İçeriğe geç
Kitap Önerilerim

The Organized Mind

Daniel J. Levitin

Dikkatin neden dağıldığını anlatan bir nörobilim yarısı, düzeni zihinden dışarı taşıyan bir rehber yarısı var. Güçlü yanı da zayıf yanı bu ikilik.

8 dakika okuma
Bu yazıda 8 bölüm var

Tam adı The Organized Mind: Thinking Straight in the Age of Information Overload. Dutton'dan 19 Ağustos 2014'te çıktı ve New York Times çok satanlar listesine ikinci sıradan girdi. Ciltsiz basımı 2015'te geldi. Sayfa sayısı basıma göre değişiyor: Kanada'da Penguin'in 2015 basımı için bir kütüphane kaydı xxvi + 496 sayfa veriyor, Penguin Random House'un ABD ciltsiz sayfasında 544 yazıyor. Tek bir sayı vermiyorum. Birleşik Krallık basımının alt başlığı farklı: The Science of Preventing Overload, Increasing Productivity and Restoring Your Focus.

Doğrulanmış bir Türkçe basımına ulaşamadım; özgün adıyla yazıyorum.

Bu inceleme kitabın içindekiler listesine, yayınevi tanıtımına ve yayımlanmış değerlendirmelere dayanıyor. Bir bölümün içini yalnızca kaynaklarda gördüğüm kadarıyla anlatıyorum, göremediğim yerde göremediğimi söylüyorum.

Kim yazdı

Daniel Levitin bir bilim insanı olmadan önce uzun süre müzik sektöründe çalışmış. MIT'de uygulamalı matematik okumaya başlamış, Berklee'ye geçmiş, okulu bırakıp gruplarda çalmış. 415 Records'ta A&R işinde çalışıp 1989'da şirketin başkanı olmuş, yapımcılık ve mühendislik yapmış. Otuzlu yaşlarında okula döndü: Stanford'dan lisans (1992), Oregon Üniversitesi'nden yüksek lisans (1993) ve doktora (1996). Sonra McGill'de psikoloji, davranışsal nörobilim ve müzik profesörü oldu, Minerva Üniversitesi'nin kurucu sanat ve beşeri bilimler dekanlığını yaptı.

Bu geçmiş kitabın sesine siniyor. Önceki kitabı This Is Your Brain on Music (2006) müzik ile beyni anlatan bir popüler bilim kitabıydı. The Organized Mind aynı yazarın, beyin bilimini çekmeceye, takvime ve e-posta kutusuna taşıma denemesi. Sonra A Field Guide to Lies (2016) ve Successful Aging (2020) geldi.

Çıkış fikri

Kitabın iddiası, bilgi çağının bize evrimin hazırlamadığı bir yük bindirdiği. Beynimiz taş devri koşullarında kabaca bugünkü haline geldi, dikkatimiz aynı anda bir şeye odaklanmak üzere biçimlendi ve şimdi karşısında bitmeyen bir bildirim, seçenek ve karar akışı var. Kirkus bunu iyi özetliyor: Levitin, her yeni bilgi aracında (yazıdan sosyal medyaya) insanların aptallaştığı uyarısı yapıldığını hatırlatıyor, buna katılmıyor ama dikkatimizin tek şeye odaklanmak için evrildiğini ve bugünkü akışa uygun olmadığını kabul ediyor.

Yayınevinin tanıtımı konuları çekmeceden sağlık hizmetine, yönetici iş akışına kadar sayıyor. Önerisi de bu çerçeveden çıkıyor: zihni zorlamak yerine yükü dışarıya vermek. Dosya, etiket, kart, liste, ayrılmış yer. Zihinde tutulan her şey dikkatten yer alıyor, dışarı çıkan şey almıyor. Bu fikri hukuk okumuş biri olarak çok iyi tanıyorum: dosyalamak düşünmenin yerine geçmiyor, ama düşünmeye yer açıyor.

İç sayfalar: bölüm bölüm

Giriş bölümünün adı "Information and Conscientious Organization". Ardından dokuz bölüm geliyor, üç kısma ayrılmış, sonda dört gözlü tablolar için bir ek var. Kısımların adlarını kaynaklarda tutarlı bulamadım, o yüzden bölüm başlıklarıyla gideceğim.

Birinci bölüm: Too Much Information, Too Many Decisions. Alt başlığı "bilişsel aşırı yükün iç tarihi". Bir özette burası karar yorgunluğu ve dikkat filtresi üzerinden okunuyor: günlük küçük kararların önemli kararlara ayrılacak zihinsel enerjiyi tükettiği, beynin neyi fark edeceğine değişim ve önem ölçütleriyle karar verdiği anlatılıyor. Bir okur değerlendirmesi bölümün aşırı yük tarihini yaklaşık beş bin yıl geriye götürdüğünü aktarıyor. Başka bir değerlendirme kitabın fiş kutuları, dosya dolapları ve Dewey'nin 1893 dünya fuarındaki gösterisi gibi bilgi düzenleme tarihine uzandığını söylüyor.

