DEHB'liler araç kullanabilir mi?
Sürüş riski konusunda ne biliniyor, tedavinin bu riske etkisi ne ve güvenliği bugünden artıran pratik düzenlemeler neler?
Read this article in EnglishDiesen Artikel auf Deutsch lesenLire cet article en français
Bu yazıda 8 bölüm var
Bu soruyu bana soran kişilerin çoğu aslında bir cevap değil, bir izin arıyor. “Ben tehlikeli miyim?” sorusunun kibar hali.
Kısa cevap evet: DEHB araç kullanmaya engel sayılmıyor.
Ama bu soruya dürüst bir cevap vermek, riskin gerçek olduğunu da söylemeyi gerektiriyor. Bunu yazarken içimden geçen şey şu: keşke bu bilgi direksiyona ilk geçen herkese anlatılsa. Çünkü bilmenin etkisi korkudan çok farklı; insanı hazırlığa itiyor.
Risk ne kadar
Barkley ve Cox'un (2007) derlemesi, DEHB ile sürüş arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaları bir araya getiriyor. Tablo net: DEHB'de sürüşle ilgili riskler ve performans güçlükleri iyi belgelenmiş durumda.
Dünya Federasyonu uzlaşı metni (Faraone ve ark., 2021) de tedavi edilmeyen DEHB'nin kaza riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Bildirilen tabloda şunlar var: daha fazla trafik cezası, daha fazla kaza ve dikkat gerektiren sürüş görevlerinde daha değişken performans.
Şunu da eklemek gerekiyor: bunlar grup düzeyinde bulgular. Bir kişinin nasıl bir sürücü olduğunu söylemiyorlar. Ama riskin nereden geldiğini söylüyorlar ve asıl kullanışlı olan kısım bu.
Bu bilgi korkutmak için burada değil. Riskin nereden geldiğini bilmek, onu azaltmanın tek yolu.
Risk nereden geliyor
Dikkatin dalgalanması. Sürüş uzun süreli ve çoğu zaman sıkıcı bir dikkat görevi. Sözlükte sürekli dikkat diye geçen alan, DEHB'de en çok zorlanan yerlerden biri. Zorluk dikkati toplamakta çıkmıyor, aynı düzeyde tutmakta çıkıyor.
Sıkılma. Uzun ve monoton yollarda uyarılma düzeyi düşüyor ve düştüğünde zihin kendi uyaranını aramaya başlıyor. Telefon, radyo ayarı, düşüncelere dalmak. Bendeki hali genelde sonuncusu: yolu hatırlamadan bir yere varmak.
Dürtüsellik. Ani şerit değiştirme, düşünmeden verilmiş bir karar, dar bir boşluğa girmek. Mekanizmasını DEHB'de dürtüsellik yazısında anlattım.
Hız. Hız eğilimi, bildirilen bulgular arasında. Buradaki bağ bende çok tanıdık: geç kalmak hız üretiyor. Zaman körlüğüyle yaşayan biri için geç kalmak istisna olmuyor.
Uyku. DEHB'de gecikmiş uyku fazı sık görülüyor (Kooij ve Bijlenga, 2013). Uykusuz sürüş, herkeste olduğu gibi burada da riski çarpan bir etken. Neden geç yatıldığını DEHB ve uyku yazısında ele aldım.
Tedavinin etkisi
Barkley ve Cox'un (2007) derlemesinde öne çıkan bulgulardan biri, uyarıcı ilaç tedavisinin sürüş performansını olumlu etkilediği.
Pratik sonucu şu: ilaç kullanıyorsan uzun yola ilacın etkili olduğu saatlerde çıkmayı planlamak mantıklı bir tercih. Etkinin bittiği akşam saatlerinde uzun yol yapmak, en zor koşulu seçmek demek.
Bu, hekiminle konuşulacak bir konu. Amaç kendi başına doz ya da saat değiştirmek değil; sürüş planını ona anlatıp birlikte bakmak. İlaçtan ne beklenip ne beklenmeyeceğini DEHB ilaç tedavisi yazısında anlattım.
Güvenliği artıran şeyler
Telefonu erişim dışına al. Sessize almak yetmiyor, çünkü mesele bildirimin sesi değil; uzanma dürtüsü. Torpido gözü ya da arka koltuk. Listede en çok işe yarayan tek adım bu.
Uykusuzken sürme. Kendine bir kural koy ve o kuralı o anda pazarlığa açma: “Beş saatten az uyuduysam direksiyona geçmem” gibi. Kararın önceden verilmiş olması, yorgunken karar vermekten çok daha güvenilir.
Rotayı önceden ayarla. Navigasyonu, müziği ve klimayı hareket etmeden önce hallet. Yolda ayar yapmak, dikkatin en pahalı olduğu anda dikkat harcamak demek.
