöntem onda tuttu diye sende tutar mı, bilinmez. Ondan gitmeyen bir şey senin işine yarayabilir.

Buradaki hiçbir şey tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi yerine geçmez. İlaç, doz ve tedavi kararları hekiminle konuşulacak şeyler. Daha fazlası.

Yeni yazılardan haberdar ol

Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.