İkinci bölüm: The First Things to Get Straight. Alt başlığı "dikkat ve bellek nasıl çalışıyor". Kitabın nörobilim omurgası burası. Bir değerlendirmeye göre iki dikkat kipi anlatılıyor: yaratıcılığa ve arka planda çözüm bulmaya yarayan zihin gezinmesi (varsayılan mod) ile odaklı işi yöneten merkezi yönetici. Sitedeki zihin gezinmesi tanımı bu ikiliğin DEHB'deki karşılığına bakıyor. Beynin bölgelere bölünmüş bir makine değil, dağılmış ağlardan oluşan bir yapı olduğu vurgulanıyor. Bellek bölümü rahatsız edici: Kirkus, 11 Eylül'de iki uçağın çarpmasını yirmi dakika arayla televizyonda gördüğünü hatırlayan çok sayıda Amerikalıyı örnek gösterdiğini yazıyor, oysa o görüntü ertesi güne kadar yoktu. İnsanlar belleklerinin yanıldığını kabul etmeye direniyor, diyor kitap. Buradan çıkan mesaj açık: hatırlamaya güvenme, yazıya dök.

Üçüncü bölüm: Organizing Our Homes. Alt başlığı "işlerin düzelmeye başlayabileceği yer". Bir özete göre "belirli yer kuralı" burada: eşyalara sabit bir adres vermek. Etiketsiz bir şey, yanlış etiketli bir şeyden iyidir; işe yarayan bir sistem varsa yenisini kurma; kullanamayacağın şeyi tutma. Ev bölümü kitabın en uygulanabilir yarısının başlangıcı.

Dördüncü bölüm: Organizing Our Social World. Alt başlığı "insanlar nasıl bağ kuruyor". Bir kitap özeti, burada sorunun tanıdığımız insan sayısının fazlalığı olduğunu, önerinin de bağlantılar için bir veri tabanı tutmak ve önemli kişilere ulaşmak için dış hatırlatıcı kurmak olduğunu aktarıyor. Bu öneriyi yalnızca ikinci elden gördüm, bölümün geri kalanını doğrulayamadım.

Beşinci bölüm: Organizing Our Time. Alt başlığı bir soru: gizem nedir? Kaynaklara göre çoklu görevin enerji maliyeti, yeniliğe karşı beynin yanlılığı (yeni uyaranın görevden koparması), uykunun öğrenme ve çözüm bulmadaki rolü ve erteleme burada. Erteleme için önerilen çözüm, en zor işi önce yapmak. Bu bölümün adı kitabın DEHB'li okur için en yakın durağı.

Altıncı bölüm: Organizing Information for the Hardest Decisions. Alt başlığı "hayatın tehlikede olduğu zamanlar". Bir özet, Levitin'in bu tür kararlar için sezgiye güvenmemeyi, onun yerine dört gözlü tablo kurmayı önerdiğini aktarıyor. Gerekçeleri: beyin taban oranı ihmal ediyor, en kötü senaryoya takılıyor ve sorunun nasıl sunulduğundan çok etkileniyor. Kitabın sonundaki ek de bu tabloyu kendi başına kurmayı öğretiyor. Bölümü okumadan ayrıntıya girmeyeceğim.

Yedinci bölüm: Organizing the Business World. Alt başlığı "değeri nasıl yaratıyoruz". Bir değerlendirme bu bölümün değer yaratma üzerine kurulduğunu söylüyor. İş dünyası bölümünün içeriğini kaynaklardan doğrulayamadım.

Sekizinci bölüm: What to Teach Our Children. Alt başlığı "örgütlü zihnin geleceği". Bir değerlendirmeye göre burada yapılandırmacı eğitim, yani yaparak öğrenmenin okuyarak ya da dinleyerek öğrenmekten daha etkili olduğu fikri öne çıkıyor. Ters yüz edilmiş sınıf anılıyor. Sonuç: öğrencilere eleştirel düşünmeyi, sorun çözmeyi ve bilgiyi nerede bulacaklarını öğretmek.

Dokuzuncu bölüm: Everything Else. Alt başlığı "The Power of the Junk Drawer", yani gereksiz eşya çekmecesinin gücü. Bir değerlendirmeye göre hem bir sonuç hem de başka yere sığmayan gözlemlerin toplandığı bir çekmece gibi çalışıyor ve bitişte okuru elindeki yükü ayıklamaya çağıran düşünme soruları var.

En güçlü yanları

İlk güçlü yanı çerçevesi. Okurun beynine hakaret etmeden, "yapamıyorsun" demeden, işleyişi açıklayıp sonra dışsallaştırmayı öneriyor. Bir değerlendirme bunu beynin nasıl çalıştığını anlayıp onunla çalışmak olarak özetliyor. DEHB'li biri için bu ton çok kıymetli.

İkincisi, kuramı pratiğe bağlaması. Üçüncü bölümdeki sabit yer kuralı bizim sitede yazdığım eşyayı göz önüne koyma yazısı ile aynı ailenin üyesi. İkisi de belleğe değil mekana yaslanıyor.

