DEHB'de kronik gecikme: neden hep geç kalıyoruz
Erken çıkmak da işe yaramıyor. Geç kalmanın arkasındaki zaman tahmini sorunu, son iş sendromu ve gerçekten işe yarayan hazırlık düzeni.
Bu yazıda 5 bölüm var
Bir saat önceden hazırlanmaya başlıyorsun. Yine on dakika geç kalıyorsun.
Geç kalmak DEHB'de en çok yanlış anlaşılan davranışlardan biri, çünkü dışarıdan bakan tek bir şey görüyor: umursamamak. İçeriden bakınca tablo tamamen başka.
İki sebep
Birincisi: yanlış hesap. Buehler ve arkadaşlarının (1994) tanımladığı planlama yanılgısı herkeste var. İnsanlar bir işin ne kadar süreceğini sistematik olarak az tahmin ediyor. DEHB'de bu sapma daha belirgin.
Ama asıl mesele daha somut. Çoğu kişi yol süresini hesaplıyor, hazırlık süresini hesaplamıyor. On dakikalık yol, on dakikalık bir çıkış demek olmuyor: ayakkabı, ceket, anahtar arama, kapıyı kilitleme, geri dönüp bir şey alma. Gerçek süre çoğu zaman iki katı.
İkincisi: son iş. Çıkmaya beş dakika kala küçük bir iş yapmaya başlamak. Bulaşığı koymak, bir mesaja cevap vermek, çiçeği sulamak.
Bu iş beş dakika sürmüyor, on beş sürüyor. Ve bir kere başlandığında bırakılması zor, çünkü geçiş güçlüğü devreye giriyor.
Geç kalmanın sebebi çıkmayı geciktirmek değil. Çıkmadan önce bir iş daha sığdırmaya çalışmak.
Zaman körlüğü kısmı
Barkley'nin (1997) modelinde zamanı içeriden hissedebilme, yürütücü işlevlerin bir parçası olarak ele alınıyor. DEHB'de bu alan zorlandığında sürenin akışı hissedilmiyor.
Pratikte şöyle görünüyor: "daha vaktim var" hissi, saate bakmadan üretilen bir tahmin ve o tahmin genelde yanlış. Sözlükte zaman körlüğü.
Bir de tersi var: bazı kişiler kronik olarak çok erken varıyor. Bu da aynı sorunun başka çözümü: geç kalma korkusu, aşırı erken çıkmayla telafi ediliyor. Bu ikinci hâl de yorucu ve bir tür maskeleme biçimi.
İşe yarayan düzen
Geriye doğru yaz. Varış saatinden geriye doğru hesapla ve çıkış saatini bir yere yaz:
- Randevu: 14.00
- Varış: 13.50
- Yol: 30 dakika → Çıkış: 13.20
- Hazırlık: 20 dakika → Hazırlığa başlama: 13.00
Bu hesabı kafadan yapmak yerine yazmak, tahmini gerçeğe yaklaştırıyor.
Alarmı çıkışa kur, randevuya değil. Randevu saatine kurulan hatırlatıcı işe yaramıyor. Alarm, kapıdan çıkman gereken saate kurulmalı ve ikinci bir alarm da hazırlığa başlama saatine.
Çıkmadan önce hiçbir işe başlama. Bu tek kural, gecikmelerin büyük kısmını ortadan kaldırıyor. Aklına gelen işi bir yere yaz ve dönünce yap.
Her şeyi bir gece önceden hazırla. Çanta, kıyafet, anahtar, evrak. Sabah verilecek kararların çoğu buradan siliniyor. Ayrıntısı gün sonu kapanışı yazısında.
Giriş noktası kur. Anahtar, cüzdan ve kart tek bir yere. Aramaya harcanan süre, gecikmelerin sessiz sebeplerinden biri. Sözlükte giriş noktası.
Bekleme süresini önceden doldur. Erken varmanın dayanılmaz olmasının sebebi, boş beklemek. Yanında bir kitap, bir podcast ya da yapılacak küçük bir iş olduğunda erken varmak katlanılır hâle geliyor ve erken çıkma direnci düşüyor.
Söylenmesi gereken bir şey daha
Kronik gecikme ilişkilerde ciddi aşınma yaratıyor ve bu gerçek. Karşı taraf beklerken, açıklamanın ne olduğu onun için değişmiyor.
Bu yüzden burada iki şeyi birden yapmak gerekiyor: mekanizmayı anlamak ve yine de sorumluluğu üstlenmek. Açıklama, özrün yerine geçmiyor.
Ayrıca dürüst olmak gerekirse, sistem kurulduğunda gecikme belirgin biçimde azalıyor. Yani bu, üzerinde çalışılabilir bir alan.
Özet
Geç kalmak bir tutum meselesi olarak okunuyor; içeriden bakınca bir hesap hatası. Çıkış saatini yazmak, alarmı ona kurmak ve çıkmadan önce yeni işe başlamamak, bu hatanın büyük kısmını kapatıyor.