Uzun yolda mola. Sıkılma dikkati düşürüyor ve düşen dikkat kendini fark ettirmiyor. İki saatte bir kısa mola, sıkılmayı ve uyuklamayı birlikte azaltıyor.
Yolcuya rol ver. Yanındaki kişi navigasyonu ve müziği üstlenirse senin üstünden iki görev kalkıyor. Bunu istemek acizlik değil; iş bölümü.
Erken çık. Geç kalmak, hızın ve dürtüsel kararların en güçlü tetikleyicisi. Bu yüzden sürüş güvenliğiyle ilgili en etkili çalışma aslında araba dışında yapılıyor. Kronik gecikme yazısında bunun nasıl azaltılabileceğini anlattım.
Alkolü tamamen ayır. Bu herkes için geçerli, ama dürtüsellik eklendiğinde sınır pazarlığa hiç açık olmamalı.
Kendi sürüşünü izlemek
Bu yazıyı hazırlarken en çok işime yarayan fikir şu oldu: riski tahmin etmeye çalışmak yerine ölçmek.
Birkaç hafta boyunca üç şeyi not etmek yeterli: kaç kez telefona uzandın, kaç kez geç çıktığın için acele ettin, kaç kez yolun bir bölümünü hatırlamadığını fark ettin.
Bu üç sayı, herhangi bir tavsiyeden daha çok şey söylüyor. Ve iyileştirilecek yeri de doğrudan gösteriyor: en yüksek sayı hangisiyse, önce orası.
Sık yapılan hata: iyi sürüşe güvenmek
Bu konuda en çok duyduğum itiraz şu: “Ben yıllardır kaza yapmadım.”
Bu doğru bir bilgi ama yanıltıcı bir güvence. Çünkü risk her sürüşte aynı düzeyde durmuyor. Dikkatin dalgalandığı sürüş, tanıdık bir yolda, yorgunken ve acele ederken oluyor; yani sürüşün en rutin göründüğü anda.
Bende bunun karşılığı şu: en tehlikeli olduğum an, en rahat hissettiğim an. Tanıdık yol dikkat istemiyor gibi geliyor, dikkat istemediğini düşündüğüm anda da dikkat gerçekten gidiyor.
Bu yüzden kurallar duruma göre değişmemeli, sabit kalmalı. “Kısa yol, gerek yok” cümlesi kuralın ilk çatlağı oluyor. Telefon torpidoya her seferinde giriyor ya da hiç girmiyor; arada bir istisna tanımak, kuralı birkaç hafta içinde tamamen eritiyor.
Söylemeli miyim
Sağlık ortamında, özellikle sürüşle ilgili bir değerlendirme yapılıyorsa tanını hekimine söylemek gerekiyor. Eksik bilgiyle verilen bir karar kimsenin işine yaramıyor.
Sürücü belgesiyle ilgili idari kurallar ülkeye ve döneme göre değişiyor. Güncel bilgiyi hekiminden ya da yetkili kurumdan doğrulaman doğru olur; bu yazı hukuki bir kaynak yerine geçmiyor.
Ehliyet başvurusunda sağlık raporu tarafını DEHB ve ehliyet yazısında yazdım.
Bana kalan
DEHB araç kullanmaya engel görünmüyor, ama riski ortalamadan yüksek ve bu riskin nereden geldiği oldukça iyi biliniyor: dikkatin dalgalanması, sıkılma, dürtüsellik, hız ve uykusuzluk.
Tedavi bu tabloyu iyileştiriyor. Telefonu erişim dışına almak ve uykusuzken direksiyona geçmemek ise ilaçtan bağımsız, bugün uygulanabilecek iki kural. Benim en çok güvendiğim taraf da bu: kararı direksiyonda vermeyi bırakıp evden çıkmadan önce vermek.
Sık sorulanlar
- DEHB araç kullanmaya engel mi?
- Engel değil. Ancak araştırmalar kaza ve trafik cezası riskinin ortalamadan yüksek olduğunu gösteriyor.
- Risk nereden kaynaklanıyor?
- Dikkatin dalgalanması, uzun yolda sıkılma, dürtüsel kararlar ve hız eğilimi. Risk sürüş becerisinde değil, dikkatin sürdürülmesinde.
- İlaç tedavisi sürüşü etkiler mi?
- Derlemeler uyarıcı ilaç tedavisinin sürüş performansını iyileştirdiğini bildiriyor. Tedavi altında olmak riski azaltan etkenlerden biri.
- Direksiyonda riski azaltan şeyler neler?
- Telefonu tamamen erişim dışına almak, uykusuzken direksiyona geçmemek ve uzun yolda düzenli mola vermek en pratik önlemler.
Yeni yazılardan haberdar ol
Yeni yazı yayınladığımda haber vereyim. Reklam yok, başka bir şey yok.