Üçüncüsü, kitabın bilimsel donanımı. Bir okur değerlendirmesi dizin ile notların toplamda yüz sayfayı aştığını söylüyor, bir başkası dört yüzden fazla son not saydığını. Kirkus kitabın yaklaşık üçte birinin nörobilimden oluştuğunu, geri kalanın pratik öğütler olduğunu yazıyor ve beyin işleyişini inceleyen kısmı kitabın öne çıkan yanı sayıyor.

Zayıf yanları ve eleştiriler

Dağınıklık. Phil Simon kitabı kısmen iş kitabı, kısmen karar verme kitabı, kısmen nörobilim, kısmen kişisel gelişim diye tarif ediyor ve beyin işleyişi anlatılarının ana akıştan koparttığını söylüyor. Kara Babcock da konudan sapmaları ve yoğun bilim diliyle kitabın plajda okunacak türden olmadığını belirtiyor. Bana kalırsa bu eleştiri yerinde: kitap bir rehberden çok bir bilim denemesi gibi.

Yenilik. Information Research dergisinde yazan Tom Wilson, örgütleme önerilerinin büyük kısmının başka "nasıl düzenli olunur" kitaplarında zaten bulunduğunu söylüyor. Babcock ise karar bölümlerinin Kahneman ve Tversky ile How Not to Be Wrong'la çakıştığını belirtiyor. Sitedeki Hızlı ve Yavaş Düşünme incelemesini okuduysan bu çakışmayı tanırsın.

Bireycilik. Wilson, kitabın bireye odaklandığını, kurumsal kültürlerin ve suçlama alışkanlıklarının aşırı yükü ürettiğine hiç değinmediğini yazıyor. Başka bir okur değerlendirmesi aynı yerden vuruyor: kitap insanlara aşırı yükle daha iyi rekabet etmeyi öğretiyor ama aşırı yükün neden var olduğunu sormuyor. Bu eleştiriyi ciddiye alıyorum. Bir DEHB'li olarak bunu şöyle okuyorum: yük sana ait değil, ama yükü taşıyan sensin.

Kanıt düzeyi. Wikipedia özetinde, kitabın temel iddialarından biri olarak görev değiştirmenin beynin glukoz yakıtını çok daha fazla harcadığı ve çabuk zihinsel yorgunluğa yol açtığı anlatılıyor. Bu çizgi tartışmalı: öz denetimin glukozla tükendiği fikri 2010'larda ciddi biçimde sorgulandı. Kitabın bu iddiayı hangi güçte ve hangi kaynakla sunduğunu sayfaya bakarak doğrulayamadım. Dikkat edilmesi gereken yer burası.

DEHB boşluğu. İçindekiler listesinde DEHB'ye ayrılmış bir bölüm yok. Bu bir DEHB kitabı değil ve öyle olduğunu iddia etmiyor. DEHB'li bir okur için sınanmış bir program da sunmuyor. Önerdiği dışsallaştırma, DEHB kitaplarının temel önerisiyle örtüşüyor ama kitabın bu önerileri DEHB'li gruplarda test ettiğini görmedim.

Kimin için, kimin için değil

Dikkat ve belleğin işleyişini bir nörobilimciden öğrenmek isteyen, "neden böyleyim" sorusunun bilimsel ayağıyla ilgilenen okur için. Hukuk, mühendislik ya da araştırma gibi çok belge ve çok karar içeren işte çalışanlar için. Düzen kitaplarını sevenlere, ama onları bilimsel gerekçeleriyle okumak isteyenlere.

Tanıdan yeni çıkmış, bir adım istiyorsan, kısa ve doğrudan bir şey arıyorsan değil. Beş yüz sayfa civarı bir kitap bu iş için fazla. O durumda Organizing Solutions for People with ADHD gibi DEHB'ye yazılmış bir düzen kitabı daha yakın.

Rafın içindeki yeri

Sitede bu kitabın en yakın akrabası The Disorganized Mind. Ratey bir koç, Levitin bir nörobilimci: biri seansın mantığını, öbürü laboratuvarın mantığını kitaba taşıyor. Zihin rafında Derin Çalışma ise aynı sorunu bir sonraki adımda ele alıyor: dikkat bir kıt kaynak ise onu nasıl harcamalı?

Bu kitaptaki çoklu görev anlatısıyla çoklu görev efsanesi yazım aynı noktaya çıkıyor, zihni dışarıya boşaltma fikri ise beyin boşaltma yöntemiyle örtüşüyor. Sözlükteki bilişsel yük tanımı da kitabın ana kavramlarından biri.

Son söz

Düzen için nörobilim bilmen gerekmiyor, ama neden düzenin sana kendi kendine gelmediğini anlamak istiyorsan bu kitap iyi bir sebep veriyor. Bende değer taşıyan, tekil ipuçları değil, dışsallaştırmanın bir zayıflık itirafı olmadığını gösteren çerçevesi. Yine de tamamını okumak zorunda hissetmezdim. Dikkat ve bellek bölümlerini oku, ev ve zaman bölümlerine göz at, gerisini ihtiyaç doğdukça aç.